İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/287 E. 2026/505 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/287
Karar No
2026/505
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/287 Esas KARAR NO : 2026/505

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 24/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacılardan ... ile davalılardan ... Şirketi arasında akdedilen 04.10.2022 tarihli ...için Mühendislik Ekipman Tedarik, Kurulum ve İşletmeye Alma Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında bina çatısı üzerine güneş panelleri kurularak elektrik üretilmesi amaçlanmış, tedarik, kurulum ve işletmeye alma işi ... firmasınca taahhüt edildiğini, bahsi geçen taşınmazda 13.10.2023 tarihinde bazı panellerin çalışmaması nedeniyle ... firmasınca 39 adet panel değişimi yapılmış, bu değişimden sadece 1 gün sonra 14.10.2023 tarihinde, bilirkişi kurulu raporlarına göre davalıların kusuru nedeniyle çatıda bulunan güneş panellerinden kaynaklı yangın meydana geldiğini, müvekkili şirketlerin yüzlerce milyon liralık maddi zararı oluştuğunu, meydana gelen yangın felaketinde davacı müvekkili şirketlerin hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı şirketler, 14.10.2023 tarihinde meydana gelen yangın felaketinin sebebinin ortaya çıkarılması ve kusurlu şahıs ile şirketlerin tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İşsayılı dosyasında delil tespiti talepli dava ikame ettiğini, Elektrik Mühendisi, 1 İtfaiyeci, 1 İnşaat Mühendisi ve 1 Makine Mühendisi olmak üzere toplam 5 uzmandan oluşan Bilirkişi heyeti, 04.12.2023 tarihli rapor ile kusurlu tarafları ve yangının sebebini tespit ettiklerini, davalılardan ... firması, hatalı ve eksik kurulum yaptığı güneş panellerinin bakiye bedeli için, adeta tam ve kusursuz bir kurulum yapmışcasına davacılardan ... firmasına karşı icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine de ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası ikame ettiğini, davalının davası, ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.,... K. sayılı kararı ile reddedildiğini, davacı firmalar oluşabilecek bir yangın felaketi için her türlü önlemleri almış ve üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, yangın söndürme ve güvenlik sistemlerine yönelik bakımları aksatılmamış, periyodik kontrolleri yaptırıldığını, açıklanan bu nedenlerle; davacı ... Şirketi yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yangın tarihi olan 14.10.2023 tarihinden itibaren en yüksek banka avans faizi ile belirsiz alacak olarak, davalı ... Şirketi'nden 450.000,00-TL, davalı ... Şirketi'nden 450.000,00-TL tahsiline, davacı ... Şirketi yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve yangın tarihi olan 14.10.2023 tarihinden itibaren en yüksek banka avans faizi ile belirsiz alacak olarak, davalı ... Şirketi'nden 50.000,00-TL, davalı ... Şirketi'nden 50.000,00-TL tahsiline, mevcut dava değerini karşılar miktarda; davalıların menkul, gayrimenkul malları, banka hesapları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04.10.2022 tarihli ..., Kurulum ve İşletmeye Alma Sözleşmesi akdedildiğini, davalı müvekkil şirket tarafından sözleşmeye konu tüm yükümlülükleri eksiksiz ve tam olarak yerine getirildiğini, davalı müvekkil şirket tarafından ise ilk ödeme dahi sözleşmenin imza tarihi olan (04.10.2022) üzerinden 30 gün geciktirilerek 01.12.2022 tarihinde ve eksik olarak gerçekleştirildiğini, buna rağmen davalı müvekkil şirketine sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, 14.10.2023 tarihinde ise, davalı müvekkil şirketin işyerinde yangın çıkmış ve söz konusu yangın sebebiyle işyeri zarar gördüğünü, davalı müvekkili şirketin yetkilisi yangının çıktığını saat 14:19'da öğrenmiş ve 14:20'de davalı yetkilisini arayarak haksız ithamlarda bulunarak yangını davalı şirketin yetkilisi ...'nin çıkarttığına ilişkin mesnetsiz iddialar ile hem müvekkili şirketin hem de yetkilisinin itibarını zedelemeye çalıştığını, söz konusu dosya ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. numarası ile yürütülmüş ve müvekkili hakkında... K. sayısı ile KYOK kararı 20.11.2023 tarihinde verildiğini, davalı şirketin ödemeler geç ve eksik yapılmasına rağmen tüm iyiniyeti ile sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davacı şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve ödemeleri gerçekleştirmemesi sebebiyle öncelikle 22.05.2023 tarihinde davacı şirket yetkilisine e-mail ile cari hesabı iletmiş ve ödeme yapılmasını talep ettiğini, söz konusu ödemeler tamamlanmamasına rağmen müvekkili şirketin yine de işlemlere devam ettiğini, ancak, yangın olayından sonra dahi defalarca davacı şirket yetkilisini aramasına ancak kasıtlı olarak telefonlara cevap verilmeyip akabinde de soruşturma dosyasına beni hiç aramadı şeklinde yalan beyanda bulunması ve davalı şirket yetkilisi ve eşi hakkında şikayet dilekçesi verilmesi ile müvekkili şirket yetkilisi, iyiniyetinin suistimal edildiğini anlayarak muaccel hakedişlerine ilişkin 19.11.2023 tarihinde fatura düzenlendiğini, karşı tarafça iddia edildiği gibi yangın olayından bir gün önce fabrikaya gidilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, fabrikaya yangın olayından yaklaşık 10 gün önce gidilmiş ve bazı paneller değiştirildiğini, bunun sebebi de panellerin bozuk olması değil, tam kapasite çalışmaması sebebiyle daha verimli çalışacak yani panel markası olan Krannich Firmasının taahhüt ettiği miktarda elektrik üretimini tam kapasite yapacak olan paneller ile değiştirildiğini, yoksa, mevcut paneller ile de devam edilebilirdi, paneller bozuk olmadığını, yangının çıktığı tarihte tesis öz üretim ayarları ile çalışmaktaydı yani fabrikanın ihtiyacı kadar enerji üretimi yapıldığını, cumartesi günü, tesiste sadece güvenlik görevlilerinin olması sebebiyle tüketim ihtiyacı minimum seviyede olduğunu, yani fabrikanın çalışmadığı cumartesi günü panellerden ve kablolardan geçen akım minimum seviyede, %1 civarında olduğunu, dolayısıyla, söz konusu akımın yangına sebebiyet vermesi neredeyse imkansız olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddini, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin de davacıdan tahsili doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili 27/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmi/belirsiz alacak davası olarak açılması ve harca esas miktarın 1.000.000,00 TL belirtilmesi nedeniyle dava miktar ve değeri 1.000.000,00 TL kabul edilerek basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiğini, davacının, dava konusu miktarın 346.725.960,58 TL olduğunu açıkça belirtmek suretiyle şimdilik 1.000.000,00 TL'si için iş bu davayı açtığını, eldeki davada dava konusu miktar 1.000,000.000 TL’nin altında olmayıp 346.725.960,58 TL TL olduğunu, şimdilik bunun 1.000.000,00 TL’lik kısmının istenilmesi, dava konusu miktarın bu olduğunu göstermeyeceğini, zira iş bu davada verilen karar ile alacağın tamamına yönelik olarak bir tespit hükmü kurulacak, ıslah yapılacak ve bu hüküm kısmi dava konusu yapılmayan alacak için de bağlayıcı olacağını, bu nedenle yargılama usulünün alacağın tamamına göre belirlenmesi hem hukuka, hem de hakkaniyete uygun olacağını, davacının yangın nedeniyle meydana gelen zararını bilmesine rağmen belirsiz alacak davası açması usule aykırı olduğunu, zira davacının talep miktarı tespit edilebilir ve hatta birden çok bilirkişi-uzman raporu ile tespit edilmiş olup; bu şekilde belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığını, ikame