İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/259 E. 2026/26 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/259
Karar No
2026/26
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/259 Esas KARAR NO:2026/26

DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :16/04/2025 KARAR TARİHİ:15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 16/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hâlihazırda tek ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ...'in, önceye dayalı şahsi sorunları nedeniyle, 2017 yılında kurduğu şirketi ticari çevresi nedeniyle tanıştığı ... ...'a devretmeye karar verdiğini, diğer çocukları adına başka şirketlerin bulunması nedeniyle ... Metal'de kendisinin devralacağı hisselerin oğlu ... adına devredilmesini isteyen ...'nın isteği üzerine şirket hisseleri ...'a devredildiğini, söz konusu dönemde ...'in psikolojik sorunlarını düzeltebilmesi için bir şeylerle meşgul olmasını isteyen ...'nın isteği üzerine ... şirketin 25.08.2020 tarihli genel kurul kararı ile 25.08.2023 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, şirketin yönetim kuruluna getirilen ..., şirket çalışanlarını sürekli rahatsız ettiğini, gece geç saatlerde Şirkete arkadaşlarını getirdiğini, şirketin mali müşavirinden sürekli olarak bilançolar, defterler vs belgeler istediğini, şirketin yönetimsel anlamında hiçbir faaliyetine katılmayan, şirketin tek bir ticari işine dahi katkı sağlamayan ...'in, iş yerinde sürekli huzursuzluklar çıkardığını, bu durum babasına aktarıldığında baba ...'nın, oğlunun sorunlarından haberdar olduğunu, bipolar rahatsızlığı bulunan ...'den kaynaklı huzursuzluklar nedeniyle kendisinin de durumu düzeltmeye çalıştığını belirterek ...'in tavırlarının müsamaha ve hoşgörü ile karşılanmasını rica ettiğini, ...'in taşkınlıklarına devam etmesi üzerine ... adına kayıtlı hisseler önce 15.03.2024 tarihinde kardeşi ...'a devredildiğini, ardından 25.03.2024 tarihli hisse devri sözleşmesi ile ...'ın tüm hisselerini ...'ye devrettiğini ve ...'nin şirketin tek ortağı haline geldiğini, ...'in yönetim kurulu üyeliği de Şirketin 15.03.2024 tarihli genel kurul kararı ile sona erdirildiğini, ... Metal'in yetkilisi olan ... ve eşi ...'in şirkette bulunmadıkları 11.03.2025 tarihinde Şirkete hacze gelindiği haberiyle şok olduğunu, şirketin icralık herhangi bir borcunun olmadığını çok iyi bilen ...'in, haczin ... tarafından Şirketin kaşesi kullanılarak ... isimli şahıs lehine düzenlenen 5.000.000 TLlik bonodan dolayı tesis edilen ihtiyati hacze binaen tatbik edildiğini öğrendiğini, ... isimli şahsın şirketin mal varlığını kaldıracağını, banka hesaplarına haciz konulacağı tehdidi ile birlikte ne yapacağı konusunda iyice şaşıran ...'in, ... tarafının talebi üzerine aynı gün ... vekilinin hesabına apar topar 750.000 TLlik ödeme yaptığını, icra dosyasında yapılan incelemede bonoyu malen ahzolunmuş kaydıyla ... adına düzenlediği, şirket kaşesini kullanarak bu bonoyu imzaladığı tespit edildiğini, bu nedenlerden dolayı; icra takibine konu senedin temsil yetkisi kötüye kullanılmak suretiyle, açıkça düzmece şekilde, davalı ve Şirket yetkilisi tarafından işbirliği içerisinde düzenlendiği özellikle dikkate alınarak; davalının hakkı olmayan bir bedeli tahsile giriştiği de görülmekle, açık hukuksuzluğa acilen dur denilmesi gerekmekle öncelikle ve ivedilikle.... İcra Dairesinin 2025/... Esas Sayılı takip dosyasının menfi tespit davasının sonuna kadar durdurulmasına, müvekkilinin davalıya 30.06.2023 düzenleme; 15.11.2023 vade tarihli 5.000.000 TL bedelli senet ve.... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davaya konu senetin davacı müvekkiline iadesine, müvekkilinin haciz ve muhafaza tehdidi altında, ıztırar halinde zorunlu olarak karşı taraf vekiline 11.03.2025 tarihinde gönderdiği 750.000 TL'nin 11.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkili şirketin mağduriyeti, davalının kötü niyetinin derecesi nazara alınarak davalının İcra ve İflas Kanununun 72.maddesinin 5.fıkrası gereğince icra takibine konu borcun % 20'sinden çok daha yüksek bir oranda tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 20/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, söz konusu senedin geçerli bir alacak ilişkisine dayanmadığını iddia ettiğini, kambiyo senetlerine hakim olan sebepten soyutluk ilkesi gereğince; kambiyo senedinin alt yapısını oluşturan ve onun oluşmasını sağlayan temel borç ilişkisi geçersiz olsa dahi kambiyo senedine hayat verdikten sonra bunun bir önemi bulunmadığını, senedin varlığının, altında davacının imzasının bulunması ve kambiyo hukukunun soyutluk ilkesi gereği borcun ikrar edilmesinin, senedin geçerli olduğunu ve tahsil hakkını doğurduğunu açıkça gösterdiğini, borcun olmadığına ilişkin itirazı için, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, borçlu borcu olmadığını veya borcun itfa veya ihmal edildiğini yalnız resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebileceğini, davacının senet nedeniyle ilamsız takip yapılması üzerine yapılan ilk haciz işleminde, borcun olmadığına ilişkin hiçbir beyan ileri sürmediğini, İİK m. 16 ve ilgili maddeleri uyarınca, borçlu ödeme emrine süresi içinde itiraz etmediğini ve haciz sırasında banka aracılığı ile gönderilen 750.000,00 TL'nin açıklama kısmına bakıldığına herhangi bir itirazi kayıt dahi düşmediğini, davacının kendi açık rızası ile senet düzenleyip, haciz mahallinde yapılan ödemeye dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu dekont dilekçesinde de görüleceği üzere hiçbir itirazi kayıtta bulunmadığını, ihtiyati haciz için ödenen teminatın iadesine muvafakat ettikten sonra, kötü niyetle işbu davayı ikame ettiğini, bu nedenlerden dolayı; müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakarak icra takibi sürecini uzatmak gayesiyle ikame edilmiş olan işbu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddine, itirazın iptali ile takibin devamına ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, takip öncesi işlemiş faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davacı aleyhine %20'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda tüm yasal hakların saklı kaldığını belirterek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyası, Mahkememizin ... D.iş sayılı dosyası, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyası, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... soruşturma sayılı dosyası ve bu dosya kapsamında alınan imza inceleme raporu, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyası, Davacı şirketin Ticaret sicil kayıtları, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nüshaları, Zorunlu arabuluculuk tutanağı, Yemin, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasının uyap üzerinden incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu... A.Ş. aleyhine 30/06/2023 düzenleme, 15/11/2023 vade tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli bonoya dayalı 5.000.000,00-TL asıl alacak, 2.676.263,94-TL işlemiş faiz, 4.216,00-TL ihtiyati haciz masrafı, 7.500,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 10.000,00-TL senet komisyonu olmak üzere toplam 7.697.979,94-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı icra takibi sırasında .... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ... D.iş sayılı 10/03/2025 tarihli kararının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu... A.Ş. aleyhine 30/06/2023 düzenleme, 15/11/2023 vade tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli bonoya dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu ve %15 teminatla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği ve borçlunun muvafakati sonrası teminatın iadesine karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; müşteki ... tarafından şüpheli ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde; müşteki ... tarafından şüpheliler ... ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturmanın derdest olduğu, şüpheli ... Anslantaş hakkında belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturma sonucunda ek takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu... A.Ş. Aleyhine 5.000.000,00 TL Miktarlı 28/07/2023 Tanzim Tarihli,15/12/2023 Vade Tarihli Senete dayalı toplam 7.722.226,03-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı icra takibi sırasında .... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ... ve... A.Ş. aleyhine 5.000.000,00 TL miktarlı 01/08/2023 Tanzim Tarihli,25/12/2023 Vade Tarihli Senete dayalı toplam 8.284.931,51-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı icra takibi sırasında .... İcra Dairesi'nin 2025/152 Talimat sayılı dosyası ile haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2021-2022-2023-2024-2025 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davaya ve icra takibine konu senet üzerinde “malen” yazılı ibaresine karşılık davacı ile davalı ... arasında bir ticari ilişkinin mal/alım satımının mevcut olmadığını, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde dava konusu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığını, dava konusu bononun düzenlendiği tarihte Davacı şirketin yetkilisinin ... olduğu, Davacı tarafından ihtiyati haciz dosyasına yapılan ödeme nedeniyle 750.000 TL tutarın Davacıya iadesine yönelik, davacının dosya kapsamında muvafakati mevcut olduğundan bu tutar yönünden Davacının alacak talebinin Mahkemenin takdirinde olduğunun sonuç ve kanaatine varmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı şirket tarafından davalı aleyhine açılan dava ve takip konusu kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı taraf müvekkil şirketi temsil yetkisinin kötüye kullanılması suretiyle, gerçek olmayan bir borca ve ilişkiye dayalı olarak, muvazaalı şekilde, yönetim görev süresinin dolmasından sonra şirketi zarara uğratmak amacıyla düzenlenen düzmece senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sırasına kayıtlı icra takibinden dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilin haciz ve muhafaza tehdidi altında, ıztırar halinde zorunlu olarak karşı taraf vekiline 11.03.2025 tarihinde gönderdiği 750.000 TL'nin 11.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacı, kendi açık rızası ile senet düzenleyip, haciz mahallinde yapılan ödemeye dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu dekont dilekçesinde de görüleceği üzere hiçbir itirazi kayıtta bulunmadığını, bununla birlikte, ihtiyati haciz için ödenen teminatın iadesine muvafakat ettikten sonra, kötü niyetle işbu davayı ikame ettiğini, bilindiği üzere TMK madde 2 gereği dürüstlük ilkesi hakim olup herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni hiçbir surette korumadığını, Davacının işbu davayı ikame etmesi açıkça hakkın kötüye kullanımını teşkil ettiğinden davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın dava konusu icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebi hakkında Mahkememiz'in 18/04/2025 tarihli ara kararı ile tedbir talebinin reddine karar verilmiş, Davacı tarafça bu ara karara karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 14/07/2025 tarih 2025/781 Esas, 2025/974 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 09/04/2025 tarihli zorunlu arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Dava konusu....İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... Metal San. ve Tic. A.Ş. aleyhine 30/06/2023 düzenleme, 15/11/2023 vade tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli bonoya dayalı 5.000.000,00-TL asıl alacak, 2.676.263,94-TL işlemiş faiz, 4.216,00-TL ihtiyati haciz masrafı, 7.500,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 10.000,00-TL senet komisyonu olmak üzere toplam 7.697.979,94-TL alacağa ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı icra takibi sırasında .... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu bononun incelenmesinde; bononun... A.Ş. tarafından lehtar ... adına 30/06/2023 düzenleme, 15/11/2023 vade tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli olduğu senette malen kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf dava konusu bonodan dolayı davacı şirketin davalıya borçlu bulunup bulunmadığı yapılan ödemeden dolayı davalıdan istirdadı gereken miktar olup olmadığı varsa miktarı hususundan kaynaklıdır. Dava konusunun yasal dayanağı İİK 72 maddesi olup, İİK 72/1 maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." şeklinde belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrası düzenlenen Mali Müşavir bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2021-2022-2023-2024-2025 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davaya ve icra takibine konu senet üzerinde “malen” yazılı ibaresine karşılık davacı ile davalı ... arasında bir ticari ilişkinin mal/alım satımının mevcut olmadığını, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde dava konusu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığını, dava konusu bononun düzenlendiği tarihte Davacı şirketin yetkilisinin ... olduğu, Davacı tarafından ihtiyati haciz dosyasına yapılan ödeme nedeniyle 750.000 TL tutarın Davacıya iadesine yönelik, davacının dosya kapsamında muvafakati mevcut olduğundan bu tutar yönünden Davacının alacak talebinin Mahkemenin takdirinde olduğunun sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan imza inceleme raporuna göre; dava konusu bonodaki yazıların yeni tarihli oldukları ve düzenleme tarihinde yazılmadıkları tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarna göre; davacı tarafça dava konusu icra takibine dayanak bonodaki imzanın davacı