İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/281 E. 2025/32 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/281
Karar No
2025/32
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/281 Esas - 2025/32 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/281 KARAR NO : 2025/32

DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025

TALEP: Davacı vekili 14/06/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2004/25380, 2011/100893, 2011/99361, 2014/89613, 2014/89627, 2014/89643, 2015/33379, 2016/85293, 2016/90773, 2017/75381, 2017/75385, 2019/40072 sayılı "bi", "bi ice tea", "bi ice tea", "bi "0"", "bi 0", "bi sıfır", "bi life", "bi kahve", "bi ...", "bi", "bi sıfır", "bi" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "bifındık" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2022/174076 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; davacının 2008 yılında kurulduğunu ve hızla faaliyete geçerek tüm Türkiye çapında büyük bir tanınırlık elde ettiği, perakende satış yapan, Türkiye'nin en yaygın zincir market şirketi olduğunu, A101 markasının sahibi olarak müşterilerine düşük fiyatlarla kaliteli gıda ve tüketim malzemeleri sunduğu, potansiyel alıcıları ve tüketicilerinin, her gelir düzeyinde tüm tüketiciler olduğu, dava konusu markalar arasında yazılışsal, sessel ve işitsel benzerliğinin çok yüksek olduğunu, davalının dava konusu markasının davacı markaları ile bağlantı kurulacak nitelikte kötüniyetli olduğu, bu durumun haksız bir şekilde seri marka izlenimi uyandırdığı, markalar arasındaki incelemenin bir bütün olarak yapılması gerektiği, ayrıca 29. sınıf bakımından çakışma söz konusu olduğunu ileri sürerek, 2024-M-5749 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Dava konusu markanın, siyah ve küçük harflerle yazılmış “bifındık” kelime unsurundan oluştuğu, itiraz konusu davacı markalarının; siyah-büyük harflerle yazılmış “Bİ”, “Bİ ‘O’”, “Bİ SIFIR” ibarelerinden, beyaz harflerle yazılmış “Bi” ibaresinden, ilk/iki harfi büyük-diğerleri küçük siyah harflerle yazılmış “Bi life”, “Bİ ...” ibaresinden ve çeşitli şekil ve renk unsurlarıyla birlikte meydana getirilmiş “Bİ ICE TEA” ibaresinden müteşekkil olduğu, davacının 2004 25380 sayılı “Bİ” ibareli markası hariç diğer tüm markalarının, kelime ve şekil olmak üzere çeşitli asli/yardımcı unsurlardan oluşmakla, gerek yazılış gerekse anlam ve fonetik olarak, davalı başvurusundan bariz şekilde ayrıldığı, markalara bütüncül açıdan bakıldığında, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede görsel, sesçil ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Davacı şirketin markası ile davalının başvuruda bulunduğu marka arasında benzerlik olmadığı gibi tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali dahi olmadığı, m. 6/1 koşullarının oluşmadığı, dava konusu "bi" kelimesinin “bir” sözcüğünün kısaltılmış hali olup, herkesin kullanabileceği, tüketicilerin her sektörde gördüğü, maruz kaldığı bir ibare olduğu, davacının kullandığı markada geçen "bi" kelimesi benzeri olmayan, özgün bir kelime olmayıp, ayırt ediciliği olmayan “bir” ve/veya “tek” anlamına gelen en genel kelime olduğu, YİDK kararının yerinde olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2022/174076 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan 2024-M-5749 sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın 2022/174076 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in 2024-M-5749 sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 20/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 14/06/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/174076 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; davalı şahsın 16/11/2022 tarihinde 2022/174076 no. ile işleme alınan “bifındık” ibaresinin 29. sınıf mallarda tescili için yaptığı başvurunun Bülten’de yayınlanmasına karar verildiği, marka yayımına davacı tarafından; SMK m. 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9, 5/1-b, 5/1-ç kapsamında “bi” markaları ile itiraz edildiği, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığının 26.07.2023 tarihli kararı ile reddedildiği, davacının SMK m. 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 ve diğer sebepler kapsamında itirazın yeniden incelenmesi talebinde bulunduğu, bu itirazın da ...’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun huzurda dava konusu edilen 10/04/2024 tarihli 2024-M-5749 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.

... YİDK'in 2024-M-5749 sayılı kararında: "2022/174076 başvuru numaralı "bifındık" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2004 25380, 2011 100893, 2011 99361, 2014 89613, 2014/89627, 2014 89643, 2015 33379, 2016/85293, 2016 90773, 2017 75381, 2017 75385, 2019 40072 sayılı "bi", "bi ice tea", "bi ice tea", "bi "0"", "bi 0", "bi sıfır", "bi life", "bi kahve", "bi ...", "bi", "bi sıfır", "bi" ibareli markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... İtiraz gerekçelerinden 2016/85293 ve 2014/89627 sayılı markaların hükümden düşmüş durumda olduğu tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Diğer gerekçe markalar bakımından yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle belirgin farklılıklar içerdikleri, tüketicilerin çekişme konusu markaları, birbirinden farklı ve ilişkisiz ticari kaynaklara ait, birbirinden farklı markalar olarak algılayacakları, bu bağlamda markaların iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış, dilekçede ileri sürülen diğer iddialar da haklı görülmediğinden yayına itirazın reddine yönelik Markalar Dairesince verilen karar isabetli görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında: Davalı Başvuru Markası "bifındık" (2022/174076) 29. sınıf

Davacı Markaları "bi", "bi ice tea", "bi ice tea", "bi "0", "bi sıfır", "bi life", "bi ...", "bi", "bi sıfır", "bi" (2004/25380, 2011/100893, 2011/99361, 2014/89613, 2014/89643, 2015/33379, 2016/90773, 2017/75381, 2017/75385, 2019/40072) 05 / 29 / 30 / 32. sınıflar Davacının 2016/85293 ve 2014/89627 sayılı markalar dava konusu YİDK kararında da belirtildiği gibi hükümden düşmüş olduğundan değerlendirmeye alınmamıştır. Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 08/01/2025 havale tarihli raporda özetle: "1. Somut olayda davalı markası ile davacının 2004 25380 sayılı "bi" ve 2019 40072 sayılı "bi" markaları arasında 29. sınıf malların tamamı bakımından SMK m. 6/1 koşullarının oluştuğu, 2. Somut olayda SMK m. 6/3 koşullarının oluşmadığı, 3. Somut olayda SMK m. 6/5 koşullarının oluşmadığı, 4. Somut olayda SMK m. 6/6 koşullarının oluşmadığı, 5. Somut olayda SMK m. 6/9 kapsamındaki talebin hukuki nitelemesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 6. Buna göre dava konusu 10.04.2024 tarih ve 2024-M-5749 sayılı YİDK kararının 29. sınıf yönünden iptali ve 2022/174076 başvuru numaralı markanın bahsi geçen sınıf yönünden hükümsüzlüğü talebinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu," ifade edilmiştir.

Davalı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "bifındık" ibareli ve 2022/174076 başvuru numaralı davalı başvurusunun 29'uncu sınıftaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "29: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2004/25380, 2011/100893, 2011/99361, 2014/89613, 2014/89643, 2015/33379, 2016/90773, 2017/75381, 2017/75385, 2019/40072 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05, 29, 30, 32. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu kapsamda davalı markasının tescilli olduğu 29. sınıf malların, davacının 2004/25380 sayılı ve 2019/40072 sayılı markaları kapsamındaki mallar ile aynı/aynı türden olduğu kanaatine varılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu 29.sınıf malların hitap ettiği tüketici kesimi çok dikkatli kişilerden oluşmayan, davaya konu ürünler hakkında normal bir bilgi seviyesine sahip, yeteri kadar dikkatli ve tedbirli, marka ve/veya işaretleri aynı anda göz önünde bulundurmayan, bunları seyrek olarak karşılaştırma imkânına sahip olan ve aradığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan, bu şekilde daha önce gördüğü, yararlandığı, satın aldığı ve denediği bir malın ya da hizmetin markasının göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadarıyla hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı mal veya hizmete ilişkin alışverişlerinde de aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü satın almak yahut hizmetten yararlanmak isteyen kişilerden oluştuğu, dolayısıyla bu mallar bakımından ortalama tüketici kesiminin genel halktan oluştuğu değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Davalı marka işareti “bifındık” ibaresinden müteşekkildir. Davacı markalarının ise “Bİ, Bİ ICE TEA ŞEKİL, Bİ “0”, Bİ SIFIR, Bİ LİFE, Bİ ...” ibareli kelime ve karma markalar olduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere davacının "bi", "bi" şeklindeki markaları “bi” hecesinden ibaret olduğu gibi dava konusu diğer markaların başlangıç kısımlarında yer alan “bi” hecesi de ortak olup uyuşmazlığın esasını teşkil etmektedir. Dava konusu markalarda ortak “Bİ” hecesi Türkçede “bir” kelimesinin kısa hali olarak bilinmekte, kullanılmakta olup “bi kalem alabilir miyim?, bi kilo elma verir misiniz, bi şey mi oldu?, bi dakka bakar mısın” şeklinde günlük dilde sayısız kullanım örneği bulunmaktadır. Bu itibarla herkesin kullanımına açık işaretlerden olarak ayırt edici niteliği zayıftır. Nitekim davacının "bi", "bi" markaları dışındaki markalarının içerdiği ilave sözcük ya da şekil ögeleri işitsel, görsel ve kavramsal olarak farklılaşmaktadır. Ancak davacının münhasıran “bi” sesinden ibaret markalarının tescile bağlı asgari düzeyde korumadan yararlanması gerektiği malumdur. Bu çerçevede kıyaslama yapıldığından davalının “bifındık” markasının “bi” ve “fındık” sözcüklerinin kendi anlamlarından bağımsızlaşmadan birleşik olarak yazımından ibaret olduğu, “fındık” sözcüğünün fındık ağacı ya da yemiş türü olarak anlamsal tanımlayıcılığının toplumda herkes tarafından bilinmesi sebebiyle gıda mallarında yeterli ayırt edici niteliği bulunmadığı, 29. sınıf aynı mallarda tescilli davacının “Bİ” markalarından sonra gelen “bifındık” markasının işitsel ve görsel olarak benzerlik içerdiği, ortalama düzeydeki tüketici kesiminin yanılgı yaşayabileceği, ortalama tüketiciler tarafından dava konusu markalar arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, yani markaların karıştırılabileceği, bu açıdan davalı markası ile davacının 2004 25380 sayılı "bi" ve 2019 40072 sayılı "bi" markaları arasında 29. sınıf malların tamamı bakımından SMK m. 6/1 koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Nitekim, eldeki davaya emsal olabilecek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/14718 Esas, 2018/5701 Karar sayılı kararında da davacının "bi" ibareli seri markaları ile davalının "bi ara" ibareli markalarının benzer değerlendirildiği görülmüştür. Sonuç olarak taraf markalarının başvuruda kalan mal/hizmetler yönünden de benzer olduğu ve yine karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik düzeyi ile birlikte değerlendirilmesi durumunda karıştırılma ihtimali için aranılan koşulların somut olayda ortaya çıkacak olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır.

2. SMK 6/3 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir. Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar. Dosya kapsamında, davacı tarafından dava konusu ibare olan “bifındık” ibaresini veya bu ibareyle karıştırılma ihtimaline yol açacak başka bir ibareyi Türkiye’de uzun süredir dava konusu hizmetler bakımından tescilsiz kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı görülmüş, dolayısıyla davacının dava konusu marka üzerinde dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı tescilsiz kullanım iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

4. SMK 6/6 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK’nin 6/6 maddesi “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir” şeklindedir. Buna göre başkasına ait ticaret unvanı, işletme adı, internet alan adı, endüstriyel tasarım tescili gibi sınaî hak sahiplerinin ve telif hakkı gibi fikri hak sahiplerinin, bu hak konularının bir başkası tarafından izinsiz olarak tescili taleplerine itirazda bulunarak tescili engellemeleri veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğünü talep etmeleri mümkündür. Bu halde, davalı marka tescillerinin davacıya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, başvurunun önceki hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenmelidir. Bu düzenleme kapsamında inceleme yapıldığında; davacının ticaret unvanı...ANONİM ŞİRKETİ olup somut uyuşmazlığa etkisi yoktur. Bunun dışında işletme adı, internet alan adı, endüstriyel tasarım tescili gibi bir sınaî hakka dayalı iddia da bulunmamaktadır. Dolayısıyla SMK m. 6/6 şartlarının oluşmadığı değerlendrilmiştir.

5. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

6. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, dava konusu edilen 2021/079924 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış ve dava konusu marka sadece 29. sınıf bakımından tescilli olduğundan aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE, 2-TÜRK PATENT YİDK'nun 2024-M-5749 sayılı kararının iptaline, 3-Dava konusu edilen 2022/174076 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 8.801,00TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025

Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 916,00.-TL Posta Masrafı 385,00.-TL Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL Toplam 8.801,00.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/281, K. 2025/32, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-281-e-2025-32-k-b4da1f32a2ec