İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/801 E. 2025/457 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/801
- Karar No
- 2025/457
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/801 KARAR NO : 2025/457
DAVA : Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2024 KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ------ Şubesi yetkilisi olup iş amacıyla 11/06/2024 tarihli 07.45 saatli ------ uçuşuna bilet almış ancak "döküman tarihi" gerekçe gösterilerek uçuşa kabul edildiğini, davacının ----- vatandaşlığının olduğunu, uçuş konusunda sıkıntı olmadığını belirterek ----- kimlik kartını ibraz etmesine rağmen bilet kontrolü yapan ------ Şirketi çalışanı tarafından adeta terörist muamelesi yapılarak yaka paça alandan uzaklaştırılmış ve hoş olmayan muamelelere maruz bırakıldığını, davacı ----hava alanında gördüğü muamele ve işlerinin bozulmasından kaynaklı manevi olarak sıkıntıya girmiş olup 200.000 TL manevi tazminatın hükmedilmesini talep ettiklerini, davacı kendisine karşı yapılan haksız işlem sebebiyle havaalanında bulunan-----ofisi ile görüşüp uçuşa kabul edilmemesine ilişkin evrak düzenlettiğini, davacı 17.06.2024 tarihinde ----- Yollarından 07.45 saatli ----- uçuşuna tekrar bilet almış ve aynı evra-da bulunan------ofisi ile görüşerek aynı evraklarla uçuşa kabul edildiğine ilişkin evrak düzenlettiğini, davacı ------ 11.06.2024 tarihli uçuşa katılamaması sebebiyle yaptırmış olduğu otel rezervasyonu ve almış olduğu ulaşım biletlerini kullanamamış ve maddi zararı meydana geldiğini, ------ gidememesi sebebiyle ----- firmalardan alıp yurt dışına göndereceği ürünlerin anlaşmaları ve yabancı firmalardan alıp Türkiye'ye gelecek olan ürünlere ilişkin anlaşmalar bozulduğunu, davacı ----- ve davacı ---- maddi zararı meydana gelmiş olup fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminat hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP : Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı ortaklık aleyhine ikame edilen işbu dava, HMK 6. Maddesinde düzenlenen genel yetki kuralları gereği ortaklığın dava tarihi itibariyle iş yeri adresi olan ----- adresine istinaden, ----- Ticaret Mahkemeleri yetki alanı içerisinde olmasına karşın, yetkisiz ----- Ticaret Mahkemeleri'nde açılmış olduğundan yetki itirazlarının bulunduğunu, davacılardan----- uyuşmazlık konusu yolcu biletine taraf olmadığından işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunduğunu, davacı ----- adına, 09.06.2024 tarihinde davacı ortaklık resmi web sitesi üzerinden 11.06.2024 tarihli ----- sayılı ------seferi için ------- numaralı bilet düzenlendiği tespit edildiğini, davacı ----- ile davacı ortaklık arasında bilet almakla şartlarını kabul ettiği bir taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davacı ortaklık, uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla aşağıda detaylarına yer verecekleri ilgili hükümleri, yolcu ile bilet alırken gerçekleştirdiği sözleşmeye dahil ettiğini, bu itibarla davacı ortaklık veyahut somut olayda olduğu gibi belirli ülkelere yapılan taşımalarda özel güvenlik şirketleri tarafından, yolcuların gerekli seyahat belgelerine sahip olup olmadığının denetimi yapıldığını, uçuşa kabul öncesinde diğer davalı ----- tarafından yapılan belge kontrolünde, ------ uçuş tarihi itibariyle geçerli oturum izni olmadığı tespit edildiğini, dava dilekçesinde yer alan iddiaların aksine -----TC vatandaşı olup --- oturum izni bulunduğunu, ----- vatandaşı olmadığını ve ---- pasaportu ile başvuruda bulunduğunu, --- seyahat tarihi 11.06.24 olup oturum varış ülkesinden temin ettiği oturum izninin sona erme tarihi ise bir gün öncesi yani 10.06.24'tü ilaveten, ----- tarafından mevcut belgeler haricinde ---- sitesi üzerinden ------ alıp almadığı araştırıldığını, bireylerin göçmenlik statü ayrıntılarını; işverenler, ev sahipleri veya diğer ilgili taraflarla çevrimiçi olarak paylaşmalarına olanak tanıyan dokuz karakterli bir alfanümerik olduğunu, bu kod, bir bireyin ----- çalışma, eğitim görme, kalma veya kamu hizmetlerine erişme hakkını doğrulamak için kullanıldığını, -----’de Göçmenlik hesabı bulunan kişilerin güncel ---- Vizeleri ve Göçmenlik - kişisel bilgileri gösteren bir sistem olduğunu, ancak yapılan kontrollerde varış ülkesi (-----) resmi sitesi üzerinde davacı ---- oturumuyla ilgili kayıt olmadığı tespit edildiğinden, ----- tarafından yolcunun uçuşa kabulüne izin verilmediğini, dava dilekçesinde bir sonraki hafta aynı belgelerle seyahatin tamamlandığı ifadesi de gerçeği yansıtmadığını, zira davacılardan ----- 17.06.2024 tarihinde ikinci kez seyahat edeceği süreçte, geçerli ---- temin etmiş olması nedeniyle, ----- onay vermesi sonucu uçuşa kabul edildiğini, ancak davacı dilekçesinde hiçbir şekilde bu farktan söz edilmeyerek kötü niyetli bir şekilde davalıların hatalı işlemleri sonucu uçuşa katılamadığını iddia ettiğini, söz konusu iddia mesnetsiz olduğunu, sivil havacılık her yönüyle, devletlerin egemenlik yetkileri kapsamında birbirinden bağımsız olarak kurallar ihdas ettiği bir faaliyet sahası olduğunu, bu doğrultuda sivil havacılık sektöründe dünya ülkelerinin aynı standart ve kurallara tabi olmasını sağlayan çok taraflı sözleşmeler, hava hukukunun en önemli kaynakları olduğunu, hava taşıması iç hukuk haline gelen ve ihtilaf konusu taşımanın tabi olduğu Sivil Havacılık Kanununun yollama yaptığı uluslararası anlaşma hükümlerine göre taşıyıcıdan manevi tazminat istenebileceğine yönelik bir hüküm bulunmadığını, arz ve izah olunmak üzere ayrıca delil sunma ve beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle yetkiye ve husumet ehliyetine ilişkin itirazlar, akabinde ise esasa ilişkin itirazlar üzere davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı -------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, davaya konu uçak biletini satın almakla, diğer davalı ------ile arasında taşıma sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, davalı