İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/263 E. 2026/75 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/263
Karar No
2026/75
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/263 Esas KARAR NO : 2026/75

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 15/04/2025 havale tarihli dava dilekçesi ile, Müvekkili ...LTD. ŞTİ ile karşı taraf borçlu şirket ... A.Ş. arasında 09/06/2023 Tarihli Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi sözleşmesi düzenlendiğini, söz konusu sözleşme gereğince, otomobil yedek parça tedarikçisi olarak müvekkili tarafından, borçlu şirketin sigortacısı olduğu araçların yedek parçaları temin edilerek, borçlu şirket tarafından bildirilen araç onarım servisine teslim edildiğini, akabinde teslim edilen yedek parça hakkında e-fatura düzenlendiğini, söz konusu e-fatura sistem üzerinden borçlu şirketin sistemine düştüğünü, bu çerçevede müvekkil şirket nezdinde, borçlu şirkete ait cari hesap bulunduğunu, borçlu şirket tarafından bu cari hesap doğrultusunda müvekkil şirkete ödeme yapıldığını, borçlu şirkete e-fatura olarak düzenlenen ve doğrudan şirketin sistemine düşen, herhangi bir itiraza da uğramayan faturalara ilişkin bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkil şirket tarafından, cari hesap dönemleri itibariyle muaccel olan borçların ödenmesi hususunda defaatle görüşmeler gerçekleştirildiğini, ödeme sorumlusu ilgili personele e-postalar gönderildiğini ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, son olarak ...tarihinde borçlu şirkete .... 57.Noterliğinin ... yevmiye numarasıyla ihtarname gönderilerek, borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalı tarafça ödeme gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine borçlu şirket hakkında, ... 7.İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde takibe itiraz edilmek suretiyle müvekkilin alacağının tahsilinin geciktirilmesinin amaçlandığını, başvuru üzerine ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesince alacağa ilişkin olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararının icra dosyası kapsamında uygulandığını, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğinden, haczin kesin hacze dönüşmesi mümkün olamadığını, mutabakat mailinden de görüleceği üzere, davacı müvekkilin davalı Sigorta Şirketinden alacağı olduğunu, esasen bu durum her iki tarafın da kabulünde olduğunu, ancak davalı Sigorta Şirketi'nin, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ( SEDDK ) başlattığı inceleme kapsamında ödeme yapamaması nedeniyle, icra takibine itiraz edilerek süreç geciktirilmeye çalışıldığını, yine ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.iş sayılı dosyası kapsamında davalı tarafça söz konusu borcun ikrar edildiğini, sadece 102 adet dosyaya ( faturaya ) ilişkin toplam 2.375,844.00 TL ödeme yapıldığı, kalan ödemenin ise SEDDK onayı sonrasında yapılabileceğinin belirtildiğini, bu ikrara istinaden mahkemece ihtiyati haciz talebi, davalı tarafın ödendiğini iddia ettiği miktar mahsup edilmek suretiyle kalan miktar üzerinden kabul edildiğini, davalı tarafça ödendiği iddia edilen miktarın bir kısmının icra takibine konu edilmeyen önceki cari dönem alacağına, bir kısmı da icra takibi başlatıldıktan sonra yapılan ödemeye ilişkin olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkilin takip talebinde yazılı olan miktar alacağı olduğu hususu gerek mutabakat maili, gerek ihtiyati haciz dosyasındaki ikrarlar ve gerekse banka kayıtları ile sabit olduğunu, icra takibi başlatıldıktan sonra davalı tarafça 13/11/2024 ve 25/11/2024 tarihlerinde toplam 1.352.631,62 TL ödeme gerçekleştirildiğini, bu miktar yönünden takibin konusuz kaldığını, ancak bunun dışındaki miktar yönünden müvekkil şirketin alacağının devam ettiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle arabuluculuk süreci işletildiğini ancak süreç anlaşamama ile neticelendirildiğini, bu nedenlerle davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyasında vaki itirazının, icra takip tarihinden sonra ödenen miktarlar düşüldükten sonra kalan miktar yönünden İİK 67. Maddesi uyarınca iptaline, İİK 67/2. maddesi uyarınca davalının haksız ve kötü niyetli olduğu dikkate alınarak aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete mahkememizce usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalı şirket vekili tarafından sunulan 23/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde, müvekkili sigorta şirketinin T.C Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleme Ve Denetleme Kurumu Denetimine tabi çalışan bir sigorta şirketi olduğu, ilgili kurum tarafından çıkarılan kurum kararlarına uymak zorunda olduğunu, müvekkili şirketin tüm hesaplarının kurum tarafından bloke edildiğini ancak kurum onayı ile blokelerin çözülerek ödeme yapılabildiğini, bu durumun icra dosyasına sunulan itiraz dilekçelerinde de yer aldığını, T.C. Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleme Ve Denetleme Kurumu Denetimine ... tarihli ... sayılı İdari Tedbirler Hakkındaki Emredici yazısı gereğince, sigortalı ödemelerin öncelikli olduğu, uyuşmazlık konusu ödemelere kurum tarafından onay verilmediğini, ihtiyati haciz kararı sonrası müvekkili açısından ihtilaflı olmayan kısım için kuruma ödeme onayının gönderildiğini, ancak kurumun bloke çözümüne onay vermediğini bu sebeple ödeme yapılamadığını, müvekkili sigorta şirketinin hasar kayıtları ile alacaklı olduğu iddiasında bulunan davacı firmanın alacaklı olduğunu iddia ettiği tutar hususunda mutabık olunmadığını, tutarlar üzerinde ihtilaf bulunduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin hasar sistemi üzerinde detaylı bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini bildirerek açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı ...ŞİRKETİ tarafından, dosyamız davalısı ...ŞİRKETİ aleyhine taraflar arasında düzenlenen 09/06/2023 Tarihli Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi kapsamında; 18/08/2023 tarihi ile 30/10/2024 tarihleri arasında düzenlenerek borçlu şirkete tebliğ edilen e-faturaya dayalı toplam 14.505.447,08-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizin 23/10/2025 tarihli celse ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları davalının hasar sistemleri üzerinde ve dosya incelenerek davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı varsa miktarının TBK 100. MADDESİ de dikkate alınarak ne kadar olduğu konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 19/11/2025 tarihli raporunda, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, sahibi lehine delil vasfı taşıyan ticari defter kayıtlarının takip tarihi itibarıyla davalı taraftan takip tutarı kadar alacaklı olduğu yönündeki iddiasını desteklediği, buna karşılık davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş olması nedeniyle HMK 222/3 gereği davacı tarafın ticari defter kayıtlarına itibar edilerek takip tarihi itibarıyla takip tutarı kadar (14.505.447,08 TL) alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği ancak takip sonrasında davalı tarafça 1.371.702,41 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacı tarafça söz konusu ödemenin asıl alacağa mahsubu kabul edildiğinden takibin 1.371.702,41- TL yönüyle konusuz kalmış olduğunu, her ne kadar davacı tarafın ticari defter kayıtları ve dosyaya sunmuş olduğu faturalardan hareketle takip konusu alacağın ne kadarlık kısmının muaccel olduğu tespit edilemeyecekse de, bu hususta ispat külfetinin hasar sistemi kayıtlarını elinde bulunduran davalı tarafın üzerinde bulunduğu, ancak takibe konu alacağı oluşturan faturaların tanzim tarihleri ve serviste geçmesi muhtemel tamir süreleri dikkate alındığında takip konusu alacağı oluşturan faturalara konu hasar dosyalarının henüz kapanmamış olmasının sektörün olağan iş akışına uygun düşmeyeceği, taraflar arasında borcun miktarı konusunda mutabakat bulunmamakla birlikte dosyaya sunulan 11.12.2024 tarihli mutabakat yazısından, davalı tarafın 11.315.693,12 TL tutarındaki borcun muaccel olduğunu kabul etmiş olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasındaki beyanlarının 12.129.603 tutarındaki muaccel borcun ikrarı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda kanaate varıldığını bildirdiği görüldü. Davacı ile davalı arasında 09/06/2023 tarihli tedarik hizmet sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin 7.1 maddesinde tedarikçinin sadece teslim tesellümü gerçekleşmiş sevkiyatları faturalandıracağı, ... Sigortanın teslim-tesellümü gerçekleştiği