İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/248 E. 2025/413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/248
- Karar No
- 2025/413
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/248 Esas - 2025/413 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/248 KARAR NO : 2025/413
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/04/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2025 K.YAZIM TARİHİ : 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.11.2023 tarihinde.... ..... .... .... .... .... ..... .... 'nın kontolündeki araç ile aşırı hızlı seyrediyor olması, yine ...'nın yüksek miktarda alkollü olması göz önüne alındığında hatalı kusur tayin edildiği kanaatinde olduklarını, bu sebeple mahkemece yeniden kusur raporu alınmasına karar verilmesini, KTK'nın 89. Maddesi düzenlemesine göre birden çok motorlu aracın karıştığı kazalarda her araç kendi kusuru oranında sorumlu olduklarını, bu sebeple huzurdaki davada bir yanda ..., Erhan ...ve ...A.Ş. ... plakalı aracın kusuru oranındaki zarardan mütelesilen sorumlu diğer yanda ..., ... ve...sigorta ... plakalı aracın kusuru oranındaki zarardan mütelesilen sorumlu olduklarını, müteveffa Sefer Yıldız; Annesi olan müvekkili ..., babası olan müvekkili ...birlikte yaşamakta idi. Müteveffa alüminyum doğrama imalat montaj işlerinde çalışmakta olup günlük ortalama 2.000,00 TL net ücret almaktaydı. Müteveffanın vefatının ardından müvekkilleri müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, her ne kadar müteveffanın son sigorta girişinde asgari ücret üzerinden giriş gösterilmiş ise de müteveffa şahsi borçlarından dolayı sigortasız olarak çalışmış olup gerçek geliri SGK dökümlerinde belirtilenlerden çok daha yüksek olduğunu, müteveffanın gelir durumu yargılama aşamasında dinletecekleri tanıklar ile, mütefeveffanın çalışmakta olduğu sırada çekilen fotoğraf ve görüntüler ile, emsal ücret araştırması ile ve diğer sair deliller ile ispat olunacağını, davalı sigorta şirketlerince herhangi bir ödeme yapılmamasının ardından taraflarınca 30.01.2024 tarihinde dava şartı arabulucuğa başvurulduğunu, arabuluculuk süreci sonunda anlaşma sağlanamadığını, savcılık dosyasında alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, bu sebeple manevi tazminatın belirlenmesinde kusur oranlarının dikkate alınacağı gözetilerek iş bu davaya manevi tazminat taleplerimiz dahil edilmediğini, kazaya ilişkin müvekkillerinin yaşadığı elem ve üzüntü sebebi le manevi tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, izah ettikleri nedenlerle davalarının kabulü ile; Davalılar tarafından müvekkillerin hakkını elde etmesini engellemek amacı ile kazaya karışan ... adına kayıtlı ... ve Erhan ...adına kayıtlı ... plakalı araçların 3. Kişilere devri söz konusu olabileceğinden plakaları belirtilen araçların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için bu araçlara ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, hesaplama yapılmaksızın belirlenmesi mümkün olmayan aşağıdaki alacaklar bakımından HMK' nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak ve alacak miktarı belirlendiğinde talepleri arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik;Davacı ...adına 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... adına 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı İslam Yıldız adına 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...Anonim şirketinden müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hesaplama yapılmaksızın belirlenmesi mümkün olmayan aşağıdaki alacaklar bakımından HMK' nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak ve alacak miktarı belirlendiğinde talepleri arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik;Davacı ...adına 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... adına 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı İslam Yıldız adına 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve...Sigorta Anonim Şirketinden müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesine, diğer yargılama giderleri ve harçların davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin yetki, işbölümü, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itiraz ettiklerini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliyle başvurunun tam yapılması gerektiğini, davacı yanca usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, dolayısı ile davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmayıp, mahkeme huzurunda ikame edilen davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesinden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, tazminat miktarı hesaplanırken belirli/belirlenebilir ücret yoksa asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını, müteveffaya ait güncel vukuatlı nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca hak sahibi olup olmadığının tespiti gerektiğini, müteveffanın davacılara destek olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığının ve ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmadığı tespit edilmesi halinde hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, işbu davaya konu kazada, müteveffa sigortalı araç içerisinde yolcu konumunda olduğunu, müteveffanın içinde bulunduğu araçta herhangi bir ivaz karşılığı olmaksızın bulunup bulunmadığının tespiti müvekkili şirketin sorumluluğu açısından büyük önem taşıdığını, bir başka deyişle somut olayda hatır taşıması mevcut olduğunun tespiti halinde, aleyhe hükmedilme ihtimali olan tazminat miktarında yerleşik içtihatlar gereği indirim yapılması gerekeceğini, bir an için söz konusu huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, açıklanan nedenlerle;öncelikle gerekçeli itirazları dikkate alınarak mahkeme nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, bu talebimizin kabul görmemesi halinde esastan reddine, kazaya karışan araç sürücülerinin ve müteveffanın kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat oranı ve miktarının tespiti için, Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Siciline kayıtlı aktüer bilirkişiden TRH 2010 Mortalite Tablosunda yer alan verilere göre rapor düzenlenerek gerçek zararın tespit ettirilmesine, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde daha önce yapılan ve SGK tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkilimiz şirketin sorumluluğundan tenziline, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, huzurda görülen işbu davada da başvuru yapılırken gerekli belgelerin tamamı ibraz edilmemiş olup kanunda belirtilen başvuru şartı yerine getirilemediğinden davacının davayı ikame etme hakkı bulunmadığını, bu itibarla dava şartı yerine getirilmeden açılan huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında sorumlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, dolayısıyla, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluk da olmayacağını, müteveffaya ait güncel nüfus kayıt örneğinin dosyaya kazandırılarak başkaca destekçisi olup olmadığı ile destekçilikten çıkanların tespiti gerektiğini, müteveffanın, davacıya gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini, davacıya sgk tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda ilgili sgk il müdürlüğü’ne müzekkere yazılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; vergilendirilmiş kazanç esas alınmasını, huzurda ki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve eki olan “trh 2010 tablosu” ve 1,8 teknik faiz uygulanmasını, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu, sunulan ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle; öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın başvuru şartı yasada belirtildiği şekilde yerine getirilmediği için davanın usulden reddine, her halükarda açıkladıkları nedenler doğrultusunda davanın reddine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Erhan ...ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle: KTK'nın 89. maddesi gereği, birden çok motorlu aracın katıldığı bir kazada kazaya katılan araçların işletenleri ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kendilerine düşen kusur oranında, zararı gidermekle yükümlü olduklarını, bu nedenle müvekkillerinin sorumlulukları kendi kusurları oranında olacağını, davaya konu kaza; müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile yozgat bulvarından etlik caddesi istikametine seyrederken yozgat bulvarı kavşağına geldiğinde kendisine sarı fasılalı ışık yanarken kavşağa girdiği esnada, solundan 1488 caddeden gelen ve kendisine kırmızı fasılalı ışık yanmasına rağmen durmayıp aynı hızda yoluna devam eden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması neticesinde davaya konu trafik kazası gerçekleştiğini, kavşakta orta refüjün yüksek olması ve refüj üzerindeki bitkilerde görüşü olumsuz etkilediğini, kaza sonucunda kırmızı fasılalı ışıkta durmayıp geçen ... plakalı araçta yolcu olan Sefer Yıldız, emniyet kemerinin takılı olmamasının da etkisiyle araçtan fırlayarak vefat ettiğini, soruşturma aşamasında kazaya ilişkin kusur raporu alınmış olup, rapora göre sarı fasılalı ışıkta geçen müvekkilinin tali kusurlu olduğunu, vefat edenin içinde bulunduğu aracı kullanan ve kırmızı fasılalı ışıkta durmayarak yoluna devam eden sürücü ...'ın asli kusurlu olarak kazaya neden olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası müvekkilinde 0.69 promil alkol olduğunun tespit edildiğini, alkollü araç kullanmak tek başına kusur olarak değerlendirilemeyeceğini, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleştiğinin tespiti gerektiğini, müteveffanın, davacılara gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; vergilendirilmiş kazanç esas alınmasını, müteveffanın emniyet kemeri takmamış olması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkillerin işbu davaya konu trafik kazasından sorumlu olacağı kabul edilse dahi, müteveffanın kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı ve kaza sonucu gerçekleşen ölüm olayında da bu durumun etkili olduğu açık olduğundan, hükmedilecek tazminattan davacının müterafik kusurluluğu oranında indirim yapılması gerektiğini, somut olayda hatır taşıması mevcut olduğunun yerleşik içtihatlar gereği tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep, dava ve itiraz hakları saklı kalmak şartıyla; haksız davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinn davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir. Davalı ...'a usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir. Davacılar vekili 14.04.2025 tarihli dilekçesi ile: Müvekkillerinin iradesi ile, dava dilekçesinde "C" başlığı altında yer alan ve davalılardan ..., ... ve...Sigorta A.Ş.'ye karşı yönelttikleri dava ve taleplerinden feragat ettiklerini, huzurdaki davaya; dava dilekçelerinin talep ve sonuç kısmında "B"başlığı altında belirttikleri ve diğer davalılar ...A.Ş., Erhan ...ve ...'ya yönelttikleri talepleri açısından devam ettiklerini, izah edilen nedenlerle huzurdaki davaya ilişkin kısmi feragat beyanlarının kabulü ile gerekli usuli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir. Davacılar vekili 30.05.2025 tarihli dilekçesi ile: Gelinen aşamada müvekkillerinin iradesi ile, dava dilekçesinde "B" başlığı altında yer alan ve davalılardan ...A.Ş, Erhan ...ve ...'ya karşı yönelttikleri dava ve taleplerinden feragat ettiklerini, izah ettikleri nedenlerle huzurdaki davaya ilişkin feragat beyanılarının kabulü ile gerekli usuli işlemlerin yapılmasını talep etmiştir. Davacılar vekilinin dosyada mevcut usulüne uygun ... .... .... 4. Noterliğince düzenlenmiş vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, davacının vaki feragati birlikte değerlendirildiğinde;HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat; davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenlerle, HMK 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile eksik alınan 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4.000,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Talep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/06/2025