İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/717 E. 2025/954 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/717
Karar No
2025/954
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/717 Esas KARAR NO : 2025/954

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 75.768,66 TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu, ancak davalı/borçlu, borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddedilerek, davalı/borçlu aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere İİK 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalıların dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından davalıya verilen kargo hizmeti kapsamında tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında akdedilmiş olan kargo hizmet sözleşmesi kapsamında davalının taşınması gereken kargolarının davacı tarafından taşınması akabinde davacı tarafından davalı aleyhina tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinden kaynaklı 75.768,66 TL'nin davalıdan tahsili istemiyle davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasından başlatılmış olan takibin davalının itirazı üzerine durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. Yargılama esnasında davalı ticari işletmenin ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğu görülmekle yapılan kontrolde kural olarak gerçek kişi tacirlerin, ticari işletmelerini ticaret siciline tescil ettirmek zorunda olduğu, ancak ihya talebinin sadece ticaret şirketleri ve kooperatifler bakımından söz konsu olduğu, gerçek kişi tacirle ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nın 547. ve geçici 7. maddelerinde, ticari işletme kaydının ihyası kurumuna yer verilmediğinden gerçek kişi tacir veya ticari işletmeler için ihya talebinde bulunulamayacağından bu kapsamda davalı gerçek kişiye tebliğler yapılmakla taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hizmet sözleşmesi olup taraflara usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2023-2024 yıllarına ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile 1 mali müşavir ve 1 uluslararası taşıma hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisinden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; Davacının 2023-2024 yılları yasal ticari defter kayıtlarının, HMK 222. Maddesine göre sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Nihai Hukuki Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacının 2023-2024 yılları ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 75.768,66 TL alacaklı olduğu, T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 09.01.2025 tarihli yazısında “İlgi kayıtlı yazınıza istinaden dairemiz ... vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi ...' ın (TC: ...) bilgisayar kayıtlarının tetkiki neticesinde; 21/02/2020- 31/12/2023 tarihleri arasında dairemiz mükellefi olduğu, gerçek usulde vergilendirmeye tabi olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu yönünde beyanda bulunduğu, Davalı ...' ın 31.12.2023 tarihi itibarı ile Vergi Dairesi ve Ticaret Sicilinden terkin edilerek faaliyetlerine son verdiği, Dava dosyasında mevcut delillerin incelenmesi sonucunda davacının, davalının gönderilerini uluslararası hava yolu taşıması ile gerçekleştirdiği ve davaya konu cari hesap bakiyesi olan 75.768,66 TL tutarlı ödenmemiş fatura bedellerini talep edebileceği Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. İşbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca yargılama esnasında davaya cevap vermeyen ve ticari defterlerini ibraz etmeyen davalının HMK m.128 kapsamında inkar etmiş olduğu hususları ispatlayamadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmakla davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 75.768,66 TL 'nin %20'si oranında olan 15.153,73 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 75.768,66 TL 'nin %20'si oranında olan 15.153,73 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 5.175,76-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 915,10-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.260,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.403,50 -TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 1.142,50-TL, bilirkişi ücreti: 12.000,00-TL olmak üzere toplam: 14.546,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/717, K. 2025/954, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-717-e-2025-954-k-7238afec7b44