İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/83 E. 2025/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/83
- Karar No
- 2025/190
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/83 Esas - 2025/190
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/83 KARAR NO : 2025/190
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 23/02/2024 KARAR TARİHİ : 14/05/2025 Yazım Tarihi: 11/06/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin ... ibareli 39. sınıfta tescilli markalarının olması nedeniyle kazanılmış üstün hakkının olduğunu, dava konusu kısmen red kararı verilen ... başvuru numaralı "... " ibareli başvurusu ile aynı tarih olan 31.03.2023 'te .... başvuru numarası ile " ... " ve ... başvuru numarası ile " ... " ibareli markaların 32, 39, 40 sınıfta başvurularını gerçekleştirdiğini ve her iki markanın da tescillerine karar verildiğini, müvekkiline ait 3 ayrı ... ana adı yanında eklentili adlar kullanılarak yapılan aynı sınıflarda aynı tarihlerde başvuruların sadece birinin reddinin diğerlerinin kabulüne dair aynı kurum nezdindeki farklı uygulamaların kabul edilebilir olmadığını, "..." asli unsuru ve tanınırlığı ile 1995 yılından beri tescilli olduğunu, ... markası üzerinde önceki tarihli tescilleri ile gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili olduğunu, daha bir sene önce "..." adı ile tüketiciye hizmet vermeyi amaçlayarak marka başvurusu yapan herhangi bir vatandaşın markasal hakları değerlendirildiğinde , tüketiciyi yanıltma ve müvekkil şirketin bilinirliği üzerinden haksız kazanç elde etmeye yol açabilecek bir durum olduğunu, karşı tarafın müvekkili adına tescilli “...” esas unsurlu markasının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan işbu haksız ve hukuka aykırı “...” esas unsurlu markanın, müvekkil şirket markası ile aynı ve türdeş mal ve hizmetlerde tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin markalarının, Türkiye'de hizmet verdiği sektörde yüksek düzeyde tanınmışlığa eriştiğini, 39, 12, 35. Sınıflarda tescilli .... "..." markalarının olduğunu, bu markalar bakımından müktesep hakka konu olduğunu, belirterek ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... numaralı marka tescil başvurumuzun kısmi reddine yönelik yaptığımız itirazımıza ilişkin red kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının reddedilen kısımları açısından mesnet ... sayılı marka ile SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu gerekçesi ile başvurunun kısmen reddi konusunda nihai olarak verilen ... ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davacı tarafın önceki tescilli markaları açısından müktesep hak iddiasının, ve ayrıca eskiye dayalı kullanımlarının marka başvurusuna ve alınan ... Kararına etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 23/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “…… Yapılan inceleme neticesinde, ret gerekçelerinden ... "..." ibareli markanın .... sayılı kararıyla Kurum nezdindeki işlemler bakımından nihai olarak ve tümden reddedilmiş olduğu tespit edildiğinden belirtilen marka bakımından verilen ret gerekçesi ortadan kalkmış ve ... sayılı markanın iş bu başvurunun ret gerekçeleri arasından çıkarılması gerekmiştir. Diğer yandan, redde konu hizmetler bakımından ayırt edici unsuru "..." ibaresi olan başvuru marka ile ret gerekçesi .... "..." ibareli markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu görüşüne varılmıştır. Ayrıca ret kararına konu "SINIF 39: Su temin hizmetleri." nin .... listesi aynen yer aldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla belirtilen marka bakımından verilen ret isabetli görülmüş, ... sayılı markanın başvurunun ret gerekçeleri arasından çıkartılmasının, ret kararının kapsamında bir değişikliğe yol açılmadığı belirlenmiştir. Başvuru sahibi adına ... sayılar ile tescilli "...", "... " ibareli markaların tescil kapsamında kısmi ret kararına konu hizmetlerin bulunmadığı tespit edildiğinden söz konusu markaların işbu başvuru bakımından bir hak doğurması mümkün görülmemiştir. Başvuru sahibi adına .... sayılar ile tescilli "...", "... " ibareli markaların tescil tarihinden itibaren henüz yeterince uzun bir süre geçmediği gibi söz konusu markaların tescil kapsamında kısmi ret kararına konu hizmetlerin bulunmadığı anlaşıldığından bahsi geçen markaların da işbu başvuru yönünden bir hak doğurmayacağı görüşüne varılmıştır. Ayrıca, başvuru konusu markanın kullanıldığı ve tanınmış olduğu iddiaları, SMK m. 5/1-(ç) bendi kapsamındaki tescil engelini ortadan kaldıran hususlar olmadığından bu kapsamdaki iddialar da sonucu değiştirir nitelikte görülmemiştir. Kaldı ki, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin, başvuru konusu markanın kısmi ret kararına konu hizmetler bakımından kullanımını ispatlar nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekmiştir. İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) Madde 5/1-ç "Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler" marka olarak tescil edilmez. hükmü yer almaktadır. Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....). Markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlikte dikkate alınması gereken ölçü; tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin yönelik olduğu tüketici kitlesinin başvuru konusu marka ile ret gerekçesi markanın “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özelliklerini dikkate alarak yaptığı genel ve bütüncül bakış açısıdır (..... kararları). Görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişidir (.... ). Bu kavram uygulama ve öğretide de “ortalama tüketici ” olarak adlandırılmaktadır. Kural olarak markaların benzerliklerinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin markaları yan yana koyarak karşılaştırmaları beklenmemeli, bu markaların hedef kitle üzerinde bıraktıkları kaba görüntü ve genel izlenimi esas alınmalıdır. Görüşü dikkate alınacak hedef kitleye mensup kişi bir uzman olmayıp, makul düzeydeki tüketiciler olduğu için markaya esas unsurları detayları ile gözlemlemesi ve ayrıntıları fark etmesi kendisinden beklenmemelidir. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde özetlenebilir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Mesnet marka ....
05/03/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: "•Davaya konu olan.... sayılı markanın, kısmi redde mesnet .... sayılı marka yönünden mevcut olan benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olarak değerlendirilmeyeceği, •Davacının önceki tarihli tescilleri iş bu markaya müktesep hak oluşturmayacağı, •Davacı yanın önceye dayalı hak sahipliği iddialarının işbu dava yönünden değerlendirilmesine yer olmadığı, önceye dayalı hak sahipliği iddiasıyla gerçekleştirilen bir başvurunun, sicildeki önceki tarihli marka varlığını sürdürdüğü müddetçe başvuru sahibine bir hak sağlamayacağı," şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru dosyası, mesnet marka görseli , ... kararı, bilirkişi raporu ve dosya bütünüyle birlikte ele alındığında; davacının başvuru markasının "... " şeklinde, mesnet markanın ise " ... " görselini içermesi karşısında esasen yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber bu benzerliğin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilmemesi gerektiği, zira SMK 4.ncü maddede markanın tanımını " Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir. " şeklinde belirttiğinden davaya konu başvuru markasında "..." ibaresi mesnet markada yer almadığı gibi, mesnet markadaki ... ibaresi büyük filo ibaresi küçük yazıldığından her iki taraf markası aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu söylenemeyeceği; Başvuru ve mesnet markadaki var olabilecek yüksek derece iltibas düzeyindeki benzerliğin ise nisbi red sebebi sayılıp yayıma itiraz üzerine ele alınması gerektiği, aksi yönde verilen ... kararı hatalı olduğundan benimsenen rapor da dikkate alınıp davanın kabulü gerekmiştir. Davacıya ait; ....sayılar ile tescilli markaların tescil kapsamında kısmi ret kararına konu hizmetlerin bulunmadığından müktesep hak oluşmadığı; .... sayılı markaların ise tescil tarihleri esas alındığında 5 yıllık süre henüz dolmadığı (Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması şartı oluşmadığı) müktesep hak koşulu oluşmadığı; Diğer yönden davacının SMK 6/3 maddesine göre "Önceye dayalı kullanım hakkı" , SMK 6/5 maddesine göre önceki markalarının " tanınmışlığı" iddiasının kanunda nisbi red engeli olarak sayıldığı, davacının kendi başvurusunun yani SMK 5/ 1-ç maddesindeki mutlak red sebebini ortadan kaldıran durumlar olmadığından bu iddiaları ise sonuca etkili bulunmamıştır. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 135,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 5.562,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/05/2025
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır