İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/149 E. 2025/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/149
- Karar No
- 2025/687
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/149 KARAR NO : 2025/687
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili büyükbaş hayvan besiciliği yaptığını, davalı ile davalının akrabası olan dava dışı ... isimli kişinin hayvan yemi tedariki hususunda müvekkili bularak, ikna etmesi sonucu tanıştığını, sonrasında taraflar yem tedariki konusunda anlaşarak 2024 yılı temmuz ayında, müvekkiline ait ...Bankası kredi kartı hesabından 10.7.2024 tarihinde iki kısımda toplam 1.370.000TL davalıya ödemekle, ( her biri 50 kg 'lık ve çuvalı 473 TL den ) 2.896 çuval "Yemlice" marka yemin tedarik ve müvekkilin yukarıda belirtilen adresteki çiftliğine teslimi konusunda anlaştığını, davalı taraf edimine karşılık 20.07.2024 tarihinde 371 çuval, 14.10.2024 tarihinde 390 çuval yem tedarik ederek müvekkiline teslim ettiğini, fakat ödenen 1.370.000TL karşılığı kalan 2.135 çuval büyükbaş hayvan yemi sürekli bahaneler ileri sürülerek halen müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenlerle fazlaya dair her türlü talep ve hakları saklı kalmak üzere, müvekkillinin davalıdan olan 2.135 çuval Yemlice marka 50 kg lık yemin "güncel fiyatının hesabı" ile şimdilik 50.000-TL sinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tanınan ve dürüst ticareti ile bilinen bir esnaf olduğunu, 2022 yılında davalı ... ile ticari ilişkisi başlayan müvekkilinin 2022 yılından itibaren davacı ...'a mal satmış ve teslim ettiğini, uyuşmazlığa konu kısım ise 2024 yılı olduğunu, taraflar arasında bakiye hesap usulü bir ticari faaliyet sürmüş olup tamamen güven ilişkisine dayalı bir ticaret gerçekleştirildiğini, bu süreçte kimi zaman davacı ... fazla ödeme yapıp alacaklı konuma geçmiş ve daha sonra mal teslimi yapılmış kimi zaman ise müvekkilinin sipariş üzerine fazla mal göndermiş ve alacaklı konuma geçtiğini, ancak gelinen noktada davacınn 38 çuval yem alacağı olduğunu, bununda teslimine çalışıldığını ancak davacının talep etmediğini, davacı ... haksız kazanç elde etmek gayesiyle hareket etmiş ve işbu davayı ikame ettiğini, bu nedenlerle hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: -05/02/2025 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Sincan Noterliğinin 15/01/2025 tarih ve 727 yevmiye numaralı ihtarnamesi,
-.... .... ... dairelerine yazılan müzekkere cevapları -...Bankasına yazılan müzekkere cevapları, -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar faturalar, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davalı alıcı, davacı satıcıdır. Davacı bedelini ödediği (...Yemi ) malların bir kısmının (2135 çuval "yemlice marka" 50.KG) kendisinde teslim edilmediğini, 2135 çuval yem bedelinin güncel değerinin hesaplanarak bedelinin kendisine iadesini talep ederken, davalı, davacıya keşide edilen ihtarnamede de belirtildiği üzere 38 Çuval teslim edilmeyen mal olduğunu, davacının talebi halinde gönderileceğinin defaatle belirtildiğini, davacının talebi olmadığı için malın gönderilmediğini, bunun dışında bedeli alınmış tüm malların davacıya teslim edildiğini savunmaktadır. TTK.'nın 4.maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK.'nın ve diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. TTK.19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmez. Çünkü TTK.'na göre ticari dava ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlenmiş olup işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK.'nın 5.maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemesince görülerek karara bağlanır. Bu düzenleme gereğince asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki eski TTK'daki düzenlemeden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK.nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup, buna göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için; Kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi, veya TTK 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK.nun 4/1 b,c,d,e,f fıkralarındaki davalardan olması), yada her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir. TTK.nun 5.maddesinde, ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler ve Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; dosyaya kazandırılan vergi dairesi kayıtlarına göre davalı tacir ise de, davacı " ..." tacir değildir. Davacı tacir olmadığı ve uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığından eldeki dava Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesinde düzenlenen nisbi ticari davalardan olmadığı gibi, mutlak ticari davalardan da değildir. Hal böyle olunca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle davanın HMK 114/1-c, 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan görev nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1- HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı. 13.10.2025
Katip ... ¸[e-imzalıdır]
Hakim ... ¸[e-imzalıdır]