İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1191 E. 2026/78 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1191
Karar No
2026/78
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1191 Esas KARAR NO : 2026/78

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2017 KARAR TARİHİ : 27/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacının mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; davalının kendisinden 80.000 TL alacağı olduğu iddiasıyla Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, borca itiraz sürelerini kaçırdığı için bu takibin kesinleştiğini, davalının kendisine ait taşınmazı satışa çıkartması, aracına hacizler koyması, ev adresine haciz koyacağı vs ve ihtiyati ve kesinleşmiş haciz baskısıyla hiç bir borcu olmamasına rağmen baskıyla tehdit ile borcu ödemek zorunda kaldığını, davalı taraf ile hiç bir hukuki ilişkisinin olmadığını, iş bu senetteki yazıların ve imzanın kendisine ait olmadığını, hiçbir ticari veya başka bir ilişkisinin olmadığını, mahkemece senet ile ilgili senet üzerinden inceleme yapılarak yazı rakam imza tüm incelemelerin yapılmasını, yazının yaşının tespitini senede eklenme olup olmadığının tüm tespitlerin yapılmasını, kendisi ile ilgisi olmayan bir senet ile ilgili icra tehdidi ile ödeme yaptığını, davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespitine, borçlu olmadığı halde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına ödemek zorunda kaldığı ödeme miktarının ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile istirdatına, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; müvekkilinin dava konusu senette ciranta durumunda olduğunu, esas ilişkinin davacı ile senet alacaklısı olan ... arasında olduğunu, davacının davasını lehtara yöneltmesi gerekirken, şahısta hata yaptığını ve müvekkiline yönlendirildiğini, davacının aynı taleple Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava ikame ettiğini, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, iş bu davanın da husumettin reddine karar verilmesini, esas yönünden ise dava konusu senedi yapılan ticarette alacağına karşılık olarak ... isimli kişiden aldığını, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine tüm borçlular hakkında yasal işlem başlatıldığını, davacıya ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, takibe ve borca itiraz edilmemesi ve borcun da ödenmemesi üzerine davacının taşınmazına haciz konularak ihtirazı kayıt ileri sürülmeden davacı tarafından ödemede bulunulduğunu, iş bu davanın muhattabının müvekkilinin olmadığını, müvekkilinin dava konusu senette ciranta konumunda olduğunu, tarafların birbirini yakın olarak tanıdıklarını, davacının eşi ile müvekkilinin akrabaları arasında hısımlık bulunduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere haksız ve hukuka aykırı tamamen kötüniyetli ikame edilen işbu davanın reddine, davalının dava bedelinin %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 16/07/2020 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş Mahkememiz ilamının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 23/11/2023 tarih, ... esas ve .... karar sayılı ilamı ile; "....Davacı dava dilekçesinde davaya konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacının borcunun olmadığı yönündeki iddiası yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Somut olayda hükme esas alınan ATK raporunun; davacının mahkemede alınan imzalarının dışında resmi kurumlardan getirtilen mukayese imzanın incelenmesi ile hazırlandığı, davaya konu senedin düzenleme tarihinin 10/07/2015 olduğu, mukayese imzalar içinde senedin düzenleme tarihinden öncesine ait tek imzanın 11/06/2013 tarihli belgedeki imza olduğu, diğer mukeyese imzaların tamamının senedin düzenleme tarihinden sonraki 2016-2017 ve 2018 yıllarına ait olduğu, dolayısıyla imza incelemesinin senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için, resmi kurumlardan davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacının imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, grafologlardan oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yine kabule göre, imzanın davacıya ait olduğu kabul edildikten sonra, ispat yükünün davacının üzerinde olduğu dikkate alınarak, dosyadaki mevcut delillere göre davacının bedelsizlik iddiası yönünden karar verilmesi gerekirken, bedelsizlik iddiası yönünden inceleme yapılmaması da doğru görülmemiştir. ..." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma ilamından sonra yargılamaya devam olunmuştur. Kaldırma ilamında belirtildiği üzere öncelikle senedin düzenleme tarihinin 10/07/2015 olması dikkate alınarak mukayese imzaların da senedin düzenleme tarihinden öncesi veya yakın tarihli olması göz önüne alınarak ilgili kurum ve kuruluşlardan mukayese imzaların bulunduğu belge asılları celbedilerek kasaya alınmıştır. Dava konusu menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin gerekçeli, denetime ve hükme elverişli rapor alınmasına karar verilmiş, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında 24/10/2025 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Mukayeseye esas alınan yazı ve imza örnekleri ile yapılan karşılaştırmalı analizler neticesinde; inceleme konusu olan, alacaklı “...” ve ödeyecek “...” adlarına düzenlenmiş 10/07/2015 düzenleme ve 24/08/2015 ödeme tarihli, 80.000 TL meblağlı senedin ön yüzünde, “ÖDEYECEK” kısmında yer alan “...” ad-soyad yazıları ile bu ad-soyada atfen atılmış olan borçlu imzalarının, davacı ...’ın eli ürünü olduğu sonucuna varılmıştır. Söz konusu senedin ön yüzünde yer alan “...” ad-soyad yazıları dışındaki diğer yazıların, davacı ...'ın mukayese yazı örnekleriyle aynı elin ürünü olduğuna dair herhangi bir uygunluk veya benzerlik saptanmamıştır. Görüş ve kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava İİK 72.maddesi uyarınca icra baskısı altında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinde senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, ayrıca davalı arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürdüğü, ilk talep olan imza inkarı yönünden kaldırma ilamı doğrultusunda mukayese imzaların da senedin düzenleme tarihinden öncesi veya yakın tarihli olması göz önüne alınarak yaptırılan imza incelemesi sonucunda senedin ön yüzünde, “ödeyecek” kısmında yer alan “...” ad-soyad yazıları ile bu ad-soyada atfen atılmış olan borçlu imzalarının, davacı ...’ın eli ürünü olduğu tespit edilmiş olmasına göre yapılan imza inkarının ve buna yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, ikinci talep yönünden ise Davacı davalı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürmüş ise de 10/07/2015 düzenleme ve 24/08/2015 ödeme tarihli, 80.000 TL meblağlı senedin incelenmesinde Davacının keşideci, dava dışı ...'in lehdar ve ilk ciranta, davalının ise son ve yetkili hamil olduğu, ciro silsilesinin düzgün olup kopukluk içermediği, Davacının düzenlediği senedin lehdarının ... olması nedeniyle Davacı ve Davalı arasında doğrudan bir hukuki ilişki olmasının beklenemeyeceği, bunun istisnasının Davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak senedi iktisap etmiş olması olduğu fakat ispat yükünün Davacı tarafta olup bunu ispatlar yönde somut delil sunulmadığı, Davalı tarafın cevap dilekçesinde "Davacı taraf dilekçesinde müvekkili tanımadığını ileri sürmüştür. müvekkil ... ile davacı arasında uzaktan hısımlık vardır. Davacın eşi ile müvekkilimin akrabaları arasında hısımlık bulunmaktadır.,,,,, Dava konusu senedin tanziminin hukuksal alt yapısını izahını yapacak olan taraf senet alacaklısı ... dir. Ancak müvekkil, taraflar arasındaki ticari alışverişin bir dairenin satışından kaynaklandığını, taraflar arasında alışveriş olduğunu bilmektedir. Bu husus Tapu kayıtları ve tanık beyanları ile ispat edilebilecek bir konudur. Ancak bu ispat bizim görevimiz ve alanımız değildir." şeklinde beyanda bulunduğu ve bu beyanın Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde de ifade edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava dışı ... ile hiçbir hukuki ilişkisinin olmadığını ve Davalının da kötü niyetle senedi iktisap ettiğini ortaya koyacak somut delil ibraz etmediğinden bedelsizlik talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve neticeten açılan davanın reddine karar verilmiş ayrıca Davacının kötü niyetle hareket ettiği ispatlanamadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, 1-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 1.366,20-TL indirilmesi ile fazlaca alınan 634,2-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2026 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/1191, K. 2026/78, T. 27.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1191-e-2026-78-k-bafd57876c51