İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/214 E. 2026/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/214
- Karar No
- 2026/97
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/214 Esas KARAR NO : 2026/97 DAVA : Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 10/07/2020 KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ile karşı tarafın, 08/06/2017 tarihinde , “---------” isminin iş yerinde kullanılmasına dair sözleşme imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile 08/06/2020 tarihine kadar ---------- isminin sadece “-------- Mah. --------- Bulvarı No:-------- --------” adresinde bulunan -------- --------- isimli mevcut iş yeri dâhilinde olmak kaydıyla kullanılması, ----------- isminin bu işyerinde sadece 2 adet tabelada kullanılması, kiralanan mecur haricinde ---------- isminin herhangi bir şekilde kullanılmamasının kararlaştırıldığı, karşı tarafın, müvekkilin tanınırlığından faydalanmak için, sözleşmeye aykırı olarak, davacının isim ve görsellerini , ---------- adlı sosyal medya adresinle ve davacı adına açılmış bulunan ----------- adlı sosyal medya hesaplarında davacının izni Müvekkilin ismi ve markasının, müvekkilin izni haricinde sosyal medya araçlarında kullanılması dolayısıyla, 08/06/2017 tanzim ve imza - tarihli “----------” isminin işyerinde kullanılmasına dair sözleşmenin kendileri tarafından haklı nedenlerle feshedildiği ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren “-----------” isminin kullanımının derhal durdurulmasının. ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamenin karşı tarafa tebliğ edilmesine rağmen karşı tarafın, “---------” ismini iş yerinde ve sosyal medya hesaplarında kullanmaya devam ettiği, fotoğraflardan görüldüğü üzere, karşı tarafın, davacının ismini, tabela, tabak, şekerlik, masa gibi restoran araçlarında kullandığı ve aynı zamanda iş yerinin çeşitli yerlerinde davacı fotoğraflarının teşhir edildiği, karşı taraf için bu eylemleri, gerek taraflar arasındaki sözleşmeye gerekse kanunlarımıza aykırı olduğu, bu nedenle davacının isminin ve markasının korunması ve mevcut delilerin tespit edilmesi amacıyla işbu başvuruyu yapma zorunluluğunun hâsıl olduğunu beyan ettiği, --------- Noterliğinden keşide edilen ---------- yevmiye nolu ve 09.07.2019 tarihli ihtarnamemizin semeresiz kaldığının ve davalı yanca "--------" markasının usulsüz olarak kullanımına devam edildiğinin öğrenilmesi üzerine;----------D.İŞ sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğu, ----------D.İŞ sayılı dosyası ile yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda;"Karşı tarafa ait iş yerinde ---------- hesabında "----------" markasının, sözleşmede yer alan koşullardan farklı olacak şekilde menü, masa örtüsü, peçete, ıslak mendil, tente, şeker ambalajı, menü, mangal üzerinde ve duvarlarda kullanıldığı" tespit edildiğini, Davalının, davacının şahsına ait " ---------- " isimli markasını 08.06.2017 tarihli sözleşme ile belirlenmiş alanlar dışında ve sosyal medyada haksız menfaat gayesi ile iyiniyetle bağdaşmayacak şekilde kullanması ve bu sözleşmeye aykırılığın sona erdirilmesi yönündeki taleplerine rağmen bu eylemlere devam etmesi nedeniyle müvekkilin maddi ve manevi yönden zor durumda kalmasını sonladırmak amacıyla 08.06.2017 tarihli sözleşmeyi, sözleşmenin 1, 2 ve 3. Maddeleri uyarınca haklı nedenle feshettiğimizi bildirmelerine rağmen , haksız kullanımına devam ettiği, taraflar arasındaki protokol kapsamında “---------” isminin belirlenen şekilde kullanılması kaydıyla yeni işletmeci ----------, 08.06.2020 tarihinden itibaren 2 yıl boyunca işletmenin aylık brüt cirosu üzerinden ( %2,5 net - yüzde iki buçuk - net) oranında --------’a ödenmesi koşuluyla ismin kullanılmasına devam edilmesi maddesine aykırı hareket ettiğini, bu nedenle ----------- Noterliğinden keşide edilen 29.05.2020 tarihli ---------- yevmiye