tespit edilemeyen eksper tarafından kaşelenip imzalanmayan tedarik faturalarını ödeme yükümlülüğü olmadığı, tedarikçinin yaptığı her tedarik faturasının yedek parça tedarik sistemine yükleyeceği, 8.2 maddesinde, tedarikçinin her hafta faturalama şartları dahilinde sevkiyat gerçekleştirilmiş ve servis tarafından kullanılmış parçaların elektronik sistem dökümünü yaparak fatura asılları eki ile ... Sigortaya excel formatı ile ileteceği, ... sigorta ile mutabık kalınmış ve eksper raporları kapanmış, yedek parça bedellerinin eksperin tedariğe konu olan hasar dosyasını kapatmasını takip eden 15 iş günü içerisinde tedarikçinin bildirdiği banka hesabına yatırılacağı, ... Sigortanın her ay hesaba yatırılan parça bedellerini dosya bazında tedarikçiye liste ile ileteceği, tedarikçinin bu listeyi aldığı tarihten itibaren 5 iş günü içerisinde yazılı itirazda bulunmaz ise ödeme üzerinde mutabık olduklarının sayılacağı, yazılı itirazda bulunulur ise itirazın ... sigorta tarafından inceleneceği, yapılan inceleme son un tedarikçi,nin haklılığı tespit edilirse fark tutarının tedarikçiye ödeneceği düzenleme konusu yapılmıştır. Davacının incelemeye sunulan ticari defterlerinin TTK hükümleri uyarınca, usulüne uygun tutulduğu sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının ticari defterlerinde ki kayıtlara göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 16/06/2023 tarihinde başladığı, 18/12/2024 tarihinde son faturanın düzenlendiği, davacı tarafından davalıya toplam 67.783.653,00-TL tutarında 4.870 adet fatura düzenlendiği, davalı tarafından da 05/07/2023 tarihinden 25/11/2024 tarihine kadar davacıya 53.266.189,98-TL ödeme yapıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği 18/12/2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 14.522.463,02-TL alacaklı durumda olduğu, davalının incelemeye ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, her ne kadar davacının talep ettiği alacak miktarında mutabık olmadıklarını bildirmiş ise de, incelemeye ticari defter ve kayıtlarını sunmaması sebebiyle hizmet tedarik sözleşmesinin 8.2 maddesine göre, değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, hasar sistemlerinin sunulmaması sebebiyle incelenemediği, HMK'nun 222/3. Maddesi uyarınca, usulüne uygun tutulmuş davacının ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, sonuca gidilmiştir. Davalı tarafından icra takibinden sonra 1.371.702,41-TL'lik ödeme yapılmış olup, asıl alacak olan 14.505.447,08-TL 'sinden 1.371.702,41-TL 'nin düşümü sonucunda davacının talep edebileceği miktarın 13.133.744,67-TL olduğu, hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporuyla anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 13.133.744,67-TL üzerinden devamına, asıl alacak 13.133.744,67-TL 'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, taraflar arasındaki alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda %20 tazminat olan 2.626.748,93-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 13.133.744,67-TL üzerinden devamına, asıl alacak 13.133.744,67-TL 'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 tazminatın davalıdan tahsiline, 2-Kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda 2.626.748,93-TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 897.166,09-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta mahkememize yatırılan 152.089,97-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 745.076,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 152.089,97-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12.407,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısma tekabül eden 12.389,50-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.120.012,34 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret tarifesinin 13. Maddesi uyarınca; bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek olup, ancak, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 19.070,83-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısma tekabül eden 4.593,33-TL'sinin davalıdan, 6,67-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/01/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/263, K. 2026/75, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-263-e-2026-75-k-724e10a2efd9