İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/430 E. 2026/80 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/430
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/430 Esas KARAR NO : 2026/80
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Davacı ... ile Davalı ... firması arasında 02.01.2023 ile 22.04.2023 tarihleri arasında birden fazla sipariş formuyla anlaşma sağlanarak alım satım ilişkisi kurulmuş olduğu, söz konusu davete icap niteliğindeki sipariş formnunu davalı şirket tarafından kabul edilmiş olup birden fazla (Amerikan Doları) bedelli faturalar tanzim edilmiş ve cari hesaba kaydedilmiş ayrıca siparişe istinaden siparişe konu kumaşların davalı şirkete teslim edilmiş olduğu, dosyaya ekli sipariş formlarında, form üzerinde düzenlendiği tarih, tarafların adı, unvanı, malın cinsi, miktarı ve birim fiyatının belirlendiği görülmüş olup müvekkili şirket tarafından kabul edilmesiyle birlikte adı sipariş formu olsa da faturanın mahiyeti itibariyle bir mukavelename olduğu sonucuna varılacağını, müvekkili şirketin sipariş formuna göre davalı şirkete ürünlerin teslimini sağlamış ve ifayı gereği gibi yapmış, müvekkili şirket tarafından birçok kez temel fatura kesilmiş, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere siparişler için birim fiyat USD olarak açıkça belirtilmiş, müvekkili şirketin de tanzim ettiği temel fatura da anlaşılan ürünler için USD (Amerikan Doları) cinsinden fatura düzenlemiş, Vergi usul kanunu gereği mecburen yazılması gereken Türk Lirası ibaresi faturanın Türk Lirası olarak düzenlendiği anlamına gelmemekte olduğu, ayrıca tanzim edilmiş olan faturada taraflar tarafından faturanın tanzim tarihindeki döviz kuru taraflarca belirlenmemiş olup Merkez Bankası döviz kuru esas alınmış, bu sebeple fiili ödeme tarihindeki ödemenin de fatura da belirtilen döviz tutarı olarak yine döviz cinsinden yapılması gerekmekte olduğu, Dövize endeksli olduğu açık ve bariz olan Türk Lirası karşılığı gösterilmesi ise Vergi Usul Kanununca zorunlu tutulan bir husus için dövize endeksli olarak çalışılmadığı iddia abesle iştigalden başka bir şey olmadığını, ödemelerin Türk Lirası veya başka bir para birimi ile yapılmasında da sonuç değişmemekte olduğu, faturada belirlenmiş olan para birimi üzerinden ödeme alınmasının zorunlu tutulması gibi bir anlaşmaları olmadığından ve Türk Borçlar Kanunun 99. Maddesi gereği; "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebileceğini, Ekte sunulan cari hesap ekstresi ve faturalarda belirtilen 1.636,74 USD bedelin ödenmemesi üzerine Cari Hesap Ekstresindeki borç bakiyesi olan 1.636,74 USD alacaklarının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyası ile ilamsız takip başlatılmış ve davalı borçlu şirkete 11.12.2023 tarihinde icra takibi başlatılmış olduğu, davalı borçlunun 15.12.2023 tarihinde borca itiraz etmiş, davalı, borçlu bulunduğu miktarı ödemeyerek icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak, salt takibi durdurmak ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla itiraz ederek takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olmuş olduğunu, dosyaya sunulan, faturalar, cari hesap ekstresi ve diğer tüm deliller dikkate alındığında haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketi tarafından işbu dava açılmadan önce Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış olup, .... arabuluculuk numarası ile açılan dosyada 11.01.2024 tarihinde son görüşme tutanağı düzenlenmiş ve davalı tarafla anlaşma sağlanamamış olduğunu, mahkemece davalarının kabulüne, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ödeme emri incelendiğinde, borcun sebebi olarak ticari alım-satımdan kaynaklı cari hesap ve bakiye alacağı gösterilmiş, faiz hariç 1.422,22 USD toplam alacak ileri sürülmüş olduğu, müvekkili şirket ile alacaklı şirket arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi veya cari hesap sözleşmesi bulunmamakta olduğu, müvekkili şirketin, alacaklıya karşı bu miktar ve bedelde bir borcu olmadığı gibi taraflar arasında faiz işletilebilecek veya müvekkili şirketin temerrüde düşürüldüğü muaccel bir borç ilişkisi de söz konusu olmadığını, taraflarına ödeme emri ile birlikte gönderilen onaysız, adi ve bir geçerliliği olmayan bir takım tablolardan oluşan takip dayanaklarını kabul etmiyor; itiraz ediyor olduklarını, davacının, müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olsa dahi davaya konu icra takibi incelendiğinde müvekkilinin dava konusu icra takibine itiraz etmekte hukuki yararı bulunduğu, icra takibine göre müvekkilinin davacıya borçlu olduğunu gösterir hiçbir belgenin yer almadığı ve dolayısıyla borcun sebebi ve dayanağı anlaşılmadığından müvekkilinin itirazında haklı olduğu açık olduğu, 12/09/2018 tarih 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 1567 sayılı Türk Parası'nın kıymetini koruma hakkında 32 sayılı kararda değişiklik yapılmasına dair karar uyarınca; “Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul alım satım taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme vedeşi ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz” hükmü getirilmiş olduğunu, Aynı karara eklenmiş olan Geçici madde 8 uyarınca “Bu kararın 4üncü maddesinin (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk parası olarak yeniden belirlenir.” düzenlemesi çerçevesinde taraflar arasında doğmuş olan borç miktarının muacceliyet tarihindeki döviz kuru hesaplanarak Türk Lirasına çevrildiğinde Türk Lirası cinsinden borç miktarı alacaklı tarafından talep edilebileceğini, Somut olayda gerek takip talebi gerekse dava dilekçesi incelendiğinde davacının 1.636,74 USD tutarında meblağ talep ettiği, söz konusu meblağın Amerikan Doları cinsinden olduğu ve yukarıda yer verilen kararnameye ve ilgili yasal mevzuata aykırı olduğu aşikar olduğunu, davacı ...tarafından takip talebinde USD cinsinden yer verilen alacağa 214,74 USD tutarında faiz işletildiği görülmekte olduğu, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunun 58/3. Maddesi, ''Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;'' takip talebinde faizin başlangıç tarihinin gösterilmesi gerektiğini açıkça hüküm altına almış olduğu, dava konusu icra takibinde bulunan takip talebi incelendiğinde 214,74 USD tutarındaki faizin hangi tarihten itibaren işlediği anlaşılmamakta olduğu, dolayısıyla takip talebinin yasal mevzuata aykırı olduğu ve bu haliyle usulüne uygun bir takipten söz edilemeyeceği aşikar olduğu, anılı nedenlerle müvekkilinin huzurdaki davaya konu icra takibine itiraz etmekte hukuki yararı bulunmakta olup davacının kötü niyetli olduğu ve mükerrer takip ile hakkı olmayan bir alacağı tahsil etmeye çalıştığı tüm dosya kapsamı ile sabit olup davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... E. Sayılı dosyası ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı Dosyasının mükerrer takip olarak ikame edildiği, her iki takibin de konusunun ve taraflarının aynı olduğu ve takiplerin derdest olduğu gözetilerek öncelikle davanın usulden reddine; takip ve dava dosyaları birlikte ele alındığından bilirkişi incelemesine konu edilmeden esastan reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine, davalı müvekkili lehine %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 67.kd.ye dayalı davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptale istemine ilişkindir. Davacı taraf,Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında takibin 1.422,00 USD asıl alacak, 214,74 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.636,74 USD alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca USD mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 68 md. Uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67.maddede belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişinin 16/09/2025 tarihli raporunda; davacının 2023 yılı Ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalının 2023 yılı Ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı tarafından davalı ... toplam tutarı 43.427,46 USD (814.047,60 TL) olan 7 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, işbu faturaların USD bazlı düzenlenmiş olduğu ve TL karşılıklarının da faturada olduğu, faturalar üzerinde “İşbu fatura kur farklı takip edilmektedir. Vadesinde oluşacak kur farkları tahsil edilecektir.” Açıklaması olduğu görülmekte olduğu, davalı tarafından davacı ... toplam tutarı 21.402,15 USD (400.905,29 TL) olan 2 Adet İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davalı tarafından davacı ... 02.01.2023 tarihinde keşide tarihi 22/04/2023 olan ... numaralı 400.019,05 TL tutarlı ... bank çeki verilmiş olduğu, işbu çekin keşide tarihi olan 22/04/2023 tarihi itibariyle tarafların çalışmış olduğu Merkez Bankası USD satış kuru olan 19,4155 TL üzerinden USD karşılığının (400.019,05 TL/19,4155 TL) 20.603,08 USD olduğu, davacının davalı ..., icra takip tarihi olan 11/12/2023 tarihi itibariyle alacağının (43.427,46 USD-21.402,15 USD-20.603,08 USD) 1.422,23 USD olduğu, davacı taraf ticari defterlerinde USD alacağı için kur değerlemesi yapılmış olduğuna dair muhasebe kaydına rastlanmamış olduğu, davalı ticari defterlerinde davacı cari hesap adında USD olarak olduğuna dair açıklama olduğu, davacı cari hesabına 31.03.2023 tarihinde 286,63 TL kur değerlendirmesi yapılmış olduğu, keşide tarihi 22/04/2023 olan 400.019,05 TL çekin, davacı ... verilmiş olduğu 02.01.2023 tarihi itibariyle USD karşılığı olan 21.354,85 USD olduğu hesaba katılarak hesaplanmış davacı ... olan 670,46 USD borcun 31.03.2023 tarihi Merkez Bankası Alış kuru olan 19,1460 TL üzerinden değerlendirme yapılıp TL karşılığının (670,46 USD*19,1460 TL) 12.836,63 TL bulunması sebebiyle 31.03.2023 tarihi TL karşılığı 13.123,26 TL olan borca 286,63 TL kur farkı değerlendirmesi yapılarak 31.03.2023 tarihi cari hesap bakiyesinin 12.836,63 TL değerine ulaşmış olduğu, davalı ticari defterlerinde, davalının davacı ... olan 670,46 USD (12.836,63 TL) borcun 31.12.2023 tarihinde ortaklar hesabına virman yapılarak kapatılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, keşide tarihi 22/04/2023 olan .... numaralı 400.019,05 TL tutarlı ....bank çekinin keşide tarihi olan 22/04/2023 tarihi itibariyle tarafların çalışmış olduğu Merkez Bankası USD satış kuru olan 19,4155 TL üzerinden USD karşılığının (400.019,05 TL/19,4155 TL) 20.603,08 USD olduğu, ancak davalı ...tarafından işbu 400.019,05 TL çekin davacı ... teslim edilmiş olduğu 02.01.2023 tarihli Merkez Bankası USD satış kuru olan 18,7320 TL üzerinden USD karşılığı olan (400.019,05 TL/18,7320 TL) 21.354,85 USD dikkate alınmış olduğundan, (21.354,85 USD-20.603,08 USD) 751,77 USD’ın da davalının 670,46 USD borcuna eklenmesi halinde, davalının davacı ... (670,46 USD+751,77 USD) 1.422,23 USD borçlu olacağı değerlendirilmiş olduğu, takdirin sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı ...11/12/2023 tarihli icra takibinde 1.422,-USD Alacağına 214,74 USD işlemiş faiz talep etmiş olduğu, ancak taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, bu nedenle tekrar işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı ...lehine karar alınması durumunda, davacı ...’ın, icra takip tarihi olan 11/12/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık Bankalarca USD Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava itirazın iptali davası olup taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari alım satım ilişkisi bulunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup kendi lehlerine delil vasfına haiz olduğu, yapılan incelemeye göre davacı tarafından davalı ... toplam tutarı 43.427,46 USD (814.047,60 TL) olan 7 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacı ... toplam tutarı 21.402,15 USD (400.905,29 TL) olan 2 Adet İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, taraflar arasında USD sazlı ticari ilişki bulunduğunun ticari defterlerle sabit olduğu, uyuşmazlığa konu hususun keşide tarihi 22/04/2023 olan .... numaralı 400.019,05 TL tutarlı ....bank çeki olduğu, bu çekin Davacı tarafça keşide tarihi olan 22/04/2023 tarihi itibariyle, Davalının ise çekin Davacıya teslim tarihi olan 02.01.2023 tarih itibariyle USD karşılığının bulunarak muhasebeleştirmesi olduğu, buna göre çekin fiilen ödeme günündeki USD karşılığının baz alınması gerekeceği, bu nedenle tarafların çalışmış olduğu Merkez Bankası USD satış kuru olan 19,4155 TL üzerinden USD karşılığının 20.603,08 USD olduğu, bu bedelin davalının 670,46 USD borcuna eklenmesi halinde Davacının Davalıdan 1.422,23 USD alacaklı olacağı, takip talebindeki asıl alacağın kabulüne hükmedilmesi gerektiği fakat takip öncesinde Davalı taraf usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla bu yönden reddine ve neticeten açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca dava konusu alacak likit yani belirlenebilir olup davacı tarafın talebi ve davalının haksız olduğu anlaşılmakla kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.422 USD asıl alacak ve bu asıl alacağa kamu bankalarınca usd mevduatına işletilecek en yüksek azami faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Kabul edilen ( 41.226,19-TL) asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıdan tahsiline, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.816,16-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 664,24-TL peşin harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 2.151,92-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 41.226,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.562,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 664,24-TL peşin harç olmak üzere 1.091,84-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 7.067,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 5.518,62-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi vb) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 2.811,24-TL'sinin davalıdan, 788,76-TL'sinin ise davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 11-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