İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/48 E. 2025/211 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/48
- Karar No
- 2025/211
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/48 Esas - 2025/211
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/48 KARAR NO : 2025/211
DAVA : Marka ... ... kararı iptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 Yazıldığı Tarih : 29/06/2025
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının 2013’den itibaren ... içi ve dışında 5 ayrı kampüste "..." markası altında anaokulu-lise arası kademelerde eğitim hizmeti verdiği; ... nolu "... ...", ... nolu "... ... ... +...", ... nolu, "... ...", ... nolu "... ..." ve ... nolu "..." markalarını 16 ve 41. sınıflarda tescilli tescil ettirdiği; Davacı şirketin ticari ünvanının da ... ... olup, ... marka işaretinin tescil öncesi ve sonrasında sürekli kullanım ve tanıtım, eğitim çalışmaları, okulların ve hizmetin kalitesi ile tanınır ve bilinir bir hale getirildiği; ... başkanı olarak görünen davalı ... tarafından 20.05.2022 tarihinde ... başvuru nolu (16 / 35 / 41 / 42 / 43) "..." başvurusunun yapıldığı; Davacının Yayına karşı SMK (6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali itirazı ... tarafından kabulü edilmiş ise de Davalının ... nezdindeki itirazının kabul edildiği; oysa, “Söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi ve kelime unsurunun markadaki kullanımı ve konumlandırılışı dikkate alındığında, marka algısının kelime unsuru üzerinde şekilleneceği; her iki tarafın markalarında ... ibaresi ön planda ve Esaslı Unsur olarak "..." ibaresinin kullanıldığı, ortak unsur olduğu; Davacıya ait markalar (... ..., ..., ... ... ..., ... ...) ile davalının ... markaları işitsel, yazılış ve görsel bakımdan birebir aynı olduğu; markaların tescil sınıflarında aynılık (16, 41) bulunduğu ve davalının tescil talep ettiği diğer sınıflar (35-reklamcılık, pazarlama ve halka ilişkiler ile hizmetler.., 42- Bilimsel ve sınai inceleme araştırma mühendislik hizmetleri..., 43- yiyecek içecek sağlanması hizmeti, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri) ile Davacı markalarının tescil edildiği 16,41 sınıfları arasında bağlantı da bulunduğu ve seri marka izlenimini uyandırdığı; Anaokulundan üniversiteye uzanan tek bir kurum çatısı altında verilen eğitim hizmeti, bugün tüketiciler tarafından oldukça bilinen yaygın bir uygulama olduğundan, Tüketicilerin, davalıya ait markayı ya doğrudan Davacıya ait bir marka sanacağı ya da iki farklı firma ve kişi karşısında oldukları anlamalarına karşın iki üretici arasında idari ya da ekonomik anlamda ilişki olduğunu düşünerek yanılacağı; Davalının davaya konu marka gibi "..." ve "... " başvurularını da yaptığı; 01.12.2020 tarihli ... nolu (16 / 35 / 41 / 42 / 43), "..." işaretli marka başvurusuna ilişkin olarak .... E sayılı dosyasında davalının "..." işaretli markası ile Davacı markaları arasında, görsel, işitsel ve benzerlik anlamında karıştırılma ihtimali olduğu tespit edilerek ... kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği; Davalının ... nolu "... ..." ve ... nolu "..." başvurularından ... nolu "... ..." başvurusuna karşı Davacı itirazının da ... tarafından kabul edildiği; .... sayılı dosyasında ise hiçbir inceleme yapılmadan davalı aleyhine verilen ... kararının iptal edildiği; Davalının başkanı olduğu .... 24.11.2013 tarihli ...'de yayınlanan ... numaralı kanunla 16.11.2016 kabul tarihi ile kurulduğu; üniversitenin isminin sonradan, Davacı markalarının bilinirliği ve tanınırlığından istifadeye yönelik bilinçli bir tercihle, "..." olarak değiştirildiği; Davalının Davacı markalarını bilmesine ve tüm itirazlarına rağmen ısrarla aynı markanın tescili için başvurular yapmasının ve hatta itiraz sürecindeyken aynı markanın tekrar tescili için başvuruda bulunmasının SMK 6/9 uyarınca kötüniyeti gösterdiği” öne sürülerek; ... numaralı ... kararının tümden iptaline, mahkeme aksi kanatte ise 16 ve 41 inci sınıflar yönünde iptaline, ... başvuru nolu "..." ibareli markanın bu süreçte tescil işlemlerinin yapılması halinde markanın tescil edildiği tüm sınıflarda aksi kanaatte olunur ise 16 ve 41 inci sınıflarda hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının mütevelli heyet başkanı olduğu Üniversitenin “....” olan adının, 11 Mart 2022 Tarihli 7382 sayılı ...’de yayınlanarak yürürlüğe giren .... Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’nun 1.maddesiyle “...” şeklinde değiştirildiği; ... nolu “...” ibareli, ... nolu “... ” ibareli, ... nolu “... ” ibareli, ... nolu “...” ibareli, ... nolu “...” ibareli marka başvurularını sunduğu; Davacı markalarının “... , ... ..., ... ..., ...” kelimeleri ve ... unsurlarıyla oluşturulduğu; taraf markalarında müşterek olan "..." sözcüğünün .... İlçesi sınırları içerisinde en tanınan semtlerinden birinin adı olduğu için ve kültürel değeri nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceği; marka sahibinin markanın zayıf korumaya sahip olması dolayısıyla katlanma yükümlülüğü olduğu; Davalıya ait marka ile davacının markaları arasında yazı rengi ve fontu ve ... unsuru ile bir bütün olarak ayırt edici, özgün ve farklı olup görsel olarak benzerlik bulunmadığı gibi, hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun belli bir eğitim seviyesi üzerindeki öğrenciler ve eğitimciler olduğunda seçimde ekstra özenli hareket edeceği; davaya konu ... kararı sürecinde davacının itirazına mesnet markalarının kullanımlarının ispatı yönünde talepte bulunulmuşsa da; davacı tarafından markaların ciddi anlamda kullanıldığını gösterir bilgi ve belge sunulmadığı; Davacı yana ait diğer markaların, ... numaralı kök markanın serisi niteliğinde olduğundan akıbetleri de kök markaya bağlı olacağı; Davacının 2013 tarihli kök markasının kullanım ispatını yapamadığı; kullanılmayan bir markanın belirli dönemlerde tescil edilmesi nedeniyle SMK’nın 6/9 maddesi gereğince kötüniyetli olarak nitelendirilmesi gerektiği; kötüniyetli olarak tescil başvuruları yapılan seri markaların akıbeti kök markanın kaderine bağlı olduğundan; seri markaların da kullanım ispatı talebinin gerçekleşmediğinin kabul edilmesi gerektiği; Davalının tescil başvurusunun yasada öngörülen amacına ve kendisinden beklenen iktisadi işlevlerine uygun amaçlarla yapıldığı, fiili olarak kullandığı, marka tescil talebinin kötüniyet barındırmadığı; Davacının bahsettiği .... E sayılı dosyasının istinaf aşamasında olup kesinleşmediği; .... E. Sayılı dosyasıyla ise Davalı lehine karar tesis edildiği” öne sürülerek; davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği (.... verilen başvurunun kısmen reddi kararına yönelik ... nezdinde sadece davalı şahıs itiraz başvurusunda bulunduğundan); hükümsüzlük talebi açısından davalı şahsın başvuru markası ile davacı tarafın mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı, isim ve diğer fikri haklar, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı, TTK 54 vd maddelerine göre haksız rekabet oluşturduğu iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 03/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 05/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ..., ...., ... sayılı — "... ... ... ...", "... ...", "... ...", "... ...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği gibi markalar arasındaki karıştırılma ihtimali incelemesi; markalar arasındaki benzerlik düzeyi, mal/ hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi bir dizi unsurun değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme son tahlilde bütün unsurların birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır (....). Coğrafi yer adı denildiğinde anlaşılması gereken ülke, il, ilçe gibi yerleşim yerleri ile dağ, ova, yayla, akarsu veya göl gibi yeryüzü şekillerinin adlarıdır. Coğrafi yer adlarını münhasıran içeren işaretler belirli koşullarda mutlak ret gerekçeleri kapsamında reddedilir çünkü coğrafi yer adının bir kişinin tekeline marka olarak verilmesi sonucunda coğrafi yer adını da içerecek şekilde mal veya hizmet sunacak mevcut veya potansiyel müteşebbislerin haksız rekabet ile karşılaşmamaları istenir. Genel kabul olarak, coğrafi yer adlarının duruma göre ayırt edici niteliğinin ya olmadığı ya da düşük olduğu kabul edilir. Örneğin, Kurum uygulamalarına göre ülkemizdeki şehir ve maruf mahal isimlerinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığı kabul edilir. Bu tarz ibareler ancak farklı kelime ve/veya ... unsurları ile birlikte bir bütün olarak ayırt edici nitelik kazanabilirler. Önemle belirtilmelidir ki, bu genel kabulün uygulanabilir olması için coğrafi yer adlarının ilgili tüketici kesimi tarafından coğrafi yer adı olarak bilinmesi gerekir. İlgili tüketici kesimi tarafından coğrafi yer adı olarak bilinemeyecek tarzda ibarelerin ayırt edici niteliklerinin düşük olduğu ya da ayırt edici olmadığı kabul edilemez.