İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/71 E. 2025/191 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/71
- Karar No
- 2025/191
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/71 Esas - 2025/191
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/71 KARAR NO : 2025/191
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 15/02/2024 KARAR TARİHİ: 14/05/2025 Yazım Tarihi: 11/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının ... ismi altında 2013 yılından itibaren meslek lisesi nezdinde eğitim hizmeti vermeye başladığı, vermiş olduğu bu eğitim hizmetini tanıtım çalışmaları, hizmet kalitesi, mezuniyet sonrası destek, hizmet sırasında verilen imkanlar vb. ile büyüttüğü ve sonuç olarak da ... nolu (Nice kodu; 16 / 41 ) "...", ... nolu (Nice kodu; 16 / 41 ) "... ... +... ", .... nolu (Nice kodu; 16/ 41/) "...", ... nolu (Nice kodu; 41) "...", ... nolu (Nice kodu; 41) "..." işaretlerini tescil ettirdiği, markalarını büyütüp tanınır hale getirdiği, hali hazırda İstanbul içi ve dışında 5 ayrı kampüste "..." markası altında anaokulu-lise arası kademelerde eğitim hizmeti vermeye devam ettiği, 20.05.2022 tarihinde ... başkanı olarak görünen davalı ... tarafından ... başvuru nolu "..." işaretli marka başvurusu yaptığı, yayına yapılan itiraz üzerine başvurunun kabul edildiği ve SMK md. (6/1) Benzerlik/ Karıştırılma ihtimalinin haklı bulunduğu, davalı tarafından ... başvuru nolu (..../) "..." işareti açısından kabul edilen SMK md. (6/1) Benzerlik/ Karıştırılma ihtimaline karşı ... nezdinde itiraz edildiği, itiraz üzerine ... tarafından 09.01.2024 tarih ve ... numaralı kararını vererek davalının itirazlarını kabul ettiği, davalının ... nolu "..." işaretli marka başvurusunun, "... işaretine dair ilk başvurusu olmadığı, davalının yaklaşık 2.5 yıldır, "..." ve "... üniversitesi" işaretleri ile marka başvurusu yapmakta olduğu, bunlardan ilkinin 01.12.2020 tarih ve ... nolu (16 / 35 / 41 / 42 / 43 /) "..." işaretli marka başvurusu olduğu, dava konusu ... nolu marka işaretinin de ... nolu (16 / 35 / 41 / 42 / 43 /) marka işaretinin de "..." olup aynı oldukları, ... nolu (16 / 35 / 41 / 42 / 43 /) "..." marka başvurusu açısından davalının itirazlarının kabul edildiği ... kararına karşı .... E sayılı dosyası ile dava ikame edildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile birlikte davalının "..." işaretli markası ile yukarıda sayılan davacı markaları arasında, görsel, işitsel ve benzerlik anlamında karıştırılma ihtimali olduğu tespit edilerek ... kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, yani her ne kadar başvuru numarası farklı olsa da, davalının "..." işaretli markası için ... tarafından daha öncesinde de verilen iptali talep edilen kurul kararının aynısının, daha öncesinde .... Mahkemesi tarafından hukuka ve yasaya aykırı bulunarak iptal edildiği, Dolayısıyla davalının itirazlarının kabul edildiği dava konusu 09.01.2024 tarihli, ... numaralı ... kararının açık bir şekilde hukuka ve yasaya aykırı olduğu, taraf markalarında ortak olan unsurun “...” ibaresi olduğu, davacı markaları ile davalının “...” markalasının işitsel, yazılış ve görsel bakımdan birebir aynı olduğu, markaların tescil sınıflarında da aynılık (16,41) bulunduğu ve davalının tescil talep ettiği diğer sınıflar ile davacı markalarının tescil edildiği 16,41 sınıfları arasında bağlantının da bulunduğu, başvuru markasının davacının markalarını aynen içerdiği ve markaların seri marka izlenimi uyandırdığı, tüketicilerin davalıya ait markayı ya doğrudan davacıya ait bir marka sanacakları ya da iki farklı firma ve kişi karşısında oldukları anlamlarına karşın, iki üretici arasında idari ya da ekonomik anlamda bir ilişkinin olduğunu düşünerek yanılacakları, davalı