İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/22 E. 2025/128 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/22
Karar No
2025/128
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/22 Esas - 2025/128

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/22 KARAR NO : 2025/128

DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 17/01/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 Yazım Tarihi: 09/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “... ibaresinin, ... tescil numarası ile tescilli tanınmış bir marka olduğu ve davacının tanınmış ... ibaresinden türetilen çok sayıda ... ibareli seri markasının bulunduğu; "..." markasının Davacı şirketle özdeşleştiği; Davacının ilk kez 2009’da tescil edildiği "..." ibaresini içeren farklı birçok markanın sahibi ve ... ibaresi üzerinde 29. sınıf için ... sayılı marka nedeniyle öncelikli hak sahibi olduğu; "..." ibaresinin bir ... çeşidi veya ... üretiminde kullanılan teknik bir ad olmadığı; literatürde "... ..." olarak adlandırılan bir ... çeşidi olmadığı, Davacının bu marka altında kullandığı farklı bir üretim teknolojisi ve yöntemi ile elde edilen ... ürününe kendi geliştirdiği adı koyduğu; Davacının lisansına sahip olduğu patentli üretim yöntemiyle elde edip ... markasıyla piyasaya sunduğu ... ürününün ... olarak ifade edilmeyen bir yöntemle elde edildiğinde dair gıda mühendisleri .... tarafından hazırlanan 06.04.2015 tarihli değerlendirme raporu ve .... kararlarının sunulduğu; ... ibaresinin bir ... çeşidi gibi kullanıldığı ... Tebliği 14/i bendinin iptali için ..... Dairesi'nde açılan davada Daire'nin 20.02.2020 tarih ve ..... Sayılı davanın reddi kararının ....'nun 15.11.2021 tarihli ..... sayılı kararıyla bozulduğu; ..... Dairesi'nin 25.04.2022 tarihli .... sayılı kararıyla .... Tebliği'nin (Tebliğ No: ....) "Etiketleme" başlıklı 14/(i) bendinde yer alan "......" ibaresinin iptali kararının ise .... 'nun 25.01.2023 tarihli .... sayılı ilamı ile onandığı; Davalının ... sayılı "... ... " marka başvurusunun bileşke marka olup, bütüncül olarak ele alındığında baskın unsurun "..." ibaresi olduğu; başvurunun ... VE ... ... markalarına iltibastan marka başvurusuna itiraz edildiği halde, tesciline karar verildiği; davaya konu "... ... " ibareli bileşik markanın tanımlayıcı ve ayırt edicilikten yoksun olduğu ve tescil edilebilir olduğu hususunun kabulü halinde bile, Davacının ...-..., ...-..., ...-... ..., ....- ... ... ...- ..., ...-...-..., ...-...-... ..., ....-... ... ve ...-... ... markalarına iltibas ettiği; taraf markalarının baskın unsurlarının ortak olduğu ve ortalama tüketici nezdinde işitsel ve kavramsal benzerlikleri başta olmak üzere bütüncül anlamdaki benzerlikleri nedeniyle iltibasa yol açacağı, gıda ürünleri bakımından ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin düşük olduğu ve davaya konu markanın ortalama tüketici nezdinde Davacı markasının başka bir versiyonu olduğu kanaati uyandıracağı; "..." ibaresinin peynirin üretim tekniği olarak kabul edilemeyeceği ve Davalı başvurusundaki "... ..." ibaresi "... ..." diye bir ... cinsinin bulunmadığından tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olduğu ve SMK 5/1-f kapsamında tescil edilemeyeceği” öne sürülerek; Dava Dilekçesinin ve Davalı Kuruma karşı Cevaba Cevap dilekçesinin sonuç bölümlerinde 07.04.2023 tarih .... sayılı ... kararının iptaline ve ... başvuru numaralı "... ... ..." markasının hükümsüzlüğüne; Davalı Şirkete karşı Cevaba Cevap dilekçesinin sonuç bölümlerinde 03.07.2023 tarih ... sayılı ... kararının iptaline ve ... başvuru " ... peyniri sindirim sistemini rahatlatır türkiye'nin ilk .... markasının hükümsüzlüğüne, Dava Dilekçesinin konu bölümünde ve içeriğinde ise 17.11.2023 tarih ve ... numaralı ... kararının iptali ile dava konusu ... başvuru numaralı "... ... ..