İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/722 E. 2025/913 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/722
Karar No
2025/913
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/722 Esas KARAR NO : 2025/913

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklı olduğu meblağın davalı tarafından ödenmediği için ... 5. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile davalıya takip başlatıldığını, fakat davalı şirketin haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, takibe itirazın haksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : ... 5. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır. ... 5. İcra Dairesi'nin...E. Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari ekstreden kaynaklanan 45.899,60 TL asıl alacak 7.744,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.643,74 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, davacının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacını defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Sayın Mahkemenin kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; Davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanı tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacının kendi kayıtlarında 20.09.2024 takip tarihi itibariyle 45.899,60 TL alacaklı olduğu, Taraflar arasında fatura ödeme gününün belirli olmaması ve davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmemesi nedenleriyle takip öncesi için işlemiş faiz alacağı hesabının yapılamadığı..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; ;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı Kararı ) Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkememizin 30/04/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği bu hususta bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafın faturalara bir itirazının olmadığı, ödeme belgesi de sunulmadığı görülmüştür. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Davalı tarafça Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının alacağını ispatladığı ve talep edebileceği anlaşıldığından Davanın kısmen kabulüne, Davalının ... 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 45.899,60 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 45.899,60 TL alacağın 20'si olan 9.179,92 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Temerrüt şartları oluşmadığından açıklanan nedenlerle takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 45.899,60 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişki istemlerin reddine 2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 45.899,60 TL alacağın 20'si olan 9.179,92 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.135,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 647,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.487,51 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 647,89 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 3.230,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 570,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 640,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 7.067,60 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 6.007,46 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/722, K. 2025/913, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-722-e-2025-913-k-b9d58189698e