İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/745 E. 2025/381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/745
- Karar No
- 2025/381
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/745 Esas KARAR NO :2025/381
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/12/2024 KARAR TARİHİ:14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından temlik alınan söz konusu alacağın tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyasıyla Davalı aleyhine icra takibine başlattığını ancak davalı tarafından söz konusu takibe haksız yere itiraz edildiğini, bunun akabinde Müvekkili tarafından itirazın iptali davası öncesinde Arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, nitekim Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2024/... numaralı dosyasıyla Davalı tarafla yapılmış görüşmelerde herhangi bir anlaşma sağlanmadığını ve en nihayetindeyse itirazın iptali için bu davayı açtıklarını, sözleşme Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümleri kapsamında ve dolayısıyla mesafeli sözleşme niteliğinde gerçekleştirdiklerini, ... tarafından Davalı'nın ... ("...") nezdinde tanımlı olan ve sözleşmede belirtilmiş ... numaralı telefon hattı üzerinden findeks sorgusu yapıldığını, buna karşılıksa davalı tarafından findeks sorgusu sırasında ... tarafından kendisine iletilen SMS doğrulama kodu ... ile paylaşılmak suretiyle söz konusu sorguya muvafakat edildiğini, muvafakat akabindeyse, ... tarafından davalının mezkur telefon hattına (işbu dava konusu) sözleşmenin onaylanması ve akdin gerçekleştirilmesine yönelik olarak, sırasıyla 1)"15.08.2023 tarih ve 16:52:15 saatli" ve 2)"16.08.2023 tarih ve 19:18:39 saatli" SMS'ler ilettiğini bunlara karşılık olarak davalı tarafından söz konusu SMS'lere (karşılıkları yukarıdaki sırayla ve numaralandırılmalarıyla denk gelecek şekilde) 1)"15.08.2023 tarih ve 16:53:58 saatli" ve 2)"16.08.2023 tarih ve 19:21:30 saatli" onaylar verildiğini taraflar arasındaki sözleşmeler akdedildiğini, davalı tarafından yukarıda belirtilmiş olan sözleşmeyle edilmiş kabul ve verilmiş taahhütte rağmen sözleşmeye uygun hareket etmediğini, bu sebeple ... tarafından davalı'ya, alınmış hizmete rağmen ödenmemiş döneme ilişkin bedel ve buna işleyen faize ilişkin olarak "Alarm Ürün Kiralama ve Sözleşme Bedeli" faturaları ile birlikte, davalı tarafından sözleşmeyle verilmiş taahhüttün gerekleri yerine getirilmediğinden yine sözleşme uyarınca cayma bedeli faturası kesildiğini, davanın kabulüne karar verilerek davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı icra dosyasına yapılmış itirazın iptalini, davalı tarafından yapılmış itirazın haksız olması nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karar davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalıya usulüne göre tebligat yapılmış olup davaya cevap sunmamıştır. DELİLLER: ... Vergi Dairesi'ne, ... Ticaret ve Sanayi Odası'na yazılan müzekkerelere verilen yanıtlar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafça ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş.'den temlik aldığını ifade ettiği "Güvenlik Sistemi Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi" kapsamında davalı taraftan olan alacağın tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyasıyla başlatılmış icra takibine davalı tarafından edilen itirazı iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. TTK'nın 12. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davalı hakkında ... Ticaret Odasına yazılan müzekkereye; " ... (T.C.KİMLİK NO.: ...) Ünvanlı gerçek kişi ticari işletme ve/veya aktif ortaklık kaydına rastlanılmamıştır..." ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye "İlgide kayıtlı yazılarınızda Davacı, ... ALACAK YÖNETİMİ VE DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ ile Davalı, ... arasında mahkemenizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle; Davalı ...' nın 09/12/2024 dava tarihi itibariyle tacir kaydının bulunup bulunmadığının, mükellefiyet bilgilerinin, hangi usulde vergilendirildiğinin, hangi usulde defter tuttuğunun ve TTK'nın 12. ile VUK'un 177. Maddesi uyarınca (1. fıkra | ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşıp aşmadığı) tacir sayılıp sayılmadığı ve ticaret kaydının bulunup bulunmadığının mahkemenize bildirilmesi istenilmektedir. Dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...'nın tarh dosyası ve GiBintranet kayıtlarının tetkikinde; mükellefin 13/06/2023 tarihi itibariyle ... Mah. ... Cad. A Blok - ... No: 202 A/B .../... adresinde "Bakkal Ve Marketlerde Yapılan Perakende Ticaret (Belirli Bir Mala Tahsis Edilmemiş Mağazalarda Gıda, İçecek Veya Tütün Ağırlıklı Perakende Ticaret)" faaliyetinden kayıtlı Gerçek Usulde Ticari Kazanç mükellefi olduğu ve işletme hesabı esasına göre (ikinci sınıf tüccar) defter tuttuğu anlaşılmış olup; 2023 yılına ilişkin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi yazımız ekinde gönderilmiştir. Söz konusu bilgi ve belgeler 213 sayılı V.U.K.'un S. maddesi uyarınca vergi mahremiyeti kapsamındadır..." şeklinde yanıt verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan hususlarda yapılan incelemede; huzurdaki davanın ''Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi'' kapsamında davalının taahhütlerine aykırı davrandığı iddiasıyla faturadan kaynaklı alacağın davalıdan tahsilinin alacağı temlik alan davacı tarafça talep edildiği görülmekle 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının ticaret sicil kaydı bulunmadığı, ticari işletme kaydı bulunuyor ise de ticari işletme hacminin VUK 177. Maddesinde belirtilen sınırlar aşmadığı bu nedenle tacir sayılamayacağı, ikinci sınıf tüccar olanlar ve işletme hesabına göre defter tutanların tacir olarak kabul edilebilmesi için VUK 177. Maddesindeki limitleri aşması gerektiği, gelen müzekkere cevaplarına göre de esnaflık sınırlarını aşan faaliyet tespit edilememekle davacının tacir olmadığı görüldüğünden eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmıştır. Davanın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle taahhütlere aykırı davranılması nedeniyle icra takibine itirazın iptaline ilişkin olması nedeniyle HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, yapılan inceleme neticesinde davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, 2023/1592 Esas, 2024/317 Karar) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 2. maddesi gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır