İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1025 E. 2026/469 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1025
Karar No
2026/469
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/1025 KARAR NO: 2026/469

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/10/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Tarım ve Orman Bakanlığı’na kayıtlı ruhsatlı bir hayvancılık işletmesi sahibi olduğunu, müvekkilinin 11.02.2025 – 28.04.2025 tarihleri arasında davalıya ait işletmeye çok sayıda büyükbaş hayvan sevkiyatı gerçekleştirdiğini, bu sevkiyatların Tarım ve Orman Bakanlığı İlçe Müdürlüğü’nün kayıt sistemi üzerinden onaylanmış olup, her sevkiyatın karşı işletmenin üzerine kayıt edildiğini, müvekkili tarafından davalıya teslim edilen hayvanların tamamının, davalının işletmesine geçiş yaptığını, hayvan varlığına eklenmiş ve davalı tarafından fiilen teslim alındığını, ancak davalının, teslim edilen hayvanların bedeli olan 28.000.000,00TL tutarındaki borcunu ödemediğini, müvekkilinin bu alacağını tahsil edebilmek için Ankara Batı İcra Dairesi’nin .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve dayanaksız şekilde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığına, tarafların tacir olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; davacı ile davalı müvekkili arasında, dava dilekçesinde ileri sürüldüğü şekilde “çok sayıda” büyükbaş hayvanın 28.000.000 TL bedelle satımına ilişkin herhangi bir görüşme, anlaşma yahut sözleşme mevcut olmadığını, davacının iddia ettiği şekil ve sayıda, davacı tarafça davalı müvekkiline fiilen bir hayvan teslimi olmadığını, davacı tarafından hayvan teslimine ilişkin sevk irsaliyesi, teslim belgesi sunulmadığını, müvekkilinin ihtiyacı olan hayvanları piyasadan satın aldığını, ... aracılığıyla hayvanların bedelinin maliklere ödendiğini, 3. Kişilerden satın alınan hayvanların işletmeye kaydı için " bu işletmeye 100 dana at" talimatı doğrultusunda 19.02.2025 tarihinde 100, 11.04.2025 tarihinde 100, 28.04.2025 tarihinde 68 adet olmak üzere 268 adet hayvan kaydı yapıldığını, ancak bu hayvanların (davacı e-imza e-imza e-imza e-imza

dahil) farklı satıcılardan farklı tarihlerde evvelce bedeli ödenmiş hayvanlar olduğunu, yalnızca idari kayıt işlemi gerçekleştirildiğini, kayıtlardaki hayvanların tamamının davacıya ait olmadığını, davacının alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik Ankara Batı İcra Dairesi’nin .... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir. 30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre: a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar, b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi) c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer. TTK'nın 4. Maddesi gereğince “her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılmış”, 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi hükmünde yapılan düzenleme uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir, Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleri olup, bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Ticaret Mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemelerce resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda; tarafların tacir olup olmadığına ilişkin mahkememizce yapılan araştırmada, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından verilen cevapta tarafların tacir kaydına rastlanmadığı, Şereflikoçhisar Vergi Dairesine yazılan yazıya verilen cevapta ise davacının herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın tarafı olan davalı ve davacının tacir olmadığı gibi her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmaması, mutlak ticari davalardan olmaması, tarafların sıfatına göre davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar, kanuni düzenlemeler ve dosyaya kazandırılan bilgi belgeler ışığında; Yukarıda açıklanan gerekçelerle dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. e-imza e-imza e-imza e-imza

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-HMK 114/1-c maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, 2-Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 331/2 maddesi gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerinin gönderilen mahkemece dikkate ALINMASINA, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele ALINMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2026

Başkan ...e-imza Üye ... e-imza Üye ...e-imza Katip ...e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1025, K. 2026/469, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1025-e-2026-469-k-1429b9193ae4