İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1009 E. 2026/819 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1009
Karar No
2026/819
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1009 Esas - 2026/819 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/1009 Esas KARAR NO : 2026/819 HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/11/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Dava dışı işçinin özel güvenlik görevlisi olarak güvenlik işlerini yürüten çeşitli özel güvenlik şirketlerinde çalışmış ve işyerinin kapanması nedeniyle iş akdi feshedildiğini, 4857 sayılı İş Kanunun 112. Maddesi gereğince sorumlu olunan kıdem tazminatının ödendiğini, ayrıca dava dışı işçi tarafından ihbar tazminatı talebiyle arabuluculuğa başvurulmuş, anlaşmayla sonuçlanan arabuluculuk görüşmesi sonucunda ihbar tazminatı ve arabuluculuk ücreti ödendiğini, müvekkil kurum ile şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerine göre; (Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, İdari Şartname, Teknik Şartnameler hizmet alım sözleşmelerinin ekidir) müvekkili kurumun bina ve eklentilerinin güvenlik hizmetleri için çalıştırılacak personelin tüm sorumluluğu firmaya ait olacak ve sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından İş Kanunu ve mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten şirketler sorumlu olacağını, tüm işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olacağı hususu sözleşmenin eki sayılan teknik, idari ve genel şartnamelerde de belirtildiğini, ayrıca firmalara sözleşme gereğince ödenen, sözleşme bedeli içerisinde tüm işçilik alacaklarının da yer aldığı yine sözleşmelerde belirtildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından ödenen bedellerin müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuen tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Al Grup Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. ile Pars Ankara Özel Güvenlik Ve Koruma Hiz. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; dava dışı işçi, baştan beri davacı kurumun işçisi olup her ihale döneminde alt yüklenici değişse bile kurumun işçileri değişmediğini, güvenlik personeli olarak görev yapan işçilerin işe alınması, işten çıkarılması, değiştirilmesi, çalışma koşullarına dair karar verilmesi yetkileri idareye ait olduğunu, müvekkili şirketlerin işçiler üzerinde denetim aynı zamanda emir ve talimat verme yükümlülüğü bulunmadığını, bu sebeple işbu dava müvekkili şirketlere yöneltilmemesi gerektiğini, husumet itirazımız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı kurumun dava dilekçesinde, dava dışı işçiye ödendiği iddia edilen işçilik alacaklarının ve diğer alacak kalemlerinin ödeme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği yönündeki talebi hukuka aykırı olduğunu, zira ödeme tarihi ile alacak muaccel hale gelmeyeceğini, davacı kurum bir kamu kurumu olup müvekkili ile davacı taraf arasında bir alt işveren- üst işveren ilişkisi kurulduğunu, bu ilişki kapsamında çalıştırılan personeller kamu bünyesinde istihdam edildiğini, kamu kurum ve kuruluşlarının istihdam ettiği personellerin ihbar ve kıdem tazminatına ilişkin alacaklar ilgili kurumun genel bütçesinden ödeneceğini, Kanunda yapılan değişiklik ile kamu üst işverenlerinin iş yerlerinde çalışan alt işveren işçilerinin kıdem tazminatı ödemelerinden üst işveren sıfatını taşıyan kamu kurumu sorumlu tutulduğunu, buna göre anılan hüküm doğrultusunda dava dışı işçinin kıdem tazminatından davacı sorumlu olup ödenen kıdem tazminatının rücuya konu edilmesi mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir alacağı bulunmadığını, mahkemerir aksi kanaatte olması ihtimaline binaen zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davacı kurumun talep ettiği alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, davaya konu ödemenin gerçekleştirildiği personelin müvekkili şirkette çalışmasının bulunmadığı dönemlere ilişkin olarak husumet itirazları olduğunu, müvekkili şirket ile davacı kurum arasında imzalanan güvenlik hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkili işverenliklerin söz konusu tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, iş yerinin kapanması/tasfiyesi kararını alan davacı TMO tazminatın doğmasına bizzat kendisi sebebiyet verdiğini, dolayısıyla asıl işveren olarak eyleminin sonuçlarına kendisi katlanmakla yükümlü olduğunu, emir ve talimatları veren, çalışma süresine, çalışma yerine karar veren daima kurum olup işçi ile işverenlik ilişkisini esasen idare kurduğunu, müvekkili şirketin kurumda çalışan işçiler üzerinden herhangi bir kontrol yetkisi bulunmamakta ve işe alınma ile çıkarılmalarında yetki sahibi olması da söz konusu olmadığını, davacı TMO'nun depoların satışına/kiralanmasına vs. bağlı işyeri kapanması/tasfiyesi nedeniyle iş akdinin sonlanmasında müvekkil işverenliğe yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını,