tarafın davacı markalarını bilmesine rağmen ısrarla aynı markanın tescili için başvuru yapmakta olduğu, tüm itirazlara rağmen bu durumu devam ettirdiği ve SMK md. 6/9 uyarınca kötü niyetli olduğu, başvuru sahibinin benzer markayı, aynı ve bağlantılı sınıflarda tescil ettirmesinin kasıtlı ve bilinçli bir tercih olduğu, davalının başkanı olduğu “....”nin isminin "..." olarak sonradan değiştirildiği, davalının marka başvurusu yaptığı 2020 yılında dahi bu okulun.... olarak faaliyet gösterdiği, davacının 2013 yılından itibaren “...” ve varyasyonlu markalarını eğitim hizmetlerinde, tanıtım, eğitim kalitesi vb. Şekillerde bilinir ve tanınır hale getirmiş olup bu markaları tescil edildiği sırada davalının başkanı olduğu üniversitenin daha kurulmamış olduğu, dolayısıyla bu markanın seçilmesi için bir neden olmadığı, aynı zamanda davalının, davacı markalarının bilinirliğinden istifade etmeye yönelik bilinçli bir tercih yaptığını, süreklilik arz eden marka başvuruları, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin açık bir şekilde ortada olması, davalı ....'nin kendi kararları ile dahi çelişik kararları dikkate alındığında her iki davalının da kötü niyetli olduğunun açık bir şekilde ortada olduğunu, davacı şirketin markasının SMK MD. 6/3 kapsamında eskiye dayalı bir kullanımın olduğu, iptali talep edilen ... kararının davalının markasının haksız rekabete ilişkin hükümleri de ihlal ettiği ve ... kararının iptali ile davalının markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinin gerektiği” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, henüz tescil işlemi gerçekleştirilmemiş olan ... başvuru nolu "..." ibareli markanın bu süreçte tescil işlemlerinin yapılması halinde markanın tescil edildiği tüm sınıflarda aksi kanaatte olunur ise 16 ve 41 inci sınıflarda hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Başvurucu ...'nın Mütevelli Heyet Başkanı olduğu ... ’nin saygın bir eğitim kurumu olduğu, “...” ibaresinin kanunen tanınmış bir hak olduğu, 11 Mart 2022 Tarihli 7382 sayılı RESMİ GAZETE ’de yayınlanan ve yayınladığı tarihte yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’nun 1.maddesi ile “....” ibarelerinin “...” şeklinde değiştirildiğini, Üniversite’nin kanunen tanınan adının bundan böyle “...” olduğunu, ...’nın ... başvuru numaralı “...” ibareli, ... başvuru numaralı “... ” ibareli, .... başvuru nolu “... ” ibareli, ... başvuru numaralı “...” ibareli, ... başvuru numaralı “...” ibareli markaların başvurucusu olduğu, “...” ibaresinin .... tarihinde padişahların 400 yıl boyunca yaşadıkları sarayın adı olduğu ve ilgili ibarenin halka mal olduğu, bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceği, ilgili ibareyi tescil ettiren marka sahibinin markanın zayıf korumaya sahip olması dolayısıyla katlanma yükümlülüğünün olduğu, ... ibaresinin kültürel değer taşıması nedeniyle itiraza dayanak marka başvurusu korumasının oldukça düşük olduğu, dayanak markalar ile başvuru markası arasındaki ortak ibarenin ... olup; bu ibarenin davacının tekeline bırakılamayacağından itirazların reddine karar verilmesinin usul ve yasayla uyarlı olduğu, bahsi geçen .... E sayılı dosyasının istinaf aşamasında olup verilen kararın kesinleşmediği, .... E. Sayılı dosyasında itiraz sahibine ait markalar ile başvuruya konu ... başvuru numaralı “... ” markasının birbirine benzer nitelikte olmadığı, ... numaralı dayanak markanın tescilli olduğu ....nolu sınıflar yönünden itiraz sahibi tarafından ciddi ve markasal olarak kullanıldığının ispat edilmesi gerektiği, davalı yanın kök markasının kullanımına ilişkin dokümanları dosyasına sunamamış olduğu ve kullanım ispatı yapamamış olduğunu beyanla; ... tarafından tescili talep edilen ... nolu marka başvurusunun ilgili sınıflar yönünden reddine ilişkin ... sayılı ... kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle iptaline, dava konusu ... nolu marka tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiş olduğu ve ilgili mahkemenin davanın kabulü ile; ... sayılı ... kararının davacının itirazının reddine ilişkin kısmının iptaline karar vererek ... lehine karar tesis ettiği, taraf markaları arasında görsel, biçimsel olarak benzerlik bulunmadığı gibi, hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun öğrenciler ve eğitimciler olduğu, söz konusu eğitim, bilim ve araştırma alanlarında hizmet alıcılarının üstünkörü hareket ettiğini düşünmenin mümkün olmadığı, kültürel olarak kimsenin tekeline bırakılamayacak ... ibaresine haiz ... ..., ... vd. ibaresiyle kıyaslanan diğer markanın benzer olduğunu kabul edebilmek için birebir aynı olmasının gerektiği, İtiraz sahibinin kök markasının başvuru tarihi 2013 olup, bu markanın itirazın yapıldığı tarih itibariyle geriye doğru 5 yıldan çok önce tarihli olduğu konusunda duraksama olmadığı, Davacı yana ait diğer markaların ... numaralı kök markanın serisi niteliğinde olduğundan akıbetlerinin de kök markaya bağlı olacağı ve Davacı yanın 2013 tarihli kök markasının kullanım ispatını yapamamış olduğu, Davacı yana ait seri markaların ise kullanılmayan bir markanın belirli dönemlerde tescil edilmesi nedeniyle 6769 sayılı SMK’nın 6/9 maddesi gereğince kötüniyetli olarak nitelendirilmesinin gerektiği, Kötüniyetli olarak tescil başvuruları yapılan seri markaların akıbetlerinin kök markanın kaderine bağlı olduğundan; seri markaların da kullanım ispatı talebinin gerçekleşmediği, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını gösterir kanıtların itiraz ekinde sunulmadığı, marka tescil talebinin kötüniyet barındırmadığı” öne sürülerek davanın reddini talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... kararı iptali yönünden; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın kurum nezdindeki itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... Sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; Hükümsüzlük talebi açısından; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın gerek kurum nezdinde ileri sürdüğü mesnet markaları gerekse dava dilekçesinde belirtilen mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 15/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 15/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "... ... ...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ....Coğrafi yer adı denildiğinde anlaşılması gereken ülke, il, ilçe gibi yerleşim yerleri ile dağ, ova, yayla, akarsu veya göl gibi yeryüzü şekillerinin adlarıdır. Coğrafi yer adlarını münhasıran içeren işaretler belirli koşullarda mutlak ret gerekçeleri kapsamında reddedilir çünkü coğrafi yer adının bir kişinin tekeline marka olarak verilmesi sonucunda coğrafi yer adını da içerecek şekilde mal veya hizmet sunacak mevcut veya potansiyel müteşebbislerin haksız rekabet ile karşılaşmamaları istenir.Genel kabul olarak, coğrafi yer adlarının duruma göre ayırt edici niteliğinin ya olmadığı ya da düşük olduğu kabul edilir. Örneğin, Kurum uygulamalarına göre ülkemizdeki şehir ve maruf mahal isimlerinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığı kabul edilir. Bu tarz ibareler ancak farklı kelime ve/veya ... unsurları ile birlikte bir bütün olarak ayırt edici nitelik kazanabilirler. Önemle belirtilmelidir ki, bu genel kabulün uygulanabilir olması için coğrafi yer adlarının ilgili tüketici kesimi tarafından coğrafi yer adı olarak bilinmesi gerekir. İlgili tüketici kesimi tarafından coğrafi yer adı olarak bilinemeyecek tarzda ibarelerin ayırt edici niteliklerinin düşük olduğu ya da ayırt edici olmadığı kabul edilemez.