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının “...” markasının gıda sektöründe tanınmış bir olduğu; dava konusu başvurunun Davacı markalarından farklı kelime ve figüratif unsurlarının kombinasyonundan oluşan bir ambalaj markası olduğu ve esas unsur olarak ...” kelimesini içerdiği; Davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; “...” ibaresinin ise bir ... üretim tekniği ve ... çeşidi/....” olarak bilinen peynirin karşılığı olduğunu olduğu için tanımlayıcı nitelikte olduğundan iltibasa sebebiyet vermeyeceği; Yargıtay tarafından verilen birçok kararda “...” ibaresinin ... ve peynirler için vasıf bildirici nitelikte olduğunun kabul edildiğinden markalar arasında “...” ibaresinden kaynaklı olarak karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı; “...” ibaresini içeren onlarca marka tescilinin bulunduğunu; Davacının Davalı markasının marka olabilecek işaret olmadığı ve hafızada kalmayacağını iddia ettiği markanın davacı markalarıyla iltibas yarattığı iddialarının çelişkili olduğu; “...” markasının davacı tarafça yaratılmadığı, ilgili .... kararının “...” ibaresinin ayırtedici olduğunu ortaya koymayacağı, ilgili kararda “...” ibaresinin bir ... çeşidi olmadığı yönünde bir karar verilmediğini aksine bu ibarenin tanımı yapılmaksızın “ultrafiltrasyon” ibaresi ile birlikte kullanımının düzenleyici işlemin açık olması gerekliliği ilkesine aykırı olduğunun belirtildiği; Davalının ambalaj markasının SMK 5/1-F maddesi kapsamında tüketiciyi yanıltıcı bir yönünün olmadığı; davacınının itiraza mesnet ve bu davada dikkate alınabilecek markalarını kullanmadığından davanın kullanmama def’i sebebiyle de reddi gerektiği; davacının amacının “...” ibaresini tekelleştirmek olduğunu; Davacının .... sayı ile tanınmışlık statüsüne alınan markasının ... olduğu; kimsenin tekeline bırakılamayacak ... markalarının tanınmışlık nedeniyle bir hak sağlamayacağı” öne sürülerek; davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... kararının iptali açısından; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı firmanın itiraz mesnedi markalarında SMK 19/2 maddesine göre KULLANIM İSPATINA TABİ OLAN MARKALARI AÇISINDAN KULLANIM İSPATININ YERİNE GETİRİLİP GETİRİLMEDİĞİ, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre isim ve diğer fikri hak iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; Hükümsüzlük talebi açısından; davacı tarafın yukarıda belirtilen SMK 6/1 iltibas (SMK 19/2 maddesine göre kullanım ispatına tabi markaları açısından kullanım ispatını yerine getirip getirmediği), SMK 6/3 eskiye dayalı kullanım, 6/5 tanınmışlık, 6/6 isim ve diğer fikri hak iddialarına ilaveten dava dilekçesinde belirtilen SMK 5/1-f maddesine göre davacının marka başvurusuna yönelik yanıltıcılık iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 20/11/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 17/01/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ve "... ... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...... sayılı ve "...", ...... ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ......Bu çerçevede yapılan inceleme sonucunda başvuru ile itiraz gerekçesi markalarda ortak unsur durumunda bulunan uyuşmazlık konusu "...", "... ..." ibaresinin "kesik peynirden elde edilen, basınca tabii tutulmadan üretilen ve beyaz peynire göre daha yumuşak kıvamlı bir ... çeşidinin" adı olduğu, ilgili sektöründe farklı firmalar tarafından kullanımı bulunan ve ürün çeşidine atıf yapan bir ibare olduğu hususu dikkate alındığında başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirme ya da karıştırılma olasılığına yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı tespit edilmiştir. (.... sayılı ... kararları) ....Bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde başvuruya konu "... ... ..." markasının başvurunun eşya listesinde yer alan mallar ve hizmetler açısından 6769 s. SMK'nın 6/III maddesinde tanımlanan ve reddini gerektirecek düzeyde itiraz sahibi lehine hak sahipliği doğuracak nitelikte tescil başvurusundan önce Türkiye’de markasal olarak aktif ve yoğun kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış olduğundan bu yöndeki iddianın da reddi gerekmiştir. .... somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/V maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. Diğer taraftan yine 6769 s. SMK 6/VI maddesi "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. " hükmüne amir olup, itiraz dilekçesinde sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde bu yöndeki iddia da yerinde görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) 5.nci maddede "f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. Buna göre; ,başvuruya konu olan işaret kapsamı açısından Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıyorsa yine marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları

....