bu nedenle müvekkil şirketten kıdem tazminatı talep edilemeyeceğini, davada ticari faize hükmedilemeyeceğini, zira, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 36.2. maddesinde sözleşme faizi belirlendiğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: SGK kayıtları, işçi özlük dosyası, İş Alım Sözleşmesi ve Şartnameler celp edilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizce, dosyanın nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ile şartnameler doğrultusunda davacının ödediği işçi alacakları yönünden davalıların sorumlu olup olmadığı ve sorumlu iseler sorumluluk miktarları ile taraflar arasındaki sözleşmede işleyecek faize ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından sunulan 01/07/2026 tarihli raporda özetle; tüm hukuki nitelendirilmesi ve takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; Davalı yüklenici Pars... Ltd. Şti. & Nova... Ltd. Şti. Ortaklığının 23.322,08 TL kıdem tazminatından 02/06/2025 ödeme tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi (%20) ile birlikte, davalı yüklenici Al Grup... Ltd. Şti.'nin 30.800,35 TL kıdem tazminatından 02/06/2025, 34.000,00 TL ihbar tazminatı ve ferilerinden 15/04/2025 ödeme tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faizi (%55) ile birlikte, davacı işverene karşı sorumlu olup olmayacağının hukuki nitelendirilmesi ve nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğunun belirlendiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler“ rücu davalarında hükme esas alınamaz. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2020 gün ve 2019/654 Esas - 2020/1832 Karar sayılı ilamında ve diğer yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan hususlara riayet edilerek düzenlendiği anlaşıldığından bilirkişi raporu hükme esas alınmış ancak bilirkişi raporunda ihbar tazminatı hesabında davacı kurum tarafından ödenen damga ve gelir vergisinin hesaba katılmadığı anlaşılmakla iş bu miktarın mahkememizce eklenmesi sonucunda davacının davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den 36.799,19 TL ihbar tazminatı(31.000 TL ihbar tazminatı+ 5.519,88 TL gelir vergisi+279,30 TL damga vergisi), 30.800,35 TL kıdem tazmiatı ve 3.000 TL arabuluculuk ücreti toplamı73.599,54-TL talep edebileceği ancak dava dilekçesinde iş bu davalıdan 65.085,90 TL talepte bulunulduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak karar verilmiş,diğer davalılar yönünden ise bilirkişi raporunda yapılan hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; Davanın kısmen kabulü ile; 1- 65.085,90-TL'nin dava tarihi olan 12/11/2025 tarihinden itibaren yıllık % 55 faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, 2-23.322,08-TL'nin dava tarihi olan 12/11/2025 tarihinden itibaren yıllık % 20 faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Alınması gereken 6.039,15-TL nispi karar ve ilâm harcından, davacı tarafından yatırılan 1.787,65-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.251,50-TL karar ve ilâm harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye gelir kaydına, (davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 3.129,52-TL, davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti sorumluluğunun 2.121,98-TL ile sınırlı tutulmasına) 5-Davacı tarafça yatırılan 1.787,69-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı toplamı 2.403,05-TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 1.768,89-TL, davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti sorumluluğunun 634,16-TL ile sınırlı tutulmasına) 6-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 975,00-TL tebligat masrafı, 605,00-TL posta ve müzekkere, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.080-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 5.723,08-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 4.212,76-TL, davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti sorumluluğunun 1.510,32-TL ile sınırlı tutulmasına) 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 45.500-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 33.124,50-TL, davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti sorumluluğunun 11.875,50-TL ile sınırlı tutulmasına) 9-Davalılar kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 5.513,64- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 15,71-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul ret oranına göre belirlenen 5.723.08-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı Al Grup Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti' nin sorumluluğunun 4.212,76-TL, davalılar Pars Ankara Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. ile Nova Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti sorumluluğunun 1.510,32-TL ile sınırlı tutulmasına) 12-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1009, K. 2026/819, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1009-e-2026-819-k-64ec14c176bb