edilen davaya konu edilen taleplerin belirlenmesi bağlamında objektif bir imkânsızlık halinin mevcut olması belirsiz alacak davası açılabilmesinin olmazsa olmaz koşulu olduğunu, bu kapsamda eldeki davada talep edilen alacak kalemlerinden bir kısmının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkarılacağı bu nedenle objektif olarak belirlenememe halinin mevcut olduğu iddiası hukuka aykırı olduğunu, ne var ki, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli değildir. Bir davada bilirkişiye başvurulmasına rağmen davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamayacağını, her ne kadar dava dilekçesinde davacı ... için 900.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL maddi tazminat istenilmiş ise de, dava dilekçesi incelendiğinden davacının birden fazla zarar kalemine dayalı olarak iş bu davayı açtığı görülmekte olup davacıların her bir kalem için ne miktar tazminat talep edildiği ve bu kalemlerin hangi davacı için istenildiği açık değildir. HMK 119. maddesi ile bağlantılı olarak, davacıların kalem kalem açık bir şekilde talep sonucunu dava dilekçesinde belirtmemiş olması nedeni ile davacılara 119/2 maddesi gereği bir haftalık kesin süre verilerek eksikliğin tamamlanması aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, somut yangın olayı 14.10.2023 tarihinde gerçekleşmiş olmasına rağmen olaydan 8 gün sonra yani 22.10.2023 tarihinde delil tespiti talep edildiğini, yine tespit mahalline bilirkişiler tarafından 30.10.2023 tarihinde yani olaydan 16 gün sonra gidilerek tespit yapıldığını, ayrıca olaydan 16 gün sonra mahallinde tespit yapılmış olup aradan geçen sürede olay yerinde herhangi bir delil kalması imkansız olduğu gibi yine aradan geçen 16 günlük sürede başka nedenlerle zarar oluşması ve delillerin karartılması da ihtimal dahilinde olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davacı yanın davasının öncelikle usulden reddine, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan Vekili 25/09/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketinin ihbar olunan şirkete, 24/05/2023-24/06/2024 tarihleri arasında ...Numaralı 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı şirketimizin sorumluluğu, sigortalının kusuru oranında olup poliçede yer alan 3. şahıs mali sorumluluk teminat limiti olay başına 5.000.000 USD ile sınırlı olduğunu, ayrıca beher hasarda 25.000 USD muafiyet uygulanacağı poliçeye derç edildiğini, somut olayda, mevzuatta öngörülen süre içerisinde ihbar işlemi yapılmadığını, hal böyle iken, müvekkili şirketin sigortalısı belirtilen süre içerisinde ihbar yükümlülüğüne uygun davranmaması sebebiyle, müvekkili şirketin işbu davaya ilişkin davacı tarafa ve sigortalısına karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; esasa ilişkin cevap hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin tarafımıza tebliğini, yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi, gözetilerek kusurun ve zarar miktarının hesaplanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini, “İhbar olunan” sıfatı gereği müvekkil şirket hakkında hüküm tesis edilmemesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... CBS'nin... soruşturma sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 08/01/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı işletmelerin yangının çıkması ve büyümesinde kusurlu olduğu, davalı ... enerji servis hizmetleri a.ş.'nin davacının iddialarına rağmen, teknik raporlar, bilirkişiliğimizce yapılan değerlendirmeler, dosyaya sunulu video kaydının incelenmesi neticesinde davalı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, davalı ...A.