İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/232 E. 2025/761 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/232
Karar No
2025/761
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/232 Esas KARAR NO :2025/761

DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:07/04/2025 KARAR TARİHİ:02/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler ile davacı idare arasında Kamu İhale Kanununa tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi dava dışı işçi ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebi ile idareye karşı dava açıldığını, .... İş Mahkemesi’nin ... E., ... K. sayılı kararıyla dava kısmen kabul edilmiş ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ödenmesine hükmedildiğini, dava dışı ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyası ile idare aleyhine ilamlı icra takibine başvurulduğunu, mezkur karar gereği yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri ve faizleri toplamı 177.839,80 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, ancak SGK kayıtlarına göre dava dışı işçinin çalışmış olduğu ... A.Ş. Ve .... ... İnş. Nak. Tur. Gıda. San. Ltd. Şti. firmasındaki çalışmalarına karşılık gelen tutarların ilgili firmalardan tahsil edildiğini, davalı ... A.Ş.'deki çalışma dönemine denk gelen bakiye tutarın tahsil edilemediğini, sözleşmelerde yüklenici firmaların işçilik borçlarından sorumlu olduğuna dair hükümler bulunduğundan, 29.379,90-TL bedelin davalının sorumluluk miktarı belirlenmek suretiyle ve davalı idare tarafından ödenen ilam karar harcı, diğer harç ve giderler ile arabuluculuk ücretinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dav etmiştir. CEVAP: Davalılara çıkartılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı dosyası, dava dışı işçi ...’a ait hizmet cetveli, ödeme kayıtları, taraflar arasındaki ihale sözleşmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile ihale sonucu yapılan sözleşmelere istinaden davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan ve iş akdi feshedilen ...'ın işçilik alacaklarının ödendiğini, davalı şirkette çalışma dönemine denk gelen bakiye tutarın tahsil edilemediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 29.379,90 -TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 17/01/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği, dosyanın incelemesinde dava dışı ... davacı İSKİ aleyhine 12/02/2024 tarihinde işçilik alacaklarından kaynaklı olarak toplam 136.220,38 TL borcun ödenmesi amacıyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra emrinin davacı/borçluya tebliğ edildiği, davacı tarafından icra dosyasına 29/04/2024 tarihinde 158.321,50 TL, 27/05/2024 tarihinde 3.988,52 TL tahsilatın yapıldığı, dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmıştır. .... İş Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasının gönderildiği ve dosyanın incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ...ye yönelik olarak işçilik alacaklarından kaynaklı olarak alacak davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ... tarafından 15/09/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Davalı şirketin, toplam alacak kalemlerinden dolayı sorumluluğu %29,33 olarak tespit edildiği, bu durumda davacı idarenin icra tehdidi altında ödemek durumunda kaldığı toplam alacağın %29,33’ünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, hizmet alım sözleşmeleri ve dayanak mevzuat hükümleri çerçevesinde davalının ihale kapsamında çalıştırdığı personellerin işçilik alacaklarından sorumluluğunun %100 olduğunun kabulü halinde, sorumlu olduğu kurum zararının / rücu edilebilir tutarın 51.594,57 TL (talep 29.379,90.TL) olduğuna, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen tutarın tamamının ödendiğine ilişkin belgelerin sunulması halinde bu kez davalının sorumlu olduğu kurum zararının / rücu edilebilir tutarın 52.165,53 TL (talep 29.379,90.TL) olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler. Borçlar Kanunu 167. maddesinde düzenlenen “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifa da bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin incelemesinde işçi alacaklarından kaynaklı hukuki sorumluluğun davalıya ait olduğunun belirtildiği, bu nedenle davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarından davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut dava incelendiğinde; davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkin iş bu davada, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacaklarından davalı alt işveren sorumlu olacağı, somut davada, davacı ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, hizmet alım sözleşmesi kapsamında işçilik alacakları bakımından davalının sorumluluğunun bulunduğunun kararlaştırıldığı, bilirkişi raporunda davalının sorumlu oldukları tarih aralıkları ve işçinin bu süreçteki çalışma tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı ve hesaplanan miktarların denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmış olmakla, bilirkişi raporunda davalının sorumlu olduğu tutarın 51.594,57 TL olduğu tespit edilmiş olmakla taleple bağlı kalınarak davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacının 29.379,90-TL rücuen tazminatının 27/05/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacının 29.379,90-TL rücuen tazminatının 27/05/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.006,94-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.391,54-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 29.379,90-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 497,50-TL posta giderinden ibaret toplam 6.497,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra davacıya re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025

Katip ... e-imzalı*

Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/232, K. 2025/761, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-232-e-2025-761-k-7561909ec2d4