şirket, davacı ve diğer davalı arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu bakımdan davacının, huzurdaki davaya konu taleplerini müvekkil şirkete karşı ileri sürebilmesi mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından, davaya konu uçuşta diğer davalıya, varış yeri ülkesi kuralları ve uygulamaları dahil, uluslararası kurallara göre taşıyıcı havayolunun belirlediği kural ve talimatlara uygun olarak, uçuş öncesi güvenlik kontrollerinin sağlanması yönünde hizmet verildiğini, bu kapsamda davalı şirket, yolcuların varış yeri ülkesinden deporte edilmemesi ve hem yolcunun hem de havayolunun mali yaptırımlarla karşı karşıya kalmaması, dolayısı ile hem yolcunun hem de havayolunun mağdur olmaması için, havayolu şirketi adına, uluslararası kurallar, varış ülkesindeki kurallar, uygulamalar ve hassasiyetler gözetilerek ön inceleme yapmakta ve havayolu şirketine yolcunun yukarıdaki söz konusu gereksinimleri karşılayıp karşılamadığı hakkında ve varsa olası riskler hakkında bilgi verdiğini, herhangi bir yolcunun uçurulması veya uçurulmamasına ilişkin nihai karar, davalı şirkete ait olmayıp, tümü ile taşıma sözleşmesinin tarafı olan havayolu şirketine ait olduğunu, davalı şirketin ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı adresi ------ olduğu gibi diğer davalının da adresi ----- olduğunu, bu bakımdan, huzurdaki davada görevli ve yetkili mahkeme, ------ Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin, huzurdaki dava yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının uçuşa kabul edilmemesi, diğer davalı hava yolu şirketi tarafından, varış ülkesi kurallarına uygun olarak uygulanmış olup bu bakımdan da huzurdaki davanın reddi gerektiğini, arz ve izah olunan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; öncelikle usuli itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine; her durumda haksız ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın esastan reddine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Müzekkere Cevabı, Uçak Bileti, Tutanaklar, E-Mail, Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava, Havayolu Yolcu Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat (sözleşmeye aykırılığa dayalı) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmış; öncelikle resen incelemeye tabi olan başta arabuluculuk olmak üzere genel ve özel dava şartları incelenip değerlendirilmiş ve akabinde duruşmaya katılan davacılar vekili ve davalı ----- vekilinin konuya ilişkin beyanları da dinlenip zapta yazılmak sunetiyle; davalı şirketler vekilleri tarafından ayrı ayrı ileri sürülen yetki ilk itirazları değerlendirilerek ön inceleme duruşması tamamlanmadan doğrudan yetkisizliğe ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi gereğince; '' (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. c) (MÜLGA BENT ----: 28.07.2020 ----- NO: ----- KANUN NO: -----) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 117. maddesi gereğince ise ; ''(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.''
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendinde “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmü bulunmaktadır. 6100 Sayılı HMK 'nin 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan kesin yetki halleridir. 6100 sayılı HMK'nin 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar nezdinde somut olaya bakıldığında ; öncelikle davalı şirketler vekilleri tarafından süresi içinde verilen cevap dilekçelerinde ilk itiraz olarak usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun öne sürüldüğü tespit edilmiştir. (HMK-116/1-a, 119/2) Bu kapsamda işbu yetki itirazlarına göre genel yetkili mahkeme yönünden yapılan incelemede davalı ----- şirketinin yerleşim yeri adresinin '----- olduğu ve işbu adresin ----- yargı çevresine dahil olduğu, diğer davalı ------ yerleşim yeri adresinin ise -----olduğu ve işbu adresin de ------ yargı çevresine dahil olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca sözleşmenin tarafı olan davacı gerçek kişinin adresinin de ------ yargı çevresine isabet ettiği görülmüştür. Filhakika somut olayda özel yetkiye ilişkin bir husus bulunmadığı, herhalde açılan davanın HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalı tüzel kişi tacirlerin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerleri Mahkemesinde görülmesi gerektiği tespit edilmiştir. Davalılar vekillerince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazlarında bulunulması ve yetkili Mahkemenin ----- mahkemeleri olduğunu bildirilmesi karşısında yetki itirazlarının haklı ve yerinde olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davalı/lar vekillerinin 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçelerinde ileri sürdükleri yetki ilk itirazlarının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine, aynı yasanın 19/3.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin ------ Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine ve dosyanın hüküm fıkralarında açıklanan yasal prosedüre bağlı olarak belirlenen yetkili Mahkemeye gönderilmesine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalılar vekillerinin, 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazlarının kabulüyle; 6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine, 2-)6100 sayılı HMK'nin 19/3.maddesi gereğince aynı yasanın 6.maddesine göre yetkili Mahkemenin ----- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-)6100 Sayılı HMK'nin 20.maddesi uyarınca taraflardan birinin süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleştiği tarihten veya Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, 5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde Kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzlerine karşı, davalı ------ vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle --- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.