Ş. (...)'nin ... sistemin henüz geçici kabulünün yapılmamış olması, bilirkişiliğimizce yangının çıkış noktası yönündeki kanaatine tesir edebilecek herhangi bir etkisi olmaması, yangının şebeke kaynaklı bir aşırı gerilim veya dağıtım şirketi hatasından kaynaklandığına dair herhangi bir husus olmaması nedeniyle atfedilebilecek herhangi bir kusuru olmadığı değerlendirilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi 29/03/2026 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Davalı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, Davalı ... A.Ş. (...)'nin ... sistemin henüz Geçici kabulünün yapılmamış olması, bilirkişiliğimizce yangının çıkış noktası yönündeki kanaatine tesir edebilecek herhangi bir etkisi olmaması, yangının şebeke kaynaklı bir aşırı gerilim veya dağıtım şirketi hatasından kaynaklandığına dair herhangi bir husus olmaması nedeniyle atfedilebilecek herhangi bir kusuru olmadığı değerlendirilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, yangından kaynaklı meydana gelen zararın tazmini olarak açılan kısmi davadır. Davacılardan ... ile davalılardan ... Şirketi arasında akdedilen 04.10.2022 tarihli ...için Mühendislik Ekipman Tedarik, Kurulum ve İşletmeye Alma Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında bina çatısı üzerine güneş panelleri kurularak elektrik üretilmesi amaçlanmış, tedarik, kurulum ve işletmeye alma işi ... firmasınca taahhüt edildiğini, bahsi geçen taşınmazda 13.10.2023 tarihinde bazı panellerin çalışmaması nedeniyle ... firmasınca 39 adet panel değişimi yapılmış, bu değişimden sadece 1 gün sonra 14.10.2023 tarihinde meydana gelen yangında maddi zararın ortaya çıktığını, meydana gelen zararın davalıların müşterek kusuru ile ortaya çıktığını ve zararın tazmini amacıyla davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... A.Ş. ve davalı ... A.Ş. arasında 04.10.2022 tarihli çatı ... projesi sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin kurulacak olan ... ile ilgili mevzuata uygun olarak proje dosyasının hazırlanması, ilgili Proje'lerin İlgili İdareler'e onaylatılması, ekipman tedariki, montajı, devreye alınması ve İlgili İdare'ye kabul ettirilmesi, ... Kabulü'ne uygun olacak şekilde ...'in teknik olarak yüklenici tarafından tamamlanması ve/veya tamamlatılması ve ticari işletmeye hazır hale getirilmesi işi olduğu belirtilmiştir. Olay sonrası hazırlanan itfaiye raporunda, çatı kaplama malzemesi olarak kullanılan sandviç panellerin ile bina iç tesisat kablolarının ve depolanmış sünger ile diğer malzemelerin de oluşan yoğun hararetten eriyerek yok olması nedeniyle yangının çatı üzerindeki güneş panellerinden veya çatı altındaki sünger deposundan başladığı ile ilgili net bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir. Yangın nedeniyle Jandarma tarafından hazırlanan bilgi alma tutanaklarından ifade verenlerin çatı montaj ve boyama işlemi yaptıkları esnada yangının bir anda yanan işletmenin etrafını sardığını ve yangının başladığı anın videosunun kendilerinde olduğunu beyan etmişler ve teslim etmiş oldukları, ilgili görüntülerin de dosyamıza sunulduğu görülmüştür. Dava dosyasında yer alan kayıt, tespit, fotoğraf, tespit raporu ile davalı yanca sunulmuş olan uzman görüşünün de birlikte değerlendirilerek yangının çıkış nedeninde (işyerinde yerinde inceleme yapılarak ve iş güvenliği hususları da dikkate alınarak) taraflara izafe edilebilecek kusur bulunup bulunmadığı, yangının hangi sebepten kaynaklandığı, yangından kaynaklı olarak hasar dosyasında yer alan fatura ve tespitlerin içeriğinde yer alan malzemeler ile davacıların uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesi hususunda rapor alınması için 6 kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdii edilmiştir. 