İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/369 E. 2025/654 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/369
Karar No
2025/654
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/369 KARAR NO : 2025/654

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - (T.C. No: ...) 2- ... - (T.C. No: ...) 3- ... - (T.C. No: ...) 4- ... - (T.C. No: ...) 5- ... - (T.C. No: ...) 6- ... - ...)

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2023 KARAR TARİHİ : 06/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/208 Esas sayılı dosyasında görülmekte iken 13.11.2023 Tarih 2023/208 Esas - 2023/297 sayılı gerekçeli kararı ile öncelikle dosyanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği akabinde 25.12.2023 tarih 2023/261 Esas - 2023/367 sayılı gerekçeli kararı ile uyuşmazlığı nedeniyle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderildiği, Erzurum 1. Hukuk Dairesinin 02.07.2024 Tarih 2024/681 Esas - 2024/1235 sayılı kararı gereğince Geri Çevrime kararı verildiği, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.2025 Tarih 2024/146 Esas - 2025/46 sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin Yetkisizlik kararı verilmesi üzerine ... Tevzi Müdürlüğü'nce mahkememize gönderildiği ve 2025/369 Esasına kaydedildiği anlaşılmakla; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasçılık belgesinden de görüleceği üzere Şirin Sadak ve Rıza Sadak'ın mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanına ait taşınmazların 1983 tarih ve 1983/42 sayılı kamu yararına istinaden yol, inşaat ve emniyet sahası olarak kamulaştırıldığını, bu kamulaştırma bedelinin 18.11.1991 tarihinde ... Erzurum Şubesine malikler adına yatırıldığını, ancak bu yatırılan bedelin müvekkillerine usulüne uygun tebligat yapılmaması ve usulünce herhangi bir bildirim yapılmadığı için haberdar olmaları nedeniyle 10 yıl süre ile bankada muhafaza edilerek bekletildiğini, daha sonra hesabın işlemsiz bırakıldığından bahisle 10 yıllık zamanaşımı sonrası 44.165,00 TL'lik kamulaştırma bedelinin 07/03/1984 tarihinde davalıya yatırılan bu miktarın 8.100,00 TL'si mirasçılardan ...'a 22/11/1991 tarihinde ödeme yapıldığını, diğer mirasçı müvekkillerine ait hisseleri olan 36.000,00 TL'nin ise davalı tarafça 05/01/1995 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ... nezdindeki şubesinin hesabına aktarıldığını, oysa ki kamulaştırma bedellerinin ...'ye aktarılamayacağını, davalı bankaya 18/07/2022 tarihinde müvekkillerinin yapmış olduğu başvuru neticesinde davalı bankanın söz konusu parsellere ait kamulaştırma bedellerinin 05/01/1995 tarihinde müvekkillerine ait 36.000,00 TL tutarı ...'ye aktarıldığını beyan ettiğini, davalı bankanın söz konusu bedelin zamanaşımına uğradığı bu nedenle hesapların ...'ye devredildiğinden söz ettiğini ve müvekkillerinin talebi reddedilmiş ise de; müvekkillerinin bu konuda bilgilendirilmediğini, usulüne uygun bir tebligat da yapılmadığını ve söz konusu miktarı haksız ve hukuka aykırı olarak ...'ye devretmiş olup hukuken sorumluluğu bulunduğunun ortada olduğunu, bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılacak emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatın yapılması koşuluna bağlı olduğunu beyanla; müvekkillerinin miras bırakanı adına olan mevduat hesabındaki 36.000,00 TL'nin ...'ye devir tarihi olan 05/01/1995 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;"Dolayısıyla dava dilekçesindeki iddianın aksine müvekkil Banka nezdinde davacılara veya murisleri adına açılmış herhangi bir mevduat hesabı bulunmadığından, davacılar ile müvekkil Banka arasında bir tüketici ilişkisinin varlığından söz etmeye hukuken olanak olmadığını, davacıların murisleri ile müvekkili banka arasında bir hesap ilişkisi ve murisler ile mirasçıları adına açılmış bir hesap mevcut olmadığını, Hak sahipleri on yıl boyunca kamulaştırma bedellerinin kendilerine düşen kısmını almak için herhangi bir başvuruda bulunmadıkları takdirde ise bu tutarlar zamanaşımı nedeniyle ...’ye devredileceğinden, öncelikle bu durumda olan kişiler bir liste ile kamulaştırma yapan kuruma bildirilmekte ve devir yapılmasının uygun olup olmadığı sorulduğunu, Karayolları Genel Müdürlüğünün 18 Kasım 1991 tarihli bu yazısına istinaden, 22 Kasım 1991 tarihinde ...’ın hissesine düşen 22.200,00 TL, “Çeşitli İstimlak Bedelleri” hesabından İstanbul Şubesine aktarılmıştır.Aynı şekilde, davacı tarafın, murisler adına açıldığı iddia edilen hesaptaki tutarın ...'ye devrinden önce ilgili mevzuata aykırı olarak hesap sahibine bildirim yapılması yükümlülüğünün yerine getirilmediği yönündeki ikinci iddiası da temelsiz ve hukuki dayanaktan yoksundur. "şeklinde beyanla davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Taraflarca sunulan dilekçeler ile dosyaya celp edilen tüm bilgi ve belgeler incelenmiştir.

Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; … e) ...’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, … asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre, yukarıda belirtilen HSK 1. Dairesinin söz konusu kararının 3 nolu bendi “19/10/2005 tarihli ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda (142.maddesinde düzenlenenler hariç)”, ile düzenlendiği üzere, eldeki davanın finans mahkemesi olarak belirlenen ... 6,7,8 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiği, bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içinde talep halinde, dosyanın görevli ... 6, 7 ve 8. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nden birine tevzi edilmek üzere ... Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,

Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.10.2025

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/369, K. 2025/654, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-369-e-2025-654-k-3fcfca1a2224