İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/860 E. 2025/1041 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/860
- Karar No
- 2025/1041
- Karar Tarihi
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/860 Esas - 2025/1041 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/860 Esas KARAR NO : 2025/1041
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/04/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/07/2011 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç ile ...plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda olan müvekkilinin oğlu...'nın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketine sigortalanmış olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde evli ve çocuksuz olduğunu, müteveffanın eşi dava dışı ...'ın 2016 yılının Ağustos ayında yeniden evlendiğini ve bu nedenle destek süresinin yeniden evlendiği tarihe kadar olan dönemle sınırlı olduğunu, haricen edinilen bilgiye göre müteveffanın eşinin davalı şirkete 31/10/2011 tarihinde başvurarak 98.571,86 TL ve 30/10/2012 tarihinde tekrar başvurarak 112.939,50 TL destekten yoksun kalma tazminatı aldığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limitini oranlayarak ayırma yükümlülüğü altında olmasına karşın eşe poliçe limitinin tamamını müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatı alacağı yokmuş gibi ödediğini ileri sürerek ve HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09/02/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 140.883,20 TL olarak belirlediklerini bildirmiş ve eksik harcı ikmal etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK'nın 109. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın ifade tutanakları ve kaza tespit tutanağından görüleceği üzere alkol etkisi altında araç kullandığını bildiği sürücünün aracına binerek müterafik kusurlu sayılması gerektiğini, ayrıca kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, zira emniyet kemeri takmaması halinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın kazaya karışan araç içerisinde yolcu konumunda olması nedeniyle hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde avans faizine hükmedilemeyeceğinin savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizin 03/04/2023 tarih 2022/255 Esas 2023/213 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 140.883,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/01/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, mahkememiz kararının ... BAM 35. HD'nin 2023/790 E - 2024/1358 Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, (davalı sigorta şirketinden yangın nedeniyle hasar dosyası temin edilememiş olmakla beraber) davacılar desteği...’nın dava dışı eşine davalı sigorta şirketi tarafından 31.10.2011 tarihinde 98.571,86 TL, 30.10.2012 tarihinde 112.939,50 TL ödeme yapıldığı hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, yine kaza tarihinde müteveffanın sağ olan annesi davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve müteveffanın dava dışı eşi ...’nın 28.08.2016 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde müteveffanın annesinin de sağ olduğu nazara alınarak ödeme tarihindeki verilere göre dava dışı eşin yeniden evlenme ihtimali de raporda tartışılarak (ve elbette dava dışı eşin yeniden evlenme tarihi de nazara alınarak) davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gözetilerek hak sahiplerine ilişkin garameten yapılacak hesaplama ile,davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödemenin ne kadarlık meblağının iyiniyetli ödeme olduğunun da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzim edilmesi gerekirken davacı anne tarafından açılan eldeki davada rapor tarihindeki verilere göre hesap yapıldığı anlaşılan ve bu suretle hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde müteveffanın annesinin de sağ olduğu nazara alınarak ödeme tarihindeki verilere göre dava dışı eşin yeniden evlenme ihtimali de raporda tartışılarak(ve elbette dava dışı eşin yeniden evlenme tarihi de nazara alınarak) davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gözetilerek hak sahiplerine ilişkin garameten yapılacak hesaplama ile, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödemenin ne kadarlık meblağının iyiniyetli ödeme olduğunun da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzim edilmesi amacıyla aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, istinaf eden tarafın sıfatına göre oluşan usuli müktesep hakların da korunmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. "gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. ... 35.Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda dosya kapsamının daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii edilerek, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde müteveffanın annesinin de sağ olduğu nazara alınarak ödeme tarihindeki verilere göre dava dışı eşin yeniden evlenme ihtimali de raporda tartışılarak(ve elbette dava dışı eşin yeniden evlenme tarihi de nazara alınarak) davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gözetilerek hak sahiplerine ilişkin garameten yapılacak hesaplama ile, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödemenin ne kadarlık meblağının iyiniyetli ödeme olduğunun da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle ek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişinin 10/02/2025 tarihli raporunda özetle; 10.07.2011 tarihinde ...plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan...'nın vefat ettiği, kazaya karışan ... plakalı aracın 08.08.2010-2011 tarihli, 0001-0210-03018513 poliçe numarası ile davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, sakatlanma ve ölümün kişi başına limitin kaza tarihi itibari ile 200.000,00 TL olduğu, dava dışı eşe, sigorta şirketi tarafından 31.10.2011 tarihinde 98.571,86 TL ve 30.10.2012 tarihinde 112.939,50 TL ödeme yapıldığı, A) TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi (9610 artırım-eksiltim), ödeme tarihi verileri, dava dışı eşin evlendiği tarih gözetilerek yapılan hesaplamada; Dava dışı eşin 73.962,08TL, Davacı annenin;116.354,17 TL destekten yoksun kalma tazminatı bulunduğu, B) TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi (9610 artırım-eksiltim), ödeme tarihi verileri, dava dışı eşin evlenme ihtimali gözetilerek yapılan hesaplamada; Dava dışı eşin 153.700,00 TL, Davacı annenin; 46.300,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı bulunduğu rapor edilmiştir. BAM kaldırma kararı öncesi ve sonrasında aldırılan her iki rapor arasında çelişki olduğu görülmesi üzerine görülen lüzum üzerine re'sen seçilecek aktüer bilirkişisine dosya tevdii edilerek BAM kaldırma kararı gerekçesi, usuli kazanılmış haklar, davacı vekilinin itirazlarını da kapsayıcı şekilde uyuşmazlık noktasında (dava dışı eşin evlendiği tarih ve evlenme ihtimaline göre yapılacak terditli hesaplama) rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişinin 28/08/2025 tarihli raporunda özetle; müteveffa...'nin dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, davacı anne ... 10.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, davalı ...sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 100 kusurlu olduğu, destek...'in yolcu konumunda olduğunun tespit edildiği, işbu dava açılmadan önce dava konusu olay nedeniyle, ...sigorta tarafından...'nın dava dışı eşine ... için 31.10.2011 tarihinde 98.571,86 TL ve 30.10.2012 tarihinde 112.939,50 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça eşe yapılan ödemeler ile poliçe limitinin tüketildiğinin belirtildiği, işbu davada verilen ... BAM 26. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında; “davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde müteveffanın annesinin de sağ olduğu nazara alınarak ödeme tarihindeki verilere göre dava dışı eşin yeniden evlenme ihtimali de raporda tartışılarak(ve elbette dava dışı eşin yeniden evlenme tarihi de nazara alınarak) davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gözetilerek hak sahiplerine ilişkin garameten yapılacak hesaplama ile, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödemenin ne kadarlık meblağının iyiniyetli ödeme olduğunun da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzim edilmesi” gerektiği belirtildiği, ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığında, davadışı eş ... lehine 362.768,63 TL ve ... lehine 109.303,39 TL olmak üzere toplam 472.072,02 TL tazminat hesaplanmış olup, toplam tazminatın ZMMS poliçe limiti olan 200.000,00 TL'yi aştığının hesaplandığı, buna göre müteveffanın eşine yapılan 153.692,07 TL'nin iyiniyetli olduğu, bu durumda davacı anne ...'nın davalı sigorta şirketinden 46.307,93 TL tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, İşbu davada yapılan yargılama sonucunda, Sayın Mahkemenin 03.04.2023 tarihli kararında davacı ... lehine 140.883,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/01/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline hükmedildiği rapor edilmiştir. Davacı vekilinin itirazlarını içerir aynı zamanda BAM kararı ile de sabit olduğu üzere dava dışı eşin evlenme tarihi olan 28/08/2016 tarihine kadar değerlendirme yapılarak buna göre son rapor tanzim eden aktüer bilirkişisinden ek rapor aldırılmış, bilirkişinin 23/11/2025 tarihli ek raporunda; müteveffa...'nin dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, davacı anne ... 10.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, davalı ...sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin 100 kusurlu olduğu, destek...'in yolcu konumunda olduğunun tespit edildiği, işbu dava açılmadan önce dava konusu olay nedeniyle, ...sigorta tarafından...'nın dava dışı eşine ... için 31.10.2011 tarihinde 98.571,86 TL ve 30.10.2012 tarihinde 112.939,50 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça eşe yapılan ödemeler ile poliçe limitinin tüketildiğinin belirtildiği, işbu davada verilen ... ... ... .... Dairesinin kaldırma kararında; “davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde müteveffanın annesinin de sağ olduğu nazara alınarak ödeme tarihindeki verilere göre dava dışı eşin yeniden evlenme ihtimali de raporda tartışılarak(ve elbette dava dışı eşin yeniden evlenme tarihi de nazara alınarak) davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gözetilerek hak sahiplerine ilişkin garameten yapılacak hesaplama ile, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı eşe yapılan ödemenin ne kadarlık meblağının iyiniyetli ödeme olduğunun da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle rapor tanzim edilmesi” gerektiği belirtildiği, kök raporda davadışı eş ...'