İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/781 E. 2025/925 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/781
- Karar No
- 2025/925
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/781 Esas - 2025/925 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/781 Esas KARAR NO : 2025/925
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki ticari ilişki nedeni ile fatura düzenlendiğini, kısmen ödeme yapıldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/46082 esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, takipten sonra 594.500,00 TL bedelli 25/11/2024 vade tarihli 0007673 seri numaralı çeki ciro ettiğini, çekin vadesi gelmediğini, icra takibinden kaynaklı ferileri ödemekten kaçınmak için bu yola başvurduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin 918.999,00 TL ödeme yaptığını, bakiye kısmın tahsili için icra takibine geçildiğini, sonrasında davalının 595.000,00 TL bedelli çek teslim ettiğini, böylelikle asıl alacağın sona erdiğini ve asıl alacak yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekeceğini, davacının ancak ferilere ilişkin talepte bulunabileceğini, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/46082 esas sayılı dosyası, BA-BS bilirimleri, banka cevabi yazısı dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisi 07/06/2025 tarihli raporunda özetle, tarafların BA-BS bildirimlerinin KDV hariç 765.832,50 TL olarak birbirini doğruladığı, davalı defterlerinin beratlarının sunulmaması nedeni ile defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünde değerlendirme yapılamadığı, dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların kabulünde olan çekin ticari defter kayıtlarında bulunduğu, ancak ödendiğine ilişkin kayıt bulunmadığı, çek bedeli düşüldüğünde davalı defterlerinde davacının 56,00 TL alacaklı göründüğü, fatura bedellerinden davalının takipten önceki ödemesi düşüldüğünde davacının 594.556,00 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davalı itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 24/09/2025 tarihli ek raporda, yeni belge sunulmadığından kök rapordaki beyanlarını tekrar ettiklerini bildirmişlerdir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava, satım sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, fatura içeriği ve faturaya konu malın teslim edildiğine ve kısmi ödemeye ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, takipten sonra davacıya ciro edilen çekin TBK'nun 100. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali gerekip gerekmediği noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve tarafların karşılıklı olarak BA-BS bildiriminde bulundukları, davalı kayıtlarına göre 918.999,00 TL davacı alacağının bulunduğu, yapılan ödemeler ve davacının ileri vadeli olduğundan bahisle ödeme niteliğinde olmadığı iddiasında bulunduğu 594.500,00 TL bedelli çekin bedelinin düşülmesi sonucunda 56,00 TL davacı alacağı kaldığı, davacının 595.000,00 TL alacağının tahsili amacıyla 18/07/2024 tarihli icra takibinin başlatıldığı, eldeki davanın icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile açıldığı anlaşılmıştır. İleri vadeli çek verilmesi ifa uğruna edim mahiyetinde bulunduğundan, borcu sona erdirmeyip erteler. Alacaklı mevcut bir borcun ödenmesi için verilen kambiyo senedini aldığında, işin mahiyeti icabı, alacağını ilk önce kambiyo senedine dayanarak talep etmeyi kabullenmiş ve asıl borç münasebetinin vadesi, kambiyo borcunun vadesine kadar uzatılmış sayılacağından, başka bir deyişle asıl borç münasebetine ilişkin talep hakkı, kambiyo ilişkisinden doğan talep hakkı kullanılıncaya kadar, yani onun vadesine kadar donmuş vaziyette olacağından kambiyo taahhüdünün vadesinden önce talep olunmasının mümkün olmadığı (... BAM 22. HD 2017/168 esas 2017/616 karar sayılı ilamı), somut olayda çekin vadesinin takip ve dava tarihinden sonra 24/11/2024 olduğu, çekin bankaya ibrazı hususunda ilgili bankaya yazılan yazıya verilen cevapta çekin ibraz ve tahsil edildiğinin bildirildiği, bu hali ile ileri tarihli çekin yukarıda açıklandığı üzere borcu ertelediği ve ödeme kabul edilmesi gerektiği, bu hali ile takipten sonra davadan önce, aksine iddia bulunmayıp davalı kayıtlarına göre 01/08/2024 tarihinde davacıya ciro edilen çek davacı tarafça kabul edilmiş olmakla borcun davadan önce sona erdiğinin ve bu hali ile bu miktar yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Hükme esas alınan raporda belirtildiği üzere davacı alacağından çek bedeli düşüldüğünde bakiye 56,00 TL yönünden ise davalının ödemeye ilişkin savunmasını ispata elverişli delil sunulmadığı ve dava tarihi itibari ile bu miktara ilişkin davalı itirazının yerinde olmadığı ve bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/46082 esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 56,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacağın %20'si oranında hesaplanan 11,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 10.161,12 TL harcın mahsubu ile Hazineye irat KAYDINA, fazla yatırılan 9.545,72 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 0,33 TL'sinin davalıdan, bakiye 3.599,67 kısmın davacıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 56,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına 95.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı yapılan 10.145,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre belirlenen 0,95 TL'si ile 615,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; davacı tarafın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
¸¸ ¸¸