İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/804 E. 2025/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/804
Karar No
2025/940
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/804 Esas KARAR NO :2025/940

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/12/2024 KARAR TARİHİ:23/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 02/11/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç, Ağrı İli, DOĞUBEYAZIT İlçesi, Gürbulak köyü/mahallesi istikametinden Doğubeyazıt istikametine doğru seyir halinde iken aynı istikamet de önünde seyreden ve davalı sigorta şirketine ... nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı çekici vasıflı aracın dorsesinde bulunan hurda yüklü malzemenin yola düşerek müvekkiline ait araca zarar vermesi neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araç, 2013 model model olup, kaza sonucunda değişen/onarılan parça ve boyadan ötürü araçta değer kaybı meydana geldiğini, kaza nedeniyle hasarlı hale gelen araç 60 gün süre ile hasar onarım süresi bakımından serviste kaldığını, davalı şirkete sigortalı aracın, müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek hasar/parça farkı bedeli ile araç değer kaybı bedelinin (şimdilik 200,00TL) kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan (sigortacı yönünden teminat üst limitini aşmamak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsilini, araç mahrumiyet bedeli kaybının (şimdilik 100,00TL) ise sadece araç malikinden kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davaya konu araç için 25/01/2024 tarihinde davacıya 25.000,00TL araç hasar tazminatı ödendiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, ödenen 2.500,00TL tutarındaki değer kaybı ödemesinin iade edilmesi neticesinde farklı tarihlerde 8 defa daha 2.500,00TL'lik ödeme yapılmış ancak müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme defalarca kez iade edildiğini, davacı vekili tarafından müvekkil sigorta şirketine gönderilen mahkemenize sunulmuş olan mailde de görüleceği üzere "dava açılmış olması sebebiyle ödemelerin iade edildiği ve değer kaybı ödemesi yapılmaması" talep edildiğini, değer kaybı eksper raporu doğrultusunda ilk ödemenin 05.03.2024 tarihinde gerçekleştirildiği ancak işbu davanın 30.12.2024 tarihinde açıldığı mahkemenize sunulmuş dekont tarihlerinde ve tevzi formundan da tespit edildiğini, bu açıklamalar ışığında huzurdaki davada değer kaybı tazminatı talep edilmesi kötü niyetli olunduğunu, davacının değer kaybı ve maddi hasar tazminat taleplerine ilişkin incelemeler 04.12.2021 tarihli yeni genel şartlar ekinde yayınlanan hesaplama yöntemlerine ve madde metninde belirtilen maddi hasara ilişkin orijinal parça, onarım ve eş değer parça hususları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin dolaylı zarar olan araç mahrumiyeti-ikame araç bedeli ve ticari kazanç kaybı talebi poliçe teminat kapsamı dışında olduğundan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, faiz talebinin reddini, aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini, haksız davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Nakliyat'a usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda 02/11/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı çekici vasıflı aracın dorsesinde bulunan hurda yüklü malzemenin yola düşerek davacının ait araca zarar vermesi neticesinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracının hasara uğradığından bahisle şimdilik 100,00 TL hasar/parça farkı bedeli ile 100,00 TL araç değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili; araç mahrumiyet bedeli için şimdilik 100,00TL'nin ise sadece araç malikinden kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Yargılama esnasında celp edilen tüm evraklar bir bütün olarak incelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosyanın 1 makine mühendisi bilirkişine tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; OLAY : 02.11.2023 tarihinde saat 18:20 sıralarında, Ağrı, Doğubeyazıt-Gülbulak yolunda seyir halinde bulunan davalı sigorta şirketine ZMM sigortalı ve davalı ... Nakliyat şirketine ait ... plakalı araçtan yola düşen hurda yüklü malzemeye, arkasından gelmekte olan, davacıya ait ve ... yönetimindeki ... plakalı araç çarpmış, kaza maddi hasarla sonuçlanmıştır. Dava konusu kazanın meydana gelmesi ile ilgili dava dosyasında mevcut hususlar yukarıda özetlenmiş olup davalı aracından seyir