İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/434 E. 2026/558 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/434
- Karar No
- 2026/558
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/434 Esas KARAR NO :2026/558
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/07/2024 KARAR TARİHİ:01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketler ile davalı arasında 15.04.2021 tarihinde Tek Satıcılık (Distribütörlük) Sözleşmesi tanzim edilmesi hususunda anlaşma sağlanmış olup (Ek-i1: 15.04.2021 tarihli anlaşma metni), bu anlaşma uyarınca taraflar müvekkil şirketlerin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs bölgelerinde davalı şirketin ... serisi ürünlerinin ithal edilmesi, satılması, dağıtılması ve sihhi tescilinin yapılması konusunda davalının tek ve inhisari nitelikli satıcısı olarak atanması konusunda mutabık kaldığı, bahsi geçen anlaşma 01.05.2021 - 31.12.2021 tarihlerini kapsayacak şeklikle tanzim edilmiş olup, anlaşmada, belirlenen sürenin sonunda anlaşmanın kendiliğinden sona ereceğine dalr bir hüküm bulunmamakta, aksine taraflardan biri diğerine mevcut süresinin bitiminden önceki 3 ay içerisinde yazılı bildirimde bulunmadığı takdirde anlaşmanın otomatik olarak 1 yıl daha uzayacağı kararlaştırıldığı, davalı şirket tarafından da anişmanın sona ermesinden önce fesih ihbarı yapılmadığından ve anlaşmanın sona ermesinden sonra da taraflarca anlaşmanın filli uygulamasına devam edildiğinden 31.12.2023 tarihi akabinde de anlaşma aynı koşullarla ve aynı süre ile yenilendiği, sözleşme davalı şirket tarafından haksız şekilde feshedildiği, kaldı ki portföy tazminatının talep edilebilmesi için sözleşmenin feshinin haklı ya da haksız olması önem arz etmediği, taraflar arasında akdedilmiş anlaşmanın davalı şirket tarafından kanuna ve sözleşme hükümlerine aykırı şekilde feshedilmesi nedeniyle müvekkil şirketler Türk Ticaret Kanunu'nun 122. Maddesinde emredici olarak düzenlenen Denkleştirme (Portföy) Tazminatını ve aynı zamanda mahrum kaldığı kazançlar ile zarar ve kayıplarını da talep ettiği, denkleştirme bir tazminat olmadığından tek satıcının denkleştirme talep edebilmesi için davalının kusurlu olması aranmadığı, yukarıda belirtildiği üzere sözleşme davalı yanca haksız şekilde feshedildiği, bu fesihten sonra da davalı, vekil edenler sayesinde edindiği yeni müşterilerden önemli ekonomik menfaatler elde etmeyi sürdürmüş, vekil edenler buna rağmen sözleşme feshedildiği için ücret isteme hakkını kaybettiği, tüm bu vaklalar somut olayda vekil edenlerin denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olduğunu ortaya koyduğu, davalının ürünlerinin pazarlanması ve satışı işlerini yerine getirirken davalının yetki bölgesi içinde tanınır olmasını sağlamış, davalı için müşteri çevresi yaratmış, var olan ilişkileri güçlendirmiş ve müşterileri davalının markasına bağladığı, davalı, ürünlerinin müvekkillerce pazarlanması ve satılması sonucunda anlaşmada belirtilen Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'ı kapsayan yetki bölgesi içinde güvenilir bir intiba edindiği, müvekkillerin hizmetleri sayesinde bu bölgede pek Çok satış gerçekleştirmiş ve adını duyurduğu, müvekkillerin sözleşmesel faaliyetlerinin neticesinde davalının elde ettiği olumlu İntibanın ve tanınmışlığın anlaşma sona erdikten sonra da devam edeceği ortada olduğu, belirsiz alacak davası olarak ileri sürdüğümüz haklı davamızın külliyen kabulü ile; fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve salr haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkillerin uğradığı maddi zararlara ilişkin olarak; müvekkil şirketler ile davalı arasında akdedilen 01.05.2021 tarihli Distribütörlük Sözleşmesi'nin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedilmesi neticesinde, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve sair haklarımız saklı kalmak kaydıyla portföy (denkleştirme) tazminatı olarak şimdilik 2.500.-Euro'nun Sözleşmenin haksız olarak feshedildiği 31.12.2023 tarihinen itibaren işleyecek devlet bankalarınca Euro'ya fiilen uygulanan en yüksek ticar! faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile tarafımıza ödenmesine, küvekkil şirketler ile davalı arasında akdedilen 01.05.2021 tarihli Distribütörlük Sözleşmesi'nin davalı şirket tarafından haksız olarak feshedilmesi neticesinde, fazlaya Dişkin her türlü talep, dava ve sair haklarımız saklı kalmak kaydıyla kazanç kaybı olarak şimdilik 2.500.- Euro'nun Sözleşmenin haksız olarak feshedildiği 31.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca Euro'ya flilen uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile tarafımıza ödenmesine, yargılama gklerleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin sona ermesinde müvekkil şirkete herhangi bir kusur izafe edilemez. müvekkil şirket davacılar ile yasa ve sözleşmeye uygun, iyiniyetli bir şekilde çalışmayı sonlandırmıştır. haksız fesihten söz edilemeyeceği, davacılar, portföy tazminatı talep edebilmesi için gereken şartlardan üreticiye karşı rekabet etmeme ve üreticinin mallarının sürümünü arttırma koşullarını yerine getirmediği, halbuki davacı şirketler ve bağlı şirketleri uzun dönemdir alkol satışı yaptığı, davacılar bizzat veya grup şirketleri vasıtasıyla Müvekkil şirkete ait viskilerle birlikte başka markaların da viski satışlarını da yaptığı, davacıların portföyünde ... markaları da bulunduğu, müvekkil şirkete ait dava konusu Irish Teeling markası dünya çapında 80 ülkede satışı bulunan alanında ünlü, prestijli bir marka olduğu, hal böyle olmasına ragmen, davacı şirket ilişikteki tablodan da görüleceği üzere sözleşmenin son yılı olan 2023 yılında malların sürümünü artıracak hiçbir girişimde bulunmamış, hatta tek bir ürün dahi müvekkil şirketten satın almadığı, “üreticinin mallarının sürümünü arttırma yükümlülüğü” yerine getirmeyen aksine satışların tamamen kesilmesini sağlayan davacı şirketlerin salt bu sebeple dahi portföy tazminatı isteme hakları bulunmadığı, davacı firmalar halihazırda uzun yıllardır alkol satışı yaptığı, bu sektörde alıcılar zaten belli olduğu, davacı firmalar müvekkil şirket ile anlaşmaya varmadan önce de bir müşteri portföyüne sahip olduğu, davacılar tarafından sırf müvekkil şirketin ürünlerinin satışı için yeni müşteri bulunmadığı, ayrıca bu müşterilere ulaşım herhangi bir satıcı tarafından zor da olmadığı, Bir diğer deyişle sözleşme bitiminden sonra da davacılar aynı müşteri çevresinden gelir elde etmeye devam etmektedir. Davacı firmalar açısından müvekkil şirket ile olan sözleşmenin bitimi vesilesiyle müşteri kaybı söz konusu değildir; aksini ispat eden hiçbir delil de davacılar tarafından sunulmamıştır.Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı, haksız ve mesnetsiz açılan huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiası ile, denkleştirme tazminatı ve kar kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 24/02/2026 tarihli raporunda özetle; "Yukarıda yapılan tüm bu alıntı ve açıklamalar ışığında; - Taraflara ait ticari defter kayıtlarının tabii olduğu kanunlar gereği açılış ve kapanışlarının yapılmış olduğu DİP bakiyelerinin 0 olduğu, Mahkemenizce davacının davasının kabul edilmesi halinde; MİKTAR TESPİTİ AŞAMASINDA; ◼ 62.791,36 euro Portföy tazminatı ve125.582,72 EURO kazanç kaybı olarak 188.374,08 EURO, Ya da ◼ 1.075.121,54 TL Portföy tazminatı ve 2.150.243,08 TL kazanç kaybı olarak (euro cinsinden TL) 3.225.364,62 TL hesap edildiği, Somut Olayımızda; davalı tarafından sözleşmenin olağan süresinin bitiminde sonlandırılacağı, sözleşmeye uygun bir şekilde davacıya bildirilmiştir. Bu husus her iki tarafın da kabulündedir. TTK m. 122 dikkate alındığında davacının bulduğu müşterilerle davalının iş ilişkisinin devam ettiği veya edeceği ve davacının bulduğu fakat ücret alamadığı ve devam eden işlerin olduğu hususlarında dava dosyasında herhangi bir kayda rastlanılamamıştır. Bu halde ise davacının denkleştirme tazminatı talebi yönünden somut olarak bir talep hakkının olabileceği değerlendirilmemektedir. Takdir mahkemenize aittir. Davalı, davacı ile olan sözleşmesini sözleşmenin belirli süresinin bitiminde sonlandırdığı dikkate alındığında; davacının kâr kaybı talebinin olamayacağı değerlendirilmekte olup takdir mahkemenize aittir. " şeklinde görüş bildirilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 15/04/2021 tarihli tek satıcılık sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedilip feshedilmediği, haksız fesih sebebiyle davacının portföy (denkleştirme) tazminatı ve kazanç kaybı talep hakkı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Denkleştirme talebinin temelinde, tek satıcının kendi çabasıyla oluşturduğu yeni müşteri çevresinin, sözleşme ilişkisi sona erdiğinde yani davalıya devredilmiş olması ve bu yeni müşteri çevresinin ekonomik bir değerinin olması yatmaktadır. Bu nedenle, öncelikle oluşturulan yeni müşteri çevresinin tespiti yapılmalıdır. Tek satıcının göreve başladığı tarihte mevcut olan müşteri çevresi hariç, yeni oluşturulan müşteri çevresi belirlenmelidir. Bu itibarla, davacı taraflarca öncelikle sözleşmenin haksız nedenle feshedildiğinin ispatı gerektiği ancak davalı tarafından sözleşmenin olağan süresinin bitiminde sonlandırılacağı hususunun davacıya sözleşmeye uygun olarak bildirildiği, dolayısı ile haksız fesih olgusunun somut olayda bulunmadığı, sözleşmenin sözleşmeye göre süre sonunda sonlandırıldığı anlaşılmıştır. TTK m. 122 dikkate alındığında davacının davalı şirketi ilk defa müşteri kazandırdığına ve bulduğu müşterilerle davalının iş ilişkisinin devam ettiği veya edeceği ve davacıların bulduğu fakat ücret alamadığı ve devam eden işlerin olduğu hususlarında davacı tarafça ispata elverişli delil sunulmadığı bu itibarla, davacıların denkleştirme tazminatı talep hakkının bulunmadığı, yine sözleşmenin süre bitiminde sonlandırıldığı dikkate alındığında davacıların süresi sonunda biten sözleşmeye dayanarak kâr kaybı talep hakkı da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.054,32-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.322,32-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı taraflara iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacıların yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacılara iadesine, 5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 45.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip ...
Hakim ...