(....) Yapılan değerlendirme sonucunda, ihtilaf konusu markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan birer semtin adı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla söz konusu ibarenin ilgili coğrafi yerlere işaret edecek şekilde algılanmalarının muhtemel olması nedeniyle tek başına markasal ayırt edici niteliği düşük bir ibare olması, işbu başvuru ile itiraz gerekçesi markaların "..." ibaresi dışında ihtiva ettiği .../logo unsurları ile işbu marka örneğindeki "..." ibareleri ile birlikte bir bütün olarak farklılaşması, markalarda yer alan farklı tüm unsurlar bakımından bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, sadece zayıf unsurun ortak olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, diğer unsurlar arasındaki belirgin farklılıkların somut olayda karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu görüşüne varılmıştır. Sonuç itibariyle aksi yöndeki tespite dayalı ... tarafından alınan 6/1 bendi kapsamındaki kısmi ret kararı yerinde görülmemiştir. KARAR İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ....
28/01/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "1) Davaya konu ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen 16. Sınıfa ve 41. Sınıfa konu mal ve hizmetlerinin tamamı, davacının SMK 19/2 uyarınca fiili markasal kullanımını ispatlaması talep edilmeyen ..., ..., ..., ... ve ... sayılı markalarının kapsamındaki 16. Sınıf; “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” malları ve 41. Sınıf; “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” hizmetleri AYNI/AYNI TÜR MAL/HİZMET niteliği taşıdığı, 2) Davalının ... sayılı “...+...” ibareli başvuru markası ile davacının itiraza mesnet ... sayılı “... ...+...”, ... sayılı “...+...”, ... sayılı “...+...”, ... sayılı “...+...”, ve ... sayılı ...+...” markaları arasında görsel açıdan benzerlik olmadığı, işitsel ve kavramsal açıdan benzer oldukları, 3) Bütünsel genel izlenim itibariyle taraf markalarının içerdiği diğer unsurlarla birlikte kompozisyonları görsel anlamda farklılık yaratsa da görsel anlamdaki faklılığın, işitsel ve kavramsal benzerlikleri bertaraf edecek düzeyde olmayıp davacının kullanım ispatı talep edilmeyen itiraza ve hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği ... sayılı “... .../...”, ... sayılı “.../...”, ... sayılı “.../...”, ... sayılı “.../...”, ve ... sayılı .../...” markalarıyla başvuru markasının kapsadığı yukarıdaki 16 ve 41. sınıf aynı/aynı tür mal ve hizmetler bakımından belirtilen davacı markalarıyla SMK md.6/1 anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılabilecek düzeyde benzer oldukları, 4) Başvuru markası ile davacının itiraza ve davaya mesnet gösterdiği SMK 19/2 uyarınca fiili markasal kullanımını ispatlaması talep edilen ... sayılı “....” ibareli markasının, davalının başvuru/rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde tescili kapsamındaki 41. sınıf hizmetler bakımından kullanımının ispatlanamadığı, 5) SMK md. 6/3 kapsamında; davacının, davaya konu başvuru markasını, davalının başvuru tarihinden daha önce kendisinin herhangi bir mal veya hizmet bakımından kullanıldığına dair bir delile rastlanmamakla; davacının dava konusu ... sayılı “...+...” ibareli davalı markasının gerçek hak sahibi olduğunun varsayılamayacağı, 6) Hükümsüzlüğü talep edilen marka başvurusunun tescile bağlanmamış olması nedeniyle hükümsüzlük istemi hakkında değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeni bilirkişiden rapor alınması veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; ... KARARI İPTALİ TALEBİNDE ; Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının ... sürecinde ileri sürdüğü " ...+ ... ( ...) " , " ...