ın 18.11.2055 bakiye ömür sonuna kadar destekten yararlanacağı kabulüne göre hesaplama yapıldığında, davadışı eş ... lehine 362.768,63 TL ve ... lehine 109.303,39 TL olmak üzere toplam 472.072,02 TL tazminat hesaplanmış olup, toplam tazminatın ZMMS poliçe limiti olan 200.000,00 TL'yi aştığının hesaplandığı, buna göre müteveffanın eşine yapılan 153.692,07 TL'nin iyiniyetli olduğu, bu durumda davacı anne ...'nın davalı sigorta şirketinden 46.307,93 TL tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, işbu ek raporda davadışı eş ...'ın 28.08.2016 evlenme tarihine kadar destekten yararlanacağı kabulüne göre hesaplama yapıldığında, davadışı eş ... lehine 71.014,99 TL ve ... lehine 109.303,39 TL olmak üzere toplam 180.318,38 TL tazminat hesaplanmış olup, toplam tazminatın ZMMS poliçe limiti olan 200.000,00 TL dahilinde kaldığının hesaplandığı, bu durumda davacı anne ...'nın davalı sigorta şirketinden 109.303,39 TL tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, işbu davada yapılan yargılama sonucunda, Sayın Mahkemenin 03.04.2023 tarihli kararında davacı ... lehine 140.883,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/01/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline hükmedildiği rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 10/07/2011 tarihinde, ...plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı ve davacının oğlu olan...'nın yolcu konumunda olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında davacının oğlunun vefat ettiği, Adli Trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen rapora göre davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, murisin eşinin 28/08/2016 tarihinde yeniden evlendiği, BAM kaldırma kararına uygun aldırılan 23/11/2025 tarihli hükmün tesisinde esas alınan Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor içeriğine göre; davacı annenin müteveffa oğlunun ölümü nedeniyle dava dışı eş ... lehine 71.014,99 TL ve ... lehine 109.303,39 TL olmak üzere toplam 180.318,38 TL tazminat hesaplanmış olup, toplam tazminatın ZMMS poliçe limiti olan 200.000,00 TL dahilinde kaldığının hesaplandığı, dava dışı eşe ödeme yapılırken murisin veraset ilamı ya da nüfus kaydı talep edilmeksizin sigorta şirketince ,dava dışı eşe yapılan ödeme tarihinde, dava dışı eşin muhtemel evlenme tarihine göre yapılan 153.692,07 TL lik ödemenin iyiniyetli ödeme olacağı, BAM kaldırma kararında ' dava dışın eşin yeniden evlenme tarihine göre hesap edilmesi 'gerektiği belirtildiğinden BAM kararına göre mahkememizce işlem ve yargılama yapma zorunluluğu nedeni ile bu durumda davacı anne ...'nın davalı sigorta şirketinden 109.303,39 TL tazminat talep edebileceğinin kabul edilmesi gerektiği, ceza dosyası kapsamına göre davacının desteğinin sürücü ile birlikte alkol aldıktan sonra araca bindikleri ve kazanın gerçekleştiği, buna göre hatır taşıması ve alkol nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin sigorta şirketinin poliçe limitine göre garame hesabı yapıldıktan sonra değil bilirkişi raporu ile belirlenen zarar miktarı üzerinden %20 oranında hatır taşıması nedeniyle, %20 oranında müterafik kusur nedeniyle indirim yapılarak tazminatın belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporu ile davacının gerçek zararının 109.303,39 TL olarak belirlendiği, bu miktar üzerinden yapılacak hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminden sonra bulunan miktarın 69.954,17 TL olduğu, davalı sigorta şirketin dava dışı eşe ödeme yaparken murisin nüfus kayıtlarında davacı annenin sağ olduğu ,yapılan ödemenin aslında 153.692,07 TL lik kısmının iyiniyetli olacağı, ve o zaman davacıya 46.307,93 TL ödeme yapması gerekeceği ancak artık dava dışı eşin 28/08/2016 tarihli gerçek veri olan evlenme tarihinin baz alınarak hesap edilerek karar verilmesi BAM kararına konu edildiğinden , yine de davanın açılmasına davalı yan sebebiyet verdiği,hatır ve mütefarik kusur indirimi nedeniyle karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ve yukarıdaki gerekçelerden ötürü , davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti de hükmedilmeyerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-69.954,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 4.778,56 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 2.325,25 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.405,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.372,61 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan (usuli kazanılmış hak gereğince ) 22.132,48 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 2.325,25 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.486,65 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 8-Davacı tarafından istinaf kararı öncesi yapılan 2.102,75 TL yargılama gideri ve istinaf kararı sonrası yapılan 5.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 125,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.727,75 TL'nin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 3.836,82 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2025