İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/87 E. 2025/171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/87
- Karar No
- 2025/171
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/87 Esas - 2025/171
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/87 KARAR NO : 2025/171
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 26/02/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 Yazım Tarihi : 02/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Dava konusu marka başvurusuna itiraz ettiklerini, itirazın kısmen kabul edildiğini, itirazlarının kabul edilmeyen kısımlarına dair karara itiraz ettiklerini, bu itirazın dava konusu ... kararıyla reddedildiğini, müvekkilinin 60 yıla yakın süredir Türkiye ekonomisine değer kattığını, .... ...’ın 1959 yılında .... ’ne kaydolması ve 1961’de ... alanında ilk şirketini kurması ile ilk adımların atıldığını, bugün ... Grubu Şirketlerinin enerji, sanayi, ... ticareti, finansal hizmetler, medya ve turizm alanlarında faaliyetlerinin olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu ... sayılı ... kararının iptalini ve markanın sicilden terkinini ve hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilinin 80 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’nin en köklü şirketleri arasında yer aldığını, 1972 yılında ....’da kurulan ...’ın oturma gruplarından yemek odalarına, genç ve çocuk mobilyalarından, yatak odalarına ve Türkiye’nin ilk ... Sınıfı belgeli yataklarına kadar uzanan geniş ürün yelpazesi bulunduğunu, Uluslararası kalite standartlarında ustalıkla ürettiği özgün tasarımlı modelleriyle sektöründe fark yaratan, .... şişelerden dönüştürülen kumaş kullanımlarıyla yapılan koltuklarıyla sürdürülebilir mobilya dünyasının öncülerinden bir şirket olduğunu, Cumhuriyet tarihinin en köklü sanayi kuruluşlarından biri olan ... Mobilya’nın 1935 yılında uçak kanatları için kontrplak üretmek amacıyla kurulduğunu, ..., 2012 yılında ... Mobilya’yı bünyesine kattığını, ... tarafından 1970’li yıllarda temelleri atılan ... Grubunun, mobilya sektöründe Türkiye’nin önde gelen grup şirketlerinden biri olduğunu, davanın kötü niyetli olduğunu, markaların karıştırılmayacağını, kurucuların soyadının ... olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markasının kapsamından çıkartılmayan emtialar dolayısıyla davacı firmaya ait itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/5 madddesine göre davacı tarafın tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre ticaret ünvanı ve isim hakkı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... kararı iptalinin, davalı markasının tescili halinde ise hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 25/12/2023 tarihinde davacı tarafa e- tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 26/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ... sayılı ...'nun sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ....., "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, ..................... gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ...... Yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında kalan mallar ve hizmetler bakımından başvuruya konu markanın tertip tarzı itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, kalan mallar ve hizmetler bakımıından başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır. Bununla birlikte, muterizin md. 6(5) ve 6(6) gerekçeli itirazları, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığı yönündeki değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır. Son olarak, itiraz sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir..", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
....
20/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE; "1) Dava konusu mal ve hizmetlerin, itiraz gerekçesi markalar kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olmadığı, 2) Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, 3) 6769 sayılı SMK’nın 6(5) maddesi yönünden iddiaların ispatlanmadığı, 4) 6769 sayılı SMK’nın 6(6) maddesi yönünden iddiaların ispatlanmadığı, 5) Dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu, 6) Dava konusu markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının ".... " ibareli marka başvurusu ile davacının "... "asli ibareli tescilli markaları arasında markaların bütünselliği açısından görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da başvuru kapsamında bırakılan emtialara bakıldığında taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği oluşmadığından ( taraf markaları arasında aynı benzer veya ilişkilendirilebilir mal/hizmet görülmediğinden markalar arasında kanştırılma ihtimalinin bulunmadığı) SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın".... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi heyet raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/05/2025
Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır