İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/635 E. 2026/35 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/635
- Karar No
- 2026/35
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/635 Esas KARAR NO : 2026/35
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket inşaat malzemeleri alım-satım işleri ile iştigal etmektedir. Davalı borçlu taraf yetkilisi ... de bu kapsamda müvekkil şirket yetkilisine ulaşmış ve ... A.Ş. adına mıcır almak istediğini iletmiştir. Müvekkil şirket ve davalı şirket arasında yapılan görüşmeler neticesinde mıcır türü ve miktarında anlaşan taraflar bu çerçevede mıcır alım satım sözleşmesi kurmuştur.Sözleşme kapsamında müvekkil tarafça; belirtilen tutarda ve türde mıcırlar teslim edildikten sonra 14.11.2022 tarih 290.629,28-TL bedelli ... nolu e-fatura tanzim edilmiş ancak fatura bedeli davalı borçlu tarafça ödenmemiştir. Müvekkil bu alım satımdan kaynaklı mıcır teslim etme borcunu eksiksiz ifa etmişken ve davalı borçlu şirket ödeme edimini ifa etmemiştir.Müvekkil şirket tarafından 04.11.2022 tarih 290.629,28-TL bedelli ... nolu e-fatura keşide edilerek ödeme yapması amacıyla davalı borçlu şirkete gönderilmiştir. Davalı borçlu tarafça da müvekkilin keşide ettiği faturaya ilişkin süresi içinde herhangi bir itiraz sunulmamıştır. Ancak davalı borçlu taraf kendi talepleri doğrultusunda hazır edilip teslim edilen mıcırları kullanmasına rağmen bu borcun bir kısmı için haksız bir şekilde 05.12.2022 tarih 110.044,44TL bedel ... nolu iade e-faturası tanzim edip 09.12.2022 tarihinde müvekkil şirkete elektronik olarak tebliğ etmiştir. Müvekkil şirket davalı borçlu tarafça tanzim edilen iade faturasını tebliğ aldıktan hemen sonra süresi içinde; ... 37. Noterliği'nin ... sayı ... Tarihli ihtarnamesi ile ...tarih 110.044,44TL bedel ... nolu iade e-faturasına itiraz ederek davalı borçlu tarafa faturayı geri iade etmiştir.06.11.2023 tarihinde ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatarak alacağını icra kanalıyla tahsil etmeye çalışmıştır. Davalı borçlu taraf anılı icra dosyasına haksız bir şekilde 10.11.2023 tarihinde kısmi itirazda bulunup dosya borcunun " 110.044,44-TL" tutarında ki kısmını kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Bakiye kısım için ise davalı tarafça 14.11.2023 tarihinde 245.348,47 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Davalı/borçlunun ... 9. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasında icra takibine yaptığı itirazının iptaline, davalı/borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, ayrıca haksız ve kötü niyetli davalının HMK m. 329/1 uyarınca uyarınca AAUT uyarınca takdir edilecek yasal vekalet ücreti kadar akti vekalet ücretine mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı yana, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır. DELİLLER: ... 9.İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyası, 04.11.2022 tarih 290.629,28TL bedelli ... nolu e-fatura, ... 37. Noterliği'nin ... sayı ... Tarihli ihtarnamesi, 11/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, 16/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan kısmı itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. ... 9.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı... Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 290.629,28TL asıl alacak, 45.007,73TL faiz olmak üzere toplam 335.637,01TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %36,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilin tarafından 110.044,44 TL asıl alacak ile işlemiş faiz ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin kısmen durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 11/09/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı vekili tarafından, ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile; 03.11.2023 tarihinde borçlu şirket aleyhine fatura alacağı sebebiyle, 290.629,28 TL asıl alacak, 45.007,73 TL işlemiş faiz talebiyle ilamsız takip başlatıldığı, Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, Usulüne Uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; 03.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 290.629,28 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin takip ve dava konusu edildiği, Sayın Mahkemece tespit edilen inceleme gününde davalı şirket tarafından katılım sağlanmadığı ve yerinde İnceleme talebinde de bulunulmadığından, davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, Davacı şirket tarafından keşide edilen ... 37. Noterliği nin ...tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile; davalı şirketçe düzenlenmiş olan ve takip talebine kısmi itirazın dayanağı olarak gösterilen 05.12.2022 tarihli, ... nolu 110.044,44 TL lık iade faturasına itiraz edildiği ve ihtarmame ekinde iade edildiğinin görüldüğü, İhtarnamenin ve eki iade faturasının davalı şirkete tebliğine ilişkin dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden gönderilen yazı eklerindeki Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri İle Ba-Bs formlarının incelenmesinde, taraf bildirimleri arasında belge sayısı ve tutar yönünden birebir. Mutabakat bulunduğu, dolayısıyla davalı şirketin düzenlemiş olduğu iade faturasının şirket kayıtlarında bulunmamakla birlikte Ba bildirimine konu edil anlaşıldığı, Dosyada, davacı şirketin fatura alacağı sebebiyle davalı şirketi temerrüde düşürdüğüne yönelik, ihtamame, ödeme talep yazısı vs. herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, Buna göre davacı şirketin işlemiş faiz alacağı bulunup bulunmadığı hususunun hukuki yorumu gerektirmekte olup: takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemece, davacı şirketin takip talebindeki (290.529,28 TL) kadar alacaklı olduğunun ve işlemiş faiz talebinin kabulü halinde, fatura üzerinde belirtilen vade tarihi (fatura tarihi ile aynı) dikkate alınarak, avans faiz oranları ile işlemiş faiz alacağının -talebi gibi- 45.007,73 TL olarak hesaplandığı, Davacı şirket ihtarnamesi ve eki iade faturasının davalı şirkete tebliğine ilişkin herhangi bir belge bulunmaması ve iade faturasının davacı şirket kayıtlarında bulunmamakla birlikte Ba bildirimine konu edilmiş olması sebebiyle, Sayın Mahkemece davalı şirketin düzenlemiş olduğu iade faturasının davacı alacağından (110.044,44 TL) düşülmesi gerektiğinin kabulü halinde ise; davacının işlemiş faiz alacağının (290.629,28 — 110.044,44 ) 180.584,84 TL üzerinden, fatura Üzerinde belirtilen vade tarihi (fatura tarihi ile aynı) dikkate alınarak, avans faiz oranları ile işlemiş faiz alacağının 27.965,91 TL olarak hesaplandığı..." rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 16/12/2025 tarihli ek raporda özetle; "Kök rapor hazırlanma aşamasında dosya içeriğinde yer almayan, davacı şirket tarafından düzenlenen ... 37. Noterliği nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtamamenin tebliğ zarfının, 30.09.2025 tarihli davacı şirket dilekçesi ekinde ibraz edilmiş olduğu, İlave olarak, ihtilaf konusu iade faturasının davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer almamakla birlikte, Ba-Bs bildirimine konu edilmiş olduğunun değerlendirildiği, İade faturalarının, Ba-Bs formlarında, düzenleyenler için satış, adına düzenlenenler için alış faturası olarak görünmekte olup: bildirim formlarında ayrı bir bildirim şeklinin bulunmadığı, Buna göre davacı şirketin, ihtilaf konusu iade faturasını, ... 37. Noterliği nin ... tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ekinde iade etmiş olduğu anlaşıldığından, usulüne uygun davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre; 03.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 290.629,28 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, Sayın Mahkemece İşlemiş faiz talebinin kabulü halinde, fatura Üzerinde belirtilen vade tarihi (fatura tarihi ile aynı) dikkate alınarak, avans faiz oranları ile işlemiş faiz alacağının talebi gibi- 45.007,73 TL olarak hesaplandığı..." rapor edilmiştir. Davalı yanca defter ibraz edilmemiş olması nedeniyle davalı yan ticari defter ve kayıtları incelenememiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir. ( Benzer mahiyetteki Yargıtay 15.H.D. ...Esas, ... Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ...Esas...karar nolu kararı) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında alım satım sözleşmesinden kaynaklı süregelen ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça sözleşme kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklı olarak davalı yan aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafa, ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazeretini ile birlikte ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere bulundukları yeri bildirmesi, ticari defter ve belgeleri ibraz etmez ve mazerette bildirmez ise, defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı ihtaratını içerir duruşma zaptının davalı yana tebliğ edilmiş, davalı tarafça defter inceleme günün de defterler ibraz edilmediği için davalı yan ticari defterleri incelenmemiş ve HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. Madde ve 213 Sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Davalı yanca ilgili faturaya ilişkin olarak iade faturası düzenlenmişse de, davacı yanca iade faturasının da noterlik kanalıyla davalı yana gönderildiği, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, davacı yanın takip tarihi itibariyle takibe konu faturadan kaynaklı olarak davalı yandan 110.044,44 TL alacaklı olduğunun ticari defter kayıtları ile ispatlandığı, davalı yanın bu miktarı ödediğini iddia ve ispat edemediği, davalı yanın faturadan kaynaklı asıl alacak yönünden takipten önce temerrüte düşürülmediği, bu nedenle takibe kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İle davalı yanın ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 110.044,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-110.044,44 TL alacağın % 20'si oranında hesaplanan 22.008,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.517,13TL harçtan peşin-tamamlama olarak alınan 2.649,29TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 1.678,19TL harçların toplamı olan 4.327,48TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.189,65TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.097,05TL'sinden davacı tarafın, 1.022,95TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.649,29TL peşin-tamamlama harç, 427,60TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.076,89TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı vekil ile temsil edildiğinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 147,50TL tebligat, posta gideri ile 11.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.147,50TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 3.654,90TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.21/01/2026
Katip ¸e-imza
Hakim ¸e-imza