İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/238 E. 2025/836 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/238
Karar No
2025/836
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/238 KARAR NO : 2025/836

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirilmeye göre, davacı ... A.Ş., ... ilinde ... yetkili bayii ve servisi olarak, davalı firmanın ...’daki personellerinin kullandığı araçların bakım, onarım ve yedek parça hizmetlerini sağlamış, bu hizmetlerin bedellerinin ödenmemesi üzerine ... 1. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden 32.465,20 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davalı vekili tarafından yapılan itirazın takibi durdurduğu, arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve anlaşamama tutanağı düzenlendiği, davacının alacağının ticari ilişkiye dayandığı, bedellerin likit olduğu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davacı, talebini TTK, TBK, İİK ve HMK hükümlerine dayandırmış, delil olarak icra dosyası, arabuluculuk tutanağı, ticari defterler, faturalar, iş emirleri, BA/BS formları ve tanık, bilirkişi ile yemin gibi tüm yasal delilleri sunmuştur. Davalı taraf davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Cari hesap alacağından kaynaklı ... 1. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 1. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 08/07/2025 tarihli ara karar ile dosyanın dosyanın taraflarının ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. 20/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile Davacı .... A.Ş. ile Davalı ...Tic. A.Ş. taraflarının, ticari defterleri kayıtları ve kayıtlara ilişkin dayanak belgelerinin incelenmeleri ve değerlendirilmeleri neticesinde; Sonuç ve Kanaatim aşağıya çıkarılmıştır. Davacı tarafın, Davalı taraftan 06.12.2023 tarihi itibariyle 32.465,20 TL alacağının bulunduğu, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığı doğrultusunda; Taraflar tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden, Davacının 32.465,20 TL asıl alacağına 03.02.2025 takip tarihinden itibaren fiili tahsil tarihine kadar % 49,25 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4) Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça cari hesap alacağından kaynaklı ... 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı; mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla ticari defter ve kayıtların birbirini doğruladığı görülmekle; davanın kabulü ile; davalının ... 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının ... 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.217,70-TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.602,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.602,30-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 32.465,20 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.318,30-TL ( Başvurma Harcı 615.40-TL, Peşin Harç 615,40-TL, Vekalet Harcı 87,50-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.075,00-TL (75,00-TL tebliğler ve posta, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL’nin davalıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/238, K. 2025/836, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-238-e-2025-836-k-7d404bf2d36d