İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/238 E. 2026/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/238
- Karar No
- 2026/56
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/238 Esas KARAR NO : 2026/56 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/03/2025 KARAR TARİHİ: 26/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ----numaralı e-fatura'da görüldüğü üzere, ------- sattığını ve teslim ettiğini, söz konusu faturaya ilişkin davalı tarafça herhangi bir itiraz veya iade işlemi gerçekleştirilmediğini, faturada belirlenen tarihte satışı gerçekleştirilen ürünlerin ----- tarihinde davacı tarafından çıkışı yapılmış ve ------ tarihinde davalıya teslimin gerçekleştirildiğini, her ne kadar davalı tarafından söz konusu ürünlerin teslim alınmadığı iddia edilmekteyse de bu iddianın somut gerçeklikle ve teslim tutanağıyla bağdaşmadığı açıkça ortada olduğunu, davalı, işbu dava konusu ürünlerin siparişini verdiğini ve ürünler davalıya teslim edildiğini, davacı şirket çalışanı----, davalı yetkilisi ---- tarafından 1 ay sonra ödeme yapılacağı belirtilmiştir. ------- yılı kurban bayramı tatilinden sonra ödeme için davalı nezdinde yetkili olarak çalışan ile tekrardan iletişime geçilmiş; ancak kendisi tarafından gerçekle uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan, asılsız bir şekilde ve herhangi bir delile dayanmaksızın ürünlerin iade edildiği iddiası davacı şirkette iletildiğini, davacı tarafından şirket içerisinde yapılan inceleme ve araştırmada ürünlerin iadesinin taraflarına ulaşmadığı, iade ile ilgili herhangi bir kargonun kendilerine gelmediği anlaşıldığını, bunun üzerine davacı tarafından davalı ile tekrardan iletişime geçilerek iade sürecine dair daha fazla bilgi talep edilmiş ve davalı tarafından iade kodunun dahi talep iadenin bu durumda nasıl yapıldığına dair sorular sorulmuştur. Davalı tarafından iade işlemine dair herhangi bir bilgi verilememiş ve somut bir delil sunulmadığını, davacı tarafından ---- gönderilen mail ile takip numarası -----olan kargonun teslim edildiğine dair Teslimat Tutanağı talep edilmiş olup ----- tarafından söz konusu tutanak davacı ile paylaşılmıştır. Kargo firmasıyla yapılan bu yazışma sonucunda, teslim edilen ürünlerin herhangi bir iade işlemiyle geri alınmadığı kesin bir şekilde anlaşılmıştır. Davalı yetkilisine ilgili kargo firmasından gelen yazışma ve teslimat bilgileri iletilmiş ve söz konusu sürecin davalı tarafından çözülmesi ve ödemenin yapılması gerektiği bildirilmiştir. Davacı tarafından ---- gönderilen mail ile takip numarası ---- kargonun teslim edildiğine dair Teslimat Tutanağı talep edilmiş olup------ tarafından söz konusu tutanak davacı ile paylaşılmıştır. -----firmasıyla yapılan bu yazışma sonucunda, teslim edilen ürünlerin herhangi bir iade işlemiyle geri alınmadığı kesin bir şekilde anlaşılmıştır. Davalı yetkilisine ilgili kargo firmasından gelen yazışma ve teslimat bilgileri iletilmiş ve söz konusu sürecin davalı tarafından çözülmesi ve ödemenin yapılması gerektiği bildirilmiştir.------ tarihinde davalı ile yapılan görüşmelerde, ödeme yapılmadığı takdirde hukuki yollara başvurulacağına ilişkin bilgilendirme davacı şirket tarafından yapılmıştır. Davalı aynı gün içerisinde, ilgili kargo firmasıyla görüşme gerçekleştirmiş ve iadeye ilişkin doğrulama yapılamaması sebebiyle ödeme için davacı şirketten bir süre talep ettiğini. Ancak yapılan görüşmenin ertesi gününde davalı, davacı şirketti arayarak kendilerine herhangi bir ürün teslimatının yapıldığını tüm somut delillere rağmen reddetmiş ve ödeme yapmayacaklarını bildirerek çelişkili, haksız ve kötü niyetli ifadelerde bulunmuştur. Davacı şirket tarafından faturalanmış bir şekilde davalı tarafa ürünler kargo yoluyla gönderilmiş, söz konusu ürünler davalı tarafından teslim alınmış ve teslim alınan ürünlere ilişkin hiçbir ödeme yapılmamıştır. Davalı taraf önce davacı şirkette ödemenin yapılacağına ilişkin ifadelerle oyalamış, akabinde tamamen çelişkili bir şekilde ürünlerin iade edildiğine ilişkin asılsız ve delilsiz iddialarla ödeme yapmaktan kaçınmış ve temerrüde düştüğünü beyan ederek; Taraflar arasında yapılan satım sözleşmesine ilişkin düzenlenen ve yukarıda detayları belirtilen faturadan doğan 34.296,12 TL alacağın, temerrüt tarihinden itibaren, ----- önceki yılın -------kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden, TBK, TTK ve Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca %449,25 oranında işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ve haklı davamızın kabulüne, dava ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı eczacı olarak----- yılından bu yana ------ işlettiğini, davalı işletmecisi olduğu yıllar boyunca birçok ilaç firması ile alışveriş yapmış saygın bir eczacı olduğunu, davacı taraf --------bedelli fatura ile davalıya satışının gerçekleştirildiğini ve bu ürünlerin teslim edildiğini iddia ettiğini, bu iddianın taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davalı hiçbir zaman davacı taraftan bahsi geçen ürünlere ilişkin bir siparişi olmamış ve bu ürünleri teslim almadığını, dava konusu ürünler davalı tarafa teslim dahi edilmediğini, davacı