İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/177 E. 2026/701 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/177
- Karar No
- 2026/701
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/177 Esas KARAR NO : 2026/701
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ...A.Ş. arasında 09.01.2023 tarihli Tedarik ve Muhafaza Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davacı tarafından satın alınan ancak belirlenen süre içinde satılamayan ürünlerin davalı tedarikçiye iade edilebileceğini ve davalının bu ürünlere ilişkin iade faturalarını ödemekle yükümlü olduğunu, davacı taraf, davalıya iade edilen ürünler nedeniyle 27.12.2024, 15.01.2025 ve 28.01.2025 tarihli faturaların düzenlendiğini, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, ihtarnameye ve arabuluculuk sürecine rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı, icra takibinde yer alan 17.02.2025 tarihli 927.665,80 TL tutarlı fatura yönünden bu davada talepte bulunmadığını, bu tutarın düşülmesiyle dava değerinin 2.678.863,34 TL olarak belirlendiğini, sonuç olarak davacı; davalının itirazının 2.678.863,34 TL yönünden iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup; 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 3.606.529,14 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmış olup; ilgili takip dosyasının bir sureti dosyamız içerisine alınmıştır. Davacı tarafından düzenlenen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının alacaklı görünüp görünmediği, varsa mutabakatsızlık sebepleri, ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği konusunda rapor düzenlenmesi için dosya HMK md. 266 kapsamında mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, Bilirkişi ...tarafından hazırlanan 12/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, sunulu e Faturalar, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ve dosya münderecatı üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 1. Davacı ... Bilişim Hizmetleri A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında, 09.01.2023 tarihli Tedarik ve Muhafaza Sözleşmesi'ne dayalı ticari ilişki bulunduğu, 2. Davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin e-Defter kapsamında tutulduğu, e-Defter beratlarının yasal süreleri içerisinde oluşturulup onaylandığı, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı ve davacıya ait ticari defterlerin şekli yönden usulüne uygun olduğu; ibraz edilen ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan 3.050.670,54 TL alacaklı bulunduğu, 3. Davalı ...A.Ş. tarafından yalnızca 2025 yılına ait ticari defter ve kayıtların ibraz edildiği, davalının 2025 yılı e-Defter beratlarının yasal süreleri içerisinde oluşturulup onaylandığı; ancak 2024 yılına ait ticari defterler, muavin hesap kayıtları ve açılış bakiyesine dayanak teşkil eden belgeler ibraz edilmediğinden, davalı kayıtlarında görülen bakiyenin önceki yıldan devreden açılış bakiyesiyle bağlantısının mevcut dosya kapsamı itibarıyla tam olarak denetlenemediği; ibraz edilen ticari defter ve kayıtlara göre davalının davacıya 1.618.514,08 TL borçlu bulunduğu, Takip dayanağı faturaların davacı tarafından davalı adına e-Fatura sistemi üzerinden “Temel Fatura” senaryosunda ve “İade” fatura tipiyle düzenlendiği; faturalarda tarafların unvanları, vergi kimlik numaraları, fatura tarih ve numarası, ..., mal veya hizmetin cinsi, miktarı, birim fiyatı, KDV oranı ve tutarı ile toplam tutar bilgilerinin yer aldığı, dolayısıyla faturaların şekli unsurlar bakımından e-Fatura düzenine uygun olduğu, Takip dayanağı faturaların; -27.12.2024 tarihli, ...numaralı ve 1.060.937,40 TL tutarlı, - 15.01.2025 tarihli, ... numaralı ve 690.260,14 TL tutarlı, - 28.01.2025 tarihli, ... numaralı ve 927.665,80 TL tutarlı, - 17.02.2025 tarihli, DPE2025000032585 numaralı ve 927.665,80 TL tutarlı dört adet iade faturasından oluştuğu ve bu faturaların toplam tutarının 3.606.529,14 TL olduğu, davacı tarafından iade faturalara konu edilen ürünlerin teslimine ilişkin olarak sevkiyat listelerinin sunulmuş olduğu, her ne kadar faturaların düzenlenme tarihleri ile sunulan listelerinin tarihleri yakın ise de iade faturalara konu edilen ürünlerin bulunup bulunmadığı hususunu tespit etmenin mümkün olmadığından, bu hususa ilişkin hukuki değerlendirme ve nihai takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, Davacı tarafından icra takibinde 3.606.529,14 TL asıl alacak talep edilmiş olmakla birlikte, dava dilekçesinde 17.02.2025 tarihli, ... numaralı ve 927.665,80 TL tutarlı fatura yönünden işbu davada talepte bulunulmadığının beyan edildiği; bu nedenle dava konusu edilen asıl alacak tutarının 2.678.863,34 TL olduğu, Davacı kayıtlarında takip tarihi itibarıyla davalıdan 3.050.670,54 TL alacak bakiyesi bulunduğu; dava dışında bırakılan 17.02.2025 tarihli ve 927.665,80 TL tutarlı fatura düşüldüğünde, işbu dava kapsamına giren cari hesap bakiyesinin 2.123.004,74 TL olduğu, Davacı kayıtlarında dava kapsamına giren cari hesap bakiyesinin 2.123.004,74 TL, davalı kayıtlarında ise davacıya olan borç bakiyesinin 1.618.514,08 TL olduğu; buna göre tarafların kayıtları arasında 504.490,66 TL fark bulunduğu, söz konusu farkın 2024 yılı kapanış bakiyesinden kaynaklandığı, davalı tarafından 2024 yılı ve öncesine ait ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden farkın kaynağı ve içeriğinin mevcut dosya kapsamında ayrıntılı olarak tespit edilemedi; Davalı tarafından dava konusu faturaların ödendiğini gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, mevcut dosya kapsamı itibarıyla davacının talebinin 2.123.004,74 TL yönünden kabulünün mümkün olduğu ve davacının takip tarihi