İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/294 E. 2026/221 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/294
Karar No
2026/221
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/294 Esas - 2026/221 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/294 Esas KARAR NO : 2026/221

................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 10.02.2025 tarihinde Ankara Mamak'ta davalı ............'ün kullandığı .............. plakalı aracın kural ihlaliyle müvekkiline ait ............. plakalı araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı ............'ün %100 kusurlu olduğunu, davacının kusurunun bulunmadığını, kazada müvekkilinin aracında 21.300 TL hasar oluştuğunu, aracın yan sanayi parçalarla onarıldığını, bu nedenle değer kaybı yaşandığını, müvekkilinin aracından mahrum kalması nedeniyle ikame araç bedeli zararı doğduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin 26.03.2025 tarihinde sonuçsuz kaldığını, bakiye hasar tazminatı, bakiye değer kaybı ve ikame araç bedelinin bilirkişi hesabıyla belirlenerek bakiye hasar ve değer kaybı için tüm davalılardan, ikame araç bedeli için davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin uyuşmazlığa konu kazada davacıya 21.300,00 TL maddi hasar ile 2.500,00 TL değer kaybı ödemesi yaparak sorumluluğunun sona erdiğini, aksi kanaat oluşması halinde ise sorumluluğun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı defini ileri sürdüğünü, 04.12.2021 tarihli yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca orijinal parça yerine eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça kullanımı ile iskonto uygulanması gerektiğini, KDV yükümlülüğünün bulunmadığını, değer kaybı hesaplamasının aynı Genel Şartlar ekindeki formüle göre yapılması gerektiğini, değer kaybı taleplerinin bazı hallerde teminat dışı bırakıldığını, faizin yalnızca temerrüt tarihinden itibaren yasal oranda işletilmesini talep ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ............ cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na dayandığını, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereğince dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu, kendi şahsı yönünden arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, bu durumun 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 2. fıkrasına aykırı olduğunu, her bir davalı için ayrı arabuluculuk süreci işletilmediğinde dava şartının gerçekleşmediğini, davacının belirsiz alacak davası açtığını ancak zarar miktarının ekspertiz raporlarıyla belirlenebilir nitelikte olduğunu, belirli alacak için belirsiz alacak davası açılmasının yargılama ekonomisine aykırı olduğunu, davanın HMK'nın 114/1-h maddesi anlamında hukuki yarar taşımadığını belirterek, öncelikle usulden reddini, aksi halde esastan reddini savunmuştur. 23/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; .............. plakalı araç sürücüsünün dava konusu hasarlanmanın oluşumunda tamamiyle etkin olduğu, sigorta eksper raporunda yer alan hasar tespitinin dava hususu kazanın mahiyeti ve kaza tarihindeki piyasa koşulları ile uyumlu olduğu, söz konusu raporda yer alan 21.300,00 bedelin hasar miktarı olarak değerlendirilebileceği, KDV ve iskontoya ilişkin taleplerin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için, aracın geçmiş kazaları sonrası hazırlanmış eksper raporları, servis veya tamirhane faturaları gibi bu kazaların mahiyetinin anlaşılabilmesini sağlayabilecek belgelerin dosyaya kazandırılması gerektiği bildirilmiştir. 23/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; .............. plakalı araç sürücüsünün dava konusu hasarlanmanın oluşumunda tamamiyle etkin olduğu, sigorta eksper raporunda yer alan hasar tespitinin dava hususu kazanın mahiyeti ve kaza tarihindeki piyasa koşulları ile uyumlu olduğu, söz konusu raporda yer alan 21.300,00 + KDV - 25.560,00 TL bedelin hasar miktarı olarak değerlendirilebileceği, tarafların KDV ve iskontoya ilişkin taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız emsalleri baz alınarak yapılan hesaplamaya göre yaklaşık 5.000,00 TL olabileceği, araçtan mahrum kalınan süre boyunca ikame araç bedelinin 4.625,00 TL olabileceği bildirilmiştir. Davacı vekili 30/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki taleplerine göre ek olarak 4.160,00 TL bakiye hasar tazminatı, 2.400,00 TL bakiye değer kaybı ve 4.525,00 TL ikame araç bedelinden (dava dilekçesindeki talep ile birlikte toplam 4.260,00 TL bakiye hasar tazminatı, 2.500,00 TL bakiye değer kaybı ve 4.625,00 TL ikame araç bedelinden) bakiye hasar tazminatı ve bakiye değer kaybı için temerrüt tarihinden (sigorta şirketi için sigorta şirketine yapılan yazılı başvurudan sonraki 8 günlük ödeme süresinin sonu olan 05.04.2025 tarihinden diğer davalı için dava tarihinden itibaren) işleyecek olan yasal faizi ile birlikte ve ikame araç bedeli için kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte bakiye hasar tazminatı ve bakiye değer kaybı için tüm davalılardan; ikame araç bedeli için davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasında hasara uğrayan araçtaki hasar, değer kaybı ve ikame araç tazminatlarının istemine ilişkindir. Davalar belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. ve 85/son maddeleri ile trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatını haiz sigortalı araç maliki ile sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50/2. maddesi gereğince davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir ( Yargıtay 22.09.2022 tarih ve 2021/26777 E. - 2022/11236 K. )

Ancak, ZMMS genel şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigorta şirketi mahrumiyet bedeline ilişkin zarardan sorumlu tutulamaz. Bu zarardan, işleten sıfatını haiz araç maliki ile araç sürücüsü müşterek ve müteselsilen sorumludur.( Yargıtay 17. HD'nin 04.12.2019 tarih ve 2016/3933 E. - 2019/796 K. ) Trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Lakin, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. İşleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, araç hasarı, tamir süresi ve ikame araç bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihindeki el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K.)

Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. ) Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. ( Yargıaty 17. HD'ninin 04/02/2020 tarih ve 2019/4875 E. 2020/720 K.) Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporu ışığında hasar, ikame araç ve değer kaybı tazminatları belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-DEĞER KAYBI TAZMİNATI YÖNÜNDEN: Davanın kabulü ile 2.500,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 05/04/2025 tarihinde, davalı ............ yönünden ise kaza tarihi olan 10/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-HASAR BEDELİ TAZMİNATI YÖNÜNDEN: Davanın kabulü ile 4.260,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 05/04/2025 tarihinde, davalı ............ yönünden ise kaza tarihi olan 10/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İKAME ARAÇ TAZMİNATI YÖNÜNDEN: Davanın kabulü ile 4.625,00 TL'nin davalı ............ yönünden kaza tarihi olan 10/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 777,71 TL harcın peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 804,71 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 27,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 777,71 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 461,78 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 11.385,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 6.760,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 6.540,40 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 3.883,45 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.731,31 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) tahsili ile Hazineye irat kaydına,

Dair, davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/294, K. 2026/221, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-294-e-2026-221-k-aa2519033f9c