İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/890 E. 2026/82 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/890
- Karar No
- 2026/82
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/890 Esas KARAR NO : 2026/82
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, Avcılar'da elektrikli pano imalat, montaj ve otomasyon işleri ile iştigal ettiğini, müvekkili şirketin muhasebe işlemleri, mali müşavir ... tarafından yürütülmüş olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete ait tüm ticari defter ve kayıtlar, fiziki olarak, mali müşavir ...'a tevdi edilmiş olduğunu, mali müşavir ..., son dönemde müvekkili şirkete sunduğu mali müşavirlik hizmetlerini aksatmaya, vergi dairesine vermesi gereken beyannameleri zamanında vermemeye başladığını, bir süre sonra, müvekkili şirketle ilgili SGK ve vergi dairesinde yapılması gereken hiç bir işlemi yapmamaya başladığını, hiçbir beyannameyi vermediğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirket hakkında Avcılar Vergi Dairesi ve SGK tarafından cezai işlemler uygulanmış olduğunu ve müvekkili şirket bu durumdan çok ciddi şekilde zarar görmeye başladığını, müvekkili şirket, mali müşavir ...'a bu süreçte hiç bir şekilde ulaşamamış olduğunu, telefonda veya yüzyüze hiç bir şekilde iletişim kuramamış olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ..., mali müşavir ...'a 26.12.2023 tarihinde mail gönderdiğini, kendilerine ait tüm resmi defter ve belgeleri iade etmesini talep ettiğini ancak yine bir sonuç alamadığını, müvekkil şirket, 01.08.2024 tarihinde, ''... Mah. ... Sok..... Sitesi A Blok No:1 İç kapı No:271 AVCILAR'' adresine taşınmış, ancak, şirketin karar defteri ve diğer belgelerin mali müşavir ...'in elinde olması nedeniyle, adres değişikliği hususunda Ticaret Odasına ve Vergi Dairesine resmi bildirim yapılamadığını, mali müşavir ... tarafından müvekkili şirketle ilgili olarak vergi dairesine verilmesi gereken beyannamelerin verilmemesi ve yapılması gereken hiç bir işlemin yapılmaması üzerine, Avcılar Vergi Dairesi tarafından, müvekkili şirket hakkında ''RE'SEN TERK'' işlemi uygulanmış olduğunu; ancak ...'a hiç bir şekilde ulaşılamadığı için müvekkili şirket yetkilisi ...'ın bu re'sen terk işleminden de aylar sonra haberi olduğunu, re'sen terk işlemi, hukuken, şirketin faal olmadığı, artık çalışmayan, iş yapmayan bir şirket olduğu anlamına geldiğini, müvekkili şirket, faal bir şirket olup sözkonusu re'sen terk işlemi, müvekkili şirketin ve yetkilisi ...'ın ticari itibarını zedeleyen ve müvekkilin zarara uğramasına neden olan, haksız bir işlem olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ..., şirket hakkındaki re'sen terk işleminin kaldırılması ve müvekkili şirketin vergi kaydının aktif hale getirilmesi için Avcılar Vergi Dairesine başvurduğunda, şirketin tüm muhasebe kayıtlarına ve resmi defterlerine ulaşması gerektiği, bu belge ve kayıtlar olmadan, re'sen terk kaydının kaldırılmasının ve şirketin vergi kaydının tekrar aktif hale getirilmesinin mümkün olmadığı bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ..., mali müşavir ...'a ulaşmaya ve şirketin defter ve kayıtlarını almaya çalışmış ise de yine ulaşamadığını; bunun üzerine ...'a 09.08.2024 tarihinde Bakırköy ... Noterliği kanalıyla ihtarname göndermiş olduğunu ve mali müşavirlik sözleşmesini feshettiğini bildirerek, resmi defter ve kayıtları iade etmesini talep ettiğini, akabinde İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasına başvurmuş olduğunu ve ... ile olan mali müşavirlik sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin tüm girişimlerine rağmen, ..., müvekkili ile hiç bir şekilde iletişim kurmamış olduğunu; mali müşavirlik sözleşmesi müvekkili tarafından feshedildiği halde ve müvekkilinin defalarca talep etmesine rağmen ..., müvekkili şirkete ait resmi defter ve kayıtları müvekkiline iade ve teslim etmediğini, bunun üzerine taraflarınca, müvekkili şirkete ait resmi defter ve kayıtları iade etmeyen ve müvekkilinin mağduriyetine yol açan mali müşavir ... hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 155. Maddesinde düzenlenmiş olan ''hizmet/meslek nedeniyle güveni kötüye kullanma'' ve Türk Ceza Kanunu'nun 257.maddesinde düzenlenmiş olan ''görevi ihmal ve kötüye kullanma'' suçundan cezalandırılması istemiyle, İstanbul C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bunlara rağmen, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarına ulaşmak mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin ''re'sen terk'' şeklindeki vergi kaydı aktif hale getirilememiş olduğunu, bu nedenle, müvekkili şirket, yaptığı işler nedeniyle fatura kesememekte ve yaptığı işlerin bedelini tahsil edemediğinden maddi zarara uğradığını, bu durum, devletin de vergi kaybına uğramasına neden olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle, müvekkili şirketin defterlerinin zayi olduğunun tespitine karar verilerek müvekkili şirkete zayi belgesi verilmesi için işbu davayı açtıklarını belirterek müvekkili şirkete ait Genel Kurul Karar Defteri, ve Ortaklık Pay Defteri, Defter-i Kebir, Yevmiye Defteri ve Envanter Defterinin zayi olduğunun tespitini ve bu hususta taraflarına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, 6102 Sayılı TTK 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK nun 82/7 maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü düzenlenmiştir. Tacirin saklama yükümlü olduğu defter ve belgelerin neler olduğu aynı maddede sayılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 82/7 maddesi uyarınca davacının zayi belgesi talep edebilmesi için defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması ve ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Somut olayda Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarını şirketin muhasebe işlemlerini yürüten mali müşavir ...'e teslim edilmiş olduğu, defterlerin en son tasdik işlemlerinin onun tarafından yaptırıldığının getirtilen noter kayıtları ile sabit olduğu, verilmesi gereken beyannamelerin verilmemesi nedeniyle Avcılar Vergi Dairesi tarafından, davacı şirket hakkında ''Re'sen Terk'' işlemi uygulandığı, Davacı şirketçe durumun bu şekilde öğrenildiği, ...'a 09.08.2024 tarihinde Bakırköy ... Noterliği kanalıyla ihtarname göndererek mali müşavirlik sözleşmesini feshettiği ve ticari defterlerin tesliminin talep edilmesine rağmen sonuç alınamadığı, suç duyurusunda bulunulmuş olması nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sor. Sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiği, Davacı şirket hakkında yapılan resen terk işlemi nedeniyle şirketin herhangi bir ticari faaliyette bulunamadığı, ... ticari defterlerin kendisinde olmadığını beyan etmiş ise de defterleri sözleşme feshedildikten sonra Davacı şirkete teslim ettiğine ilişkin somut delil olmadığı, buna göre Davacının ticari defterlerinin elinden rızası dışında çıktığının ve tamamen zayi olduğunun kabul edilmesi gerekmekte olup açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davacı şirket ... San ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin genel kurul defteri, ortaklık pay defteri, 2019 ile 2024 yılları arasındaki defteri kebir, yevmiye ve envanter defterlerinin zayii olduğunun TESPİTİNE, 3-Karar tarihinde yürülükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL harcın 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile 304,4-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansı konusunda HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra karar verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