itibarıyla talep edebileceği asıl alacak tutarının 2.123.004,74 TL olduğu" belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Tarafın belgeyi ibraz etmemesi” başlıklı 220. Maddesi; (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” hükmünü içermektedir. “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ise; “ (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir. 7251 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/1. maddesinde, her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun’un 64/3. maddesinde de, tacirlerin tuttuğu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onaylarının, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce yapılacağı, yevmiye defterinin kapanış onayının ise, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerektiği belirtilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller,alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında, 09.01.2023 tarihli Tedarik ve Muhafaza Sözleşmesi’ne dayalı ticari ilişki bulunduğu, işbu sözleşme kapsamında davacı tarafından satın alınan ancak belirlenen süre içinde satılamayan ürünlerin davalı tedarikçiye iade edilebileceğini ve davalının bu ürünlere ilişkin iade faturalarını ödemekle yükümlü olduğunu, davacı tarafından, davalıya iade edilen ürünler nedeniyle 27.12.2024, 15.01.2025 ve 28.01.2025 tarihli faturaların düzenlediği, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığı, bu nedenle İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının takibe yaptığı itiraz sonucu sonucu işbu davanın açıldığı, davacı tarafından, dava dilekçesinde icra takibinde yer alan 17.02.2025 tarihli 927.665,80 TL tutarlı fatura yönünden bu davada talepte bulunulmadığ, bu tutarın düşülmesiyle dava değerinin 2.678.863,34 TL olarak belirlendiği, sonuç olarak davacı; davalının itirazının 2.678.863,34 TL yönünden iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin e-Defter kapsamında tutulduğu, e-Defter beratlarının yasal süreleri içerisinde oluşturulup onaylandığı, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı ve davacıya ait ticari defterlerin şekli yönden usulüne uygun olduğu; ibraz edilen ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan 3.050.670,54 TL alacaklı bulunduğu, davalı şirket tarafından yalnızca 2025 yılına ait ticari defter ve kayıtların ibraz edildiği, davalının 2025 yılı e-Defter beratlarının yasal süreleri içerisinde oluşturulup onayladığı; ancak 2024 yılına ait ticari defterler, muavin hesap kayıtları ve açılış bakiyesine dayanak teşkil eden belgeler ibraz edilmediğinden, davalı kayıtlarında görülen bakiyenin önceki yıldan devreden açılış bakiyesiyle bağlantısının mevcut dosya kapsamlı itibarıyla tam olarak denetlenemediği; ibraz edilen ticari defter ve kayıtlara göre davalının davacıya 1.618.514,08 TL borçlu bulunduğu, taraflara ait defter kayıtlar arasındaki mutabakatsızlık nedeninin 2024 yılı kapanış bakiyesinden kaynaklandığı, davalı tarafından 2024 yılı ve öncesine ait ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden davacıya ait defter ve kayıtlara itibar edildiği, davacı tarafından icra takibinde 3.606.529,14 TL asıl alacak talep edilmiş olmakla birlikte, dava dilekçesinde 17.02.2025 tarihli,... numaralı ve 927.665,80 TL tutarlı fatura yönünden işbu davada talepte bulunulmadığının beyan edildiği; bu nedenle dava konusu edilen asıl alacak tutarının 2.678.863,34 TL olduğu, davacı defter ve kayıtlarında takip tarihi itibarıyla davalıdan 3.050.670,54 TL alacak bakiyesi bulunduğu; dava dışında bırakılan 17.02.2025 tarihli ve 927.665,80 TL tutarlı fatura düşüldüğünde, işbu davaya konu cari hesap bakiyesinin 2.123.004,74 TL olduğu, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlemiş olduğu faturaya 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun m.21/2 uyarınca tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz edilmediği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, davacı tarafından iade faturalara konu edilen ürünlerin teslimine ilişkin olarak sevkiyat listelerinin sunulmuş olduğu, her ne kadar davalı tarafından 2024 yılı ve öncesine ait ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiş ise de, 2025 yılına ait kayıtların incelenmesinde de davalının davacıya kendi defter kayıtlarına göre kısmi borçlu olduğunun görüldüğü, iade faturalara istinaden davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu, davalının davacıya herhangi bir iade faturası kesmediği, ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı edilebileceği, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında vaki itirazının 2.123.004,74 TL yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 424.600,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında vaki itirazının 2.123.004,74 TL yönünden iptaline, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 424.600,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken karar ve ilam harcı 145.022,45-TL olup, peşin alınan 27.715,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 117.306,81-TL karar ve ilâm harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 12.230,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 9.692,27-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 28.331,04-TL'nin toplamı 38.023,31-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 315.220,66 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 88.937,38 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya resen iadesine, 9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 3.645,50-TL'sinin davalıdan, 954,50-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/10/2026
Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır