İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/262 E. 2025/52 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/262
- Karar No
- 2025/52
- Karar Tarihi
T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/262 Esas - 2025/52 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/262 KARAR NO : 2025/52
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali. DAVA TARİHİ : 04/06/2024 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2025
TALEP: Davacı vekili 04/06/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin... Kurumu (...) nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... Resmi Markalar Bülteninde yayınlanması üzerine davalı şirketin ... .... .... sayılı "...", "... sources, global targets", "... ... sources, global targets" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, ancak, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira; markalar arasında görsel, kavramsal ve bütün olarak izlenim bakımından benzerlik olmadığını, davacı şirketin markalarının WIPO nezdinde tescilli olduğunu, davacı şirketin ana faaliyet alanının Orta Batı Avrupa, Birleşik Krallık ve İskandinav ülkeleri için enerji borsasının işletilmesi olduğunu, EPEX SPOT’un borsa üyelerinin belirlenen dağıtım bölgelerinde elektrik alım veya satımı için emir gönderdikleri bir Pazar alanı olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve müvekkili marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Dava konusu davacı markası ile davalının mesnet markasının görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer markalar olduğunu, dava konusu markaların kapsadıkları mal ve hizmetler açısından değerlendirildiğinde de aynı tür olduğunu, bu nedenle ilgili tüketicilerde dava konusu marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Taraf markalarının benzer olduğunu ve karıştırma ihtimalinin olduğunu, davacının tescil ettirmek istediği marka ile davalı şirkete yanaşma çabası içinde olduğunu, davacı tarafından emsal olarak bildirilen kararların uyuşmazlıkla ilgisinin olmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzemediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 05/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 04/06/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ ... başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu ... sayılı ve ... ibareli marka başvurusunun Marka bülteninde ilan edildiği, davalı şirket tarafından başvuru konusu markaya itiraz edildiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda 10.10.2023 tarihli kararla itirazın kısmen kabulü ile başvurudan 41. Sınıf hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı başvurucu/davacı tarafından itiraz yoluna başvurulduğu ve bu itirazın da huzurda dava konusu edilen YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
... YİDK'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 2017 90363, 2019 91684 sayılı "... "... sources, global targets"", "... ... sources, global targets" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. Kanun'un 6 ncı maddesi (1) inci fıkrası, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir. Hükümden de anlaşılacağı üzere, 6769 s. Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Bilindiği gibi markalar arasındaki karıştırılma ihtimali incelemesi; markalar arasındaki benzerlik düzeyi, mal/hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi bir dizi unsurun değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme son tahlilde bütün unsurların birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır (AB Adalet Divanı, 22/06/1999, Lloyd Schuhfabrik, AB Adalet Divanı, 11/11/1997, Sabel). Markalar arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik değerlendirmesi markaların ayırt edici ve baskın unsurlarını da göz önünde bulundurarak markaların bıraktığı bütünsel intibaya dayanarak yapılmalıdır (AB Adalet Divanı, 11/11/1997, Sabel). Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde, markaların ortak unsurlarının ayırt edicilik düzeyi öncelikle dikkate alınır. Karıştırılma ihtimali, kamunun ilgili kesiminin ihtilafa konu markalar ve mallar veya hizmetler hakkındaki algısı, karşılaştırmaya konu işaretlerin ve malların ve/veya hizmetlerin benzerliğinin karşılıklı bağımlılığı dahil olmak üzere inceleme konusu ihtilafa ilişkin tüm faktörler dikkate alınarak, bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Karıştırılma ihtimaline ilişkin bütüncül değerlendirme yapılırken, ihtilafın konusu işaretlerin görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği, işaretlerin bütün olarak oluşturdukları izlenim esasında incelenmelidir. İşaretler arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, markayı parçalarına ayırmadan, ancak asli ve ayırt edici unsurları gözeterek, her iki markanın, ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenime göre, "tüm faktörler" bir arada gözetilerek "global değerlendirme" yapılması gereğine ilişkindir. Bilindiği üzere, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka bir malı/hizmeti almak durumunda kalması kadar, iki ayrı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen, bu markaların aynı kişiye/firmaya ait olduğunu ya da marka sahipleri arasında idari veya ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, eğer ilgili tüketici kesiminin, ihtilaf konusu markaları taşıyan (veya taşıyacağı var sayılan) ihtilaf konusu mal veya hizmetlerin aynı işletmeden ya da duruma göre, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilmesi riski söz konusu ise, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir. İtiraz, yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markaların görsel ve işitsel açıdan benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "..." (...) 41. sınıf. (başvuru kapsamından çıkarılan ve dava konusu edilen)
Davalı Markaları "... "... sources, global targets", "... ... sources, global targets" (2017/90363, 2019/91684) 41. sınıf.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 24/12/2024 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu marka ile davalının itiraza mesnet markalarının benzer işaretler oldukları, Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan hizmetlerin, itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan hizmetlerle aynı tür olduğu, Huzurdaki uyuşmazlık açısından SMK Madde 6/1 şartlarının oluştuğu," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusunun 41'inci sınıftaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "41: Editing of books, magazines, newspapers and all means of communication, particularly films for the cinema and television and all other image and sound carriers; publication of stock exchange statistics and indices and of all index numbers concerning stock exchange quotations, financial instruments and securities; publication of statistics concerning futures markets for nonstorable products and futures markets for electricity. TR: Kitap, dergi, gazete ve her türlü yayının düzenlenmesi, Özellikle sinema ve televizyon filmleri ve diğer tüm görüntü ve ses taşıyıcılarına ilişkin haberleşme/iletişim; borsa istatistik ve endeksleri ile borsayı ilgilendiren tüm endeks numaralarının, teklifler, finansal araçlar ve menkul kıymetlerin yayınlanması; Depolanamayan ürünler ve elektrik için vadeli işlem piyasalarına ilişkin istatistiklerin yayınlanması hizmetleri". İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2017/90363, 2019/91684 sayılı davalı markalarının kapsamında ise 41. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu kapsamda davalının itiraza mesnet markalarının kapsamında 41. Sınıfta yer alan "Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri." ile dava konusu marka kapsamında 41. sınıfta yer alan hizmetlerin aynı sınıfta yer aldığı gibi birbirleriyle ilişkili, tamamlayıcı nitelikte hizmetler olduğu, bu nedenle taraf markalarının kapsamındaki hizmetlerin aynı tür ve benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu marka düz yazı karakteri ile büyük harfler ve büyük puntolarla yazılmış birleşik şekilde "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davalının itiraza mesnet markaları ise mavi renkte büyük harflerle "..." ibaresi ve bu ibarenin altında daha küçük puntolarla “... sources, Global targets” kelimeleri yer almaktadır. Davalının 2019/91684 sayılı markasında O harfi figüratif şekilde oluşturulmuştur. Davalının itiraza mesnet diğer markasında ise O harfine benzer şekilde dizayn edilmiş şekil unsuru yer almaktadır. Davalı markalarında renk ve şekil unsuru yer alsa da, bu unsurların çarpıcı ve dikkat çekici unsurlar olmadığı davalı markalarında öne çıkan esaslı unsurun ... ibaresi davacı markasında ise ... ibaresi olduğu, markaların kelime unsurlarının öne çıktığı ve taraf markaları arasında tek bir harf dışında kelimelerin benzer olduğu, dolayısıyla markaların görsel açıdan benzer olduğu anlaşılmıştır. İşitsel benzerlik açısından; dava konusu marka başvurusu bir bütün halinde ... ibaresinden oluşmakla, "lokalfileks" şeklinde okunacak ve söylenecekken, davalı markaları Türkçe "localeks", İngilizce ise "lokaleks" olarak okunacak ve söylenecektir. Markaların gerek Türkçe gerek İngilizce okunuş ve telaffuzlarının çok benzer olduğu markaların işitsel olarak benzerlik taşıdığı görülmüştür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik açısından dava konusu marka ... ve ... kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. ... kelimesi İngilizce bir kelime olup, dilimizde "yerli, bölgesel" anlamına gelmektedir. ... kelimesi ise yine İngilizce bir kelime olup, dilimizde esnek anlamına gelmektedir. Bu iki kelime ayrı anlamlar içerse de bir bütün halinde herhangi bir anlam taşımamaktadır. Davalının itiraza mesnet ... ibareli markaları da herhangi bir anlam ifade etmediğinden markalar arasında kavramsal olarak sırf "..." ibaresinden kaynaklı düşük düzeyde benzerlik bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu başvurunun biçim, düzenleme ve tertip tarzı da gözetildiğinde; davalının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında, görsel ve işitsel olarak başvuru kapsamındaki hizmetlerin tüketicileri üzerinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali de dahil benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, ilgili tüketicilerin dikkat düzeyi yüksek olsa da, başvuruya konu markada yeterli ayırt edicilik yaratacak bir başka unsur bulunmadığı, markaların bütünsel olarak büyük oranda benzer oldukları, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak mahkememizce taraf markalarının başvuruda kalan mal/hizmetler yönünden de benzer olduğu ve yine karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik düzeyi ile birlikte değerlendirilmesi durumunda karıştırılma ihtimali için aranılan koşulların somut olayda ortaya çıkacak olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek taraf markalarının benzerlik unsurlarını taşıdığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/02/2025