+ ... (...) " ibareli tecilli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; ... ibaresi İstanbul'da bir semt adı olsa da davacının ... unsurlarıyla beraber oluşturduğu ...-... markalarının yer aldığı ibareyi davalı tarafca aynı sınıfta ... şeklinde seçip başvuru yapılması eğitim hizmeti tercihi nedeniyle ona yaklaşma/yakınlaşma çabası olduğuna kanaat getirildiği; diğer yönden başlangıçta ... reddedilen sonra da davalının itirazı sonucu ... kararı ile davalı markasına iade edilen 16.ncı sınıftaki mallar ile 41.nci sınıftaki hizmetlerin davacı markasının kapsamındaki emtialarla aynı/benzer emtia olduğu bilirkişi heyet raporunda sayfa 5-6-7 deki karşılaştırma tablosu ile anlaşıldığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...+ ... ( ...) " , " ...+ ... (...) " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ...+ ... ( ...) " , " ...+ ... (...) " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği; benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı oluşabileceği; SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİNDE İSE ; Davalının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davacının gerek ... sürecinde ileri sürdüğü kullanım ispatı gerekmeyen " ...+ ... ( ...) " , " ...+ ... (...) " ibareli tecilli markaları , gerekse de dava dilekçesinde yukarıdaki markalarla beraber dayanak yaptığı ve kullanım ispatına konu olmayan ... sayılı “.../...”, ... sayılı “.../...”, ... sayılı “.../...” ibareli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; ... ibaresi İstanbul'da bir semt adı olsa da davacının ... unsurlarıyla beraber oluşturduğu ...-... markalarının yer aldığı ibareyi davalı tarafca aynı sınıfta ... şeklinde seçip başvuru yapılması eğitim hizmeti tercihi nedeniyle ona yaklaşma/yakınlaşma çabası olduğuna kanaat getirildiği; diğer yönden başlangıçta ... reddedilen sonra da davalının itirazı sonucu ... kararı ile davalı markasına iade edilen 16.ncı sınıftaki mallar ile 41.nci sınıftaki hizmetlerin davacı markasının kapsamındaki emtialarla aynı/benzer emtia olduğu bilirkişi heyet raporunda sayfa 5-6-7 deki karşılaştırma tablosu ile anlaşıldığı; Bunun dışında kalan 42 ve 43.ncü sınıftaki hizmetler açısından ise emtia benzerliği gerçekleşmediği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının davacının gerek ... sürecinde ileri sürdüğü kullanım ispatı gerekmeyen " ...+ ... ( ...) " , " ...+ ... (...) " ibareli tecilli markaları , gerekse de dava dilekçesinde yukarıdaki markalarla beraber dayanak yaptığı ve kullanım ispatına konu olmayan ... sayılı “.../...”, ... sayılı “.../...”, ... sayılı “.../...” ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği; benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı oluşabileceği; SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Bunun dışında kalan 42 ve 43.ncü sınıftaki hizmetler açısından ise emtia benzerliği gerçekleşmediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-... Kararının İptaline yönelik Açılan Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... Kararının İptaline, 3-Hükümsüzlük istemli açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 4-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan kapsamında yer alan 16. Sınıftaki mallar ile 41. Sınıftaki hizmetler yönünden markanın KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına, 5-Hükümsüzlük talepli davada diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı şahısa verilmesine, 9-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 315,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL harç masrafı olmak üzere toplam 11.742,60 TL'nin kabul ve red oranına göre takdiren 5.871,30 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.14/05/2025
Katip .... Hakim .... E İmzalıdır. E İmzalıdır.