İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/620 E. 2026/61 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/620
- Karar No
- 2026/61
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/620 Esas KARAR NO : 2026/61
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile beton tedariki konusunda anlaştıklarını, davalının beton talep ettiği beton miktarlarının farklı tarihlerde davalıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, toplamda 35.098.882,40-TL bedelli 43 adet fatura tanzim edildiğini, davalı yanca müvekkiline 33.973.00,00-TL'nin ödemesinin yapıldığını, faturalar ve cari hesaplar hareketleri incelendiğinde davalının müvekkili şirkete 1.125.880,00-TL eksik ödemenin yapıldığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın^%20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından 35.098.880,40-TL değerinde toplamda 43 fatura tanzim edildiğini, bu faturaların tamamının müvekkili şirket tarafından cari hesap dökümüne eklendiğini, müvekkili şirketin cari hesap dökümünün incelendiğinde toplamda 33.073.000,40 TL'lik ödeme yapıldığının anlaşılacağını, bu ödemelerin davacı tarafça da kabul edildiğini, müvekkili şirketin cari hesap uyarınca herhangi bir borcunun bulunmadığını dava ile talep edilen 1.125.880,00-TL'nin müvekkili tarafça tanzim edilen fiyat farkı faturasından kaynaklandığını, müvekkili taraf ile davacı arasında beton tedariki konusunda anlaşma sağlanmış olmakla birlikte süreç içerisinde davacının hak ediş miktarı ile müvekkili şirkete kesmiş olduğu faturalar arasında fark çıktığı için müvekkili şirketçe 12.06.2024 tarihinde 311.248,00-TL 12.06.2024 tarihinde 814.632,00-TL tarihli ve miktarlı 2 adet fiyat farkı faturası kesildiğini, bu kesilen fiyat farkı faturalarının toplamının 1.125.880,00-TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından cari hesap dökümüne işlenmiş ve toplam olacak olan 35.098.880,40-TL'den mahsup edildiğini, tüm bunlar değerlendirildiğinde; müvekkili şirketin borcunun tamamen ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını belirterek; davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan icra takibi nedeniyle davacının aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 23.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19.07.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 24.07.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık, taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında, davalının iade faturası keserek borcunun kalmadığını beyan etmesi üzerine, davacı tarafça kesilen iade faturasının haksız olduğu iddiasıyla ikame edilen itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibine itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde) Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, tarafların ticari defterlerinin lehlerine delil vasfına haiz olduğu, davacının defterlerinde 1.125.880,00-TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise, iade faturaları nedeniyle borcunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen ve kayıt altına alınan fiyat farkı faturalarında, davacı tarafından kendilerine düzenlenen on yedi adet faturaya istinaden düzenlendiği bilgisine yer verildiği, fiyat farkına konu edilen faturalarda mal sevkiyatının davacı tarafından davalıya yapıldığı bu konuda taraflar arasında bir husumet olmadığı ancak bu faturaların fiyat yönünden yüksek olduğuna dair düzenlendiği, fiyatın yüksek olduğu yönünde ise davalı tarafın bunu neye göre belirlediğine dair taraflar arasında bir sözleşmenin ya da bir yazışmanın veya karşılıklı bir mutabakatın dosya muhteviyatında yer almadığı gibi mal ve hizmet teslimine dair bir eksiklik, ayıp iddiası da söz konusu değildir. Bu nedenle itirazın iptaline ve de alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen icra dosyasındaki asıl alacak toplam tutarı 1.125.880,00-TL bedelin %20 oranına isabet eden 225.176,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 76.908,86-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 13.597,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 63.311,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 174.882,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 14.025,42-TL ilk gider, 5.606,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 19.631,42-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır