İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/258 E. 2026/685 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/258
Karar No
2026/685
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/258 Esas KARAR NO :2026/685

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/04/2024 KARAR TARİHİ:22/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket mutat uygulamaları ve iş hukuku ilkeleri gereğince Proje’de çalışmak üzere istihdam edilmiş olan işçilerin barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla "..." adresinde yer alan binayı 01/02/2022 tarihinde mesken amaçlı olarak kiraladığını, kiralandığı tarihten bu yana mesken amaçlı kullanılan taşınmazda hiçbir şekilde imalat veya benzeri ticari faaliyet görülmediğini, taşınmazda kullanılan suyun bedeli olarak 2023 yılı Mart ayına kadar, olması gerektiği gibi, mesken su kullanım bedeli ödenmekte iken; Mart ayı fatura döneminde ... çalışanları tarafından binaya ait su sayacı okuması yapıldığı esnada konutta işçilerin yaşaması sebebiyle tarife tipinin konut/mesken yerine işyeri olması gerektiği ifade edilmiş ve geçmişe dönük bir fatura düzenlenerek konut ile işyeri tarife bedeli arasındaki fark düzenlenen ara bir fatura ile talep edildiğini, fatura tarifesi bakımından işyeri tarifesine geçiş yapılacağı ve okuma dönemine kadar olan fark için uyuşmazlığa konu faturanın düzenleneceği bilgisi ise ilgili ... çalışanlarınca sayaç okuma anında şifahen bildirilmiş olduğunu, işbu itiraza yönelik olarak olarak ... Genel Müdürlüğü Abone İşleri 3. Bölge Dairesi Başkanlığı tarafından 30.05.2023 tarihli cevabi yazı 06.06.2023 tarihinde müvekkili Şirkete tebliğ edildiğini, yazı cevabında tarife değişikliğine gerekçe olarak “kiralanan binada 900 işçinin kaldığı, alanda su kullanıldığı tespit edildiğinden, AO-...-8 no’lu sözleşme iş yeri tarifesine dönüştürüldüğü” belirtilmiş, sözleşmeye tahakkuk eden bedellerin ödenmesi gerektiği bildirilerek müvekkil şirket talebi ret ettiğini, hukuka ve maddi duruma aykırı işlemin iptali talepli dava .... İdare Mahkemesi’nde önce 2023/... İdare numaralı dosyada açıldığını, ardından 2023/.... İdare numaralı dosyanın da yenilendiğini, İdare Mahkemesi, 07.12.2023 tarihinde davanın görev yönünden reddine karar vermiş olduğundan işbu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla Davalı’nın tekel olması sebebiyle ödenmek zorunda kalınan; 22.05.2023 tarihli ... numaralı ve 326.326,00-TL bedelli Fatura’ya ilişkin işyeri abonelik tipi ile konut abonelik tipi arasındaki fatura bedeli farkının HMK m.109 hükmü kapsamında şimdilik 1000-TL tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte, 20.06.2023 tarihli ... numaralı ve 109.079,00-TL bedelli Fatura’ya ilişkin işyeri abonelik tipi ile konut abonelik tipi arasındaki fatura bedeli farkının HMK m.109 hükmü kapsamında şimdilik 1000-TL tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte, 26.07.2023 tarihli ... numaralı ve 161.703,00-TL bedelli Fatura’ya ilişkin işyeri abonelik tipi ile konut abonelik tipi arasındaki fatura bedeli farkının HMK m.109 hükmü kapsamında şimdilik 1000-TL tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte, 28.08.2023 tarihli ... numaralı ve 150.757,00-TL bedelli Fatura’ya ilişkin işyeri abonelik tipi ile konut abonelik tipi arasındaki fatura bedeli farkının HMK m.109 hükmü kapsamında şimdilik 1000-TL tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte, 30.09.2023 tarihli 2857047335 numaralı ve 164.530,00-TL bedelli Fatura’ya ilişkin işyeri abonelik tipi ile konut abonelik tipi arasındaki fatura bedeli farkının HMK m.109 hükmü kapsamında şimdilik 1000-TL tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte, 31.10.2023 tarihli 2867048820 numaralı ve 267.218,00-TL bedelli Fatura’ya ilişkin işyeri abonelik tipi ile konut abonelik tipi arasındaki fatura bedeli farkının HMK m.109 hükmü kapsamında şimdilik 1000-TL tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte, 30.11.2023 tarihli ... numaralı ve 84.271,00-TL bedelli Fatura’ya ilişkin işyeri abonelik tipi