İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/958 E. 2025/305 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/958
Karar No
2025/305
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/958 Esas KARAR NO : 2025/305 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin demir ve metal alanında çeşitli ürünlerin üretimi, alım ve satım işi ile iştigal ettiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında ürün alım satımlarını konu alan ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından çeşitli tarihlerde farklı nevilerde metal sac üretimi, satım ve teslimatı yapıldığına dair faturalar ve irsaliyeler tanzim edildiğini, ancak davalı tarafça bakiye borcun ödenmediğini, davalının Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca faturalara süresi içerisinde (8 gün) herhangi bir itirazda bulunmadığından borcu kabul ettiğini, müvekkili şirketin ürünlerin teslimine ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İzmir.. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından işbu icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı hakkında yapılan İzmir... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile icra takibine asıl alacak olan 45.278,57.-TL üzeriden, icra takibi tarihinden itibaren işleyecek reeoskont avans faiziyle birlikte devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, zira tacir olmayan ve Karşıyaka'da ikamet eden müvekkili hakkında İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde dava ikame edilmesinin açıkça usul kurallarına aykırı olduğunu, esas yönünden ise; faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediği gibi müvekkili ile davacı arasında işbu malların satışına ilişkin herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalara konu mallara ilişkin olarak müvekkilinin hiçbir zaman bir sipariş talebi olmadığını, taraflar arasında işbu hususta sözleşme imzalanmadığını, müvekkilinin davacı firmayı bir tanıdığı olan ... vasıtasıyla tanımış olup, müvekkili ile davacı firma arasında yalnızca 09.06.2023 tarihinde bir defaya mahsus satın alma ilişkisi kurulduğunu ve işbu satışa konu fatura bedelinin de davacı firmaya ödendiğini, akabinde ise müvekkili ve davacı arasında her ne nam altında olursa olsun herhangi bir ilişki kurulmadığını, irsaliyelerden de açıkça görüleceği üzere dava konusu faturalara konu olan ve müvekkile teslim edilen herhangi bir mal bulunmadığını, irsaliyeler üzerinde müvekkilinin imzasının dahi bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacının hukuka ve somut gerçeğe aykırı iddialar içerir hukuki mesnetten yoksun davasının reddi ile müvekkili lehine takip konusu miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Mahkememizce öncelikle karşı taraf davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yoluna gidilmiş, bu kapsamda İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve İzmir Vergi Dairesi'ne yazı yazılmış ve ilgili yazı cevapları gelmiştir. Taraflar arası uyuşmazlığın esasına girilmeden önce gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. . Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır. Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları“ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir. Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklı ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalı yana demir ve metal alanında çeşitli ürünleri satıp satmadığı, eğer mevcut bir ilişki var ise davacı şirketin davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nazarında yapılan ilamsız takibe davalı yanca yapılan itirazın haklılık içerip içermediğine ilişkin itirazın iptal talebi ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatının hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davalının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davalının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davalının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davalının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davalının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamadığının anlaşıldığı, müzekkere cevapları kapsamında davalının ticaret, vergi ve esnaf sicillerinde kaydının bulunmadığı, yalnızca gayri menkul sermaye iradı yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğu, bu kapsamda davalının tacir sıfatının ve herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığının belirlendiği, dolayısı ile davalı yönünden yapılan tacir araştırmasında davalının tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının bulunmadığı, bu haliyle davalının tacir sıfatına haiz olmadığı ve ticari işletmesinin de bulunmadığı ve uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiğinden, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ve görevli Mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3- 6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine (ihtarat yapıldı) 4- Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine ve ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise şartlar oluşacağından yargılama giderlerinin mahkememizce değerlendirilmesine, Dair Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025

Katip ... E imza ¸

Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/958, K. 2025/305, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-958-e-2025-305-k-5ed9f6726961