İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/103 E. 2025/173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/103
Karar No
2025/173
Karar Tarihi

T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/103 KARAR NO : 2025/173

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/03/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025

TALEP: Davacı vekili harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin 1196/... numaralı "..." markasının tescilli olduğunu ve başkaca tescilli markalar da bulunduğunu, davalı şirket tarafından "..." ibaresinin izinsiz kullanıldığını, halk tarafından davalı kullanımlarının müvekkili tescilli markası ile ilişkilendirildiğini, davalı şirketin söz konusu kullanımlarının müvekkili markasına tecavüz ettiğini, vekil eden adına tescilli markaları üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı şekilde üzerinde barındıran marka kullanımının 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini oluşturduğunu ileri sürerek, tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi, tecavüz fillerinin durdurulması ve maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı şahıs cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Dava konusu kullanım hakkına 30/12/2024 tarihinde "... .... .... Sözleşmesi ile sahip olduğunu, davaya konu işyerinde davacı adına ... sayı ile tescilli "Şekil+"..." ibareli marka aynen kullanılmadığını, marka hakkı tecavüzüne ilişkin bir kullanımları olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE Mahkememiz 21/05/2025 tarihli ara kararla davacı vekilince sulh olarak belirtilen sözleşmeye ilişkin tarafların mahkeme dışında sulh oldukları anlaşıldığından, Mahkememizce HMK 313/1 madde fıkrası gereği sulh beyanını mahkeme huzurunda yapmaları için duruşma günü tayin edilmiş ve taraf vekilleri belirlenen gün ve saatte, duruşmada hazır olmuşlardır. Davacı vekili 12/06/2025 tarihli celsede; "Karşı tarafça sunulan 15/05/2025 tarihli ve ıslak imzalı olan sulh sözleşmesinin geçerli sayılarak buna göre karar verilsin, UYAP üzerinden yüklenen sözleşme başka bir meslektaş tarafnıdan sehven yüklenmiştir. UYAP'taki sözleşmenin dikkate alınmamasını ve belirttiğimiz 15/05/2025 tarihli ve ıslak imzalı sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep ediyoruz. Vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz yoktur. Ayrıca teminatın iadesini talep ederiz dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı asil 12/06/2025 tarihli celsede; "Tarafımca 16/05/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan 15/05/2025 tarihli ve ıslak imzalı sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep ederim. Belirtilen sözleşme içeriğini kabul ediyorum. Sözleşmedeki imza tarafıma aittir dedi. Ayrıca karşı tarafa yatırdığı teminatın iadesine muvafakatimiz bulunmaktadır dedi. Vekalet ücreti ve yargılama gideri talebim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Sulh" başlıklı 313. maddesi şu şekildedir: MADDE 313- (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Sulhun Etkisi" başlıklı 315. maddesi şu şekildedir: (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.

Tarafların sulh olduklarını bildirir dilekçe sundukları ve Mahkememiz huzurunda beyanlarını tekrarladıkları, vekaletnamelerinde sulh yetkilerinin olduğu görülmüş, davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlığa ilişkin olduğu anlaşılmış, tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmamakla; HMK 315. maddesi ile tarafların talebi doğrultusunda sulh sözleşmesine göre aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Taraflar arasındaki 15/05/2025 tarihli ve ıslak imzalı sulh sözleşmesi uyarınca belirtilen sözleşmenin işbu kararın eki sayılmasına, 2-İnfaz aşamasında 15/05/2025 tarihli ve ıslak imzalı sulh sözleşmesinin dikkate alınmasına, 3-Davacı tarafça yatırılan teminatın iadesine, 4-Davacı vekilinin taraflar arasında düzenlenen 15/05/2025 tarihli sulh sözleşmesinde ve sözlü beyanında vekalet ücretinden talebi bulunmadığından, vekalet ücretine yer olmadığına, 5- Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hasaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/103, K. 2025/173, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-103-e-2025-173-k-9e82678c1294