şirketi daha önceki dönemde temsile yetkili ... tarafından şirketi temsile yetkili olmadığı dönemde haksız şekilde borçlandırmak ve şirketi zarara uğratmak amacıyla düzenlendiği ve alacaklı gözüken ... ile davacı şirketin herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığından bahisle çekten dolayı borçlu olmadığı iddia edilmiş olup, incelenen pay devri sözleşmeleri ve ticaret sicil kayıtlarına göre dava konusu 30/06/2023 düzenleme, 15/11/2023 vade tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli bononu düzenlendiği tarih olan 30/06/2023 tarihinde davacı şirketi (25/08/2020 ile 09/08/2023 arası) temsile yetkili kişilerin ... ve ... olduğu, her ikisinin de şirketi münferiden temsile yetkili kılındıkları, davacı şirketin esas sözleşmesinde şirket adına kambiyo senedi düzenlemeye ilişkin bir sınırlama bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu senetin incelenmesinde senet üzerinde malen kaydı bulunduğu görülmekle, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirket ile davalı ... arasında mal alım satımına ilişkin bir ticari ilişkinin bulunmadığı açık olup, alacaklı ... tarafından ceza soruşturması sırasında verilen 23/05/2025 tarihli kolluk ifadesinde, davacı şirketin eski yetkilisi ...'ın kendisinden borç istemesi üzerine altın, döviz gibi varlıkları borç olarak verdiğini ifade etmesinden dolayı senet alacaklısı tarafından senette malen kaydı olmasına rağmen bu kaydın gerçeği yansıtmadığı ve senedin borç karşılığı düzenlendiği anlaşılmıştır. Kural olarak, bonodan dolayı borcu bulunmadığını ileri süren bu hususu ispatla yükümlüdür. Somut uyuşmazlıkta, davalı ... tarafından senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında, borç verilen para karşılığı bononun verildiğini savunmuş olmaları nedeniyle, davalı bononun ihdas nedeninin değiştirilmesine (talil edilmesine) yönelik bir açıklamada bulunmuştur. Bu durumda, Davalının senedi talil etmesi sebebiyle ispat yükü yer değiştirmiş ve davalıya geçmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2025 tarih 2024/2481 Esas, 2025/1322 Karar sayılı içtihatı). Bu nedenle Davalının bononun mal karşılığı değil, nakden verildiğini usulüne uygun yazılı deliller veya diğer kesin deliller ile ispatlaması mümkündür. Davalı tarafça dava konusu bonodan dolayı borç verilen para karşılığı alacaklı olduğu hususu yazılı delille ispatlanamadığından, davalı tarafın yemin deliline dayanması nedeniyle davacı şirket yetkilisine yemin teklif edip etmediği hususu sorulması üzerine davalı tarafça yemin deliline dayanıldığından davacı şirket yetkilisine HMK 233/2 Maddesi gereğince davalı tarafa "Dava konusu 30/06/2023 düzenleme, 15/11/2023 vade tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli bonodan dolayı yetkilisi olduğunuz ... ... A.Ş.'nin alacaklı davalı ...'e borçlu olup olmadığı" hususunda yemin teklif edilmiştir. Davalı vekili tarafından yemin teklifinin senedi düzenleyen ve olayın maddi vakıalarına bizzat hakim olan dönemin şirket yetkilisine yöneltilmesi ve şu anki yetkiliye yemin teklif edilmesi ara kararından rücu edilmesi talebine ilişkin dilekçe sunulmuş ise de yemin teklifinin halen davacı şirketi temsile yetkile kişiye yapılması gerektiğinden talebin ve ara karardan rücu talebinin reddine oybirliğiyle karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı şirket yetkilisi ... tarafından Mahkememizin 15/01/2025 tarihli celsesinde; "Yetkilisi olduğum ... Metal şirket adına buradayım, bana göstermiş olduğunuz bahsi geçen Dava konusu 30/06/2023 düzenleme, 15/11/2023 vade tarihli, 5.000.000,00-TL bedelli bonodan dolayı ... ile şahısla herhangi hiçbir ticari veya şahsi mal veya borç alıp verme ilişkisi olmamıştır, kendisini bugün dahi tanımıyorum, bu senetten dolayı yetkilisi olduğum şirketin ...'e herhangi bir borcu yoktur" şeklinde HMK 233. maddesi uyarınca yemin eda edilmiştir. Somut olayda yukarıda yapılan tüm açıklamalar kapsamında düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporları ile dava konusu bono da malen kaydı bulunsa da taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal alışverişi bulunmadığı, davacı şirketin önceki yetkilisi tarafından düzenlenen bononun ticari ilişki kapsamında düzenlenmediği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile de senedin düzenleme tarihi ile senedin doldurma tarihlerinin farklı olduğu, davalı tarafça dava konusu bonodan dolayı borç verilen para karşılığı alacaklı olduğu hususu ile senedin düzenleme nedeni talil edildiğinden dolayı davalı tarafça dava konusu bononun borç karşılığı verildiği hususu yazılı delille ispatlanamadığından ve davalı tarafın yemin deliline dayanması sonrası davacı şirket yetkilisi tarafından usule uygun şekilde yerine getirilen yemin beyanı ile davacı şirketin dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığı sabit olduğundan, davacı tarafça açılan davanın kabulü ile Dava konusu lehtarı davalı ... olan davacı... A.