İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1499 E. 2026/447 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1499
- Karar No
- 2026/447
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1499 Esas - 2026/447 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1499 KARAR NO: 2026/447
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 K.YAZIM TARİHİ : 17/07/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 2025 Mayıs ayı içerisinde iki adet beton kesim işleri kapsamında hizmet verdiğini, 14.05.2025 ve 23.05.2025 tarihli iki adet faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini ve davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafından 14.05.2025 tarihli fatura bedelinin ödendiğini, ancak 23.05.2025 tarihli fatura hedelinin ödenmediğini, davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, haklı ve yerinde davanın kabulüne, davalı tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... E. sayıl icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle 2004 sayılı İİK m.67 gereğince asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar, tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline verilen hizmet sonucunda ayıpların ortaya çıktığını, beton kesme işi sonucunda kesimi yapılan betonların ölçüsünün davacı tarafından yanlış hesaplandığını, istenilen boyutlarda kesimin yapılmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, davacı tarafından şifahen düzeltileceği belirtilmesine rağmen düzeltilmediğini, bahsi geçen beton kesine işinin müvekkili tarafından tamamlandığını, müvekkilinin ayıplı ifa nedeniyle seçimlik haklarının mevut olduğunu, müvekkili aleyhine bir bedel hesaplanması halinde bu bedelden indirim yapılması gerektiğini, beton kesme işine ilişkin ayıp, kusur ve ifa uygunluğunun belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, icra inkar tazminatı şartlarının somut olayda oluşmadığını beyan ederek, davanın reddine, davacının haksız icra takibi dolayısıyla alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatma hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası, davalı şirketin ticaret sicil kaydı, tarafların 2025 yılına ait BA BS formları, davacı yanın ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 15/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin ..... E, sayılı dosyası ile davalıdan 20.08.2025 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan 18.000,00TL asıl alacak ile 2.016,49TL işlemiş faiz toplamından oluşan 20.016,49TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında davacının davalıyı temerrüde düşürücü bir belgesinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki taraflara ait 2025 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış analizi formlarının birbiri ile uyumlu olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı faturalın karşılıklı alış ve satış olarak formlarda yer aldığı, davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 18.000,00TL alacaklı olduğu, davacının kayıtlarına göre, dava konusu alacağın dayanağı faturaların kayıtlarda yer aldığı, ilgili tutarın Mehmet Acer hesabına virman kapatıldığı, davacının şahıs firması olması nedeniyle bu işlemin yapıldığı, davalı kayıtları ile de sabit olduğu üzere davacının icra takip tarihi itibariyle talebi olan 18.000,00TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre dava konusu alacağın dayanağı faturaların kayıtlarda yer aldığı, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 18.000,00TL borçlu olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 25.08.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 27.08.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan taraflar arasında beton kesim işinden kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana iki adet fatura tanzim edildiğini, faturalardan 14/05/2025 tarihli faturanın ödendiği, 23/05/2025 tarihli faturanın ödenmediğini, ödenmeyen fatura alacağı için takip başlatıldığını iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, ayıp savunmasında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Takibe konu alacağın dayanağının 23/05/2025 tarihli 18.000,00TL bedelli fatura olduğu, takip talebinde fatura bedeli ile 2.016,49TL işlemiş faizinin talep edildiği anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 55.000,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına 2 adet belge karşılığında KDV hariç 55.000,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Tarafların defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundan, uyuşmazlık konusu faturanın taraf defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, taraf defterlerine göre davacının davalıdan 18.000,00TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle itirazlar yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. TBK'nun 474. maddesinde "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." şeklinde, 477. Maddesinde "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır" şeklinde ayıba ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı anlaşılmaktadır. TTK m. 18/III uyarınca "Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile" yapılır. Tüm açıklamalar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında beton kesim işine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının beton kesim işini ifa ederek davalıya uyuşmazlık konusu faturayı tanzim ettiği, bu faturayı vergi dairesine BS formuyla bildirdiği, davalının da işi kabul ederek teslim aldığı, davacının düzenlediği faturanın taraflarca ticari defter ve kayıtlara işlendiği, davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve hizmetin ifası yönündeki iddiasını ispatladığı, nitekim davalının da işin teslim edilmediğine yönelik bir savunmasının bulunmadığı, davalı yanın savunmasının ayıplı ifaya yönelik olduğu, ayıplı ifaya yönelik karşı dava/birleşen davasının bulunmadığı, davacı yana süresinde gönderilmiş bir ihtarname, ayıp ihbarının da bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalının teslim aldığı işi yasada açıklanan sürede incelettirmediği ve davacıya süresi içerisinde ihbar etmediği gibi faturayı defterlerine işlediği, vergi dairesine bildirdiği, bu sebeple davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 18.000,00TL kadar alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu sonuç ve kanaatiyle asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir. Takipten önce davalının temerrüte düşürüldüğü sabit olmadığından davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kabul edilerek reddine karar verilmiştir. Bu nedenle davacının davasının kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 18.000,00TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 18.000,00TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 3.600,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 18.000,00TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin 18.000,00TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 3.600,00TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.229,58TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 614,18TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 3.447,15TL'sinin davalıdan, 386,18TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,40TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 108,50TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.608,50TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 6.842,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 18.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 2.016,49TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 23/06/2026
Katip ...... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı