İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/213 E. 2025/71 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/213
Karar No
2025/71
Karar Tarihi

T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/213 Esas - 2025/71 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/213 KARAR NO : 2025/71

DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 08/05/2024 KARAR TARİHİ : 25/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2025

TALEP: Davacı vekili 08/05/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2013/66121, 2013/130489 sayılı "... plus", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2022/113120 kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; taraf markalarının görsel, işitsel ve bütünsel açıdan benzer olduğunu, müvekkili markasının esas unsuru "..." ibaresiyken davalı markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, NAP-RO-SİN ve MAK-RO-SİN hecelerinden oluşan markalarda harf sayıları ve dizilimleri aynıyken orta hece “ro”, son hece ise fiilen “sin” şeklinde olduğunu, ayrıca markaların ilk harfleri olan N ve M harfleri arasında işitsel yönden çok ciddi bir benzerlik olduğu ve bunların seslerinin çok yakın olduğunu, markalarda işitsel vurgunun genel olarak sondaki "ROSİN" kısmında olduğu ve baştaki MAC ve NAP kısımlarının işitsel yönden tali ve arka planda olduğunu, markaların bütünsel olarak benzerlik taşıdıklarını, müvekkili markasındaki “plus” ibaresinin markaları farklılaştırmadığını, zira anılan kelimenin ilgili sektörde tanımlayıcı olduğunu, markaların kapsamlarının aynı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, YİDK'nun ...sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: YİDK tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, taraf markalarının benzerlik unsuru taşımadığını, davacı vekili tarafından tanınmışlık ve kötü niyet hususlarında yeterli delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Dava konusu kelimelere bakıldığında ... ve ... kelimelerinin aynı kökten gelmediği ilk bakışta aynı üreticinin ürünleri olduğu yanılgısını yaratacak kadar benzer olmadığının açık olduğunu, markaların başlangıçlarının farklı olduğunu, davacı yanın SMK m. 6/3 ve 6/5 iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, kötü niyet iddialarının gerçek dışı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan 2022/113120 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... YİDK tarafından alınan ...sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 2022/113120 başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ...sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 10/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 08/05/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ 2022/113120 başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; dava konusu "..." ibaresinin 05. sınıf emtialar yönünden 09.08.2022 tarih ve 2022/113120 sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 14.11.2022 tarih ve 408 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanmasına karar verildiği görülmüştür. Anılan ilana karşı davacı yanın ve dava dışı birden fazla firmanın itirazda bulunduğu, davacı itirazı dahil her bir itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 03.07.2023 tarihli kararı neticesinde haklı görülmeyerek reddolunduğu anlaşılmıştır. Söz konusu karara karşı bir kez daha itiraz sahibi firmalarca itirazda bulunulduğu, bu itirazın da ... YİDK'in huzurda dava konusu edilen kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.

... YİDK'in ...sayılı kararında; "2022/113120 başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2013 66121, 130489 sayılı "... plus", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ... Karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır. 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi gereğince bir başvurunun reddedilebilmesi için, itiraza mesnet markanın ülkemizde tanınmış bir marka haline geldiğinin kanıtlanması ve bu tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya söz konusu markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesinin doğabileceğinin ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla, bir markanın sektöründe belirli bir bilinirliğe sahip olması, aynı ya da benzer başka bir markanın farklı mallar üzerinde tesciline engel oluşturabilmesi için yeterli olmayıp, aynı zamanda yukarıda belirtilen şartların oluşması gerekmektedir. Önceki markanın sahibi fiili ve mevcut zararı göstermek zorunda olmasa da, markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağına ya da markasının itibarına zarar verileceğine ya da markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğine ilişkin olarak gelecekteki (markanın tescil edilmesi veya kullanılması halinde) riske dair farazi (varsayımsal) olmayan ve aksi ispat edilmedikçe iddiayı ispata yeterli ve geçerli olan deliller ileri sürmek zorundadır. Buradan hareketle, itiraz sahibi yukarıda sayılan durumların, olayların olağan akışı içinde öngörülebilir olması bakımından gerçekleşmesi muhtemel olduğunu ortaya koymak durumundadır. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6(5) maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanı Genel Mahkemesi'nin 01/02/2012 tarihli T-291/09 sayılı kararının 90. paragrafında, inceleme konusu işaretlerin aynı olması, kötü niyete ilişkin diğer faktörlerin hiçbirisi mevcut değilken, tek başına kötü niyetin varlığını ortaya çıkarmaz tespiti yapılmıştır. Bir diğer deyişle, kötü niyetle başvurusunun yapıldığı iddia edilen işaretle buna karşı öne sürülen itiraz gerekçesi markaların aynı (veya benzer) olması veya markaların benzer olduğu yönündeki iddia, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacaktır. Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Son olarak, itiraz sahibinin eskiye dayalı kullanım gerekçeli itirazı ise, itiraz ekinde söz konusu iddianın ispatlanamamış olması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (2022/113120) 05. sınıf.