ile konut abonelik tipi arasındaki fatura bedeli farkının HMK m.109 hükmü kapsamında şimdilik 1000-TL tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (reeskont) faizi ile birlikte davalı’dan alınarak müvekkil şirkete verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderilinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, konut grubundaki ... nolu sözleşme, su kullanım averajı konut kullanımına göre yüksek olması nedeniyle 28.11.2022 tarihinde ... nolu işemri ile mahalinde yapılan kontrolde ilgili alanda bulunan iki bağımsız binanın yaklaşık 800 adet inşaat işçisi tarafından kullanıldığı tespit edildiğinden ... nolu işemri ile 03.04.2023 tarihinde AC-...-7 nolu sözleşme, konut tarifesinden işyerine tarifesine dönüştürülmüş olduğunu, tarifelerde eşitlik prensibi çerçevesinde İstanbul genelinde yapılan incelemede aynı firma adına; ...-8 nolu sözleşmenin konut inşaat tarifesinden yapıldığı, IP-...-3 nolu sözleşmenin işyeri grubunda yapıldığı, AB-...-2 nolu sözleşmenin işyeri inşaat grubunda yapıldığı tespit edilmiş olduğunu, benzer projelerde de inşaat ruhsatındaki birim türüne göre abonelik işlemleri yapıldığını, davacı şirket müvekkili idare ile konut tarifesi üzerinden sözleşme imzalamış olmasına rağmen binayı ticari faaliyet amacı ile kullandıklarını, davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, mevcut adresten taşındığını, adına kayıtlı AO .../7 nolu sözleşmeyi 13.12.2023 tarihinde tüm borçlarını ödeyerek iptal edildiğini, aynı kullanım yerine AO .../8 no.lu sözleşme ile ...anonim Şti. adına işyeri tarifesinden abonelik yapılmış olup bahsi geçen firma tarafından aktif olarak su kullanıldığını ileri sürerek müvekkil idarece yapılmış olan işlemler hukuka uygun olup iade edilecek bir tutar bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: Kira sözleşmesi, su kullanımına ait faturalar ve ödeme dekontları, faturanın ihtirazi kayıt ile ödendiğine dair dilekçe, itiraz dilekçesi, kurum tarafından verilen cevabi yazı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafın davalı tarafça düzenlenen faturadan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile dava dışı kiraya veren ... adresindeki taşınmaz için 21.01.2022 tarihli kira sözleşmesi akdedildiği, kira sözleşmesine göre kira ilişkisinin konusunun kiracı tarafından belirlenecek çalışanlar ve diğer kişilerin ilgili taşınmazda konaklaması olduğu, davacı tarafından 02.02.2022 tarihinde davacı tarafından konut tipi tarifesi ile abonelik sözleşmesi başvurusu yapıldığı, buna binaen davacı ile davalı taraf arasında ev/konut tipi tarifesi baz alınarak su bedeli sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafın 2023 yılı Mart ayına kadar ev tipi tarifesine göre su bedeli faturası ödediği, 2023 yılı Mart ayında davalı tarafça yapılan tespitler sonrasında işyeri tarifesine göre su bedeli ödemesinin söz konusu olduğu, davalı yanın, taraflar arasındaki sözleşmenin kuruluş tarihi ile tespit tarihleri arasındaki kullanımlar için konut tipi ile işyeri tipi su bedeli arasındaki farkın yansıtıldığı faturalar düzenlediği ve 2023 yılı Mart ayı itibariyle de işyeri tipi tarifeye göre su bedelinin faturalandırıldığı, konut tarifesi ile işyeri tarifesi arasındaki farktan kaynaklı faturalandırılan fark bedeline davacı tarafından itiraz edildiği fakat bu itirazın reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafça fark bedelinin elektriğin kesilmesi endişesi altında ihtirazi kayıtla ödendiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabittir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacı tarafça kiralanan binanın su aboneliğinin konut tarifesine göre mi yoksa işyeri tarifesine göre mi faturalandırılması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Davacı, ilk aşamada konut tarifesine göre faturalandırılan, sonrasında ise işyeri tarifesine göre faturalandırılması gerektiği iddiasıyla fark faturası düzenlenen ve elektriğin kesilmesi endişesi altında ödenen fark fatura bedellerinin istirdadını talep etmektedir. Mahkememizce, taraflarca