İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/546 E. 2025/824 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/546
Karar No
2025/824
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/546 Esas - 2025/824 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/546 Esas KARAR NO : 2025/824

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27.11.2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil idarenin bir kısım yardımcı hizmetleri Kamu İhale Mevzuatı uyarınca satın alarak temin ettiğini, dava dışı işçi ...'in müvekkil idare ile davalı yüklenici şirketler arasında imzalanan ihlae sözleşmeleri kapsamında davalı şirketler bünyesinde çalıştığını, dava dışı işçi tarafından açılan ....Esas sayılı dosyası kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiğini, kararın icraya konması üzerine .... Esas sayılı dosyasına 59.428,08 TL ödeme yapıldığını, yine dava dışı işçi ...'ın davalı şirketler bünyesinde çalıştığını, dava dışı işçi tarafından .... Esas sayılı dosya kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiğini, .... Esas sayılı dosyasına 63.515,31 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek dava dışı işçilere müteselsil borçlu sıfatıyla ödenen 122.943,39 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin aktif ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin .... Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin asıl-alt işverenlik ilişkisi kapsamında olmadığından bu sözleşmeye istinaden müvekkil ve davalı arasında alacak-borç ilişkisinden bahsedilemeyeceğini, davalı şirketin işçiye ödenen bedelden sorumlu olmadığını bildirip davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. Diğer davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı idare ile davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye davacı tarafından yapılan işçilik alacakları ödemelerinin davalılardan tahsili için açılan rücuen tazminat isteminden ibarettir.

Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmıştır; Dava dışı işçilerin ... kayıtlarının geldiği, .... Esas sayılı dosyaları ile .... İcra Dairesi'nin ....Esas icra dosyalarının geldiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin davacı tarafça CD halinde dosyaya ibraz edildiği, davalı ... İnş. Şt yönünde ....'ne ve ...'na adres araştırması için müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabının geldiği, davalılara gerekli tebligatların yapıldığı ve Mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür. Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalılar nezdinde çalışan dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından kaynaklı alacağın davacı tarafından ödendiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Davacı tarafından ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Davalılar ile imzalanan sözleşmenin eki mahiyetinde teknik şartname ve genel şartnamelerde “Sözleşme konusu işle ilgili olarak, Teşekkülün, ücret, tazminat, prim vb. Her ne ad altında olursa olsun işçilere ve ... ya yapmak zorunda kalacağı ödemelerden Yüklenici sorumlu olup, Teşekkülün yazılı uyarısı üzerine bu bedelleri faiziyle birlikte ödemeyi kabul eder." Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur. Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 17.06.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Sayın mahkemenizce tarafımıza verilen görev doğrultusunda dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapılan inceleme ve hesaplamada, yukarıdaki tabloda tüm bilgi ve belgelerde daha detaylı olarak belirtildiği üzere, dosya içeriğindeki mevcut bilgi ve belgeler ile hazırlanan ve nihai inceleme ve hukuki yorum sayın mahkemenize ait olmak üzere dava dışı işçiler için, her bir şirketin sorumlu olabileceği miktarlar yukarıda tek tek belirtilmek suretiyle, davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarına ilişkin olarak; Dava Dışı İşçi ... Yönünden; ... (...) Tic. Ltd. Şti. = 9.622,29- TL ... (...) Ltd. Şti. = 49.805,79- TL Dava Dışı İşçi ... Yönünden; ... (...) Tic. Ltd. Şti. = 9.626,22- TL ... (...) Ltd. Şti. = 49.826,09- TL hesaplanmış, nihai takdir mahkemenize ait olmak üzere hazırlanan raporumuz sayın mahkemenize sunulmuştur."bildirilmiştir. Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 21.07.2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Sayın mahkemenizce tarafımıza verilen görev doğrultusunda dosya kapsamındaki ödeme belgeleri başta olmak üzere bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapılan inceleme ve hesaplamada nihai inceleme ve hukuki yorum sayın mahkemenize ait olmak üzere davacı tarafından sunulan itirazlara ilişkin olarak; Davacı tarafından yalnızca kapak hesaplarının sunulduğu, tahsilat makbuzu, ödeme dekontu ve dava dilekçesindeki beyanların bu hesaplardan farklı olduğu, İcra dosyasındaki tahsilat makbuzu, davacı tarafından sunulan ödeme dekontu ve dava dilekçesinde beyan edilen rakamların birbiri ile aynı olduğu, bu beyan ve belgeler esas alınarak kök rapor hazırlandığı, Kök rapora itiraz dilekçesinde sunulan belgeler incelendiğinde hesaplamayı değiştirir nitelikte bir belgenin dosyaya kazandırılmadığı, bu belgelerin kök rapor hazırlanırken de dosyada mevcut olduğu, Kök raporumuzda tüm detayları belirtildiği üzere; Dava Dışı İşçi ... Yönünden; ... (...) Tic. Ltd. Şti. = 9.622,29- TL ... (...) Ltd. Şti. = 49.805,79- TL Dava Dışı İşçi ... Yönünden; ... (...) Tic. Ltd. Şti. = 9.626,22- TL ... (...) Ltd. Şti. = 49.826,09- TL hesaplanmış, nihai takdir mahkemenize ait olmak üzere hazırlanan ek raporumuz sayın mahkemenize sunulmuştur."bildirilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. Taraflar arasında kurulan sözleşmede yapılan yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, davacı taraf, İş Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğunun gereği olarak, dava dışı işçilere ödemek zorunda kaldığı tazminatların tamamını davalı yüklenicilerden rücuen tahsilini istemekte haklıdır. Taraflar arasında kurulan sözleşme her iki taraf yönünden bağlayıcıdır (....'nin, 27/06/2013 tarihli, .... sayılı ilamı).

Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca taraflar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl(üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Yukarıda belirtilen olgular ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı işçilerin eldeki davadaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı şirketler yanında yukarıda belirtilen dönemler içinde çalıştığı, bu çalışması karşılığı davacı tarafça dava dışı işçilere mahkeme kararı ile karar altına alınan işçilik alacakları ödendiği, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiği, yukarıda belirtilen olgulara uygun olarak işçilik alacakları ve ferilerinden işçinin alt işverenlerdeki çalışma dönemlerine isabet eden dönemler dikkate alınarak tüm işverenlerin ayrı ayrı sorumlu olduğu nazara alınarak, yargısal denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporuna mahkememizce itibar edildiği, davacın açtığı davada 118.880,39 TL'yı davalılardan sorumlulukları oranında talep etmekte haklı olduğu, talebin zamanaşımı süresi içinde olduğu, eldeki davaya bakmakta mahkememizin yetkili ve görevli olduğu, ödeme tarihi itibarıyla davalıların temerrüde düştüğü, taraflar tacir olduğundan bu tarihten itibaren tespit edilen tutara avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Dava dışı işçi ... yönünden; 9.622,29 TL'nin davalı ..... Ltd. ŞTi.'den, 49.805,79 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti.'den, Dava dışı işçi ... yönünden; 9.626,22 TL'nin davalı ...... LTd. Şti.'den, 49.826,09 TL'nin davalı ...... Ltd. Şti.'den ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.120,72-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.099,57-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.021,15-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı ........ Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 4.063,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.099,57-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.527,17TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davacı tarafından yapılan; 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.737,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.237,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 9.899,17-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 3.674,69 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 125,31 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.19/11/2025

Katip .... e-imzalı

Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/546, K. 2025/824, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-546-e-2025-824-k-b8095c55df34