02/02/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "(1) Davacının itiraza mesnet gösterdiği, aslında hiç tescil edilmemiş olan ... sayılı “... ... ... tüm ailenin olmazsa olmazı” ibareli ve ... sayılı "... küp küp" ibareli marka başvurularının davaya konu marka başvuru için SMK 6/1 uyarınca tescil engeli oluşturmadığı ve bu markaya dayalı ... Karar iptal veya hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı; (2) Davacının itiraza mesnet ... sayılı “.....” markasının yenilenmeyerek ... Kararının verildiği 17.11.2023 tarihinden önce hükümden düşmüş olduğundan, SMK 6/1 uyarınca davalı başvurusu için tescil engeli oluşturma vasfını yitirdiği ve bu markaya dayalı ... Karar iptal veya hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı; (3) SMK 6/1 kapsamında, davaya konu ... Kararı ile başvuru markasının tesciline karar verilen/tescil edildiği “29. SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri” mallarının, Davacının fiili markasal kullanımının ispatı talep edilmeyen ..., ... ve ... sayılı markalarının kapsamında olan birebir aynı mal niteliği taşıdığı; (4) Ancak, Davalıya ait esas unsuru “...” ibaresi olan ... sayılı “... ... ...+...” ibareli başvuru markasının, Davacının esas unsuru “... ” olan ... sayılı “... +...”, esas unsurları “... ...” olan ... sayılı “... ... +...” ve ... sayılı “... ... +...” markalarıyla bütünsel ve genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilebilecek ve karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığından, bu markalar bakımından iltibas, ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; (5) Davacının itiraz aşamasında sunduğu .... ve Ekşi Sözlük görselleri/paylaşımlarının “... ...”, “... ... ...” ve “... ... ...” ibareli markaları taşıyan 29 sınıfa konu ... ve ... emtiasının fiziken satışının, yani bu markaların ... karar iptal istemi bakımından SMK 19/2 uyarınca Davalının başvuru tarihinden önceki 5 yıl içerisinde/”23.02.2017-23.02.2022” döneminde ve Hükümsüzlük istemi bakımından SMK 25/7 uyarınca, dava tarihinden önceki 5 yıl içerisinde/”10.10.2019-10.10.2024” döneminde, sembolik olmayan yani piyasada fiziken gözlemlenebilen fiili markasal kullanımın delili olarak görülebileceği; (6) Ancak, “...” esas unsurlu başvuru markasının, Davacının “...” esas unsurlu ... sayılı “... ... ...+...”, ... sayılı “... ... ...” ve ... sayılı “... ... ...” ibareli markalarıyla; “... ...” esas unsurlu ... sayılı “... ...”, .... sayılı “... ... +...” ibareli markalarıyla ve ... sayılı “... ... Kutu Kutu ...” ibareli markasıyla bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak hiçbir mal için ilişkilendirilebilecek ve karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı, iltibas, ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; (7) ... karar iptal istemi bakımından “23.02.2017-23.02.2022” döneminde ve Hükümsüzlük istemi bakımından SMK “10.10.2019-10.10.2024” döneminde, Davacının fiili markasal kulanımının ispatı talep edilen ... sayılı ve ... sayılı markalarının, yani ... ibaresinin, münhasıran tek başına herhangi bir mal için münhasıran kullanımına dair delile rastlanmadığı gibi; “...” esas unsurlu başvuru markasının bu markalarla bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak hiçbir mal için ilişkilendirilebilecek ve karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı, iltibas, ... karar iptal ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; (8) Davacının sadece hükümsüzlük davasına konu olan ve fiili markasal kulanımının fiili markasal kulanımının ispatı talep edilen ... ve ... sayılı markalarının kapsadığı 29 ve 30. sınıf mallar bakımından 10.10.2019-10.10.2024” döneminde sembolik olmayan/piyasada gözlemlenerek şekilde fiili markasal kullanımının ispatlanamadığı gibi, ...” esas unsurlu başvuru markasının, Davacının ... sayılı “...-...” ve ... sayılı “...