İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/728 E. 2025/1051 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/728
Karar No
2025/1051
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/728 Esas KARAR NO : 2025/1051

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına 23.05.2024 tarihinde takip talebinde belirtilen alacakların tahsili için Bakırköy ... İcra dairesinde ... Esas numarasıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın 30.05.2024 tarihinde işbu icra takibine itiraz ettğini, itiraz dilekçesinde sunulan iddiaların mesnetsiz olması ve itirazlarının kötü niyetli olması sebebiyle itirazın kaldırılması gerektiğini, davalı tarafın düzenlediği 26.04.2024 tarihili ... numaralı ve vergiler dahil toplam 357.500 Türk Lirası bedelli ve 26.04.2024 tarihli ... numaralı ve vergiler dahil toplam 14.964,40 Türk Lirası bedelli faturaların detayında belirtilen reklamasyona , iadeye konu, işlem, içilik, gecikme, renk farkı vb hiçbir hatanın söz konusu olmadığını, bu sebeple 30.04.2024 tarihinde Bakırköy .... Noterliğinden ... yevmiye numarasıyla söz konusu faturalara itiraz edildiğini ve iade edildiğine ilişkin ihtarname keşide edildiğini, işbu ihtarnamede ayrıca cari ekstrede bulunan 503.278,22 Türk Lirasının EFT yolu ile müvekkili şirket hesabına gönderilmesinin talep edildiğini, davalı tarafın iade bedelini müvekkili şirketin banka hesabına göndermemesi hasebiyle icra takibi başlatıldığını, belirtilen tüm nedenlerle davalı tarafından yapılan 30/05/2024 tarihli itirazın HMK 109 gereği şimdilik 10.000,00 Türk Lirası bedellik kısmı için itirazın iptaline ve takibin devamına, davacı aleyhine %20’sinden az olmamak kaydıyla, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesine göre icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bakırköy .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 503.278,22-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari hesap alacağı nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...1. Tarafların dava konusu 2024 yılına ait e- defterlerin e-defter beratlarının zamanında oluşturulduğu, envanter defterinin açılış noter tasdikini süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olmakla her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 2. Davacının ticari defterlerine davacının 503.278,21TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, 3. Davalının ticari defterlerine göre davalının 347.376,17TL davacından kayden alacaklı göründüğü, 4. Taraf defterlerindeki 850.654,38TL farkın davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı halde davalının defterlerinde kayıtlı olan 05.07.2024 tarihli ... Numaralı 372.213,60TL tutarlı, 05.07.2024 tarihli ... Numaralı 105.976,34TL tutarlı ve 26.04.2024 tarihli ... numaralı 357.500,00TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı, 5. Söz konusu faturalara davacı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmiş olmakla dar anlamda TTK 21/2 bağlamında faturaların davacı aleyhine borç doğurmadığı, 6. Bunun yanında davalının reklamasyon faturası düzenlemesini gerektiren ayıplı eksik, kusurlu bir ürün söz konusu olup olmadığı, varsa açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu, usulüne uygun bir ayıp ihbarın olup olmadığı hususları ihtisas alanımda olmadığından bu hususta bir tespite gidilemediği, 7. Sayın Mahkemece davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 04.05.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının yıllık Y051,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 30/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 503.278,22-TL'ye artırdığı görülmüştür. Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 13/10/2025 tarihli dilekçesinde özetle; dava tarihi ve ıslah dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu belirtilmiştir. Her ne kadar davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/I gereğince tebliğ edilmemişse de, davacı alacaklı işbu itirazın iptali davasını 07/10/2024 tarihinde açtığından kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin de dava tarihinden itibaren işlemeye başlayacağının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08/06/2023 tarih, 2022/1274 Esas ve 2023/2273 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 57.HD 29/04/2025 tarihli 2023/1744 Esas ve 2025/888 Karar sayılı ilamı) İşbu dava kısmi dava olarak açılmış ve dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 10.000,00-TL'ye yönelik itirazın iptali talebinde bulunulmuş olup 30/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali talebi yönünden talep toplam 503.278,22-TL'ye yükseltilmiştir. İtirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 sene içinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmelidir. Eldeki davada ıslah tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre geçmemiş olduğundan ıslahın süresinde yapıldığı değerlendirmekle yargılamaya devam olunmuştur. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defter ve kayıtlarına göre davacının takip tutarı kadar davalıdan alacaklı olduğu, davalı defter ve kayıtlarına göre ise davalının davacıdan 347.376,17-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, aradaki 850.654,38-TL farkın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı halde davalı defterlerinde kayıtlı olan 3 adet reklamasyon faturasından kaynaklandığı, davalı tarafın yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, gerek icra takibine itirazında gerek tarafına tebliğ edilen bilirkişi raporlarına itirazında ayıp iddiasından bahsetmediği gibi, buna ilişkin bir delil de ibraz etmediği, süresinde yemin deliline dayanılmadığından ayıp iddiasına yönelik yemin delili de hatırlatılamadığı, taraflara ait BA/BS formlarına yönelik yapılan incelemede; her iki tarafın da BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 503.278,22-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 100.655,64-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 34.378,93-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 8.600,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 25.351,33-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 9.516,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 80.524,52-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 5.785,00-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/728, K. 2025/1051, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-728-e-2025-1051-k-ef669e4c0eae