no.lu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği bir kez daha bildirilmiş ve; işbu ihtarname ile de davalının iyiniyetle bağdaşmayan eylemleri nedeniyle 08.06.2020 tarihinden itibaren davacıya ait "--------- markasının ve isminin" kullanılmasına kesinlikle muvafakat edilmediğini ve bu nedenle işbu ihtarın tarafınıza tebliğinden itibaren tüm mecralardaki, sosyal platformlardaki "----------" isim ve görsellerinin kullanımına derhal son verilmesi ihtaren bildirilmiş ise de, işbu ihtarname de maalesef semeresiz kaldığını, davalı ---------- Şti.'nin " ----------" ismini sözleşmeye aykırı olarak kullanması nedeni ile sözleşmenin feshedildiği bildirilmesine rağmen kullanmaya devam etmesi açık olarak davacıya ait markaya tecavüz oluşturduğunu, davalı tarafından davacıya ait tescilli "---------" markasının haksız kullanımının durdurulması ve davacıya ait markanın kullanıldığı ürün, reklam malzemelerinin toplatılması ve sosyal medya hesaplarının kapatılması ve bir daha kullanılmaması için yargılama sonucuna kadar geçerli olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafın davacıya ait "---------" markasına haksız tecavüzünün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılarak sona erdirilmesine, davalı taraf davacının tescilli markasını sözleşmeye aykırı olarak kullanmak suretiyle haksız kazanç elde etmiş olması ve davacının bu nedenle uğradığı maddi zarara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi ile yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000(Yirmibeşbin)TL maddi tazminatın davalıya gönderilen ihtarnamedeki sürenin bitim tarihi olan 15.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı taraf davacının tescilli markasını sözleşmeye aykırı olarak gerek işyerinde gerek sosyal medya hesaplarında kullanmak suretiyle müvekkile ait "---------" adını, markasını uygun olmayan şekilde kullanarak itibarsızlaştırmış ve kamuoyunda davacı ile ortaklığı bulunduğu imajını vermiş olması nedeni ile markaya zarar verdiğini, bu nedenle şimdilik 200.000-(İkiyüzbin)TL manevi tazminatın da davalıya gönderilen ihtarnamedeki sürenin bitim tarihi olan 15.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı markanın kullanımını bir lisans sözleşmesi ile hali hazırda haksız olarak kullanılan çerçevede başka birine devretmiş olsaydı kazanacağı gelirden mahrum kalmış olması nedeni ile kazanç kaybına uğramıştır. Bu nedenle davacının yoksun kaldığı kazanç kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanması ile tespit edilecek bedel çerçevesinde artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000-(Yirmibeşbin)TL yoksun kalınan kazanç kaybının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında korunduğu belirtilen '---------' markasının üzerinde üstün hak sahibi olduğunu belirterek, taraflar arasında akdedilmiş 08.06.2017 tarihli sözleşmenin ihlali nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması ile maddi ve manevi tazminatın ve ayrıca yoksun kalınan kazanç kaybının tahsilini talep ve dava ettiği, davacı - tarafın davasını dayandırdığı. '----------' markası, Türk - Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre, 29.11.2018 tarihinde yapılan tescil başvurusu ile --------- başvuru numarasını almış, 13.11.2019 tarihinde ise marka siciline tescil edildiği, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca markanın bu kanun kapsamında korunması başvuru tarihinden itibaren başladığı, davacının dava dilekçesinde ihlal edildiğini bildirdiği hukuki sözleşme taraflar arasında imzalanmış ve 08.06.2017 tarihini taşımakta olduğunu, dolayısıyla açıkça görünmektedir ki taraflar arasında '-----------' isminin kullanılmasına dair akit, '---------'un marka başvurusunda bulunmasından öncedir ve bu itibarla bu sözleşmeye dayanarak ileri sürülen iddiaların Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında değil Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması gerektiğini, Sınai Mülkiyet Kanununun 156. maddesi ile kurulmuş bulunan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri, bu kanun kapsamında öngörülen davaları görmekle görevlendirildiklerini, basit bir inceleme ile görüleceği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık 08.06.2017 tarihli sözleşmenin ihlal edilip edilmediği noktasında toplandığını ve bu sözleşme tarihi itibariyle davacının sahibi olduğu herhangi bir marka hakkı olmadığını, dolayısıyla davacının sözleşme tarihi itibariyle '----------' ismi üzerinde hak sahibi olmadığı ileri sürülemeyecekse de davacının bu haklarının yasal dayanağı Sınai Mülkiyet Kanunu değil diğer genel kanunlar olacağını, mahkemeniz görevine giren bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından öncelikle görev yönünden davanın reddini, dosyanın görevli ve yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, ----------- Markasına sözleşmeye aykırı olarak tecavüz ve haksız rekabette bulunup bulunmadığı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin davadır.Mahkememizce aldırılan 06/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Değişik iş dosyası ile tespit edilmiş olan davalı markasal kullanımlarının davacı markasının koruma kapsamında kaldığı, bununla birlikte taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin davalı tarafça ihlal edilip edilmediği hususunda nihai takdiri Sayın Mahkemede olduğu, incelenmek üzere sunulan 2017-2020 yılları satış faturalarının üzerinde “----------, “-----------” isimlerinin yer aldığı tespit edildiği, 2017 ve 2020 yılları yasal defterleri incelenmek üzere ibraz edilmiş,ancak 2018 ve 2019 yılları yasal defterleri incelenmek üzere tarafına ibraz edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında "----------" isminin belirlenen şekilde kullanılması kaydıyla yeni işletmeci ------------, 08,06.2020 tarihinden itibaren 2 yıl boyunca işletmenin aylık brüt cirosu üzerinden (*42,5 net - yüzde iki buçuk net)oranında ---------- ödenmesi koşulu yer aldığını, isim hakkının kullanılmasından dolayı yapılan hesaplama da marka başvuru tarihi esas alınarak dava tarihine kadar yapılan hesaplama sözleşme de yer alan oran üzerinden 224.340,56 TL olarak yapıldığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkememizce aldırılan 23/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; "-----------" isminin belirlenen şekilde kullanılması kaydıyla yeni işletmeci ----------, 08,06.2020 tarihinden itibaren 2 yıl boyunca işletmenin aylık brüt cirosu üzerinden (962,5 net - yüzde iki buçuk net)oranında ------------ ödenmesi koşulu yer aldığını, mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında 08.06.2017 tarihinden dava tarihine kadar hesaplama yapılması talep edildiğini, isim hakkının kullanılmasından dolayı yapılan hesaplama 08.06.2017 tarihi esas alınarak dava tarihine kadar sözleşme de yer alan oran üzerinden 433.406,61 TL.olarak hesaplandığı, isim hakkı kullanım bedeli: Brüt satış hasılatının %2,5 şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Mahkememizden verilen 08/06/2023 tarih ve --------- Esas ---------- karar sayılı kararı ----------- sayılı ilamıyla kaldırıldığı görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Tüm dosya kapsamı ile; Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine, iş bu dava açılmış ise de, davacı vekilinin dilekçesi ile tarihli sulh sözleşmesi imzaladıkları, davalı vekilinin de dilekçesi ile sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından HMK 313. Maddesi kapsamında sulh oldukları anlaşıldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM: Dosyanın SULH NEDENİYLE ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 1-Alınması gereken 488,00 harçtan alınan 4.269,38 TL TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.781,38 TL harcın davacıya iadesine, 2-Vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/06/2026