08/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda ; "Davacı ... ve ...'nın raporu içeriğindeki ve değerlendirme bölümündeki açıklamalar ile yangının büyümesinde ve sonuçlarının ağırlaşmasında davacıların doğrudan kontrolündeki faktörlerin etkili olduğu değerlendirilmiştir. yangının başladığı değerlendirilen kuzeybatı tarafındaki çatı katı altında, yüksek yanıcılık özelliğine malzemelerin bulunması yangının hızla büyümesine neden olmuştur. bu bakımdan davacı işletmelerin yangının çıkması ve büyümesinde kusurlu olduğu, davalı ... enerji servis hizmetleri a.ş.'nin davacının iddialarına rağmen, teknik raporlar, bilirkişiliğimizce yapılan değerlendirmeler, dosyaya sunulu video kaydının incelenmesi neticesinde davalı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, davalı ...A.Ş. (...)'nin ... sistemin henüz geçici kabulünün yapılmamış olması, bilirkişiliğimizce yangının çıkış noktası yönündeki kanaatine tesir edebilecek herhangi bir etkisi olmaması, yangının şebeke kaynaklı bir aşırı gerilim veya dağıtım şirketi hatasından kaynaklandığına dair herhangi bir husus olmaması nedeniyle atfedilebilecek herhangi bir kusuru olmadığı," ifade edilmiştir. Hazırlanan rapora davacı yanca itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine hazırlanan 29/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Davacı ... ve ...'nın raporu içeriğindeki ve değerlendirme bölümündeki açıklamalar ile yangının büyümesinde ve sonuçlarının ağırlaşmasında davacıların doğrudan kontrolündeki faktörlerin etkili olduğu değerlendirilmiştir. Yangının başladığı değerlendirilen kuzeybatı tarafındaki çatı katı altında, yüksek yanıcılık özelliğine sahip malzemelerin bulunması yangının hızla büyümesine neden olmuştur. Bu bakımdan davacı işletmelerin yangının çıkması ve büyümesinde KUSURLU olduğu, Davalı ....A.Ş.'nin davacının iddialarına rağmen, teknik raporlar, bilirkişiliğimizce yapılan değerlendirmeler, dosyaya sunulu video kaydının incelenmesi neticesinde davalı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, Davalı ... A.Ş. (...)'nin ... sistemin henüz Geçici kabulünün yapılmamış olması, bilirkişiliğimizce yangının çıkış noktası yönündeki kanaatine tesir edebilecek herhangi bir etkisi olmaması, yangının şebeke kaynaklı bir aşırı gerilim veya dağıtım şirketi hatasından kaynaklandığına dair herhangi bir husus olmaması nedeniyle atfedilebilecek herhangi bir kusuru olmadığı," bildirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporunda detayı ile açıklandığı üzere, yangından bir gün önce 13.10.2023 tarihinde davalı ... Enerji A.Ş. tarafından sistemde bulunan 39 adet güneş paneli revizyon işlemi gerçekleştirildiği, Elektrik mühendisliği disiplini açısından bu tür müdahaleler, sistemin elektriksel bütünlüğünü etkileyebilecek nitelikte olmakla birlikte, nihai teknik değerlendirmenin yalnızca yazılı belgelerle değil, olay anına ilişkin görüntü kayıtları ile birlikte yapılması gerektiği belirtilmiştir. Dava dosyasında yer alan kayıtlardan yangının ilk safhasında oluşan ve pencereden çıktığı görülen dumanın rengi, yoğunluğu ve tahliye biçimi ile yangının çatıda görünür hâle gelme zamanlaması birlikte değerlendirilmiş, yangının başlangıç noktasının çatı üzerindeki ... sistemi olmadığı yönünde teknik kanaat oluştuğu, dumanın ilk olarak alt pencerenin bulunduğu kattan, pencereden çıktığı şekliyle yoğun ve siyah karakterde olması, yangının başlangıcının bina iç hacminde, imalat ve depolama alanlarında yer alan yanıcı yüklerle ilişkili olabileceğini gösterdiğini, tespit etmişlerdir. Nitekim dava dosyasına sunulan video ve fotoğrafların Mahkememizce incelenmesinden dumanın çatıdan değil, binanın penceresinden yoğun bir şekilde çıktığı görülmüştür. Nitekim bu durum raporun teknik değerlendirme kısmında; "dumanın zift karası (simsiyah) rengi ve aşırı yoğunluğu, tipik bir kablo veya konnektör yangını (PVC/XLPE yanması) karakteristiğiyle uyuşmadığı" olarak değerlendirilmiştir. Raporun devamında; "Elektrik arkı kaynaklı başlangıç yangınlarında duman daha açık tonlarda ve gri renkte başlar. Videoda görülen bu simsiyah duman, ancak mobilya imalatında kullanılan sünger, poliüretan bazlı yapıştırıcılar ve ahşap türevli ham maddelerin yanmasıyla oluşabilecek yüksek karbonlu bir dumandır. Bu durum, yangın odağının işletme katı olduğunu ve dumanın nitelik ve yoğunluğu değerlendirildiğinde, yüksek kalorifik değerli iç mekân yanıcılarının tutuşmasıyla uyumlu olduğu" açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle, davalı ... A.Ş. tarafından gerçekleştirilen panel değişim işlemleri ile yangının çıkışı arasında doğrudan ve teknik olarak kurulabilir bir illiyet bağının olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim raporda; "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğine (Orman alanları içinde veya bitişiğinde yapılacak rafinerilerde, fosil yakıt kaynaklı elektrik üretim tesislerinde, kurulu gücü 500 MW ve üzeri olan enerji üretim tesislerinde ve toplam kapalı kullanım alanı 2.000 m2’den büyük fabrikalar gibi endüstriyel tesislerde ve bunların depolama tesislerinde/ sahalarında bu Yönetmelikte belirtilen ilave tedbirler alınır.) uygun bir yangın güvenliği sağlamadığı, yangın algılama ve otomatik söndürme sistemlerinin endüstriyel tesis ölçeği için yeterli etkinlikte çalışmadığı, yangının erken safhada kontrol altına alınamamasının, hasarın büyümesinde belirleyici rol oynadığı, olay sonrası işletme içerisinde çekilen görüntüler ve yerinde inceleme esnasında tarafımızca yapılan tespitler bir arada irdelenerek, Sayın Mahkemenin ara kararında belirtilen inceleme görevi kapsamında yapılan tüm teknik değerlendirmeler neticesinde; yangının başlangıcının GES sistemi kaynaklı olmadığı, yangının büyümesi ve çatıya sirayetinde ise bina içi yanıcı yük, yapısal malzeme seçimi ve yangınla mücadele altyapısındaki yetersizliklerin etkili olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla, davalı ... A.Ş.’ye yangının çıkışı veya gelişimi bakımından teknik olarak izafe edilebilecek bir kusur tespit edilmemiş, zararın meydana gelmesi ve artmasında bina ve işletme koşullarının belirleyici olduğu," açıkça belirtilmiş olmak davanın davalı ... Şirketi yönünden reddi gerekmiştir. Dava dosyasında yer alan kaytılardan ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde dava konusu ... tesisinin olay tarihinde henüz ... nezdinde geçici kabul işlemlerinin tamamlanmadığı, sistemin yalnızca kabul aşamasına hazır olduğu, elektrik mevzuatı uyarınca geçici kabulü yapılmamış bir tesis, henüz yasal işletme statüsünde olmadığı anlaşılmakla davanın davalı ...A.Ş. yönünden de bu sebeple reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 16.345,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin 4.230,00 TL'sinin davacı ... Şirketinden, 470,00 TL'sinin davacı ... Pazarlama ve Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınarak HAZİNEYE gelir kaydedilmesine, 5-Davalı ... Şirketi vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 80.000,00 TL nispi vekalet ücretinin 72.000,00 TL'sinin davacı ...Şirketinden, 8.000,00 TL'sinin davacı ... Şirketinden alınarak davalı ... Şirketi tarafına verilmesine, 6-Davalı ...Şirketi vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 80.000,00 TL nispi vekalet ücretinin 72.000,00 TL'sinin davacı ... Ticaret Anonim Şirketinden, 8.000,00 TL'sinin davacı ... Limited Şirketinden alınarak davalı ... Şirketi tarafına verilmesine, 7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/287, K. 2026/505, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-287-e-2026-505-k-71887cf68357