sırasında yola hurdaların düşmesi hususunda davalı aracının sürücüsünün ve işletmecisinin, yükü emniyetli, biçimde yerleştirmemiş olmaları nedeniyle 90100 kusurlu oldukları, önündeki araçtan düşen hurda parçalar nedeniyle hasar gören davar aracının sürücüsüne atfedilecek bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalıya ait aracın sürücüsü ve işletmecisinin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, Davacı aracında ortaya çıkan hasar onarım tutarının KDV hariç 25.000,00 TL olduğu, Hasar onarım tutarının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğu, Dava konusu aracın dava konusu kaza sonrası uğramış olduğu değer kaybının 24.000,00 TL olduğu, Dava dosyasında bulunan 05.03.2024, 12.03.2024, 26.07.2024, 05.08.2024, 15.08.2024, 21.11.2024, 10.12.2024, 20.12.2024 ve 03.01.2025 tarihli banka dekontlarında davalı sigorta şirketinin davacıya değer kaybı olarak dokuz defa 2.500,00 TL olmak üzere toplam 22.500,00 TL havale etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının değer kaybı nedeniyle uğramış olduğu zararın kalan tutarı: 24.000,00 - 22.500,00 = 1.500,00 TL'dir. Dava konusu aracın makul onarım süresi 15 gün olduğu, Makul onarım süresinde ortaya çıkan araç yoksunluğu zararının KDV hariç 18.000,00 TL olduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. İşbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazların reddine karar verilmiş olup davacı vekili tarafından 12/08/2025 tarihinde sunulan bedel arttırım dilekçesinde "... davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olduğu iddia edilen 05.03.2024, 12.03.2024, 26.07.2024, 05.08.2024, 15.08.2024, 21.11.2024,10.12.2024, 20.12.2024 ve 03.01.2025 tarihlerinde ki 2.500,00TL lik değer kaybı bedeli olarak gönderilen 9 adet ödemenin toplamı olan 22.500,00Tl lik ödemeler aynen tarafımızdan sigorta şirketine aynen iade edilmiştir. İş bu ödemelerin iade edildiğine ilişkin davalı sigorta şirketinin de cevap dilekçesinde belirtilmiş olup ödemelerin iade edildiği kabul edilmiştir ... huzurdaki davada Araç değer kaybı bedelini 100,00TL den 24.000,00TL ye ,Araç mahrumiyet bedelini 100,00TL den 18.000,00TL toplamda dava değerini 42.100,00-TL yükseltiyoruz. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi raporu akabinde davalı sigorta vekili tarafından sunulan 11/09/2025 tarihli ve 17/10/2025 tarihli beyan dilekçelerinde özetle; " Davacı vekili Av. Ferit Üçeş'e 05.09.2025 tarihinde; -24.000,00 TL - Bakiye araç değer kaybı -7.777,98 TL - araç değer kaybı işlemiş faizi -24.000,00 TL - dava vekalet ücreti (kdv- stopaj tevkifatı yapılması ile 18.000 TL) -4.055,70 TL - yargılama gideri olmak üzere toplam 59.833,68TL ödemeden ilam vekalet ücreti için 4.000,00 TL stopaj bedeli ile 2.000,00 TL KDV tevkifatı bedeli mahsup edilmek suretiyle, toplam 53.833,68 TL ödeme yapılmıştır. (EK- DEKONT) -12.080,87 TL tutarında bakiye araç değer kaybı faiz alacağı 14/10/2025 tarihinde davacı vekili hesabına ödenmiştir. Faiz ödemesi temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilerek ödenmiştir. Bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat ve tüm ferilerinin ödenmesi ile müvekkil şirketin sorumluluğu kalmamıştır. Açıklanan nedenlerle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunulmuş ise de davacı vekili tarafından mahkememizin 30/09/2025 tarihli celsesinde "Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan asıl alacak ödemesi doğrudur, 53.833,68-TL ödeme yapılmıştır, ancak sigorta şirketi işlemiş faizi yasal faiz üzerinden hesaplamış ise de davalı şirket ticari bir şirket olup avans faizi üzerinden faiz hesaplaması gerekmektedir, bu sebeple yapılan işlemi faiz ödemesi eksiktir, mahkemece davalının yapmış olduğu ödeme mahsup edilerek hüküm kurulmasını talep ederiz, yasal vekalet ücretinde yapılan kesintileri kabul etmiyoruz dedi." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu görülmekle davalı sigorta şirketine yöneltilen hasar ve değer kaybı talepleri bakımından esasa yönelik inceleme yapılması gerekmekte olup bilirkişi raporunda da tespit edilmiş olduğu üzere davacının talep edebileceği hasar bedelinin bulunmadığı, değer kaybı yönünden ise davalıdan 24.000,00 TL talep edebileceği; davacıya ait aracın hususi kullanıma ait olması sebebiyle yasal faiz isteminde bulunabileceği, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalının yapmış olduğu değer kaybı ödemelerinin davacı tarafından davalıya iade edilmiş olması sebebiyle başvuru tarihinden (22/02/2024) itibaren +8 iş günlük süre hesaplandığında 04/03/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan 05/09/2025 tarihine kadar yasal faiz işletildiğinde 7.801,64 TL işlemiş faiz talep edebileceği, değer kaybı istemi bakımından toplam alacağın 31.801,64 TL olduğu, bu kapsamda davalı tarafından ana para ve faiz alacağına yönelik yapılan ödemelerin davacının değer kaybı alacağını karşıladığı görülmekle değer kaybı bakımından davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı). Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Zarar nedeniyle müteselsilen varsa başkaca sigorta veya kişilerin bulunması davalı işletenin sorumluluğunu kaldırmayacaktır. Somut olay bakımından TBK m.166/1 "Borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu değer kaybı ve ferilerine ilişkin ödeme sebebiyle yapılan ödeme oranında diğer davalının da borçtan kurtulmuş olduğu kanaatine varılmıştır. Kural olarak araç mahrumiyet bedeli taleplerinin değerlendirilmesinde davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenerek davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olay bakımından davacının davalı araç malikine yöneltmiş olduğu araç mahrumiyet bedelinin alınan rapor kapsamında kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı 331. Maddesinin "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalı dava açıldıktan sonra değer kaybı kalemi bakımından ödeme yapmış olması sebebiyle davacının haklı olduğu, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunması sebebiyle yapılan kontrolde; yargılama esnasında yapılan hesaplama uyarınca davacının toplam dava değerinin 42.100,00 TL olduğu, bu miktarın 24.100,00 TL'sinin her iki davalıya yöneltilmiş ve 24.000,00 TL'sinin kabulüne karar verilmiş olması, 18.000,00 TL'sinin de sadece davalı araç malikine yöneltilmiş ve bu bedelin kabul edilmiş olması sebebiyle (her ne kadar değer kaybı konusuz kalmış ise de vekalet ücreti talepleri bakımından kabul kararı verilmiş gibi değerlendirme yapıldığında) toplam kabulüne karar verilen 42.000,00 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplandığında davacının 42.000,00 TL vekalet ücretine hak kazandığı, bu bedelin 24.000,00 TL'sinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, bakiye 18.000,00 TL'sinden ise yalnızca davalı araç malikinin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu 18.000,00 TL'lik vekalet ücreti ödemesi ile bu miktar bakımından her iki tarafın da borçtan kurtulmuş olduğu, bakiye 6.000,00 TL vekalet ücreti alacağından her iki davalının sorumlu olduğu görülmüş olup davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu 4.055,70 TL'lik yargılama giderinin de aynı şekilde oranlanması sureti ile yapılan mahsup akabinde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının 02/11/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı olarak; a-)Hasar bedeli talebinin reddine, b-)Değer kaybı talebinin konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, c-)Araç mahrumiyet bedeli olarak 18.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 02/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli olan 1.229,58-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 427,60-TL, tamamlama harcı olarak alınan 713,84-TL harcın toplamı olan 1.141,44-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 88,14-TL harcın davalı ... ... Limited Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.141,44-TL peşin harç ve tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 575,9-TL ( başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 240,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 5.815,90-TL yargılama giderinden davalı sigorta şirketi tarafından haricen ödemiş olduğu 4.055,70-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.760,20-TL'nin davalı ... ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 24.000,00 TL vekalet ücretinin 6.000,00 TL'sinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen; bakiye 18.000,00-TL'sinin ise yalnızca davalı ... ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının reddedilen talepleri bakımından davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.800,00TL'nin davalı ... ... Limited Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/804, K. 2025/940, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-804-e-2025-940-k-2de22732ec31