İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/230 E. 2026/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/230
- Karar No
- 2026/67
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/230 Esas KARAR NO: 2026/67 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 13/03/2025 KARAR TARİHİ: 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu aleyhine ----- tarihli ----- tarihli ------- numaralı faturalardan kaynaklanan bakiye ---alacağa işlemiş faiziyle birlikte ------sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçlu vekili tarafından ----tarihinde takibe kısmi olarak itiraz edildiğini ----- tarihinde "Borcun ----- haricindeki kısmına itiraz edildiğinden takibin bu miktar üzerinden kesinleştirilmesine" karar verildiğini, ödeme emrine yapılan bu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu itirazın hukuki herhangi bir dayanağı olmadığı gibi kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin takibe konu ---- bakiye alacağının ----- birlikte tahsili için icra takibi başlattığını, takip çıkışının --- olduğunu davalı borçlunun ----- kabul ederek bunun dışındaki kısmına itiraz ettiğini, fer'ileriyle birlikte takip dosyasına ----- borç ödemesinde bulunduğunu, 6098 sayılı TBK m.100 uyarınca borçlu tarafından yapılan kısmi ödemenin öncelikle fer'ilere, faiz ve masraflara mahsup edilmesinin gerektiğini, dava tarihi itibariyle takip dosyası borcunun ----------Takip öncesinde herhangi bir itiraz ile karşılaşamadığını müvekkilinin tüm edimleri zamanında tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından tam ve eksiksiz olarak ödeme yapılmadığı gibi icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini, takibe konu alacağın likit olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davanın kabulüne, davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin aynen devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı borçlunun taşınır, taşınmaz tüm mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine talep edilen alacak miktarı kadar öncelikle teminatsız olarak aksi halde belirlenecek teminat karşılığı ihtiyati haciz konulmasına, mümkün olmaması durumunda "davalıdır" şerhi işlenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ---- başlıklı maddesi gereğince Yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri -----Daireleri olduğunun belirtildiğinden yetki anlaşması gereğince Sayın Mahkemenizin işbu davaya bakma yetkisi bulunmadığını, davanın yetki bakımından reddine ve dosyanın yetkili -------Asliye Ticaret Mahkemelerine" gönderilmesine karar verilmesini dilediklerini, işbu davanın müvekkiline tevcih edildiği tarih itibarıyla her halükarda ve çekişmesiz olarak "zamanaşımı" gerçekleştiğinden davanın "zamanaşımı yönünden reddine" karar verilmesini dilediklerini; Müvekkilinin icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle kayıtlarında ------ borcunun gözüktüğünden icra dosyasına işbu bedelin fer'ileri ile birlikte ödendiğini, davacının BUNDAN başka hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, davacının müvekkili nezdindeki hesapları incelediğinde görüleceği üzere; taraflar arasındaki sözleşme gereğince damga vergisi ödeme yükümlülüğünün davacıda olduğundan davacının da imzalamış olduğu hak edişlerinde bulunan ------ damga vergi bedellerinin mevcut olduğunu ---- tarihli damga vergisi faturalarından dolayı cari hesaptan olan alacağından bu bedeller düşüldükten sonra kalan -------- dosyasına fer'ileri ile birlikte ödendiğini, davacı dava dilekçesinde ödeme emrine konu alacağın likit alacak olduğundan bahisle icra inkâr tazminatı talep etmişse de dava konusu olayda müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin "maddi ve hukuki" açıdan mümkün olmadığını, aksine haksız olarak müvekkili aleyhine icra takibine girişmiş olmasının açıkça davacının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, taraflar arasındaki Sözleşme hükümlerinin ışığı altında davacının müvekkilini haksız ve kötü niyetli olarak icra / haciz tehdidi altına sokması sebebiyle davacı aleyhine dava konusunun en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dilediklerini belirterek "yetki" itirazının kabulü ile dosyanın ------Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, hak düşürücü süre itirazının kabulü ile davanın bu nedenle reddine, zamanaşımı nedeniyle davanın "reddine", haksız maddi ve hukuki olgu ve dayanaklardan yoksun, kötü niyetli ve bir hakkın suistimali mahiyet ve niteliğindeki "davanın esastan reddine", Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, İİK.67.maddesi gereği davacı aleyhine dava konusunun en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı-------- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyit etmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davalı ------ incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyit etmesi ve usulüne uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ----- incelenen kayıtlarına göre;------ takip edilen davalı---- yılından önce süregeldiği, davacı----tarihinden itibaren de ------alacaklı olduğu; Davalı ---- incelenen kayıtlarına göre, davalı ------ davacı------- borçlu olduğu, davalı----açıklaması ile ---- tutarında 2 adet fatura kestiği, ------ tarihinde ----- tutarlı bakiyeyi kapattığı cari hesabın sıfırlandığı; Tarafların --------- takip tarihinde mutabık oldukları, davacı ------ davalı -------- alacaklı olduğu,--- dönem sonunda ise davacı ------ davalı ---- alacaklı olduğu; ---- dönem sonundaki taraflar arasındaki ---- farkın, davalının --------- Dosya Ödemesi -------davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı; Tarafların birbirlerine kestiği e-faturaların tarafların incelenen kayıtlarında yer aldığı, dava dosyası içeriğinde tarafların birbirine kestiği herhangi bir iade faturasına rastlanmadığı; Davalı ---------. Sayılı dosyası--- takip tarihi itibarıyla ---- borçlu olduğu, bunun itiraz edilmeyen ------- tarihinde damga yansıtma faturası kesildiği, talep olunan alacak için takip tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, temerrüd tarihi takip tarihi olduğundan bu miktar için takip öncesi faiz bulunmadığı, 41.693,96 TL yansıtma faturasının icra dosyasından mahsup edilip edilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Raporun tüm takdir ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkeme Heyetine ait olmak üzere; Tarafların itirazları nedeniyle yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde yeniden hesaplama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından kök rapor aynen geçerli olup ek raporumuzu Yüce Mahkemenin takdirlerine sunarız." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafından davalı hakkında -----esas sayılı icra takip dosyasıyla ---- tarihinde takip başlatıldığı, davalı tarafından --- tarihli dilekçesiyle borca ve yetkiye itiraz dilekçesi sunduğu, takibin durduğu ve davalı tarafından takip durdurulduktan sonra sonra takibe konu borcu ödediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının davalıdan takip tarihinde 167.697,27 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. -------esas sayılı icra takip dosyasında takibe dayanak yapılan borcun açık hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacak olduğu, davalı borca itiraz dilekçesinde özetle muaccel herhangi bir borcu bulunmadığı, ---- ödemenin yapıldığını, faize ve türüne itiraz ettiği, davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulduğu, bilirkişinin tespiti ile ------ ödeme gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamı itibariyle davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği, bu haliyle takipte talepte bulunulan ------ faiz talebinin yerinde olmadığı ancak asıl alacak bakımından tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla asıl alacak bedeli olan ---üzerinden davacının alacağını ispatladığı anlaşılmıştır---------- Karar sayılı ilamında: "...Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir... Alacağın fer’îleri ve icra giderleri dışında bakiye alacak miktarı da olmadığından somut olayda davacı alacaklı lehine icra inkâr tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığı hâlde davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yerinde değildir...." şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmüştür. İcra takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce yapılan ödemenin, takip tarihinden sonra talep edilen faiz, icra harç ve masrafları ile icra vekâlet ücreti gibi asıl alacağın fer'îsi niteliğindeki alacaklardan mahsup edilip edilemeyeceği, mahkemece dava tarihinden önce asıl alacak ödenmekle asıl alacakla ilgili davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek faiz, icra harç ve masrafları ile icra vekâlet ücretine yönelik itirazın iptaline karar verilmesinin gerekip gerekmediği yönünde yapılan incelemede; yukarıda açıklanan ------ ilamı da nazara alındığında; icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı kısmen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunduğu, davacının takipte ----talepte bulunduğu, davalının ------- kısmi ödemede bulunduğu, bilirkişi tarafından davacının alacağının --- olduğunun tespit edildiği, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması nedeniyle takipte talep edilen 29.244,80 TL faiz alacağına hak kazanmadığı, icra harç, icra masrafları ile icra vekalet ücreti bakımından iptali ile takibin devamına, işlemiş faiz, icra harç, icra masraflarının ile icra vekalet ücretinin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; -------- esas sayılı icra takip dosyasına konu asıl alacak olan 167.697,27 TL bakımından takibin devamına, 29.244,80 TL faiz alacağı olan fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı yanca 126.003,31 TL ödemenin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara ALINMASINA, 2-Dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak takipte talep edilen asıl alacağın (167.697,27 TL) %20’si oranında 33.539,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 11.455,40 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 984,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.471,18 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 984,22 TL peşin harç toplamı 1.599,62 TL ile 18.962,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 20.561,62 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,85 ve red 0,15 oranına göre hesaplanan 17.477,37 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.060,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 540,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 29.244,80 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2026