Ş. tarafından düzenlenen İstanbul-30.06.2023 düzenleme 15.11.2023 vade tarihli 5.000.000,00- TL bedelli bonodan ve bu bonoya dayalı başlatılan.... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı icra dosyasından dolayı davacı şirketin davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bononun istirdatı ile davacıya iadesine, Davacı şirket tarafından dava konusu bonoya dayalı başlatılan icra takibi sırasında haciz baskısı altında ödenen 750.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 11.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, Davacı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davalı tarafın dava konusu bonoya dayalı takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı tarafın koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 16/01/2026 tarihli tashih dilekçesinde özetle; Mahkemenin 15.01.2026 tarihli kısa kararının;"a) Dava konusu lehtarı davalı ... olan davacı... A.Ş. tarafından düzenlenen İstanbul-30.06.2023 düzenleme 15.11.2025 vade tarihli 5.000.000,00- TL bedelli bonodan ve bu bonoya dayalı başlatılan.... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı icra dosyasından dolayı davacı şirketin davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bononun istirdatı ile davacı lehtara iadesine," hüküm kısmında "15.11.2023 vade tarihli" olması gerekirken sehven maddi hatalı olarak "15.11.2025 vade tarihli" yazıldığını, "davacıya iadesine" yazılması gerekirken "davacı lehtara iadesine" yazıldığını, müvekkili şirketin senendin lehtarı değil düzenleyeni olarak gözüktüğünü, bu nedenlerden dolayı hükmün gerekçeli kararda tashihini ve tavzihini talep etmiş olup, yapılan inceleme sonucunda dava konusu bononun vade tarihinin 15/11/2023 olduğu, son celsede yemin edası sırasında vade tarihi doğru şekilde belirtilmesine rağmen kısa kararda maddi hata yapılarak vade yılı olarak 2025 yazıldığı anlaşılmakla, senedin gerçek vade tarihinin 15/11/2023 olması ayrıca davacı şirketin dava konusu bononun düzenleyeni olması nedeniyle bu hususta gerekçeli karardaki maddi hatalar giderilmek suretiyle kısa kararda "15/11/2025" olarak belirtilen bono vade tarihinin "15/11/2023 vade tarihli" olarak ve "dava konusu bononun istirdatı ile davacı lehtara iadesine" ibaresinin "dava konusu bononun istirdatı ile davacıya iadesine" olarak HMK 304/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararda tashihine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı... A.Ş. tarafından Davalı ... aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Dava konusu lehtarı davalı ... olan davacı... A.Ş. tarafından düzenlenen İstanbul-30.06.2023 düzenleme, 15.11.2023 vade tarihli 5.000.000,00- TL bedelli bonodan ve bu bonoya dayalı başlatılan.... İcra Dairesi'nin 2025/... esas sayılı icra dosyasından dolayı davacı şirketin davalı ...'e BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, dava konusu bononun istirdatı ile davacıya iadesine, b) Davacı şirket tarafından haciz baskısı altında ödenen 750.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 11.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Davalı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı tarafın koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2- Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 341.550,00-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 256.162,50-TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin haksız çıkan taraf olan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça davanın yargılaması sırasında yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 85.387,50-TL peşin harç olmak üzere toplam 86.002,90-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan 19 adet tebligat/posta gideri 547,50-TL, bilirkişi ücreti 8.000,00-TL olmak üzere toplam 8.547,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 664.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; Davacı şirket yetkilisinin, Davacı vekilinin ve Davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/259, K. 2026/26, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-259-e-2026-26-k-a66e0af08742