İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/202 E. 2026/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/202
- Karar No
- 2026/641
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/202 Esas KARAR NO : 2026/641
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/03/2025 KARAR TARİHİ : 12/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.12.2024 tarihinde, davalı sigorta şirketince ... kapsamında sigortalanmış olan, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde müvekkili ...'ün yaralandığını, bu yaralanma sebebiyle müvekkilinin sürekli ve geçici iş göremezliği ile bakıcı ihtiyacı meydana geldiğini, davaya konu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin olarak ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yürütülmekte olduğunu, bahse konu trafik kazası kaynaklı tazminatlarının ödenmesi talebiyle 07.01.2025 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava şartı arabuluculuk kapsamında, arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, belirtilen nedenlerle, trafik kazası neticesinde müvekkilinin uğradığı zararların tanzimi sebebiyle 6100 sayılı Yasanın 107. maddesi uyarınca maddi tazminat tutarının belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı, ... adına kayıtlı aracın ... poliçe numarası ile 15.11.2024 - 15.11.2025 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, dava açmadan önce sigorta şirketine tazminat ödemesi için gerekli belgeler ile usule uygun şekilde yazılı hasar başvurusunda bulunulmamış olduğundan dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti için iyileşme/tedavi sürecinin tamamlanması beklenilmeli ve güncel muayanesi yapılmasını gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde hesaplamanın, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve TRH 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, her durumda, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limiti ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri zararları poliçe kapsamı dışında kaldığından her halde bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, 14/12/2024 tarihli trafik kazasına ilişkin davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1). Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır. Dosya kapsamında davalı vekilinin 24/07/2026 tarihli dilekçesinde, davacı vekili ile akdedilen 24/07/2026 tarihli protokol çerçevesinde sulh olunduğunu, davacı tarafın sulh protokolünde belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte davadan feragat ve müvekkili, dava konusu ihtilaf bakımından ibra ettiklerini, davacı vekilinin sulh protokolü kapsamında davadan feragat etmesi halinde taraflarınca da, hiçbir vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağını, sulh sebebi ile davanın reddine, maddi tazminat yönünden hükmedilecek arabuluculuk ücretinin ... Sigorta A.Ş. üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini; davacı vekili tarafından sunulan 10/08/2026 tarihli feragat dilekçesi ile davalı ... Sigorta ile yapılan protokol ve ödeme neticesinde davadan feragat ettiklerini feragat sebebiyle davanın reddine, davalı tarafın 24/07/2026 tarihli dilekçesi doğrultusunda; maddi tazminat yönünden hükmedilecek arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş. üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. H Ü K Ü M : İzah olunan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 488,00-TL'nin, başlangıçta peşin alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan 127,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 493,30-TL posta ve tebligat gideri ile 6.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.693,30-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Tarafların beyanı nedeniyle tarafların lehine veya aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesine, 6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/08/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır