İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/4 E. 2024/329 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/4
Karar No
2024/329
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/4 Esas - 2024/329 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/4 Esas KARAR NO : 2024/329

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 04/01/2024 KARAR TARİHİ : 12/07/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 04/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uluslararası eğitim-öğretim kurumlarına akreditesi bulunmakta olup bu kapsamda ... ve ... (....) gibi mesleki programlarının yanı sıra .... gibi birçok dil eğitimi ve sınavlarına yönelik programları sunan özel bir eğitim kurum olduğunu, müvekkilinin 2015 yılında kurulduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı "..." markasının 16/41 Nice sınıfı kapsamında tescili için başvuruda bulunulduğunu, başvurunun ilanına davalı ... tarafından itiraz edildiğini, diğer davalı kurum tarafından itirazın kabul edildiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, ... ibaresinin ... anlamına geldiğini, davalı tarafça kullanılan "..." ifadesinin eğitim sektörü için sıkça kullanılan, ayırt ediciliği bulunmayan, yerleşik anlamı haiz bir ifade olduğunu, başvuruya “..." ibaresi ve "..." ibareleri eklenerek ayırt edicilik unsuru katıldığını, görsel anlamda hiçbir benzerlik bulunmadığını, redde gerekçe gösterilen markalarda şekil unsuru farklıyken, müvekkilinin markasında ayırt edicilik sağlayan ve herkes tarafından rahatlıkla ayırt edilebilecek olan logo bulunduğunu, müvekkilinin "..." logosu ve "..." ifadesini stilize ederek oluşturduğunu ve davalıya ait marka tescilindeki logo ile hiçbir benzerlik barındırmadığını iddia ederek ...'nun 03.11.2023 tarihli .... sayılı ve ... numaralı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili 09/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraf markalarında yer alan harfler hemen hemen birbirinin aynısı olup, genel görünümleri ve bir bütün olarak bakıldığında markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırma ihtimaline neden olacak şekilde benzerliğe sahip olduklarını, gerek başvuru markasında, gerekse redde mesnet markalarda asıl, marka algılaması yaratan baskın unsurun "..." ibaresi olduğunu, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurların da mevcut olduğunu, anılan markanın, redde mesnet işaretin bir başka biçimi veya serisi yahut uzantısı olarak algılanmasına sebebiyet vereceğini, SMK 6/1 maddesi şartlarının oluştuğunu, ...’nın iş bu kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili 22/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... sayılı “...” adlı markası 41. sınıftaki eğitim ve öğretim hizmetleri emtiasında tescilli olduğunu, 25 yılı aşkın süredir "..." adlı tescilli markası ile eğitim-öğretim hizmetleri sunduğunu, "..." adlı Eğitim-Öğretim faaliyetlerinde aktif olarak kullanmakta olduğu markasının yanı sıra, "...." adlı markaları da ... nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin özellikle eğitim-öğretim sektöründe "..." ibaresini ayırt edici bir şekilde ve ... nezdinde tescilli bir şekilde kullandığını, dava dilekçesinde yazılanın aksine, müvekkilinea ait markanın esaslı unsuru olan “...” ibaresini ön plana çıkartacak şekilde ve eğitim öğretim hizmetlerinde “...” ibaresinin kullanılacak olması nedeniyle tescili halinde müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil edeceğini, davacı lehine haksız rekabet yaratacağını, davacının her ne kadar "..." sözcüğünün "..." ibaresine ayırt edicilik kattığını ve "..." ibaresinin eğitim alanında yerleşik anlama sahip olduğundan bahsetmişse de; tam da aksine "..." ibaresi eğitim alanında yerleşik anlama sahip olmamakla beraber tescilden kaynaklı tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşlem dosyasının tetkikinde; davacının 26.09.2022 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.10.2022 tarih ve 407 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davalı yanın 26.12.2022 tarihinde .... sayılı markaları mesnet göstererek SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, ...'nca SMK m.6/1 hükmü uyarınca marka tescil başvurusunun reddine karar verildiği, davacı yanın 24.05.2023 tarihli karara itiraz dilekçesi sunduğu, karara yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 06.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir. Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür. Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; Davacının marka başvurusundan çıkartılan 16. sınıftaki “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar” malları ile davalı şirketin redde mesnet gösterdiği .... sayılı markaların kapsamlarında yer alan 16. sınıf malların aynı, aynı tür olduğu anlaşılmıştır. Davacının marka başvurusundan çıkartılan 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” hizmetleri ile davalı şirketin redde mesnet .... sayılı markaların kapsamlarında yer alan 41. sınıf hizmetlerin aynı, aynı tür olduğu anlaşılmıştır. Davacının başvuru markası incelendiğinde; en üstte yer alan mavi renkli “a”, yeşil renkli “b” ve turuncu renkli “c” harflerinin yanyana getirilmesi ile “...” ibaresinin oluşturulduğu, ibarenin hemen altında siyah renkli “...” ibaresine nazaran daha küçük punto ile oluşturulmuş “...” ibaresinin yer aldığı, iş bu ibarenin hemen altında çok daha küçük puntolarla "..." ibaresine yer verildiği müşahede edilmiştir. Davalı şirketin redde mesnet markaları incelendiğinde ise; orta kısmı kitap figüründen oluşan ağaç görseli altına yerleştirilmiş "..." baskın unsuru ile devamında “....” gibi ayırt ediciliği bulunmayan daha çok verdiği hizmeti tanımlayan ibarelerin getirildiği, davalı şirketin redde mesnet diğer "...." markalarının yine baskın unsuru "..." olan ve fakat şekil unsuru barındırmayan düz yazı ile oluşturulmuş olduğu müşahede edilmiştir. Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, emtialar arasında benzerlik düzeyinin artmış olması halinde markalar arasındaki iltibas tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artmış olmasının gerekeceği (....), somut olayda da; karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olması nedeniyle ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edilmesi için markaları oluşturan işaretler arasındaki farklılık derecesinin artması gerektiği, markalar arasında "..." ibaresinin müşterek olarak bulunduğu, başvuru markasında yer alan "...." ibaresinin Türkçe'de "geleceğe senin pasaportun" anlamına geldiği, "..." ibaresinin Türkçe'de "..." anlamına geldiği, markanın genel görünümü dikkate alındığında "..." ibaresinin ön plana çıkarıldığı, ayrı ve bağımsız olarak algılanabildiği, "..." ve "..." ibarelerinin "..." ibaresine göre arka planda kaldığı, redde mesnet markalarda da esaslı unsurun "..." ibaresi üzerinde toplandığı, buna göre, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici ve hatta dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin dahi, daha sonra davaya konu markayı davaya konu mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markalar ile ilişkilendireceği, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenlerden geldiğini fark etse bile marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında davaya konu mal ve hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin aldığından ayrıca harç ikmaline yer olmadığına, 3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 121,60 TL vekalet harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 170,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.646,80 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 60,80 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine, 6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/07/2024

Katip .... E imzalıdır

Hakim .... E imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/4, K. 2024/329, T. 12.07.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-4-e-2024-329-k-459c30d48e45