İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/36 E. 2025/144 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/36
Karar No
2025/144
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/36 Esas - 2025/144

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/36 KARAR NO : 2025/144

DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 28/01/2024 KARAR TARİHİ : 21/04/2025 Yazıldığı Tarih: 13/05/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının 1996’dan itibaren eğitim, öğretim, kültür ve sanat alanlarında faaliyet gösterdiği; tiyatro oyunculuğu, kamera önü oyunculuk başta olmak üzere ve sanatın diğer dallarında konusunda şöhretli sanatçılar ve akademisyenlere kurslarda, atölyelerde eğitim verdiği; profesyonel olan ve olmayan oyucuların kendi sanatsal ifadelerini oluşturmalarına ve ideallerine ulaşmalarına rehberlik etmek, kendini bir birey ya da profesyonel meslek sahibi kişi olarak daha iyi ifade etmek isteyen kişilere gereksinim duydukları bilgi ve pratiği kazandırmayı amaçladığı; eğitim hizmetleri yanında; dublaj, sinema, tiyatro gösterimleri, masal, şiir dinletileri ve performansları için özel sahne, izleyici salonu, müzayede, resim ve heykel sergileri gibi hizmetleri de verdiği; Davacının aynı zamanda ticari unvanı da olan "... " markası için ... numarayla yaptığı tescil başvurusunun kısmen kabul edildiği; bütün olarak dikkate alınması gereken “... ” markasının, ayırtedici özelliği haiz, marka özelliklerini eksiksiz taşıyan ... ve kelime birlikteliğinden oluşan, ana unsurun salt ... olmayan, başında ... harf grubu olan ve özgün logosu bulunan bir marka olduğu; markada ilk göze çarpan kısım parmak izi üzerindeki yazılar olduğu; başvurunun salt ... kelimesinden ibaretmiş gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu; “... ” ve "..." markalarının ortak hiç bir unsurunun olmadığı; başvuru markası ile itiraza konu marka arasında "ortalama tüketici algısı"na etki edecek görsel veya işitsel herhangi bir benzerlik bulunmadığı; “...” kelimesinin ...'na göre .... anlamına geldiği, özgün ve manasız bir kelime veya harf grubu olmadığı için ... kelimesinin tüm fiili ve hukuki kullanımının Davalı Şirket’e bırakılamayacağı; ayırtedici özelliği olmayan bir kelime ve ... birlikteliğinin marka olma özelliğinin olmadığı; markalar aynı veya benzer mal ve hizmetler için kullanılmadığı; Davalı Şirket markasının 41. sınıfta herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, kullanılmadığı; Davacının hedef kitlesinin ortalama tüketici olmadığı; başvuru markası ile Davalı Şirketin markalarının hedef kitlesi, potansiyel tüketici profili ve markaların satışa arz edildikleri coğrafik hedef pazarlar farklı olduğundan markalar arasında hiçbir şekilde karıştırma ihtimali de bulunmadığı” öne sürülerek; ...’nun 29.11.2023 tarihli ve ... sayılı aleyhe olan ret kararının iptaline ve gerekli prosedür işletildikten sonra talep konusu markanın tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Şirket vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının marka başvurusunun Davalı adına tescilli olan “...” ibaresini aynen içerdiği; üstelik “...” ibaresinin markadaki “...” ibaresinden iyice ayrıştırılarak çok büyük puntolar ile ve ilk önce dikkat çekecek şekilde ön plana çıkarıldığı için markalar arasında yüksek derecede benzerlik bulunduğu; “...” ve “...” ibareleri kapsamlarındaki mal veya hizmeti tanımlamayan ayırtedici ibareler olduğu; Davacı markasının kapsamında olan kısmi redde konu hizmetlerin Davalı markaları kapsamında bulunduğu; marka başvurusu ile Davalıya ait markalar arasında yüksek derecede benzerlik olup, dava konusu marka kapsamında kalan hizmetler ile aynı hizmetler müvekkile ait markaların kapsamında da yer aldığından dava konusu marka başvurusu ile Davalıya ait markalar ve Davalı arasında idari ve ekonomik bir ilişki kurulacağı ve dava konusu marka başvurusunun md. 6/1 uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararı kanuna, yargı içtihatlarına ve Kurum uygulamalarına uygun olduğu öne sürülerek; davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının kapsamından çıkartılan emtialar dolayısıyla davalı firmaya ait ... sayılı marka ile SMK 6/1 Maddesine göre taraf markaları arasında iltibas / benzerlik / karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, itirazın kabul edilmeyen kısımları açısından .... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 29/11/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28/01/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "... " ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle SMK 6(1). maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın incelendiği; Başvuru ile kısmi ret gerekçesi markanın görsel ve işitsel bakımdan benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamından çıkartılan "SINIF KODU: 41 Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." hizmetleri ile aynı/aynı tür hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun ilgili hizmetler bakımından tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığı; öte yandan, işbu itirazın incelendiği tarih itibariyle kısmi ret gerekçesi markanın eşya listesinin farklılaştığı ve başvuru kapsamından çıkartılan "SINIF KODU: 35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ile aynı veya benzer mal/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından bu hizmetlerinin başvuru eşya listesi kapsamına iadesine karar verildiği” şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ...+ ... (...) ... (...)

Bilirkişi raporunda ÖZETLE; "1)Davaya konu ... Kararıyla Davacıya ait ... sayılı başvuru markasının, kapsamından çıkartılan/tescili reddedilen 41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri.Tercüme hizmetleri”nin, Davalı Şirketin itirazına ve ... Ret Kararına mesnet ... sayılı markanın kapsamında olan birebir aynı hizmet niteliği taşıdığı; 2) Davacıya ait esas unsuru “...” ibaresi olan ... sayılı “....” ibareli başvuru markasının, Davalının itiraza mesnet münhasıran “...” kelimesinden oluşan markasıyla bütünsel ve genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilebilecek ve karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşıdığı ve tescili reddedilen 41. sınıfa onu hizmetler bakımından Davalı markasıyla iltibas yaratabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının ".... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu ; Diğer yönden başvurunun reddedilen 41.nci sınıftaki hizmetlerin davalı markasında da aynen yer aldığından emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...+ ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği yani taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.

21/04/2025

Katip .... E-imza

Hakim .... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/36, K. 2025/144, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-36-e-2025-144-k-9c7eef35a60b