İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/281 E. 2025/866 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/281
Karar No
2025/866
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/281 Esas - 2025/866 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/281 Esas KARAR NO : 2025/866 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 20/12/2024 tarihinde müvekkiline ait 0... .... ..... un %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle araçta oluşan hasarın müvekkilin kasko sigortası tarafından karşılandığını, aracın 15 gün serviste kalması nedeniyle araçtan mahrum kaldığını, oluşan değer kaybı için 29/01/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve sigorta şirketince 17/02/2025 tarihinde 35.000,00 TL ödeme yapıldığını, davanın HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL araç değer kaybı ile 1.000,00 TL araç mahrumiyet zararının, davalılar .... .... .... .... .... .... 'dan kaza tarihi olan 20/12/2024'ten, davalı sigorta şirketinden ise (sadece değer kaybı için ve teminat limiti dahilinde) başvuru tarihi olan 29/01/2025'ten itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 01/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle 20.000,00 TL olan araç değer kaybı talebini 35.000,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, sigortalıları olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında olduğunu, davacının hasar başvurusu üzerine düzenlenen ekspertiz raporu doğrultusunda araçta oluşan 35.000,00 TL değer kaybının 17/02/2025 tarihinde davacı vekiline ödendiğini, bu ödeme ile müvekkil şirketin poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve herhangi bir sorumluluklarının kalmadığını, bu nedenle davanın mükerrer talep içerdiğini, sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yapılacak değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre yapılması gerektiğini ve talep edilen avans faizinin haksız fiillerde uygulanamayacağını, yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılar ...ve ... vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin ekspertiz raporu ve faturalarla belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise kaza tespit tutanağındaki %100 kusur atfının hatalı olduğunu ve kusura itiraz ettiklerini, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı için 35.000,00 TL ödeme yapılmış olması nedeniyle mükerrer talepte bulunulmasının kötü niyetli olduğunu, davacının aracının onarımını kasko sigortası kapsamında yaptırdığını ve bu kapsamda kendisine ikame araç tahsis edilmiş olması gerektiğini, bu nedenle araç mahrumiyet zararı talebinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, talep edilen avans faizinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın müvekkillerine ait aracın kasko sigortacısı olan Aksigorta A.Ş.'ye ihbarı ile birlikte öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin yazı cevabı, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle bakiye araç değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. 20/12/2024 tarihinde davacıya ait 06 DAB 375 plakalı araç ile davalılardan...'un maliki olduğu, ...'un kullandığı ve davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin aracında oluşan bakiye değer kaybı ile aracın onarımda kaldığı süre boyunca uğradığı araç mahrumiyet zararının tazminini talep ederek bu davayı açtığı, davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin ekspertiz raporu ile belirlenen 35.000,00 TL değer kaybını ödediklerini ve başkaca sorumluluklarının kalmadığını, davalılar ...ve ... vekilinin ise kusur oranına itiraz ettiklerini, sigorta tarafından ödeme yapılması nedeniyle değer kaybı talebinin mükerrer olduğunu ve davacının kasko sigortasından ikame araç temin etmesi nedeniyle araç mahrumiyet zararı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep ettikleri görülmüştür. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır. 6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur. Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur. Bu durumda, değer kaybının ZMMS Genel Şartlar'ına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır. Araç mahrumiyet tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; ZMMS, kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur. 07/07/2025 tarihli Makine Mühendisi, trafik kazalarında kusur ve hasar uzmanı bilirkişi raporunda, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi ve dosyadaki diğer deliller incelendiğinde, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki araçla kavşağa gelirken geçiş hakkına sahip olan davacı aracına yol vermeyerek kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği, bu eylemiyle Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-c ve 84. maddelerini ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kazada herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu; davacıya ait 2022 model, 30.698 km'de ve kaza öncesi hasarsız olan aracın kaza tarihi itibarıyla hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 1.100.000,00 TL olduğu, kaza ve onarım sonrası reel piyasa koşullarına göre araçta toplam 70.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından daha önce ödenen 35.000,00 TL mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı zararının 35.000,00 TL olduğu; araçtaki hasarın niteliğine göre makul onarım süresinin 15 gün olduğu, emsal aracın günlük kiralama bedelinin 1.500,00 TL olduğu dikkate alındığında toplam araç mahrumiyet zararının 22.500,00 TL olduğu bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, trafik kaza tespit tutanağı, davacının kasko sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'den gelen yazı cevabı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 20/12/2024 tarihinde davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı...'a ait ve davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya ait 06 DAB 375 plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'un kavşakta geçiş önceliği kuralına uymaması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı; bilirkişi raporunda davacı aracında oluşan toplam değer kaybının 70.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından yargılama öncesinde 35.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından, davacının bakiye 35.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu, araç mahrumiyet tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede, davacının kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'den gelen yazı cevabında, davacıya kaza nedeniyle 26/12/2024 ile 09/01/2025 tarihleri arasında (15 gün süre ile) ikame araç hizmeti verildiğinin bildirildiği, bu durumda davacın, bilirkişi raporunda belirlenen 15 gün makul onarım süresine göre araç mahrumiyet zararının olmadığı ve bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; A) 35.000,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden 11/02/2025 temerrüt tarihinden, davalılar ...ile ... yönünden 20/12/2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B) Davalılar ...ile ... yönünden 1.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatı talebinin reddine, 2-Kabul edilen 35.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.390,85 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 257,00 TL ıslah harcı toplamı olan 872,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.518,45 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 257,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.575,30 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 1.922,50 TL yazışma gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.922,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.730,21 TL'sinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 192,29 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 130,56 TL'sinin davacıdan, 4.569,44 TL'sinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 35.000,00 TL üzerinden takdir edilen 35.000,00 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar ...ile ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.000,00 TL üzerinden takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalılar ...ile ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/281, K. 2025/866, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-281-e-2025-866-k-df3fdcbd9a66