sunulan deliller ile celp edilen delillerin değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin 06/01/2025 tarihli raporunda özetle; davacı taraf tacir olsa da, somut olayda aboneliğin ticari niteliğinin bulunmadığı, davacı şirketin istihdam ettiği işçilerinin mesken amaçlı kullanması için kiraladığı taşınmazların aboneliğinin ticari abonelik olarak nitelendirilemeyeceği ve bu nedenle alınan fark bedelinin iadesinin gerektiği mütalaa edilmiştir. Mahkememizce davalı tarafın itirazı üzerine itirazların değerlendirilmesi ve yeniden hesaplama yapılması için dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bu bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 06/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; davacı şirketin davaya konu taşınmazı lojman olarak kullandığı, lojman ile davacı tarafın inşaat işçilerinin çalıştığı inşaat işinin doğrudan bağlantılı olduğu, abonelik yapılan taşınmazın davacının mesleki ve ticari faaliyetlerini doğrudan ilgilendirdiği ve aboneliğin işyeri aboneliği tarifesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiği mütalaa edilmiş, bilirkişi mütalaasının aksine karar verilmesi ihtimaline binaen istirdadı gereken fark bedelin hesaplaması yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; yukarıda izah edildiği üzere taraflar arasındaki temel uyuşmazlık davacı tarafça kiralanan binanın su aboneliğinin konut tarifesine göre mi yoksa işyeri tarifesine göre mi faturalandırılması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar yukarıda özeti yazılan bilirkişi raporlarında çelişkili şekilde değerlendirilebilecek mütalaalar sunulmuş ise de raporlar arasındaki çelişki teknik veya özel bilgi gerektiren hususlarda değil, hukuki bilgi ve kanaat gerektiren hususlarda olduğundan yeniden rapor aldırılmasına gerek görülmemiştir. Abonelik yapılan ve davacı şirket tarafından kiralanan taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi incelendiğinde, taşınmazın mesken olarak değil Yurt Binası olarak kiralandığı ve sözleşmede bu şekilde vasıflandırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce birbiriyle çelişen her iki rapordaki hukuki kanaatlerin de tam manasıyla isabetli olmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim bir kamu kurumunun veya ticarethanenin personeli veya işçisi ve bunların aileleri için konut veya lojman tahsis etmesi, mesken niteliğindeki bir yerin aboneliğinin işyeri tarifesine alınmasını gerektirmez. Burada, abonelik tesis edilen yerin vasfından daha çok kullanım amacının gözetilmesi gerekmektedir. ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği'nin 7. Maddesine göre "ikamet amacıyla kullanılan konutlar" konut tarifesine göre, 11. Maddesine göre ise "işyerleri" işyeri tarifesine göre fiyatlandırılır. 4857 sayılı İş Kanununun 2. Maddesine göre, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. Somut olayda, davaya konu yurt binası, davacı şirketin işçileri tarafından değil, bizzat davacı şirket tarafından kiralanmıştır. Kiralanma amacı ise işçilerin ve/veya ailelerinin bu yeri ikamet amacıyla konut/lojman olarak kullanması değildir. Dosya kapsamında toplanılan delil ve beyanlara göre yurt binası vasfındaki bu yerin, davacı şirket tarafından yürütülen inşaat projesi kapsamında işçilerin yığma şekilde konakladığı lojistik kamp sahası amacıyla kullanıldığı ve bu haliyle aboneliğe konu yerin ikamet amacıyla kullanılan konut niteliğinde değil işyeri ve şantiyenin eklentisi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı kurumun, bu yerin abonelik şeklini işyeri aboneliği şeklinde nitelendirmesinde, işyeri tarifesini uygulamasında ve buna göre fark bedel çıkarmasında isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekili tarafından yapılan 60,80 TL vekalet harç giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 7.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleşince yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/258, K. 2026/685, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-258-e-2026-685-k-5aebdfca1b9e