(....) Yapılan değerlendirme sonucunda, ihtilaf konusu markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ...'un Fatih ilçesinde yer alan birer semtin adı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla söz konusu ibarenin ilgili coğrafi yerlere işaret edecek şekilde algılanmalarının muhtemel olması nedeniyle tek başına markasal ayırt edici niteliği bir ibare olması, işbu başvuru ile itiraz gerekçesi markaların "..." ibaresi dışında ihtiva ettiği .../ logo unsurları ile işbu marka örneğindeki "..." ibareleri ile birlikte bir bütün olarak farklılaşması, markalarda yer alan farklı tüm unsurlar bakımından bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, sadece zayıf unsurun ortak olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, diğer unsurlar arasındaki belirgin farklılıkların somut olayda karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu görüşüne varılmıştır. Sonuç itibariyle aksi yöndeki tespite alınan ... tarafından alınan 6/1 bendi kapsamındaki kısmi red kararı yerinde görülmemiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ...+ ... ...+ ... ... 16,41,42,43.ncü sınıf 16, 41.nci sınıf
17/03/2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE;" Davacının SMK 6/1 kapsamında karar iptal ve hükümsüzlük talebine iişkin olarak, ... sayılı başvuru markasının tesciline karar verilen 16 ve 41. sınıflara konu mal ve hizmetlerin tamamının, Davacının .... ve ... sayılı markalarının kapsamında olan birebir aynı mal ve hizmet niteliği taşıdığı; Esas unsuru “...” kelimesi ve ... unsuru olan “...+ ...” ibareli ... sayılı başvuru markasının, bütünsel genel izlenimde, Davacının itiraza mesnet gösterdiği, herbirinin esas unsuru “...” kelimesi ve ... unsuru olan, .... sayılı “...+... ...”, ... sayılı "...+...", ... sayılı "...+... ..." ve ... sayılı "...+... ... ..." markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdığı ve 16 ve 41. sınıflara konu birebir AYNI mal ve hizmetler bakımından iltibas yaratabileceği; Davacının hükümsüzlük talebi bakımından SMK 6/3 kapsamında; davaya konu 20.05.2022 tarihli başvurudan önce, Davacının “...” ibaresini 2015’den itibaren 41. Sınıfa konu eğitim ve öğretim hizmetlerinde marka olarak ilk tescil ettiren, piyasada gözlemlenebilecek şekilde fiilen ilk tanıtan ve kullanan kişi olduğu, 10 yıla yakın bu sürede belirli bir ayırtedicilik kazandırdığı; ve “...” olarak okunup işitilip algılanacak olarak başvuru markasının Davacının fiili markasal kullanımlarına konu “...” ibaresi/markası ile iltibas yaratabilecek düzeyde benzer olduğu; Davacının hükümsüzlük talebi bakımından SMK 6/6 kapsamında; dosya münderecatındaki 14.09.2015 tarihli Reklam faturası, 13.05.2017 tarihli youtube videosu, ...’nın 2018’de ödül kazandığına dair görsel, 23.10.2019, 28.02.2022 tarihli haberler, “topkapiokulları.com” adresine ait 05.08.2021 tarihli ekran görüntülerine göre, Davacının kök sözcüğü “... ...” olan ticaret ünvanı 2015’den itibaren 41. Sınıf eğitim ve öğretim hizmetlerinde ve “topkapiokulları.com” internet alan adını fiilen 2021 den itibaren ticari etki yaratacak şekilde bu hizmetlerin tanıtımında kullandığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeni bilirkişiden rapor alınması talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğimizce olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebin reddine karar verilmiştir. GEREKÇE; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; ... KARARI İPTALİ TALEBİNDE ; ( davalı markasına iade edilen 16.ncı sınıftaki mallar ile 41.nci sınıftaki hizmetlerde) Davalının "...+ ... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+ ... (...) " , " ...