İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/669 E. 2024/669 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/669
Karar No
2024/669
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/669 Esas - 2026/642 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO : 2024/669 Esas KARAR NO : 2026/642

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/08/2020 KARAR TARİHİ : 09/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili; Davacı vekili, davacının davalıya .... şantiyesinde kullanılmak üzere .... marka iş makinasını 14.000.00 TL +KDV bedelle kiraladığını, müvekkilinin sözleşmeden üzerine düşen tüm edimleri yerine getirerek sözleşme kapsamındaki işleri yapıp eksiksiz teslim ettiğini, buna karşın davalının borcu ödemediğini, bu konuda yapılan takibe de itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek davanın kabülü ile davalının itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalıların itiraz konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Davalının yerleşim yerinin .... olduğu için davanın .... Mahkemelerinde açılması gerektiğini belirtip, yetkisizlik kararı verilmesini istemiştir. DELİLLER : -Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı,

-.... Esas sayılı icra takip dosyası, -Tüm dosya kapsamı. 25/02/2026 tarihli ve 03/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların kayıtları üzerinden yerinde yapılan inceleme de ; tarafların incelenen ticari defterleri ile bu defterlere yapılan kayıtların TTK’nın 64.,65. ve 82. Maddeleri ile HMK’nın 222. Maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu, bu nedenle lehlerine delil olarak kabul edilebileceği, Davacının davalı şirkete düzenlediği takibe konu faturaların, tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan ve birbirlerini doğrulayan taraflara ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlerde, 19.06.2020 olan takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 17.070,65 TL borç kaydının bulunduğu, belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davası olup, davadaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan .... kira sözleşmesine istinaden davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği halde bedelin ödenmediği iddiasıyla faturaya dayalı yapılan takibe davalının vaki itirazının iptali konularına ilişkin olduğu anlaşıldı. Davacı alacağının tahsili için başlatılan ve itiraz üzerine durdurulan icra takibinin devamını sağlamak için davacı tarafından mahkememizde 24/08/2020 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Dava dilekçesi tebliğ edilen davalı 07/09/2020 tarihli cevap dilekçesi ile davalının yerleşim yerinin Kayseri olması nedeni ile davanın yetkisiz olan .... Mahkemelerinde açıldığını belirtip yetkisizlik kararı verilmesini istemiştir. Mahkememizce yetkisizliğe ilişkin verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine .... sayılı ilamıyla mahkememiz 08/03/2021 tarihli kararı kaldırılması neticesinde yargılamaya yukarıdaki esas üzerinden devam olunmuştur. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf herne kadar sözleşme altındaki imzanın kendilerine ait olmadığını iddia etmiş ise de, davalı tarafın kendi defterlerinde dava konusu faturanın kayıtlı olduğu bu haliyle taraflar arasında ticari ilişki olduğu anlaşılmakla davalı yanın bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların Ba-Bs formları ile tarafların ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacının taraflar arasında düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesi nedeniyle davacının davalıdan 17.070,00 TL. alacaklı olduğu tespit edilmiş ve davacının davalıdan alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan 17.070,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 17.070,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, Davacı asıl alacağına takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, Hüküm altına alınan 17.070,00 TL'nin %20'sine karşılık gelen 3.414,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 1.166,05 TL harçtan peşin alınan 206,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 959,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.070,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 206,17 TL peşin harç ile 10.218,10 TL posta-bilirkişi-tebligat ücreti toplamı 10.478,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekili Av. ....'nın (e-duruşma) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/09/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır.

Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/669, K. 2024/669, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-669-e-2024-669-k-12f17d1a7628