İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/336 E. 2026/583 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/336
Karar No
2026/583
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/336 Esas KARAR NO : 2026/583

....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 03/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, .... görece az nüfuslu bir ilçe olan .... taşımacılık faaliyeti yürütmekte olan esnaf ölçeğinde bir işletme sahibi olduğunu, 2020 yılından beri davacı müvekkili ile dava dışı ....’nin bayisi konumunda olan davalı şirketten Taşıt Tanıma Sistemi’ne entegrasyon ve akaryakıt dolum sistemi hizmeti aldığını, bu kapsamda taraflar arasında en son 03.04.2025 yürürlük tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin yetkilisi ... tarafından mail hesabından 25.06.2025 tarihinde müvekkiline bir e-posta gönderilerek “…sözleşme şartlarına ve taahhütlerine aykırı davranmanız sebebiyle imzalanmış olan Taşıt Tanıma Sözleşmesi’ni fiilen ve haksız olarak feshetmiş bulunmaktasınız… Şirketimizce tarafınıza teslim edilen olan tüm cihazların işbu ihtarnamenin tarafınıza ulaşmasından itibaren 3 (üç) gün içerisinde iade edilmesi gerektiğini, aksi takdirde Sözleşme hükümleri gereğince tüm cihaz bedellerinin tahakkuk ettirilerek tarafınıza rücu edileceğini, ayrıca sözleşmeyi haksız şekilde feshetmeniz sebebiyle yine Sözleşme hükümleri gereğince tüm cezai şartlardan sorumlu olacağınızı ihtaren bildiririz.” şeklinde bir bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin 23.06.2025 tarihinde ağabeyinin vefatı sebebiyle işbu e-posta vasıtası ile yapılan bildirimden ancak 1 hafta sonra haberdar olabildiğini ve davalı şirket yetkililerini telefonla arayarak bilgi almak istediğini, davalı şirket yetkilileri tarafından ise yakıt alımı yapılmaması sebebiyle davacı müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğinin sayıldığı ve kendisinden cezai şart talep edilebileceğine dair ticari teamüllerden ve uzlaşmacı yaklaşımdan uzak bir tutumda, şifahi geri dönüş aldığını, davacı müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki sözleşme kapsamında taahhüt ettiği yükümlülüklerine hiçbir şekilde aykırı bir davranışı olmadığını, dava-dışı şirket ... taşıt tanıma sistemi entegrasyonu ve akaryakıt dolum hizmeti sunan bayilerin bu tarz uygulamalarının sıklıkla başvuru yapılmış olabileceğini, müvekkilinin başına gelen işbu benzer olayların yüksek mahkeme yargı kararlarına taşındığını belirterek davanın kabulüne, davalı şirketin .... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen 03.04.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" uyarınca ihtilaf halinde .... yetkili olduğu kararlaştırıldığını, işbu davanın ilgili sözleşmede belirtilen yetki maddesi itibariyle .... firması olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket, davacı şirketle 03.04.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" imzaladığını, işbu sözleşme kapsamında davacı şirkete belirli sayıda taşıt tanıma cihazı teslim edildiğini, iskonto oranları belirlendiğini ve faturalandırıldığını, müvekkil şirket tarafından cihazların aktif hale getirilmesiyle birlikte, davacı şirket adına .... açıldığını ve yakıt alımları bu sistem üzerinden yapıldığını, müvekkil ... karşı sorumlu olduğunu ve bu kapsamda iskonto oranları, tüketim hedefleri ve taahhütler dikkate alınarak Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi hükümleri belirlendiğini, dava konusu Taşıt Tanıma Sözleşmesinin süresi ve tüketim miktarı belli olduğunu, davacının en az 3 sene boyunca müvekkil şirketten yakıt alacağı öngörülerek sözleşme hükümleri belirlendiğini, tarafların tacir olduğunu, sözleşme kapsamında karşılıklı edim ve yükümlülüklerini kabul ederek imza altına aldıklarını belirterek yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesine, aksi takdirde, cevap dilekçesinin kabulü ile işbu davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında imzalanan Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi kapsamında haksız şekilde tahsil edildiği iddia edilen alacağa dayalı başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. ....Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 80.000,00 TL " Alacaklı ...'nın Türkiye İş Bankası Karamürsel Şubesinde yer alan DBS hesabından haksız şekilde tahsil edilen asıl alacağı" ve 678,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80678,90 TL'nin tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesinde; .... yetkisine, borca ve ferilerine itirazı üzerine, takibin durdurulduğu ve iş bu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. Davacının....Mahkemesinde açtığı davada... sayılı kararı ile verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

Takip dayanağı, taraflar arasında düzenlendiği konusunda ihtilaf bulunmayan "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" incelendiğinde; sözleşmenin 12.maddesinde; sözleşmenin uygulanmasında doğacak uyuşmazlıkların çözümünde .... dairelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, sözleşme tarihi 03/04/2025 olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 17. maddesinde tacirler arasındaki uyuşmazlıklar hakkında bir ya da birden fazla mahkemenin yetkili kılınabileceği, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılacağı, yine İİK 'nun 50. maddesinde, para veya teminat borcu için yapılan takiplerde HMK'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir. ... Sayılı içtihadında;".... 15. Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. 16. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır ....sayılı kararı)." denilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, icra takip dosyası, takip dayanağı alacağın kaynaklandığı sözleşmesi hükmü hep birlikte nazara alındığında; davacının sözleşme kapsamındaki bu alacağını tarafların sözleşme ile kararlaştırıldığı .... takibe konu etmesi gerektiği halde yetkisiz .... başlattığı, bu nedenle usulüne uygun olarak yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı tarafından açılan davanın, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunmaması nedeniyle HMK 115/2. maddesi gereğince; dava şartı yokluğundan usulden reddine, yasal şartları oluşmadığından ve davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunmaması nedeniyle HMK 115/2. maddesi gereğince; dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmadığından ve davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 974,41 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 242,41 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 4-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2. maddesi uyarınca hesaplanan 12.908,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/336, K. 2026/583, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-336-e-2026-583-k-ff0f18a8e819