Davacı Markaları "... plus", "..." (2013/66121, 2013/130489) 05. sınıf. Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 09/01/2025 havale tarihli raporda özetle; "Dava konusu başvuru ile davacı yanın önceki tarihli markalarının, ihtilaf konusu 05. Sınıf emtiaları doğrudan kapsadıkları, Rapor kapsamında açıklanan nedenlerle taraf markaları arasında, ilgili tüketici grubu nezdinde, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin bulunmadığı, Davacı yanın markalarının tanınırlığı hususunda ve SMK m. 6/5 koşullarının oluşma riski bulunduğu konusunda bir kanaate varılamadığı, SMK m. 6/3 koşullarının oluşmadığı, Başvurunun kötü niyetli bir başvuru olduğu yönündeki iddialar ile ilgili dosyaya bir delil sunulmadığı, bu husustaki takdir ve yorumun hukuki bir nitelendirme gerektirmesi nedeniyle Sayın Mahkemeye ait olduğu," ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve 2022/113120 başvuru numaralı davalı başvurusunun 05'inci sınıflardaki: "05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak 2013/66121, 2013/130489 sayılı davacı markalarının kapsamında ise 05. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı görülmüştür. Bu kapsamda davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 05. sınıfta yer alan mallar, dava konusu marka başvurusu kapsamında aynı sınıfta yer alan mallar ile aynı türdeki emtialar olup taraf markalarının karşıladıkları ihtiyaç, ilgili tüketici grubu, satış noktaları, tamamlayıcılık ilişkileri, doğaları ve rekabet olanakları itibariyle aralarında doğrudan bir ilişki kurulabilecek olduğu kanaatine varılmıştır.

Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, çekişme konusu mallar, tıbbi ürünler olup yerleşik Yargıtay kararları ile bu emtiaların hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu kanaatine varılmıştır. Bu noktada bu sınıftaki kimi ürünlerin doğrudan son tüketici tarafından eczane vb. yerler dışında da ulaşılabilir olduğu inmekteyse de, işbu aşamada tarafların markalarını hangi sınıflarda kullandı; etmemektedir. Zira bu sınıfta tescil alınması sonrasında markanın ilgili emtialardan hangisi üzerinde kullanılacağı konusunda marka sahibine bir kısıtlama getirilemeyecek olduğu değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, hiçbir ek sözcük ya da şekli unsur ihtiva etmediği, kelimenin herhangi bir somut anlama haiz olmadığı, etken maddesi yönünde bir bilginin dosyada bulunmadığı, internet üzerinde yapılan araştırmalarda da anılan markayı taşıyan bir bürünün, ülkemizde kullanıldığı yönünde bir bilgiye ulaşılamadığından ürün içeriğinin tespit edilemediği, anılan ibarenin yazımına en uygun şekilde “mak-ro-sin” olarak telaffuzunun mümkün olacağı değerlendirilmiştir. Davacı yan markaları ise "... PLUS" ve "..." kelimelerinden oluşan markalar olup markalarda şekli bir unsur yer almadığı gibi, "... PLUS" markasındaki “plus” kelimesinin ihtilaf konusu emtialar yönünden ürün içeriğinin daha etkili, güçlü olduğunu ifade eder jenerik bir kavram olduğu, dolayısıyla her iki markanın da münhasıran “...” esas unsurundan oluştuğu, dosyada mevcut bilgilerden anılan ibarenin “naproksen” etken maddesinden türetilmiş olduğu, yazımına en uygun şekilde “nap-ro-sin” olarak telaffuzunun mümkün olacağı değerlendirilmiştir. Taraf markaları görsel anlamda hiçbir şekli unsur taşımadıkları gibi harf dizilimsel olarak da “...” harf dizilimi ile “...” harf dizilimine haiz taraf markalarının sekiz harften oluşan ve dört harfi ortak olarak aynı dizilimde içerir kelimelerden oluştuğu, bununla birlikte gerek başlangıç harfleri gerekse de sair harflerde işaretlerin farklılaştığı, dava konusu markanın başlangıcının doğrudan “macro” kelimesini verecek yapıda bir dizilime haiz olduğu, dolayısıyla görsel algıda işaretlerin birbirinden ilk anda farklılaştıkları, işitsel olarak ise “mak-ro-sin” ve “nap-ro-sin” şeklinde telaffuz edilecek işaretlerin son iki heceleri benzer işitsel algılar yaratacaklar ise de başlangıç hecelerinin somut farklılık taşıdığı gibi yine “makro” sesi ile “napro” şeklinde okunacak ilk iki sesin herhangi bir benzerlik taşımadığı, derhal farklılaştığı değerlendirilmiştir. Taraf markaları kavramsal açıdan ise karşılaştırılabilir anlamlar ihtiva etmemektedir. Sonuç olarak taraf markaları 05. sınıfta aynı tür malları ihtiva etmekle birlikte bu emtiaların ilgili tüketicileri nezdinde ve hatta daha düşük dikkat ve özen düzeyindeki bir tüketici grubu dikkate alınsa dahi, markaların bütünsel algılarının birbirinden yeterli düzeyde ve somut olarak farklılaştığının kabulü gerekeceği, tüketicinin dava konusu markayı bu bağlamda davacı markalarından farklı bir marka olarak algılayacağı, her iki işaretin de hem görsel hem de sözel imaj bakımından farklı kurumsal kimlikleri işaret ettikleri, işaretler arasındaki somut farklılığın, tüketicinin, taraf markalarının aynı iktisadi ya da idari kaynaktan çıktığı yönünde bir algıya kapılmasını engelleyeceği, nihai olarak işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı kanaatine mahkememizce varılmıştır.

2. SMK 6/3 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir. Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar. Dosya kapsamında, davacı tarafından dava konusu ibare olan “...” ibaresini veya bu ibareyle karıştırılma ihtimaline yol açacak başka bir ibareyi Türkiye’de uzun süredir dava konusu hizmetler bakımından tescilsiz kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı görülmüş, dolayısıyla davacının dava konusu marka üzerinde dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanım iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı, kaldı ki markalar SMK 6/1 kapsamında zaten benzer görülmediğinden, dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.

4. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, kaldı ki markalar SMK 6/1 kapsamında zaten benzer görülmediğinden SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.

5. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/3, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/213, K. 2025/71, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-213-e-2025-71-k-435882696710