taraf işbu ürünlerin ---- tarihinde davalıya teslim edildiği iddiası ile ------ geçmişi görüntüsü ibraz edilmesini talep etmiştir. İlgili kargo firmasından ------ numaralı gönderiye ilişkin teslim tutanağı ve ilgili belgeler dosya arasına getirtilecek olur ise davalının yahut herhangi bir çalışanının söz konusu kargoyu teslim aldığına ilişkin bir imzasının bulunmadığı ve davalı teslimat kodunun gönderilmediği açıkça görülecektir. Zira söz konusu kargo davalı eczanesine geldiğinde kargodaki ürünlerin sipariş edilmediği belirtilerek teslim alınmadığını, karşı taraf her ne kadar iadeye ilişkin belgelerin davalı tarafından sunulmadığını beyan etmiş ise de davalı sipariş vermediği ve teslim almadığı ürünleri takip etmek gibi bir sorumluluğunun olmadığı, davacının herhangi bir sipariş formu olmadan davalı ürün göndererek basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacı taraf dava konusu ürünlerin siparişinin ---- tarihinde davalı tarafından verildiğini iddia etmiş ise de işbu siparişe ilişkin hiçbir belge sunmamıştır. Zira sipariş yukarıda da izah edildiği üzere davalı tarafından verilmemiştir. Davacı taraf ilgili sipariş için müvekkilin yetkilisi ve çalışanı olduğunu iddia ettikleri ------ kişi ile sürekli iletişime geçtiklerini, beyan etmiştir. Ancak müvekkilin hiçbir zaman -----isimli bir çalışanı olmadığı gibi müvekkil eczanenin tek sahibi ve yetkilisidir. Bu husus müvekkilin işlettiği eczaneye ilişkin ---------- kayıtları getirtildiği taktirde açıkça görülecektir. Müvekkilin herhangi bir siparişi olmadan adına fatura kesilmesi---- ve ürün gönderilmesi tamamen davacının sorumluluğunda olup müvekkilin bu hususta herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, davacı tarafın davalı görüşmekten kaçtığı şeklindeki gerçeklikten uzak iddialarının da kabulü mümkün değildir. Davalı davacı taraf ile hiçbir zaman görüşmekten kaçınmamıştır. Yine davacı taraf davalının Eczanesini ziyaret ettiğini, ancak davalının hastanede olmasını bahane gösterilerek görüşme gerçekleştirilemediğini iddia etmiştir. Bu iddialar tamamen gerçeğe aykırı ve davalı kötü niyetli gösterme çabası içinde mahkemeyi yanılma amacı taşımaktadır. Davalı ülkemizde yaşanan ------- depreminde uzun süre enkaz altında kalmış ve tedavileri bugün itibari ile dahi sürmektedir. Davalı hastanede geçirmek zorunda olduğu zaman dilimi dışında her zaman eczanesinde olup işleri ile bizzat ilgilenmektedir. Karşı taraf kesilen faturada yer alan ----- Kimlik numarasının kaşede bilinçli olarak okunaksız yazıldığını iddia etmiştir. Bu iddianın kabulü mümkün olmamakla birlikte karşı taraf davalıya ait ---- numarasının yanlış olduğunu bildiklerini ikrar ettiğini beyan ederek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER---- ve---- yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve sair belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, alacak talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. -------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde ---- sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.Davacı tarafın incelenen defter ve kayıtlarına göre alacağın ------- tutarlı faturadan kaynaklandığı, işbu faturanın davalı taraf defter ve kayıtları ile ------ formlarında yer almadığı, her ne kadar davacı tarafça dava konusu ürünlerin kargo ile davalı tarafa teslim edildiği iddia edilmiş ise de kargo şirketine yazılan müzekkere cevabından gönderi konusu ürünün ne olduğu ve kime teslim edildiğinin açıkça tespit edilemediği, davalı tarafın dinlenen tanık beyanlarına göre kargo konusu ürünlerin davalı tarafa ait eczane tarafından sipariş edilmediği, bu nedenle ürünlerin teslim alınmaktan imtina edildiği ve imza da atılmadığının beyan edildiği, bu haliyle incelenen ticari defter ve kayıtlar, dosya muhteviyatında yer alan deliller ile tanık beyanları birlikte dikkate alındığında davacı taraf taraflar arasında alacağa dayanak faturaya konu ürünlerin alım satımına ilişkin sözleşme kurulduğunu ve malların teslim edildiğini ispat edemediği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından baştan peşin alınan 654,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 77,07 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 34.296,12 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ----------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2026
MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİ
6100 sayılı HMK'nn 304.maddesinde 'Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.” düzenlemesi vardır.İnfazda tereddüt oluşturmaması amacıyla ve usul ekonomisi gereği mahkememizin ------ Karar sayılı ilamının hüküm kısmının yasa yolunu gösteren son kısmında 2025 yılı itibariyle dava değeri kesinlik sınırının altında olmasına rağmen kararın yasa yolu açık olarak verildiği, bu haliyle maddi hata yapıldığı açık olduğundan hükmün yasa yolunu gösteren son kısmının;"Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..26/01/2026" şeklinde tashihine hükmün devamının aynı şekilde teselsül ettirilmesine karar verildi.Dair, tarafların yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince, kesin olmak üzere karar verildi.22/02/2026