-... +...” markaları ile bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilebilecek ve karıştırılabilecek düzeyde benzerlik de taşımadığı, iltibas ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; (9) SMK 6/5 kapsamında, itiraz veya dava aşamasında, dava konusu markasının başvuru tarihi itibarıyla Davacının “...”, “... ...” veya “... ... ...” ibareli bir markasının herhangi bir mal veya hizmet bakımından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun ve SMK 6/5’de düzenlenen Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markalarının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi sonuçlarından birinin doğabileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; (10) SMK 6/3 kapsamında, Davacının ... ibaresini/markalarını münhasıran tek başına herhangi bir mal için münhasıran kullandığına ve ayırtedici hale getirildiğine dair tek bir delile rastlanmadığı gibi, salt, Başvuru markasında tek başına da değil malın cinsini/türünü/çeşidini ifade edecek tarzda “... ...” şeklinde tali unsur olarak kullanılan “...” ibaresini de ihtiva etmesinden bahisle, otomatikman, Davacının artık “... ... ...” ibareli başvuru markası üzerinde “önceye dayalı kullanımla üstün hak edinmiş gerçek haksahipliği sıfatı kazandığının varsayılamayacağı; (11) “... ... ...” ibareli başvuru markasının iltibas yaratabileceği Davacı adına tescilli, ... ibaresini kök sözcüğü olarak ihtiva eden ve Davalının başvuru tarihi 23.02.2022’den daha önce davalı markasının tescil edildiği 29. Sınıf mallar bakımından ticarette fiilen kullanılan ticaret ünvanı, alan adı, işletme adının vs. diğer bir fikri veya sınai mülkiyet hakkının varlığına dair delile rastlanmadığından, SMK 6/6 hükmüne dayalı karar iptal veya hükümsüzlük şartlarının da bulunmadığı; (12) ... esas unsurlu başvuru markasında “... ...” ibaresinin, salt markayı taşıyan emtianın “yumuşak kıvamlı bir beyaz ... çeşidi” olduğu bilgis/algısı yaratacak şekilde tali unsur olarak kullanımı sebebiyle başvuru markasının SMK 5/1.f uyarınca yanıltıcı marka olarak değerlendirilemeyeceği; yönündeki tespit ve değerlendirmelerimizi, takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere saygılarımızla sunarız" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markası , ilgili birimden gelen yazılar, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; MUTLAK RED SEBEPLERİ AÇISINDAN ;

SMK 5/1-f yönünden değerlendirme; "... ... ... +... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallar açısından başvurunun markasal şekilde kullanılacak olmasından dolayı Halkı yanıltabileceği sözkonusu olmadığı; Başvuru markasının asli unsurunun ... olduğu, Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus " ... esas unsurlu başvuru markasında “... ...” ibaresinin, salt markayı taşıyan emtianın “yumuşak kıvamlı bir beyaz ... çeşidi” olduğu bilgis/algısı yaratacak şekilde tali unsur olarak kullanımı sebebiyle başvuru markasının SMK 5/1.f uyarınca yanıltıcı marka olarak değerlendirilemeyeceği; " şeklinde de izah edildiği; NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... ... ... +... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım ispatına konu olsun veya olmasın "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Davalı başvurusunun asıl unsurunun ... olduğu, ... ... ibaresinin tali nitelikte olduğu İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... ... ... +... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... ... ... +... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Davacı tarafın "... ... ... +... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın "... ... ... +... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/04/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/22, K. 2025/128, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-22-e-2025-128-k-0f652eb8e5a3