İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/726 E. 2025/682 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/726
Karar No
2025/682
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/726 Esas - 2025/682

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/726 Esas KARAR NO : 2025/682

...x....................x..... ..x.........xx..........x.......x .....x............x.....................x xxx........xxx.x.x....................x

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/09/2019 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ...... plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında yolcu konumunda bulunan müvekkili ..........'nin ciddi bir şekilde yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ...... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ve İMM poliçesi ile sigorta edildiğini, bu kapsamda müvekkilinin daha evvel yapmış olduğu başvuruya istinaden müvekkiline hasar dosyası üzerinden bir ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamanın çok uzağında olduğunu, her ne kadar taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bir anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple huzurdaki davayı açtıklarını, bahse konu kazanın Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturulduğunu, bahse konu kaza dolayısı ile müvekkilinin Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma Ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nde tedavisinin yapıldığını, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin sürekli sakat kaldığını ve davalı şirket tarafından hasar dosyası üzerinden bir ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin gerçek zararın çok altında olduğunu, şu aşamada gerçek zararın taraflarınca hesaplanması mümkün olmadığından sürekli sakatlık için şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, hukuki menfaat dava şartlarından olup müracaatçının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, KTK, HMK ve Genel Şartlar gereği müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmakla ve kusur ile maluliyet oranını kabulü anlamına gelmemekle müvekkili şirketin dava öncesi sorumlu olduğu tutarı fazlasıyla ödediğini, kazadan kaynaklı başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında, sigortalının kusurlu olduğu belirtilmiş ise de olay örgüsü, dosyada mübrez tutanaklar gözetildiğinde atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, sağlık kurulu raporu ile diğer tedavi evrakları incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, kaza ile araz arasında illiyet bulunmadığını, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın adli tıp kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor aldırılması gerektiğini, ikrar anlamına gelmemekle birlikte, hesaplama yapılması halinde, 19.06.2021 tarihinde resmi gazetede yayınlanan Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişiklik ile kaza tarihinde yürürlükte olan genel şartlar doğrultusunda tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz gözetilerek yapılmasını talep ettiklerini, aktüer hesaplamalarda peşin ve erken ödenen tazminatın belirli bir iskonto oranına tabi tutulması gerektiğinin açık olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu hususun davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, tazminat hesabında esas alınacak gelirin, devamlılık gösteren ve kazanılması için efor sarfına gerek olan ücret olduğunu, davacı tarafından SGK hizmet dökümü sunulmadığını, davacının/müteveffanın düzenli geliri/mesleği olmadığından kabul anlamına gelmemek üzere zarar hesabı yapılması halinde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zira iş kazası halinde, SGK ve işveren tarafından yapılan/yapılacak ödemeler tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenen ve/veya ödenecek rücuya tabi ödemelerin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket nezdindeki poliçe ihtiyari mali mesuliyet teminatı içeren bir poliçe olduğunu, işbu poliçe trafik poliçesinin teminatının tükenmesi akabinde devreye gireceğini, trafik poliçesi teminat limitinin sona erdiğini gösterir belgenin dosyada yer almadığından davanın reddedilmesi gerektiğini, dosyada mübrez evraklarda uzlaştırma durumunun belirsiz olduğunu, CMK md.253 gereği uzlaştırmanın haklardan feragat olduğu gözetildiğinde, uzlaşma durumunun mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kazazedenin arazları, dosyada mübrez tutanaklar değerlendirildiğinde davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığı sabit olduğunu, işbu husus gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik) poliçelerinin teminat limitleri, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında tarife uygulama esasları hakkında yönetmelik ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olduğunu, bu bağlamda trafik poliçesi teminat limiti sona ermeksizin müvekkil şirkete başvuru yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet olmadığı gibi talebin hukuki dayanağı haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmakta olduğunu, yargıtay içtihatları gözetilerek davacının avans faizi talebinin reddini talep ettiklerini, davacının arabuluculuk için vekalet ücreti talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazası sebebi ile tarafların kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza esnasında kemer takıp takmadığı, müterafik kusur bulunup bulunmadığı, davacının sürekli maluliyet tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. ....... Sigorta'nın, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü'nün, Tokat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün, Hacettepe Üniversitesi ATK'nın, Aşkale CBS'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Davacının duruşmaya katılmadığı görülmekle, dosya işlemden kaldırılmıştır. HMK'nın 150/5 maddesi hükmü uyarınca; '' İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.'' Bu esasa göre değerlendirme yapıldığında, işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre 07/10/2025 tarihinde dolmakta olup davanın bu tarih itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nun 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/726, K. 2025/682, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-726-e-2025-682-k-43a052696b11