Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/1696 E. 2026/3238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1696
- Karar No
- 2026/3238
- Karar Tarihi
KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2.cümle, 125/1-2, 62/1, 52... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 900,00 Türk lirası ve 2.800,00 Türk lirası adli para cezaları ile ayrı ayrı cezalandırılmasına dair Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/491 esas, 2024/838 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 06.11.2025 gün ve 94660652-105-34- 16679-2025-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2025 gün ve 2025/129456 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/1-3.cümle maddesinde yerini bulan tehdit suçundan cezalandırma yapıldığı halde uygulama maddesi olarak anılan Kanun'un 106/1-2.cümle maddesinin gösterilmiş olmasının maddi hata olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 86/3-a maddelerinde yerini bulan "kadın eşe karşı basit yaralama" suçundan da kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden kadın eşe karşı basit yaralama suçundan sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine ve incelemeye konu tehdit ve hakaret suçlarından ise sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında kadın eşe karşı basit yaralama suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, tehdit ve hakaret suçları yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile uzlaştırmaya tabi tehdit ve hakaret suçları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesindeki esas ve usule göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkında verilen kararın soruşturma aşamasında alınan savunmasında bildirdiği ve aynı zamanda duruşma gününü bildirir davetiyetin tebliğ edildiği adrese tebliğe çıkarıldığına dair dosya içerisinde herhangi bir davetiye parçası bulunmadığı da gözetilerek sanığın savunmasında bildirdiği adrese tebligat çıkarılmadan, kararın sanığın mernis adresine tebliğ yapılarak hükmün kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, yapılan tebligatların usulsüz şekilde tebliğ edilmesi nedeniyle kararın kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından sanığa gerekçeli kararın soruşturma aşamasında bildirdiği adrese usulüne uygun tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.