+ ... ... (...) " ibareli tecilli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; ... ibaresi ...'da bir semt adı olsa da davacının ... unsurlarıyla beraber oluşturduğu ...-... ... markalarının yer aldığı ibareyi davalı tarafca aynı sınıfta ... şeklinde seçip başvuru yapılması eğitim hizmeti tercihi nedeniyle ona yaklaşma/yakınlaşma çabası olduğuna kanaat getirildiği; diğer yönden başlangıçta ... reddedilen sonra da davalının itirazı sonucu ... kararı ile davalı markasına iade edilen 16.ncı sınıftaki mallar ile 41.nci sınıftaki hizmetlerin davacı markalarının kapsamındaki emtialarla aynı/benzer emtia olduğu bilirkişi heyet raporunda sayfa 7 ve 8 deki karşılaştırma tablosu ile anlaşıldığı; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+ ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...+ ... (...) " , " ...+ ... ... (...) " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ...+ ... (...) " , " ...+ ... ... (...) " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+ ... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği; benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı oluşabileceği; SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİNDE İSE ; ( tüm emtialarda hükümsüzlüğü talep edildiği) Davalının "...+ ... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ...+ ... (...) " , " ...+ ... ... (...) " ibareli tescilli markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; ... ibaresi ...'da bir semt adı olsa da davacının ... unsurlarıyla beraber oluşturduğu .... markalarının yer aldığı ibareyi davalı tarafca aynı sınıfta ... şeklinde seçip başvuru yapılması eğitim hizmeti tercihi nedeniyle ona yaklaşma/yakınlaşma çabası olduğuna kanaat getirildiği; diğer yönden başlangıçta ... reddedilen sonra da davalının itirazı sonucu ... kararı ile davalı markasına iade edilen 16.ncı sınıftaki mallar ile 41.nci sınıftaki hizmetlerin davacı markalarının kapsamındaki emtialarla aynı/benzer emtia olduğu bilirkişi heyet raporunda sayfa 7 ve 8 deki karşılaştırma tablosu ile anlaşıldığı; Bunun dışında kalan 42 ve 43.ncü sınıftaki hizmetler açısından ise emtia benzerliği gerçekleşmediği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 16 ve 41.nci sınıftaki mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+ ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...+ ... (...) " , " ...+ ... ... (...) " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yargılama konusu 16 ve 41.nci sınıftaki mallar/hizmetler için davacının " ...+ ... (...) " , " ...+ ... ... (...) " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+ ... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği; benzerlik nedeniyle bu emtialarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı oluşabileceği; SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Bunun dışında kalan 42 ve 43.ncü sınıftaki hizmetler açısından ise emtia benzerliği gerçekleşmediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı, Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-... kararının iptaline yönelik açılan davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Hükümsüzlük istemli açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 4-Dava konusu ... sayılı markanın kapsamında yer alan 16 ncı sınıf ile 41 nci sınıftaki emtialar yönünden markanın KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 5-Hükümsüzlük talepli açılan davanın diğer kısımlar yönünden REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 7-... iptali davası kabul edildiğinden AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine , 8-Hükümsüzlük davası kısmen kabul edildiğinden AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, kısmen de reddedildiğinden AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 9-Davacının yaptığı; 10.000 TL bilirkişi ücreti, 325,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.752,00 TL nin ... davası kabul edilip , hükümsüzlük de kısmen kabul edildiğinden ; 3/4 oranında davacı haklı olduğu değerlendirilerek ; 8.064,00 TL'nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine , geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 11/06/2025
Katip .... E-imza
Hakim .... E-imza